Şampiyonluk yarışında rakiplerinin tersine yaz transfer döneminde hazır oyuncular yerine gelecek vadeden gençler yada kariyeri düşüşe geçmiş yıldızlardan yana kullanan Trabzonspor milli ara öncesinde yeni transferlerden ya hiç faydalanamadı yada az sürelerde faydalanabildi..
 
Lig başlayalı henüz 3 hafta olmasına rağmen UEFA kupasında 2 ön eleme oynayan fırtınanının dar oyuncu kadrosu bu kısa sürede 4’ü avrupa olmak üzere 7 resmi maça çıktı. Belli oyuncular üzerine binen aşırı yüke milli ara ilaç olacak düşüncesi teknik kadronun dayanak noktalarından biriydi..
 
Milli araya büyük beklentiyle giren fırtına bu arada hazır olmayan oyuncuları Sturridge ve Obi Mikel’i kadroya katmayı planlarken işler hiçte istendiği gibi gitmedi. Önce Abdülkadir Ömür ile Yusuf Sarı’da menisküs yırtığı tespit edildi. Acil ameliyata alınan oyunculardan Abdülkadir neredeyse sezonu kapattı. Bu kötü haberin üzerinden iki gün geçmeden idmanda Ekuban’ın ayak tarak kemiği kırıldı takımdan 3-4 hafta uzak kalacak haberi camiaya karabasan gibi çöktü.
 
Tabiri caizse rakipler bu arada yara sararken Trabzonspor ise tam bir yıkım yaşadı…
İşler döndü dolaştı Ünal hocanın sihirli ellerine kaldı. Öyle ya geçen sezon transfer yasaklısı takımı 2-3 genç oyuncu ile ligin tepesinde tutmak sihirbazlık değilde nedir…
 
Gelelim maça;

İki ekip de maça yüksek top kaybı, düşük bir konsantrasyonla başladı. Tam idman maçı havasında sıkıcı bir maç olacak derken Pereira'nın bana göre planlı rakiple dalaşı tribünleri vede arkadaşlarını ateşledi. Çok geçmeden dakikalar 17’yi gösterirken Novak'la gölü de bulduk (1-0). Bu dakikayı takip eden dakikalar yine Ts hakimiyetinde geçti. Rakibin gol bulmasi mucizelere kalmışken (dk.42) yine sakatlık virüsü sahne aldı ve Ivalindo Fernandes adalesini tutarak oyunu terk etti. Yerine giren Hüseyin daha terlemeden kalemizde golü de gördük.(1-1). İlk yarı 1-1 soyunma odasına girdik.
İkinci yarı cılız bir Trabzonspor baskısından bahsedebiliriz. Tam N'wakame sazı eline almalı aksi halde işimiz zor dediğimiz anda N'wakame'nin ayağında kazanılan penaltıda Sörloth'un ayağından gölü bulduk.(2-1).
 
Golü takip eden 10 dakika Sörloth ile 3 net gol pozisyonunu heba eden fırtına devamında oyunu hakimiyetini rakip Gençlerbirligi'ne teslim etti. Dakikalar 84'ü gösterirken atamayana atarlar sözü gerçek oldu ve Gençlerbirliği beraberlik golünü buldu (2-2).
Gitti 2 puan. İster hocaya yaz ister bir santrafor alamayan yönetime...
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
osman 1 ay önce

Ünal HOca çok çömez bu geçtiğimiz yıllardan beri belleğimizde.

Avatar
numan 1 ay önce

santraforunu (rodellega) tutamayan yönetime, takımı milli arada çalıştıramayan ve motive edemeyen ünala yaz babam yaz...

Misafir Avatar
azizsancak 1 ay önce @numan

Daha iyisini alalım derken yönetimin hayalleri ile Ünal hocanın sahada gördüğü gerçekler tutuşmadı...

Beğenmedim! (0)
Avatar
MEHMET 1 ay önce

AZİZ BEY
BÖYLE EMEKLİLİĞİ GELMİŞ SIRF KARİYERLİ DİYE OYUNCU ALIP UTANILACAK BİR OYUN OYNAMAKTANSA, GENÇLERLE KOŞAN MÜCADELE EDEN TAKIMI TERCİH EDERİM. ARTIK ŞU GENÇLERE GÜVENİP İNANALIM.

Misafir Avatar
aziz 1 ay önce @MEHMET

haklısınız ama kısmen. Gençlerden performans bekliyorsanız o gençleri hazır diri bir takım içinde yoğurmalısınız..

Beğenmedim! (0)