Bu hafta basketbolda Yeşilgiresun Belediyespor ve Trabzonspor Medical Park arasında oynanan Karadeniz derbisine şahit olduk.
 
Her iki şehir arasındaki basketbol rekabeti geçmişte her ne kadar sıkıntılı geçse de son yıllarda bu sıkıntıdan eser kalmamış hatta dostane geçen serilere şahit olmuştuk.
 
Ancak son oynanan karşılaşmadan sonra tekrar başa dönen bir sürece doğru gidildiğinin altını çizerek karşılaşmanın değerlendirmesine geçelim.
Öncelikle altını çizmek lazım ki ilk devre Hayri Gür’de oynanan ve son saniyesinde uzatmaya giden karşılaşma gibi bu karşılaşmada da maçın başlamasından son saniyesine kadar heyecan içinde geçen bir mücadeleye şahit olduk.
 
Trabzonspor’un ilk devre Okben Ulubay’ın son saniye üçlüğü ile uzatmaya götürüp kaybettiği maçtan ders alıp bu maçın bırakın uzatmaların son saniyesinde kaybedilmesine, uzatmalara dahi gitmeden kazanması gerekiyordu. Çünkü kadro yapısı ve tecrübesi bunu gerektirirdi.
Artı olarak Trabzonspor oldukça profesyonel 6 yabancı artı tek yerli Erol Can Çinko ile mücadele ederken, Yeşilgiresun ise Trabzonspor’un tam tersi 5 yerli ve 4 yabancısıyla mücadele ediyordu. Üstelik en önemli silahları Okben Ulubay’ı kaybederken uzun bir sakatlık sürecinden dönen Ledo ilk kez forma giyiyordu.
 
Yani Trabzonspor’un rahat kazanamaması için hiçbir sebep yoktu.
Ancak maçın atmosferinden, oyun kurucumuz Gutierrez’in sakat olmasından ve artı olarak hakem kararlarından kaynaklanan bir takım nedenlerden dolayı bir türlü oyunu koparabilecek hamleleri yapamadık.
Oyun kurucu bölgesini tek başına sırtlayan Moody beklenenin üzerinde katkı vererek bir anlamda Guti’nin yokluğunu aratmadı ancak skor anlamında 1/7 gibi oldukça kötü bir üçlük isabeti ile oynayan Hardy ve geçtiğimiz hafta “Haftanın Oyuncusu” seçtiğimiz Kadji’nin savunma sorumluluğunda bulunan çemberimizden rakibin çektiği 19 hücum ribaundu karşılaşmanın neden kaybedildiğinin sportif anlamdaki en net karşılığıdır.
 
Trabzonspor’un sezon başından beri en büyük handikapı top kayıplarıydı.  Ancak son haftalarda bu eksi istatistik değerlerini minimuma indirmesine rağmen bu sefer de hücum ribaundlarında sıkıntı yaşamaya başladı.
Bir başka önemli nokta da 11 asist yapıp takım görüntüsünden uzak olan Yeşilgiresun daha bireysel oyunu tercih edip karşılaşmaya uzanırken, rakibini ikiye katlayarak 22 asist yapan ve daha takım görüntüsü veren Trabzonspor ise rakibin bireysel olarak çembere indiği çoğu hücumlarında çekemediği savunma ribauntları sonucu mağlup olmaktan kurtulamadı.
Teknik analiz anlamda maçın özeti; uzatmaya gidip kaybettiğimiz ilk maçta 17 hücum ribaundu vermiştik, bu maçı da 19 hücum ribaundu verip ilk maç gibi uzatmada kaybettik.
 
Maç analizinden, maçın kaybedilmesine sebep olan diğer etkenlere baktığımızdaysa efendiliği ile tanıdığımız İnanç Koç’un maçın sonlarındaki tetiklemesiyle başlayan parkedeki gerginliği iyi yönetemeyen hakem üçlüsünün, özellikle son bölümdeki hatalı kararları karşılaşmanın kaybedilmesine dolaylı da olsa etkisi olduğu net olarak gözüküyor.
Maçın içinde elbette her iki takım lehine veya aleyhine hatalı kararlar vardı ancak o son top öncesi Green’e çalınan faul ise maçı bir takımdan alıp diğerine veren ve kabul edilmesi mümkün olmayan oldukça ağır bir karardı.
 
