DAHA DELİRMEDİM
 
4 yaşındayken evinin önünde duruyorken ehliyetsiz bir sürücü tarafından eziliyor. Doktorlar yürüyemez diyor.
 
Pes etmeyip “Bu Benim Bedenim Buna Ben Karar Veririm”diyerek uzun ve çetin bir sürece başlayıp kendi hayat hikayesini baştan yazan bir sporcunun hikayesine, Metehan Ender Ulaş’ın hayatını okumaya hazır mısınız?
 
DAHA DELİRMEDİM AMA ÇOK GÜZEL DELİRECEĞİM
 
Ben dilenci değilim abi… Beni kimse yanlış anlamasın. Ama ben o otobüse çıktığımda yanımda sayacağım insanlar arıyorum
 
Ulaş, Isparta’da düzenlenen müsabakalarda 3 altın 1 gümüş ve 1 bronz madalyayla Trabzon’a döndü
 
Olimpiyat şampiyonluğundan başka bir şey düşünmüyorum
 
O gün her şeyi geride bırakacağım. Aklımda sadece koltuk değneklerimle birlikte tüm dünyaya İstiklal Marşı’nı okutmaktan başka bir şey düşünmeyeceğim
 
1 Şampiyona 5 Madalya
 
Trabzon Olimpiyat Spor Kulübü Engelli Yüzme SporcularındanMetehan Ender Ulaş alkışı hak ediyor. Son olarak  15-17 Kasım tarihleri arasında Isparta’da yapılan Bedensel Engelliler Yüzme Türkiye Şampiyonası’nda madalyalara ambargo koyan 16 yaşındaki sporcu ilerleyen tarihlerde Avrupa Şampiyonası’na gitmeye hak kazandı.
 
S8 kategorisinde mücadele eden Metehan Ender Ulaş Trabzon’a 5 madalya ile dönerek gelecekte adından daha çok söz ettireceğe benziyor. 50 metre serbestte, 100 metre serbestte ve 400 metre serbestte Türkiye Şampiyonu olan Ulaş, ayrıca 200 metre karışıkta Türkiye 3 ve 100 metre kelebekte de Türkiye 2. oldu.
 
Elde edilen başarının ardından hayat hikayesini TAKA Gazetesi’ne anlatan Metehan Ender Ulaş gelecekte öyle bir sporcu olacak ki bunun sinyallerini şimdiden vermeye başladı. 4 yaşındaki trafik kazansından sonraki yaşadığı süreçlere, yüzmeye nasıl başladığından, gelen başarıların ardından neler hissettiklerine kadar bir çok konu hakkında samimi açıklamalarda bulunan Ulaş ile gerçekleştirdiğimiz azim dolu, hırs dolu hikayesi sizlerle…
 
TAKA: Kısaca hayatını anlatır mısın?
 
Metehan Ender Ulaş:4 yaşında kapının önünde trafik kazası geçiriyorum. Evimin hemen önündeki kaldırımın kenarında… O anı hatırlamıyorum. Doktorlar ilk başta yürüyemez diyorlar. Sonrasında gördüğüm fizik tedavilerin sayesinde ayağa kalkıyorum. Sonrakisüreçte doktor tavsiyesiyle yüzme sporuylatanışıyorum. Ardından lise takımı derken bugün buradayım…
 
TAKA: Sondan başa gidecek olursak. Lise okul takımına nasıl girdin?
 
Metehan Ender Ulaş:Akçaabat İMKB Lisesi’ne gidiyorum. 14 yaşında yüzmeye başladı. Sınavlarım için 1 sene ara vermiştim. Sonraki süreçte okulda beden eğitimi öğretmenim ve okuldaki arkadaşlarım bana takıma girmem gerektiğini söyledi. Sonraki süreçte yarışlarda şimdiki antrenörüm Ozan Hoca (Sağlam) beni gördü. Hem okul takım kariyerim hem de müsabık sporcu oluşum bu şekilde başladı.
 
TAKA: Başarıskalanı hatırlıyor musun?

Metehan Ender Ulaş:İlk resmi müsabakamda Türkiye 3.sü oldum.Yaklaşık 1 ay sonra Trabzon’da bir yarış daha oldu.Orada da Türkiye 2.si oldu. Sonraki süreçte Nisan ayında okullararası Türkiye Şampiyonası oldu orada 4.Türkiye Şampiyonluğu ve bir de ikinciliğim var. Son olarak da Isparta’da 3 Türkiye Şampiyonluğu 1 Türkiye 2.liğim ve 1’de 3’üncülüğü elde ettim.
 
