“DİKKAT KOCA ARANIYOR”
Farklı bir isim.. Farklı kapak..Kendi deyimiyle Galuk Yazar.. Gülcan Bülbül’le“Dikkat Koca Aranıyor” kitabı hakkında konuştuk. Ardından bambaşka bir hikaye çıktı..
 
 “Şakire” Benim Kahramanımdır
 
Bir gün kitap evinde bir kitap dikkatimi çekti.. “Dikkat Koca Aranıyor” isimli kitap.. Nasıl bir başlıktır bu dedim.. Kitabı aldım.. Evet argosu var.. Evet ilk kitap..  Farklı geldi.. Bir otobiyografi kitabı hem de kurgu da katılmış bir otobiyografi.. Kitabı okudukça aslında bir annenin kızına “evde kaldın” demesinin ardında yatan ve yazılmayan cümleler.. İşte Gülcan Bülbül’le ilk kitabı olan “Dikkat Koca Aranıyor” isimli kitabı hakkındaki söyleşimiz..
 
Kimdir Gülcan Bülbül?
 
15 Ocak 1987’den beri koşturan bir insan.. 2008’de KTÜ Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölümü’nden mezunum. Ancak mesleğimi pek icra edemedim. Farklı iş sektörlerinden kendimi denedim. İlk deneyimimim medikal pazarlamacılıktı. Kapı kapı dolaştığım günlerim vardı. Çok farklı mizaçta insanları tanıma fırsatım olmuştu. İlçe ilçe Köy köy gezmiştim. Sonrasında ayrıldım.
 
Ardından her insanımız gibi KPSS dönemim olmuştu. Ancak o dönemde bir iş deneyimimim olmadı değil. Ancak ondan sonra KPSS’den işe girebilecek puan alamamıştım. Ütücülükten, danışmanlık şirketinde sekreterliğe, hatta raf elemanlığına kadar kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışan aciz bir insan..
 
TAKA: Kitaba başlangıç aşaman nasıl oldu?
 
Gülcan Bülbül: Dediğim gibi birçokiş denedim. Bir yandan da günlük tutuyordum. Sonrasında Wattpad denilen sanal kütüphane platformuyla tanışmıştım. Kitaplar da pahalıydı. Herkesin orada olduğunu gördüm. Amatörden profesyoneline herkesin yazabildiği bir platform..Hülasa, 2015’in yaz ayıydı. Ramazan ayı.. Sıcak resmen kavurduğu bir gün.. Eve geldim annemin sesi soluğu çıkmıyordu. Mutfağa yaklaştığımda annemin ağladığını farkettim. “Hayırdır kocanı mı ağlıyorsun?” diye takılmıştım. Ağabeyim de stresten kaynaklı bir hastalık geçirmişti. “Abine ağlıyorum çok hasta” demişti..Ben de ağlamasın diye onu neşelendirmeye çalışmıştım.Sonra birden annem “bir de sizi evlendirebilsem” dedi. O an kendimi sinirle odaya attım ve net olarak kitabın ismine de kitabı yazmaya da karar verdim.
 
TAKA: Kitabın taslağını bir sanal ortamda mı hazırlandın?
 
Gülcan Bülbül: Aslında değil.. Öncelikle Wattpad’te yazmaya başladım. İlk önce başımdan geçen olayları yazdım ardından baktım olumlu tepkiler alıyorum. Biraz da kurgu katarak yapabilir miyim sorusunun cevabını kendimce aramaya çalıştım. Hayal dünyamda bir kitap okurken bir karakterin içerisine girebilirdim. Bunu gerçekleştirmek istedim. Sonuçta ortaya bir şaheser koymak gibi bir hedefim yoktu. Denedim. Herkes yazdıklarımı gerçek sandı. Birkaç insanın hikayelerin bir bölümünde kendini bulduğunu hissettim. Bu benim için çok güzel bir duyguydu. Çünkü kitaptaki yerler tamamen Trabzon’da geçiyor. Sokak isimleri kafeler vs..
 
Otobiyografi ve kurgu iki farklı alan Bunu bir araya getirdin. Buna karar verirken neyi düşündün.
O dönemde okuyanların yaş aralığı 13 yaş ile 54 yaş arası. Otobiyografiler sıkıcı olur diye kurguyla beslemek istedim. Tabi bunları birbirine bağlarken kopukluk olmaması gerekiyordu. Hedef kitlem her yaş kategorisine hitap etmesinden yanaydı. O yüzden böyle bir karar aldım.
 
Kimine Küfür Kimine Atasözü
 
TAKA: Kitapta argo kelimelerin çok olduğu konusunda eleştiri aldın mı?
 
Gülcan Bülbül: Kitabın ilk cümlelerinde yazdım ağzı bozuk galuk yazar diye..Keza bir otobiyografi ve cemremdeki insanlar nasılsa aynen yazdım. Evdeki ortamda nasıl konuşuluyorsa aynen yazdım. Keza kitabı okuyanlarla bir araya geldiğim aman bana söyledikleri şey şu “ben seni tanıyorum. Sanki yıllardır tanışıyormuş gibiyiz” Bunları duymak benim için paha biçilemez. Tabi argo var.. Ancak Karadeniz’de argo biraz daha farklı.. Kimi küfür olarak algılar kimi ise uyarı..Kimine küfür kimine atasözü.. Bu argo konuşmak bu şehrin mayasına yerleşmiş. Kimseyi kandırmayalım.
 
Yayınevleri Öğrendi
 
YayınevleriWattpad’te okunma oranlarına göre mi teklif gönderiyor.
 
Tam olarak öyle değil. Yayınevleri okur sayısına göre bazen baktıkları için hataya düşebiliyor. Bunun birçokkötü örneğini gördük. Yayınevleri baktı ki biz bu işten zarar ediyoruz. Geri adım atmak zorunda kaldı. Artık yayınevleri de bu işi “kitabı basarsam, bu kadar okundu, bu kadar satarsa” diye hesap yapmamayı öğrendi.
 
Ön Yargı Var
 
TAKA: Kitaba gelecek olursak.. “Dikkat Koca aranıyor” önyargı sağlayabilecek bir başlık değil mi?
 
Gülcan Bülbül: Unutamadığım bir anıdır.. Bir keresinde bir kitap evinde baba ile kızını gördüm. Kız çocuğu kitaba yöneldi. Babası karşı çıkmıştı. Bunu ben unutamadım. Soracaktım ama sonra vazgeçmiştim. Tabi ön yargı vardı. “Aaaa koca mı arıyor?” cümlesini çok duydum. Tekrar söylüyorum kitabımın edebi bir değeri olmayabilir. Bunu gönül rahatlığıyla söylüyorum. Bu bir annenin çaresizliğini, geçmişteki yokluğu,hayat görüşü, çocuklarının bir an önce hayat skalasında diretilen olguların yerine gelmesini istemesi ve kızının bunun karşısındaki hem savaşı hem de ona imrenişinin hikayesi.. Bu kitap Trabzon’a bir evin içerisinde olanlardır…
 

TAKA: Kitabın kapağına gelirsek.. Bir kadın elinde büyüteç şaşkınlık işareti.. Tam olarak kitapla uyumlu mu?
 
Gülcan Bülbül: Kesinlikle..Özellikle de kitabın kapak tasarımını yapan arkadaşa çok çok teşekkür ediyorum. Yetişkin içerikli içerisinde fantastik hikayelerin olduğu birkitap izlenim vermekten kaçındım.. Keza insanları kandıramazdım. Farklı figürler de kullanılabilirdi… Farklı kategoriler de olabilirdi.. Kitabın kapağı aslında özetidir..
 
TAKA: Kitap yazmanızdaki amaç neydi? Karşılığını aldınız mı?
 
Gülcan Bülbül: Amacım tamamen “ben bunu yapabilecek miyim?” sorusunun cevabını bulmaktı..Tolstoy’unardından bu kitabı okuyup arkadaş bu da kitap bu da kitap da diyebilirler. Anlayışla karşılarım. Ancak daha önce de dediğim gibi bir ödül falan beklentim yok.. Sonuçta bir yazar değilim. Henüz ilk eserim. Başyapıt da ortaya koymadığımı biliyorum.. Ama karşılığına gelirsek kesinlikle aldım. Sosyal medyadan insanlar ulaşıyor. Konuştukça ya abla ben seni uzun zamandan beri tanıyorum sanki diyor. Annemin yeğenimin ismini biliyor. Sağlık durumlarını bile soruyorlar..Bunlar benim için çok değerli şeylerdir. Bu açıdan evet karşılığını aldım diyebilirim.
 
Zor Bir Yaşamın Hikayesi
 
TAKA: Kitapta annenle senin aranda çekişmenin olduğu görülüyor.. Ama alt metinlerde de farklı bir duygu sezdiriyor. Şakire yani gerçek ismiyle Şaduman, yani annen senin için ne ifade ediyor?
 
Gülcan Bülbül: Kitabı okuyanlar annemi daha samimi buluyor. Gerek hayatta da öyledir.. Benden daha samimi daha dobra lafını esirgemez.. Ama insanları da incitmemeyi ister taki kırmızı çizgisine yaklaşılana kadar.. Kitapta ters düştüğümüz noktalar vardır.. Keza gerçek hayatta da.. Ama annem tipik bir Karadeniz kadınıdır. Babam çok genç vefat etti. Bizi ayakta tutmaya çalıştı. Yine az önce dediğim gibi hayatın ne demek olduğunu nasıl zor bir yaşam oluğunu gördü.. İstekleriyle çakışsam da annem benim kahramanımdır..
 
Karakter bir kenarda dursun.. Şaduman Bülbül hakkında neler diyebilirsin.
Kendi yetiştiği şekilden daha farklı çocuklarını yetiştirmeye çalışan, yanlışlıklarıyla doğrularıyla kendi yaşanmışlıklarıyla çok güçlü bir kadın. İlham kaynağım.
 
İstediğime Ulaştım
 
TAKA: Kitabı okuyanlardan manevi anlamda beklenti içerisine girmesini bekler misin? Ya da sana yapılan yorumlarda “işte budur, ben bunun için bu kitabı yazmıştım.. Bu saatten sonra istese daha satmasın” dediğin bir anın oldu mu?
 
Gülcan Bülbül: Beklerdim ve oldu.. Onun için demiştim ya sabrımın karşılığını aldım diye.. Kitap yeni çıktı.. Sosyal medyada öğretmen arkadaşlarımın öğretmenler gününü kutluyordum. Sonrasında bir kaçokurum bana öyle güzel yorumlar yaptılar ki gözlerim doldu. Sana da teşekkür ederiz asıl öğretmen sensin demişlerdi. Benim için olay bitmiştir. O an aynı cümleleri kullanmıştım.
 
Sorumun Cevabına Ulaştım
 
TAKA: Dikkat Koca Aranıyor kitabı nedir ve neden yazılmıştır?
 
Gülcan Bülbül: Bu kitap doğumundan itibaren zor şartlarda yaşamış ağlamaklı bir annenin hayata tutunuşunun kitabıdır.. Bu bir annenin kitabıdır aslında.. Yan rolde değildir her ne kadar repliği az olsa da baş rol Şakire’nin yaşadıklarıdır.. Bir kadının nasıl şartlar altında mücadele ettiğini göstermek için yazılmıştır. Tabi bunu yaparken de kuşak çatışması yaşanır.. Bir karakter oluşturursunuz, başroldür ama,insanlar başrol de gelsin de ama şu karakter hiç gitmesin dediğiniz an var ya.. Onu yapabiliyor muyum sorusunun cevabını bulmak için yazılmıştır.
 
İnsanca Yaşamak
 
TAKA: Gülcan Bülbül’ün amacı nedir?
 
Gülcan Bülbül: İnsanların “bir gün bir kitap okumuştum kitabın adını unuttum, hatta yazarınında ismini unuttum ama şurada bir anı vardı ona çok gülmüştüm ya da orda belki komik gelsin diye yazmıştı ama ben orda çok düşündüm” demesini ya da bu cümleyi sanki biri demiş gibi hissetmek isterim. Bireysel olarak da amacım yaşamak.. Ama insan olarak yaşamak..
 
TAKA: E nedir ki yaşamak?
 
Gülcan Bülbül: Kıstasları kıran bir yaşam..
İnsanların birbirlerinin hayatına karışmadığı,o-bu-şu kişileri ne der sorusunun sorulmadı, desinler ya da demesinden uzak, hak edenin hakkını aldığı bir toplumda,gülen insanların olduğu, ama bir insanın ağladığı anda ne oldu sorusunun cevabını veren bir toplumda nefes almak.. Yaşamak zaten bu değil mi? Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığından uzak nefes almak.. Kendime saygımı yitirmeden çizgimden çıkmadan var olmak, birey olmak. Kendi ayaklarının üzerinde durabilmektir yaşamak.. Başkalarının senin için bu doğrudur cümlesi değildir..
 
TAKA: Tam da bu noktada.. Kitabın ismiyle paralel.. O zaman evlilik nedir?
 
Gülcan Bülbül: Nedirbilmiyorum ama bildiğim bir şey var.. Evlenmek için evlenilmez.. Evleneyim de çıksın aradan mantığı geldi artık günümüzde.. Arkadaş bunun adı, bir iş değil.. Evlilik bir müessesedir. Evlenmek için evlenildiğinden dolayı son yıllarda boşanma sayısı evlilik sayısının üzerine çıktı.
Wattpat Ve Aileler
 
Wattpat..İnternet ortamında sanal kütüphane gibi.. Nedir bu Wattpad.. Bir tanesine baktım 3 milyon okunmuş..İçeriğine bakınca beklentileri karşılayamama olasılığı çok yüksek..Nasıl birplatform..
 
Gülcan Bülbül: Senin ilgini çekmemiş işte.. Gençlerin ilgisini çekmiş.. Herkes şundan şikayetçi. Çocuklar bilgisayar başında kaldı.. Doğru kaldı.. Ama bu şekilde okuyan nesil de var.. İyi ya da kötü orası ayrı bir tartışma konusu.. Ama artık her şey dijitale geçiyor.. O programın iyi yanı şu herkes yazabiliyor.. Kötü yanı şu herkes yazabiliyor (gülerek). Gönüllü elçilik diye bir kavram var keza ben de onlardan birisiyim..Müstehcen ya da madde bağımlılığına özendirici hikayelere müdahale edebiliyoruz.
 
Bunu nasıl yapıyorsunuz..
 
Yazıyı okuyan her hangi bir okur bize “şu yazıda şöyle bir alan var.. Bununla ilgilenebilir misiniz tarzı yorumlarla ulaşıyor. Hatta gecenin 4’ünde bile uyandığım olmuştur.. 24 saat açık 7’den 70’e herkesin yazabildiği, herkesin okuduğu bir platform.. Özellikle de kanuna aykırı bir durumda ise kolluk kuvvetlerine dahi şikayette bulunulabiliyor. DNS ayarlarını değiştim, istediğimi yazarım, nasıl olsa bulamazlar tarzı bir düşünce milattakaldı.. Bu konuda gerek bizim emniyet güçlerimiz de gerek uluslararası polis kuruluşları olsun çok titiz çalışmalar yürüttüğünü biliyorum.
 
TAKA: Ailelere neler söylemek istersin?
 
Gülcan Bülbül: Aileler çocuklarının ne okuduklarına ne izlediklerine bakmalı.. Günümüz dijital çağı.. Bilgiye doğrusuna ya da yanlışına ulaşmak artık dakika dahi tutmazken gözlem altında çocuklarını tutmak hem kendilerinin açısından hem çocuklar açısından hem de toplumsal açıdan çok önemlidir. Çocukları teşvik edin.. Her konuda, sadece okuma ya da yazmak değil.. Gerekirse spor yapmalarıkonusunda da ya da ne bileyim birenstrüman konusunda. Ama çocuklarınızı yermeyin. Eleştiri dozunu iyi ayarlayın..
 
TAKA: Eklemek istediğin bir şey var mı?
 
Gülcan Bülbül: Çocuklar yaşasın. Çocuklara yaşamayı öğretelim. Çocuklar okusun.. Bugün birisi bana hele de çocuksa ben kitapokumayı sevmiyorum dediği zaman sanki bana hakaret ediyormuş gibi geliyor. Özellikle de çocuklara.. Okuyun çocuklar her konu hakkında okumaya çalışın Sonra kendinize bir yön belirleyin. Onu daha fazla okuyun. Ama mutlaka okuyun..
Ali Osman YÜRÜK
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.