SU, ATEŞ ve AŞK çok iyi dost olmuşlar ve birlikte zaman geçirmeye başlamışlar.
Birbirlerine öylesine alışmışlar ki, Su-Ateş’siz ateşsiz bir yere gidemez olmuş, Ateş- Su’yu görmeden uyuyamaz olmuş,
Aşk- Ateş’siz yürüyemez olmuş, Su Aşk’sız akamaz olmuş.
Zamanla aralarına ayrılığın girmesinden endişelenmişler, birbirlerini kaybetmekten korkar olmuşlar. Başbaşa oldukları bir gün, kaybolurlarsa birbirlerini nasıl bulabileceklerini konuşmaya başlamışlar.
Ateş ve Aşk; Su’ya sormuşlar:
-Kaybolursan seni nasıl bulacağız?
Su cevap vermiş
-Nerede bir şırıltı duyarsanız, bilin ki ben aradayım, beni orada bulabilirsiniz.
Peki, demiş Ateş ve Aşk, seni bulduğumuzda bizi hayli özlemiş de olacağına göre güzel bir karşılama hazırlarsın değil mi?
Su yine cevap vermiş
Elbette!Yine o insanın ruhunu rahatlatan Şırıltıyla demiş.
Ve serin damlalarıyla Ateş’in omuzuna dokunmuş:
-Bak sevgili dostum Ateş; sen geldiğinde içim öyle ısınır, öyle ısınır ki, sevincimden buharlaşır, uçarım, göğe yükselir, bulut olurum. Yağmur olurum, yeryüzüne yağarım. Bereketi getiririm. Su hayattır ya, hayat olurum insanlığa.
Ateş bu cevapla o kadar çok mutlu olmuş o kadar çok sevinmiş ki, daha çok hararetle yanmaya, etrafını aydınlatmaya, ısıtmaya, ışık saçmala başlamış.
Sonra küçük mavi gözlerini Aşk’a çevirmiş:
-Sevgili arkadaşım, can dostum Aşk sana sıra gelince, seni görür görmez koynuma alırım. İçimde saklarım. Birlikte dere tepe gezeriz, ırmaklara katılır ve denizlere varırız. Biliyorum ki, akışım Aşk’la olursa şırıltılarım daha güzel olur! Aşkla aktığım ırmaklara hayat götürürüm. Aşkla vardığım denizlerin mavisi bir başka olur.
Aşk bu cevaba karşılık mest olmuş adeta çok beğenmiş.
Sonra Aşk ve Su; Ateş’e sormuşlar:
-Biz seni yitirirsek nasıl buluruz?
Ateş cevap vermiş;
-Nerede bir duman görürseniz, bilin ki ben oradayım.
-Peki, sen bizi nasıl karşılayacaksın demiş Aşk ve Su.
Ateş önce sıcacık bir gülümsemeyle Su’ya cevap vermiş:
-Güzel dostum sevgili Su, sen geldiğinde hemen sönerim, senin dostluğunun hatırına yok olur, duman olurum.
Ateş çok mutlu olmuş ve daha bir hararetle yanmayı sürdürmüş.
Sonra alev alev dudaklarıyla Aşk’adönerek ona seslenmiş;
-Sevgili dostum Aşk, sen geldiğinde daha da içten tutuşurum. Elinden tutup insan kalplerine varır ve aşıkların kalbine kıvılcımlar taşırız. Çok iyi biliyorsun ki, ben sen olmaksızın yakamam. Sen yanımda olmasan, alevlerimiz kimsenin kalbine düşmezdi.
Pek hoşuna gitmiş.
Sıra AŞK’a gelmiş
Ateş ve Su birlikte sormuşlar:
Peki, sevgili AŞKbiz seni kaybedersek, nasıl bulabiliriz?
Veee…
İşte AŞK’ın o muhteşem, anlamlı ve düşündürücü cevabı
Beni kaybederseniz, bir daha asla bulamazsınız.
Aşk işte böyle bir şey.
Bulduğunuzda dünyanın en mutlu insanı olursunuz, kaybettiğinizde hayattan koparsınız.
İnsanı ayakta tutan, hayatı anlamlaştıran O’dur.
Hayat veren O’dur.
Ne yapın edin sakın O’nu kaybetmeyin.
Ateş miydi? 
Dumanları çıkaran...
Yoksa...
Dumanlar mıydı? 
Ateşi muştulayan...
Oysa...
Güneşti,
ateşlerin en büyüğü...
Dünya ise
onun küçük bir koru...
atmosfer de
o korun dumanı
bize yaşamı muştulayan...
Mutlu bir hafta geçirmeniz dileğimle…
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner133

banner132