Doğuhan Murat “Bilgi Felsefesinde” cehaleti şöyle tanımlıyor ve anlamlandırıyor: “Cehalet ya da cahillik: Bilgisizlik halidir. İnsanın farkında olmama durumunu betimler. (…) Gerçeklerden kaçan, gerçeği çarpıtan insanlara yakıştırılır. Bilmezlik, okumamışlık, bilgisizlik olarak da bilinir. Edepsizlik, kültürsüzlük, aydınlanmamış kavramlarıyla eş tutulmuştur. (…) Budala, enayi, nadan-bilgisiz, cahil, nobran, kaba-, ümmi, toraman, aptal, yobaz sözcükleri ile yakın anlamdadır.”
 
Cahil, kendisini, içinde yaşadığı toplumu, doğayı, iklimsel olayları, dünyayla, evrenle olan bağıntılarını anlamlandıramaz. Çoğu zaman çevresinde olan bitenin ayırtına varamaz. Yaşadıkları üzerine akıl yürütüp gözlemleyerek yeni verilerle yeni anlamlar, yeni düşünceler, bilgiler yaratamaz. “Ne, neden, nasıl, ne zaman oluyor”sorularına yanıt bulup “körlükten” kurtulamaz. Yiyemediği ekmeğin, emeğin, ürettiği değerin hesabını soramaz.
 
Cahil bencildir, salt kendini düşünür, günlük yaşar, geleceği kurgulayamaz. Gelecekle ilgili görüş ve düşünceleri “kaderdir, Allah kerimdir.” İçinde yaşadığı çağa karşıdır, “muhafazakar” olduğunu söyler, neyi, ya da neleri koruduğunu bilmez, ama en iyi telefonu, en iyi arabayı, apartman katını borçlanarak satın alır. Hurafelere inanır; nazardan korkar, ters bir şey söyleyecek ya da yapacak olursa feleğini şaşırır. Hırsızı bulmak için falcıya gider, kitap açtırır, uğraşır, polise gitmez, yargıya başvurmaz, Allah’a havale eder. İnsan olmanın “güçlerini, aklı, bilgiyi, düşünceyi, yorum yapmayı kadere bühtan sayar.” Lise mezunu imama inanır, dünya çapında bilim insanına inanmaz.
 
Cehalet bilgiye, düşünceye, teknolojiye, ilerlemeye, sanayileşmeye, evrimleşmeye direnmeyi görev sayar. Cahiller “yıldızların hareketlerini izlemek ve doğa olaylarını çözümlemek Tanrı’nın işine karışmaktır” deyip kurulan rasathaneyi yerle bir etmeyi dinsel bir görev sayar, matbaanın kurulmasına engel olur, Kur’an’ın anlamını, ne dediğini öğrenmemek için çevirisinin yapılmasına, “Kur’an tercüme edilemez” der, karşı çıkar.
 
Cehalet, düşünenlere ve düşünceye, bilgiye kitabadüşman olmaktır. Düşünenleri, bilenleri sürgüne göndermek, zindana atmak, ölümlerine neden olmak, ya da darağacına çekmektir. Cehalet olanı biteni anlamamak için “alim tavırlarında” hurafe, hikaye, masal, yalan uydurmaktır.Cehalet, günün içine sıkışıp kalmak, geleceğin nasıl olacağına dair hiçbir görüş ve düşünceye sahip olamamaktır.
 
Okullarını binli yıllarda açıp eğitimin ayırtına varanlarla 1830’lardan sonra “ev okulu” açanlar aynı düzeyde olur mu, ya da “hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Hiç filozoflarını, matematikçilerini, fizikçilerini, kimyacılarını, biyologlarını, hiç mühendislerini, edebiyatçılarını, sanatçılarını, hiç duyan düşünen insanlarını yetiştirenlerle yetiştirmeyenler bir olur mu? Neden ilkokul, ortaokul, lise, üniversite açılır? Neden okullarının, üniversitelerinin, ar-ge’lerinin, silikon vadilerinin dünya çapında kaliteli ve nitelikli olmalarına çalışırlar?
 
Tüm uğraşlar, tüm çabalar, tüm kitaplar, dergiler, gazeteler, tüm aydınlanma araç-gereçleri, televizyon, radyo, film, konferans… cehalet denen karanlığı yenmek, insanları aydınlatmak, toplumları bilimin öngördüğü düzeye çıkartmak içindir; en azından öyle olmalıdır.
 
İnsanları eğitmek, yetiştirmek, insanları bilgiyle donatmak, kendine, doğaya, evrene, olgulara karşı güçlü kılmak demektir; umarsız bırakmamak demektir; bilerek, düşünerek çözüm üretmek demektir; aç, susuz, yapayalnız kalmamak demektir; insanlık kültürüne, uygarlığına katkı sunmak demektir; karanlıkları yenmek, karanlıktan aydınlığa çıkmak demektir.
 
Akılla, bilimle okumayan, öğrenmeyen ve düşünmeyenler cehalet kırallığında yaşarlar, bir rahatsızlık da duymazlar ve mutlular.
 
Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner133

banner132