‘TRABZON’U YUKARILARA TAŞIMALIYIZ’
Türkiye’nin önemli istihdam uzmanlarından birisi. Dünyayı bilen Trabzon için dersine iyi çalışan Mustafa Aydın, tarihi kentin çok yukarılarda olması gerektiğini söylüyor. Aydın, planlı programlı ve seri çalışmalar yapılması gerektiğine inanıyor.

İşte Aydın’ın TAKA Gazetesi’nin sorularına verdiği cevaplar:

Çok Yönlü İsim

TAKA Sayın Aydın, her ne kadar milletvekili adayı olduysanız da kolay unutan bir toplumuz, biraz kendinizitanıtır mısınız?

MUSTAFA AYDIN: Köyde büyüdüm, hala köyle bağımı hiç koparmadım. Vakfıkebir’de dükkânda büyüdüm, iyi bir esnaflık tarafım da var yani. İstanbul’da yaşadım, ABD’de yaşadım, Avrupa’da kaldım. Radyo ve TV okudum, kesmedi beni üstüne işletme okudum. Devlet memurluğu yaptım, 4 yıl, devlet işleyişini gördüm, sonra 657’den istifa ettim.  İstifa ederken “çılgınsın” dediler. Gülüyoruz... Türkiye’de 70 vilayeti gördüm ve kaldım; hani derler ya Hakkâri’den Edirne’ye- Sinop’tan Antalya’ya. Ülkemin gerçeklerini ve ihtiyaçlarını çok yakından içine girerek görüyorum. Üzülüyorum sonra, etkisi altında kalıyorum. İnsan manzaraları gördükçe içim daralıyor. Eğitim ve fırsat eşitliğinin bozulduğunu gördükçe içim yanıyor. Sosyal kalkınma projelerinde danışmanlık görevime devam ediyorum. Genç istihdamı, kız çocuklarının okullaşması, hayat boyu öğrenme, mesleki eğitim ve istihdam üzerinde çalışmaya devam. Dünyalı olmak için çok çalıştım, iyi derecece İngilizce ve Yunanca biliyorum.  Bir taraftan Türkiye ve Trabzon gündemini yakından takip ediyorum, bazen umutlanıyorum, bazen de acayip karamsar oluyorum. Ülkemin kalkınmasına yönelik derdim çok.

TAKA
Siyasete girmeden önce de önemli işler başardınız. Bunlardan söz edermisiniz?

MUSTAFA AYDIN: İnsanın kendisini övmesi zor

Kitaptan Kültürevine

TAKA Özellikle Tonya İskenderli ile ilgili hazırladığınız kitap büyük ilgi gördü, bu kitap gereklimiydi?

MUSTAFA AYDIN: Evet, çünkü benim Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinden çok fazla arkadaşım var. Onlara Karadeniz’in Trabzon’un özelliğinden bahsediyordum ama bir kitap hediye edemiyordum. Anlatıyordum bir şeyler ama havada kalıyordu. Trabzon’da bir köyün hikayesini anlatan bir kitap hediye etmek bana çok zevk veriyor. Onlarda gördükleri güzellikler ve kültür karşısında şaşırıyorlar ve hayran kalıyorlar. Keşke vakit olsa da daha çok böyle çalışmalar yapabilsem. Kitabı geliştirerek yakın bir zamanda Türkçe ve İngilizcesini çıkaracağım. Çalışmalarım devam ediyor. Kitabı büyükelçiden siyasetçilere, toplumun her kesiminden insana hediye etmenin mutluluğu büyük. Bizi buralara götür diyen çok.

Kitabımda büyük anahtarlar hakkında yazdığım hikayenin sayfası açılarak Trabzon Müzesi anahtar bölümüne konuldu. Kitabın ve bir sayfasının müzede sergilenmesi benim için büyük bir onur ve gurur. Sorun değil, ama bir ara müze kurucuları veya sorumlusu da teşekkür ederse daha çok sevinirim. Orada bulunması bile yeterli, benim zaten başka bir beklentim olamaz. Ayrıca ben kitapları derneğe bağışladım. Geliri ile bir Turizm Evi yapacağız, bunu nasıl yapabiliriz,onu araştırıyoruz.