Özetle; yönetim bazında maçın geneline baktığımız zaman parkedeki hakem üçlüsünü geçemedik!
 
Yakışmadı Bülent Yavuz!
 
Kendisini yıllardır tanırım.
Giresun’da basketbolun gelişmesi anlamında yapmış olduğu emek ve katkılarını her daim takdir ederken gerek TV programlarımda gerekse de yazılarımda bu hakkını her zaman teslim ettim.

Evet, Yeşilgiresun Belediyespor’un belki resmi değil ama fiiliyattaki gerçek başkanı Bülent Yavuz’dan bahsediyorum.
Kendisi gerçekten saygı duyduğum bir isimdi.

Maç sonu sosyal medyadan yapmış olduğu “Bir koyduk hayata küstüler.” paylaşımını görünce önce inanamadım, sonra da acı acı gülümsedim.

Paylaşımı yapan Yeşilgiresun’un o takdir ettiğimiz kültürlü başkanı değil de sanki liseli, ergen bir çocuktu.
Evet Bülent Bey, koyduğun ne?

Sevgili Bülent kardeşim; Trabzonspor’u gerek bütçe gerek organizasyon gerekse de son açıklamaları ile ilgili yani her konuda eleştirebilir veya karşı cevap verebilirsin. Bu senin en doğal hakkın.
Ancak, liseli bir ergen gibi sana ve camiana yakışmayacak bir şekilde paylaşım yapamazsın.
Çünkü sen sadece kendini değil camianı da temsil ediyorsun.
Kusura bakma ama sana hiç ama hiç yakışmadı.
 
 “Maça Çıkmıyoruz” Kararı
 
Trabzonspor Basketbol Kulübü, Yeşilgiresun mağlubiyeti sonrası yaptığı açıklamayla mevcut hakem üçlüsünün ceza almaması durumunda önümüzdeki hafta oynanacak olan Pınar Karşıyaka maçına çıkmayacağını beyan etti.
 
Basketbol arşivimiz ve hafızamız kimsede olmadığı kadar sağlamdır.
Küme düştüğümüz sezon dahil, Trabzonspor’un hakemlerden çektiğini yazmaya kalksak sayfalar yetmez.
Çok uzağa gitmeye gerek yok; birkaç hafta önce evimizde oynadığımız ve uzatmalarda kaybettiğimiz Beşiktaş maçı buna en güzel örnek.
Ve maçın hakemi her zaman ki gibi Murat Biricik!
 
Benzer maçlar sonrası eski koçumuz Halil Üner’in efsane olmuş olan “Ne zaman maçı kazandık diye arkamı dönsem, Murat Biricik maskesiyle bekler hayat.” adlı cümlesi gelir aklıma…

Halil Üner’in bu cümlesi öyle içi boş bir cümle değildir. Yani her kritik maçın arkasında Murat Biricik var…
Maç sonrası kulübün yaptığı açıklama ise öyle yenilir yutulur değil.

Yani biraz da şaşırdık. Çünkü branş fark etmeksizin Trabzonspor cephesinden ilk kez bu derece ağır ve DİK DURUŞ’u simgeleyen bir açıklamayla karşı karşıya kaldık.

Bu açıklamalar hem kendini hem hakemleri hem de federasyonu bağlayıcı çok ciddi açıklamalardır.
Ve sonuçları çok ağır olabilecek kararlara da açıktır.

Sonuçları ne olur bilinmez ama tüm camia olarak kulübün bu önemli ve ağır açıklamalarının arkasında durmak gerekiyor.
 
Koç’un Klasik Açıklaması!
 
Koç Bazarevich, Yeşilgiresun maçı sonrası yaptığı “klasik” açıklamasında mağlubiyetin çoğunu Gutierrez’in yokluğuna, birazını da hakemlerin enteresan düdüklerine bağladı.

E tamam da sevgili koç; hakemler kısmını anlarım da takımın 4 hücum ribaundu çekerken rakibine ise tam 19 hücum ribaundu vermiş!
 
Mehmet Alemdağ Parkede Ne İşin Vardı?
 
