Türkiye, 39’da başlayan savaşla, kalkınma, ilerleme, gelişme pılan ve pırojelerini bir kenara bıraktı. Tüm varlığını savunmaya yönlendirdi.

Savaş bir ateşti ve tüm Avrupa’yı yakıp tutuşturuyor, kavuruyordu. Karadan, havadan, denizden ülkeler cayır cayır yanıyor, çoluk, çocuk, kadın, erkek milyonlarca insan, asker ve hayvan öldürülüyordu.   Savaşa girmemesine karşın savaş yüzünden Türk halkı açlıkla, yoklukla, yoksullukla, kıtlıkla boğuşuyor, ödediği çok ağır vergilerle altı yıl süren savaşın yükünü sırtlamak zorunda kalıyordu. Bu savaşta insanlık 56 milyonu cephede, savaş sonrası da 21 milyon insanını yitiriyordu.   Savaş ölüm makineleriyle yapılan bir canavarlık sanatıdır.
Türkiye çocuklarını aç, yoksul, “şekersiz bıraktı, ama babasız bırakmadı”, babaları ölüm canavarına teslim etmedi.   Devlet-hükümet, CHP-İnönü ve yönetimdeki herkes, sanki keyfi olarak halkı “açlığa, yokluğa, kıtlığa, karneye” bağlamış gibi, savaşın kötü koşulları hiç düşünülmeden suçlandılar, aşağılandılar, hakarete uğradılar.

Çocuklarının “babasız kalmamalarına” sevinmek şöyle dursun, eleştirmeden, anlamadan dinlemeden, araştırıp öğrenmeden düpedüz çamur attılar.   Yunanistan işgal edildi. Alman ordularının her an sınırı geçip Türkiye’ye saldırması, an meselesiydi (1942). Mütareke yıllarında İstanbul’un yağmalanması çok iyi bilindiği için, işgale uğradığında, “yağmalanacak bir şeyler bulunmasın” diye saraylar (Topkapı, Dolmabahçe, Yıldız, Beylerbeyi), kasırlar, köşkler boşaltıldı. Tüm değerli eşyalar, altın, elmas, taht,  kutsal emanetler tirenlere yüklendi, Anadolu içlerine, Nevşehir’e götürülerek camilere dolduruldu, kapıları kilitlenerek askerler nöbetçi olarak bırakıldı, her şey güven altına alındı… Savaşın korkunçluğunu, nasıl bir canavar olduğunu bilmeyen, anlamayan, görmeyen örümcek kafalılar ve şom ağızlılar “CHP camileri kapattı, milleti namaz kılmak için camiye sokmadı, kapısına asker dikti” diye yaygarayı kopardılar. Tıpkı savaşı hiç düşünmeden, koşullarını hiç dillendirmeden “CHP yokluktur, CHP kıtlıktır, CHP açlıktır, CHP karnedir” demeleri gibi.   Oysa bu tip eleştiri, suçlama ve karalamaları yaparlarken şu soruları yanıtlayabilmeliydiler:

1-Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine, Türk kültürüne ne olmuştu da 1945’te Amerikalılarla kültür anlaşması imzalandı? Amerika’nın hesabı ne idi? 2-1920’de haklılığa dayanan inançtan başka ne vardı da “ya istiklal, ya ölüm” diyerek, Mondros’u, Sevr’i imzalayanlara, mandacılıktan başka çıkış yolu bulamayanlara inat, bağımsızlık ve özgürlük savaşını verdiler ve Cumhuriyet’i kurdular? 3- İkinci Dünya Savaşı’na kadar liberal ve devletçiliğin ağır bastığı politikalarla kendi yağıyla kavrularak tarımda ve sanayide büyük aşamalar kaydeden Türkiye neden “Amerikan yardımına gözü kapalı bir biçimde sarıldı? Büyük Savaştan sonraki durumu, Kurtuluş Savaşı yıllarından daha mı kötüydü? 4- Amerika’nın yardım için gönderdiği komisyonlar Türk devletinin hazırladığı raporları ve kalkınma pılanını neden kaldırıp attı? Sanayileşmenin tutarı 610 milyon dolardı. Bunu hiç düşünmedi bile. Ceymis Beykır başkanlığındaki heyetin hazırladığı raporda, 850 milyon dolar karayollarına, 150 milyon da sanayileşmeye ayırıyordu. Bu rapor nasıl kabul edilirdi?

5- Silah ve savunma sanayisine para ayırmaya gerek yoktu. Nasıl olsa Amerika, savaşta kullandığı gemilerini, uçaklarını, silahlarını boyatıp Türkiye’ye paralı ve hibe olarak verecekti. 6- Amerika ülkelere, kalkındırma için değil, “nasıl kendime bağımlı kılar ve sömürürüm” diye yardım(!) ve hibe(?) veriyordu. 7- Rusya savaştan galip çıktı. Amerika’yla dünyayı parselleyerek soğuk savaşı başlattılar. 8- Türkiye’ye gelen ABD yardım komisyonu, Kültür Anlaşmasına dayanarak “bu eğitim sistemini terk edin, çağdaş(Amerikancı)eğitime geçin” direktifleriyle Köy Enstitülerini kapattırdı. 9- 46’dan sonra geliştirilen siyaset Amerika’ya göre oldu, eğitim, savunma ve sanayileşme Amerikan çıkarlarına göre yapıldı, başbakan ve bakanlar Amerika’ya göre atandı. 50’den sonra Türkiye Küçük Amerika(?)oldu, Amerika’nın karakolluğunu (sıtratejik ortaklığını)yaptı. O tarihlerden beri Amerikan emperyalizmi bu topraklarda kök saldı ve çıkmaya da hiç niyeti olmadı. Amerika düşmanı vatanseverler “hain” ilan edildi ve zindanlarda çürütüldü. 10- Türkiye, Amerika’ya karşı siyasi ve ekonomik kurtuluş savaşını verecek Atatürklerini bekliyor.   Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız…
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.