Büyükşehir Kazanımı Hissedilmedi

TAKA İskenderli hem siyasette hem de iş dünyasında önemli isimler çıkaran bir belde, ancak belediye kapandı, bazı kazanımlarını kaybediyor. Neler söyleyeceksiniz?

MUSTAFA AYDIN: Merkeze bağlı beldeler için bir yorum yapmayacağım. Yeni büyükşehir kanunu ile diğer tüm beldeler kaybetti, hatta ilçelerin bütçeleri daraldı. Küçük beldelerin tabi önemli sorunları vardı. Ama sorunlar ve dar bütçeler içerisinde inanılmaz işler başardılar. Şimdi bakıyorum, ilçe belediyeleri büyük şehrin gözünün içine bakıyor “Bize beton yol verir mi? Yatırıma alır mı?”.  İlçe belediyeleri ilçeye hizmet vermekte zorlanırken, beldelere ne verebilecek. Beldeler hizmet sırasında ikinci üçüncü sırada bile değil.  Şimdiye dek bir çivi çakılmadı bu beldelerde. Aksini söyleyen buyursun, mesela İskenderli’ye ne yapıldı? Haksızlık etmeyelim, birkaç bank konuldu. Hani büyükşehir belediye otobüsü nerede?Beğenmediğimiz küçük belde belediyeleri; içme suyu, kanalizasyon, makine parkı, sosyal sorumluluk, yolların rutin bakımı, mahaller yolları, halka birebir hizmet, halkın sorunlarını Ankara’ya ve valiliğe taşımak gibi pek çok işin üstesinden geldi. Bana göre en büyük kayıplarından biri de tüzel kişiliklerini kaybetmeleri.  Köyde olmadıkları için tüzel kişilik yok; yani köy olarak bir yere müracaat edemiyor.

Tonya’dan İsviçre’ye


TAKA Tonya ve İskenderli’nin turizm potansiyeli var, bunu nasıl değerlendirilebilir?

MUSTAFA AYDIN: Bu analizi yapmak için İsviçre’ye gittim, köylerde gezdim. Ne var onlarda diye. Benim projem şudur: Bir kere büyük hacimli tesis olmayacak, küçük ev pansiyonları olacak. Herkes kazanacak. Büyük bir tesis olursa mülk sahibi kazanır, diğerleri orada işçi olur. Bu sefer turizm kardan çok zarar getirir. Taş ve boş betonarme binalar değerlendirilecek. Kasabaya küçük dokunuşlar lazım. Mesela plastik sandalyeleri kaldırmak gerek. Doku oluşturacaksın, dokuya sahip çıkacaksın. Eski okul var, müze yapmak için uğraşıyoruz. İnşallah olacak. Medrese var, el dokunmamış. Merak eden otoriterler olursa en klas sunumu arkadaşlarımız yapabilirler.

Çimento Konusu Kapandı

TAKA Bakan Erdoğan Bayraktar döneminde Livabolu mevkiinde fabrika kurulmasına izin verilmedi, bugün pişman olan var mı?

MUSTAFA AYDIN: Savunanlar şimdi dilinden turizm ifadesini düşürmüyor. Bu çok önemli bir gelişmedir. Kadıralak Yaylası varken çimentoyu nereye koyacağız? Size de medya olarak bu konuda büyük görev düşüyor. Çimento konusu Tonya’da kapanmıştır. Bundan sonra Tonya’nın, hatta Büyükliman’ın geleceğini, tereyağında, turizmde ve huzur veren sakin şehirler içinde araması gerekmektedir. Keşke Istranca Dağlarının hem Bulgaristan hem Türkiye tarafını herkese gösterebilsek. Bulgaristan tarafı özel kanunla korunuyor. Türkiye tarafı çimento fabrikaları tarafından delik deşik edildi. Bu konu hakkında çok konuşarak gündeme bile getirmek istemiyorum. Tonya’da yaşamı ve hayatımızı zehirleyecek bir tesis istemiyoruz. 