Maçın Son bölümlerinde İnanç Koç’un Erol Can’a yaptığı ve verilmeyen net faul sonrası parkedeki oyuncular gerilirken hakemler de Yeşilgiresun ve Trabzonspor cephesine birer kez teknik ve sportmenlik dışı faul çaldılar.
Ancak ne olduysa hiç yapmaması gerekeni yaparak oyuncuları yatıştırmak için parkeye dalan Mehmet Alemdağ’ın yediği teknik faul sonrası oldu.
Bu dalış sonrası fauller dengesi aleyhimize değişince oyuna Trabzonspor başlaması gerekirken, Yeşilgiresun tek atış ve kenardan başlayarak potamıza 4 sayı bıraktı.
Ve biz karşılaşmayı 1 sayı farkla (81-80) kaybettik.
Hakem hatalarını, şunları bunları konuşalım eyvallah da şunu da soralım;
Sevgili Mehmet Alemdağ, o parkede senin ne işin vardı?
 
Gelişim Takımımızda Neler Oluyor?
 
Trabzonspor basketbol A takımına oyuncu yetiştirsin diye kurulan bir gelişim takımımız var.
Yani genç oyuncular burada kendilerini geliştirirken bir diğer taraftan da A takım potansiyeli olan gençlerimiz aldıkları sürelerle kendilerini geleceğe hazırlarlar.
Bir başka pencereden baktığımızda ise gelişim takımımız neredeyse 2. lig takımları kadar bütçesi olan Trabzonspor altyapısının aynası gibidir.
Ancak gelişim takımımızın ikinci devre performansına baktığımızda 4 maçta 3 mağlubiyet alarak ismine ve bütçesine yakışmayacak skorları hanesine yazdırdığını görüyoruz.
Arkadaşlarımız küsmesinler(!) diye altyapımıza belki bilinçli eğilmiyoruz ama gelişim takımımızın bu performansından da pek memnun olmadığımızı belirtmek istiyoruz.
 
Sıradışı Başkan
 
Yeşilgiresun maçı sonrası kimselerin cesaret edemeyeceği bir şekilde yaptığı açıklamalarla basketbol gündemine bombayı bıraktı Abiş Hopikoğlu.

Trabzonspor camiasının pek alışık olmadığı sıradışı Başkanın bu açıklaması öyle 2 satırla geçiştirilecek cinsten değil.

Kendisine ayrı bir bölüm açarak önümüzdeki günlerde detaylı bir şekilde değerlendirmek gerekiyor.
 
Bize Yabancı Değil
 
Yeşilgiresun-Trabzonspor basket maçı sırasında parke harici tribünde yaşananlarla ilgili bilgi ve fotoğraflar düştü önümüze.
Salonda olmadığımız için neler yaşandı bilemiyorum ama geçmişte yaşadıklarımız hala daha hafızalarımızda olduğundan bu fotoğraflar bize pek yabancı değil.
 
Taraftar Köşesi
 
@semirzeoglu61 Geçen sene burada Gaziantep maçında başkan tribüne geldi. “Bizi bu ligde istemiyorlar” dedim kendisine. “Hedefimiz playoff” dedi bana. O gün kastettiğimiz buydu işte. Galiba bizi bu ligde istemiyorlar...
 
@ademguleer Hakem kısmını geçersek her sene bu kadar para harcayıp neden bu kadar kötü kadro kuruyoruz? TS Theodore neden bulamaz mesela?
@cambaz_ts Hakem ve menajerlik isine değinmeden elde hangi yabancılarn tutulacağına karar verip seneye verim alacağımız en az 3 Türk bulmalıyız.
 
Taraftar Gözüyle Neden Kaybettik?
 
@Akgun_Alper Dar rotasyon ve hakemler
@dreadburak Kritik son dakikaları oynayamama. Guard istikrarsızlığı
Efektif uzun hücumlarına rağmen savunma ribaundu alamama hastalığı.
Elbette hakemler.
@SafakKose61 Hardy'nin umursamazlığı yüzünden kaybettik. Kimse 2-3 faul için hakemlere suç atmasın.
@cambaz_ts Hakem kararları ve son topu oynayamama sıkıntısı.
@ttsfurkan "Beobasket" Süper ligi maçında salonlarında şampiyon olduğumuz Giresun’a hakemlerle kaybettik.
 
Haftanın Taraftar Mesajı
 
@hknkrds Futbol takımının yapamadığını basketbol takımı yönetimimiz yaptı. Bu hafta çok şey kazandık, kaybetmedik..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner47