Sevgili okurlar, en son aday belirleme sürecinde CHP’deki kargaşanın devam ettiğini görerek üzülüyoruz. Ancak bizim için hiç sürpriz olmadığını da belirtmemiz gerek. Bu tabloyu aylar öncesinden tahmin ederek sizlerle paylaşmıştık. Çünkü Kılıçdaroğlu ve bu yönetim kadrosu ile CHP’nin çöküşe götürüldüğünü yıllardır söylüyoruz.

Gelelim son hafta yaşananlara; Gösterilen son derece yanlış adaylarla CHP kendi ayağına kurşun sıkar hale gelmiştir. Önce İstanbul ilçelerinden başlayalım. CHP’nin ağırlıklı olduğu ilçelerde hep yanlışlar yapılmakta, elinde olmayan ilçelerde ise kazanma çabası görülmemektedir. Mesela Kadıköy, CHP’nin çok ağırlıklı olduğu bir yer ama gösterilen aday Serdil Dara Odabaşı. Hemşerimiz Aykut Nuhoğlu ve eski başkan Selami Öztürk var iken “Diren Lice Kadıköy senle”, “Newroz piroz be!”, “Van’da bahsedilen beyaz Toroslar Diyarbakır’da ortaya çıktı”, “HDP’ye yapılan faşist saldırıları kınıyorum” gibi paylaşımların sahibi Serdil Dara Odabaşı, parti meclisinde önce 30-29 sonucuyla daha sonra da direkt başkan adayı olarak belirlendi. Beyoğlu için ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, CHP adayı olarak belirlendi. Söylemlerinde “Silahlar sussun, özerklik konuşulsun, korkmayalım vatan bölünmez” türünden paylaşımları olan ve CHP’nin dokusuna hala uyum sağlayamayan bir kişilik olarak Beyoğlu’nda eski oy sayısına bile ulaşılamayacağı belirtiliyor. Her halde İmam Hatip mezunu olması değerlendiriliyor kanısı hakim seçmende. Adalar ilçesi içinde Cumhuriyet Gazetesi muhabiri Erdem Gül CHP adayı olarak çıkarıldı. Ki Erdem Gül hiç Adalar’da yaşamamış, Adalar halkının içinden çıkan biri değil, yani ithal aday. Kartal ilçesi içinde benzer şeyleri söyleyebiliriz. Kartal halkının benimsediği Dr.Altınok Öz yerine 32 yaşındaki Gökhan Yüksel ismi aday gösterildi. Dr.Altınok Öz kadar tanınmayan, sadece Belediye Meclis üyeliği yapan Gökhan Yüksel, CHP’nin elindeki Kartal Belediye Başkanlığını devam ettirmesi zayıf bir ihtimal olarak görülmekte. Beşiktaş gibi bir ilçeye geldiğimizde de benzer şeyleri görüyoruz. Beşiktaş halkının hiç tanımadığı, Beşiktaş halkının tanınma anketlerinde en önde çıkan Nasuh Mahruki ve eski başkan İsmail Ünal gibi kişiler var iken, Bahçelievler CHP Örgütünde görev yapan Rıza Akpolat, Beşiktaş CHP Belediye Başkan adayı yapıldı. Beşiktaş halkının tepkileri sürüyor. Bakırköy, Ataşehir, Maltepe CHP adaylıkları için de eski başkanlar yeniden aday yapıldı.

Bu adaylara örgütlerinden yoğun tepkiler devam ediyor. Bu tepkilerin en önde geleni Maltepe’de yaşanıyor. Eski başkan Ali Kılıç, daha önce Kılıçdaroğlu tarafından Almanya’dan getirilip Maltepe’ye başkan adayı ve başkan yapılan bir kişi. Başkanlığı döneminde yaptığı suiistimaller herkesin dilinde. 31 Mart Seçimlerinde ise karşısına 8-10 aday adayı çıkmış. Ve bu 8-10 aday adayı “Ali Kılıç olmasın da aramızdan kim olursa olsun, onu desteklemeye hazırız” diyerek Ali Kılıç’a tepki koymuşlar, ama başarılı olamamışlar. Örgüt bile Ali Kılıç’ı desteklemiyor ve arkasında durmuyor. Buna rağmen Kılıçdaroğlu yeniden Ali Kılıç’ı aday göstermiş. Ancak akabinde Maltepe İlçe Örgütü başkan dahil toptan istifa etmiş. Maalesef böyle bir tablo mevcut Maltepe’de. Bu örneklere Ankara’da Etimesgut ilçesinde yaşananları da eklemek mümkün. Aday olmadığı halde Etimesgut’ta Aylin Nazlıaka kamuoyu yoklamalarında en önde çıktığı ve Etimesgut’luların büyük desteğini aldığı halde aday yapılmayıp Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik aday olarak gösterildi. En son olarakta Urfa Siverek adayı olarak gösterilen Fatih Mehmet Bucak, bardağı taşıran son kişi oldu.

CHP ye Y CHP adını vererek işe başlayan bu yönetim anlayışı ile ne yazık ki particilik ruhunu kaybetmiş bir yapı üretti. Bu süreçte adeta CHP’nin genetiği ile oynandı, CHP başkalaştı. Bu durum gerçekten çok vahim. İlkesizlik, tutarsızlık, vefasızlık, CHP kimliğinden ve misyonundan kopuş o hale geldi ki kimi tercihler artık gerçek CHP’liler için kahredici bir utanç vesilesi olmaya başladı. Peki bu noktaya nasıl gelindi? En son yapılan parti meclisi toplantısında büyük tartışmalar yaşanmış. Yanlış adaylar belirlenirken çok itirazlar olmuş ve en sonunda Kılıçdaroğlu parti meclisinden yetki istemiş. 44 e karşı 14 oyla yetkiyi almış ama bunun hukuken doğru olmadığını söyleyen Hakkı Süha Okay’a en başta Akif Hamzaçebi karşı çıkmış. Bu arada Kılıçdaroğlu, yetki verilmez ise Genel Başkanlıktan istifa edeceğini ima ederek bu yetkiyi almış. Düşünebiliyor musunuz bir parti genel başkanı seçimlere iki aydan az bir süre kala istifa etmeyi bile düşünebiliyor. Kılıçdaroğlu işte böyle bir genel başkan. “PM’de demokratik bir şekilde eleştirisini dile getiren ve oy kullananlara teşekkür ediyorum. Ama bizim yanımızda durup da gizli oylamalarda farklı oy kullananları da affetmiyorum” ifadesi Kılıçdaroğlu’na aitmiş ve ne kadar kızmış olduğu buradan belli imiş. Aynı Kılıçdaroğlu, Fox TV'de Küçükkaya'nın kadın aday az diye eleştiriliyorsunuz sorusuna “ama zaten kadınlar da erkek aday istiyor” diye gülerek yanıt vermiş! Bu yanıtını parti meclisinde dile getiren Prof Dr Gaye Usluer, bu söylemin parti organlarında görev yapan kadın siyasetçilere büyük bir haksızlık olduğunu çok geniş örnekler vererek anlattı. Hatta sordu kim engellendi sizi? “Kimi adaylaştırmak istediniz de biz kadınlar hayır dedik?” diye devam etmiş ama tabii ki Gaye Usluer’in sorusu havada kalmış, Kılıçdaroğlu cevap verememiş. Kılıçdaroğlu parti meclisinden aldığı bu yetki ile belirlediği Urfa Siverek adayı ile herkesin tansiyonunu tavan yaptırmış durumda.

Sevgili okurlar, maalesef CHP’de tablo bu. Bu tabloda olan Ekrem İmamoğlu’na olacak gibi gözüküyor. Çünkü hemşerimiz Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da yaptığı çalışmalar ve verdiği imaj ile puan kazanmaya, halkımızın sevgisini kazanmaya devam ediyor. Ama ilçelerdeki bu durumlar onun kazanma şansını maalesef azaltıyor. Seçmenler CHP’nin bu tablosunu görünce oy vermeme düşüncelerini arttırıyorlar. İstanbul’da yaşlı bir CHP’li benzer düşüncelerini açık bir şekilde şöyle dile getiriyor: "Elimizde bir kurbanlık koyun var. Kınalı kuzu; Ekrem Imamoğlu... O'nu 31 Mart akşamı kurban edeceğiz. Ertesi gün de yani 1 Nisan'da CHP genel merkezi önünden Kılıcdaroğlu'nun cenazesini kaldıracağız. Yazık, günah değil mi?" Ekrem İmamoğlu’na yazık olacak, hele yanında gezdirdiği İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu olduğu sürece puan kaybı yaşayacak. İstanbul programlarında yalnız gezmesi bana göre daha doğru olacaktır.

Sevgili okurlar, bu yazdıklarıma CHP içinden itirazlar mutlaka gelecektir, ancak bunları dile getirmek ve CHP’nin bu genel başkan ve bu yönetimden kurtulabilmesi için tabanın bunları bilmesi ve tavrını ona göre koyması gerekir düşüncesindeyim. “O kadar aday içinden bir tanesi ‘Siverek adayı için’ yanlış diye genel merkeze ve genel başkana yüklenmeyi doğru bulmuyorum” mealinde görüş bildiren ve kazanacağı bir koltuk için ülke ve partinin elden çıkmasına göz yuman kişilerle CHP bir yere varamaz. Öncelikle CHP bunlardan kurtulmalıdır. Daha sonra ülkenin kurtulmasına çalışılacaktır.

NOT: Mustafa Sarıgül-DSP-Akif Hamzaçebi konularını gelecek yazılarımda analiz etmeyi düşünüyorum.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.