Kendimi Geliştirmeliyim

TAKA CHP’de siyaset yapıyorsunuz, gelecek seçimde yine adaylık düşünceniz var mı?

MUSTAFA AYDIN: Öncelikle şunu söylemem gerek. Ben adaylık düzeyinde siyaset yapmıyorum. Adaylık, halkın sesine ve mensup olduğum partiyi oluşturan üyelere ve yöneticilerine bağlıdır. Ben Türkiye, Trabzonve halk için doğru bildiğimi söylemeye ve katkı yapmaya devam edeceğim. Memleket için sürekli kendimi geliştirmeye devam ediyorum, sürekli öğreniyorum. Memleketi taşıyabileceğime olan inancım tamdır.

Benim siyasetim adaylık üzerine kurulu değil. Ben aday olduğumda “CHP’de başarılı gençler de var” imajını oluşturdum. Bundan dolayı çok mutluyum ve gururluyum. Siyaseti de genç yaşımda yaparak zirveye çıkmak ve beğenmediklerimi değiştirmek istiyorum. Yaşlılığımda bir şey veremem, o zaman dinlenmek isterim.

Herkes İçin Adalet Diyorum

TAKA Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşünü nasıl değerlendirdiniz?

MUSTAFA AYDIN: Kuşkusuz 2 milyonun üzerinde insanın bir araya gelmesi bir derdin, bir sorunun göstergesidir. Ülkemiz için demokratik bir eylem örneğidir. Ayrıca büyük bir olaydır. Tarih kitapları, demokrasi kitapları, hukuk kitapları bunu hep yazacaktır. Adalet bir ülkenin hem ana taşı hem de taşıyıcı kolonudur. Adalet yürüyüş ve mitingi başarılıdır ve amacına ulaşmıştır. Millet, ülkenin adaletine inandığı ve güvendiği zaman, o milleti hiçbir emperyalist güç yıkamaz.Peygamberlerin en çok neyinden bahsederiz?  Adaletinden. Üstüne bir şey söylemeye gerek yok.

Özgür Ülke Kalkınır

TAKA Siz bölge, Ankara, Avrupa arasında gidip gelen birisiniz. Başkanlık sistemini nasıl buluyorsunuz?

MUSTAFA AYDIN: Ben sistemlere, öncelikle kuvvetler ayrılığı, kuvvetlerin birbirlerine olan dengeleri, demokrasinin işlerliği, halkın özgürlüğü ve devletin milletinin hakkını koruması yönünden bakmayı doğru buluyorum. Sistemleri sadece isim yönünden değerlendirmek,“o sistem iyi mi?Bu sistem iyi mi kötü mü?” demek doğru olmaz. Başkanlık sistemi hiç tartışılmadan önce bu sistemi Türkiye’nin değerlendirmesi gerektiğini söylemiştim. Sistemde bana göre çok sorunlu alanlar var. Referandum sürecinde üzerinde durduk ve anlattık. Bunlar ülkemizi zaman içinde değişik sıkıntılara sokabilir. Bakın seçimler geliyor. Dengeler karışırsa hiç şaşırmayalım.

Ülke sistemlerinde, her koşulda biz vatandaşlar vergi vereceğiz. Vergileri harcarken sorumluluk ve hesap verilebilirlik, demokrasinin uygulanması, birey özgürlüğünün ve güvenliğin sağlanması, hukukun işlemesi gibi hususlara bakmak gerek. Hukuksal olarak daha güvenli, vergilerimiz daha denetimli, güvenlik açısından daha güvenli, özgürlük açısından daha özgürsek bu sistem iyi. Aksi oluyorsa nasıl iyi bir sistem diyeceğiz?Dünyada  gelişmiş ülkelerin, Japonya’nın veya Kore’nin başardığı budur.

Trabzon Göçü Durdurmalı

TAKA Trabzon son dönemde önemli yatırımlar aldı. Bunlar yeterli mi, yoksa Trabzon hak ettiğini alamadı mı?

MUSTAFA AYDIN: Ben kalkınma ve istihdam hastasıyım. Trabzon’a yapılan yatırımlar istihdam oluşturmuşsa, yeni hacimli işyerleri açılmışsa bana göre kimse yatırımları eleştiremez. çok mühim bir şey var. Trabzon, nitelikli insan yetiştirme fabrikası bence. Ancak iş bulamadığı veya yeterli potansiyelde iş bulamadığı için kimse Trabzon’da durmuyor. Yani nitelikli insanlarımızı yetiştirip sonrasında kaybediyoruz. Bu durum Trabzon’unekonomisini, kültürünü,toplumsal yapısını olumsuz etkiliyor.Yoksa Trabzonlu buraya hasta derecesinde sevdalı.
Dönemsel işletmeler dışında bakın son yıllarda hangi firmalar kuruldu ve gelişti. Hep bildik isimler ve belki birkaç özel istisna.

Trabzon’da İŞKUR işi, yani toplum yararına programlarda çalışan kişi sayısı 2017 yılında 8 bin kişi üzerinde çalışmaktadır. 8 binin üzerinde kişi geçici işte çalışıyorsa ciddi bir istihdam sorunu var demektir. Toplum yararı programları  alım dönemlerinde İŞKUR önünde izdiham varsa yatırım kararları bir yanlış var demektir.  Bugün Trabzon’da yapılan kentsel dönüşüm yatırımları toplamda bence doğrudur. Ancak istihdam nerede? Hacmi büyüyen işletme nerede?

Trabzon’un Türkiye’nin bilişim, teknoloji ve tarihten gelen özelliği ile lojistik üssü olması gerek. Yazılım işletmeleri bence Doğu Karadeniz’e yönlendirilmelidir. ABD’de Microsoft’un olduğu Seattle Şehri ne ise Türkiye’de Trabzon bu niteliği taşımalıdır.

Endüstri bölgesinin ilk Trabzon’da kurulacak olması önemli. Konunun takipçisi olacağız. İş deniz doldurma projesi mi gerçekten endüstri projesi mi olacak önemsiyorum. İnşallah gerçekten endüstri bölgesi oluruz.

Çakıl Sahilleri Oluştururum

TAKA Elinizde yetki olsa Trabzon’da ne yapardınız?

MUSTAFA AYDIN: Trabzon’da yapılan kentsel döşüm projelerini desteklemekle birlikte bana göre Trabzon’da yapılacak ilk kentsel dönüşüm, sıralama yönünden de bence en önde gelir; Trabzon ile deniz arasına girmiş sahil yolunu oradan kaldırmak; insanları deniz ile, sahil ile buluşturmak. İşte görüyoruz, denize gitmek için ucube üst geçitlerden geçiyoruz, arabası olanlar arabayı park edemiyor, denize inenler sahile sığmıyor. Trabzon hep deniz kenarındaydı, şimdi de deniz kenarında olmalı. Gerekirse yeniden eski günlerde olduğu gibi çakıl sahiller oluşturularak, Trabzonlular ve Trabzon’a gelenler aynı Batum’da olduğu gibi Trabzon içinden yeniden denize girebilmeli. Böyle güzel bir şehre hem daha çok turist gelir hem her yerde bizi anlatırlar.
SONAY ÇALUK
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Niyazi 2 yıl önce

Bravo. Bilhassa sahiller konusunda. Cok guzel bir yazi.