TAKA: En başa yeniden dönelim. Kaza geçirdikten sonraki süreçte neler oldu. Neler hissettin. Nasıl sabrettin?
 
Metehan Ender Ulaş:Doktorlar bana yürüyemez diyordu. Ama bu benim vücudumdu. Buna ben karar vermeliydim. İnat ettim.Yaradan bana irade verdi kendimi idare edebilmem için güç verdi. Kestirip atamazdım. İnandım ve şuandan ayaktayım. Ama bu da kolay olmadı. Fizik tedavi sürecim bir hayli uzun geçmişti. Oradaki doktorlarda sonraki süreçte yürüyebileceğimi, güçlenmem gerektiğini söylediler. İlk etapta koltuk değnekleriyle yürümeye başladım. 2 koltuk değneği kullanıyordum sonraki süreçte tek koltuk değneğine kadar düşürdüm. Sonrasında koltuk değneklerini bıraktım, ameliyat oldum sonra bir daha koltuk değnekleriyle yürümeye başladım. Sonra yeniden ameliyat derken bu döngü haline geldi. Her ameliyattan sonra koltuk değneği kullanıyordum ama üzgün değildim. Çünkü yürüyordum.
 
TAKA: Yüzmeye gelelim… Suya girerken ne düşünüyorsun? Havuz ve su, hayatının neresinde?
 
Metehan Ender Ulaş:İlk depar taşına çıkana kadar genelde heyecanlı olurum. Ancak komut girdiğinde benim için yarış başlamıştır. Kazanmaktan, hatta en kısa sürede kazanmaktan başka bir şey düşünmem. Havuz ve su hayatımın en büyük yerini kapsayan ‘ben buradayım’ dedim bir alan. 1-2 ay suya girmediğim zaman aşırı derecede özlüyorum. Ama bunun adı alışkanlık mıdır sevgi midir halen daha bunun cevabını bulamadım.
 
TAKA: Yeniden başa dönelim. Kaza geçiriyorsun. Çocukluğunun başlangıç zamanlarında böylesine bir kaza. Nasıl adapte oldun? Karamsarlığa bağlanmamandaki en büyük etken nedir?
 
Metehan Ender Ulaş:Ailem ve arkadaşlarım sayesinde bu noktaya gelebildim. İlk zamanlar sokağa dahi çıkmak istemezdim. Ailem bu konuda beni sürekli dışarı çıkarma taraftarıydı. Hatta mahallede halen daha devam eden dostluklarım var. Onlar hemen hemen her gün benimle ilgilendiler. Beni sokağa çıkardılar. Onlar arkadaşlıktan öteler benim için. Çünkü beni bir an olsun kendi başıma bırakmadılar. Ailem ve dostlarıma teşekkür ediyorum.
 
TAKA: Hayalin nedir?
 
Metehan Ender Ulaş:Olimpiyat şampiyonluğundan başka bir şey düşünmüyorum.
 
TAKA: Şimdi seninle beraber hayal kuralım. Olimpiyat Şampiyonu oldun. Trabzon’da tüm şehrin mülki amirleri seni havaalanında karşıladı. Üstü açık otobüsle şehir turu atıyorsun. Ben de yanındayım. İlk röportajını bana veriyorsun. O an kime neler söylemek istersin? Hatta otobüsü en son nerede durduralım?
 
Metehan Ender Ulaş:Okuluma gitmek isterdim. Akçaabat İMKB Anadolu Lisesi’ne… Müsabık sporculuğuma tam olarak başladığı yere… Oradaki arkadaşlarımı da yanımda görmek isterdim. Sonra öğretmenlerimi. Onlara teşekkür etmek isterdim. Sonra mahalleme.. Erdoğdu’ya… İlk önce kaza yaptığım yere… Hayatımın yeniden başladığı yere… Sonra ailemin ve dostlarımın olduğu sokağıma. Ne diyeceğimi hiç düşünmedim ama sadece teşekkür ederdim. Benden aldıklarına rağmen bana verdiklerine… Hayata teşekkür ederdim.
 
TAKA:  Bu başarı isteğin nereden geliyor.
 
Metehan Ender Ulaş:Bana yüzme önerildiği zaman küçüktüm. Ama suya girdiğim de hayallerimde hep başarma arzusu vardı. Kazanmak istiyordum, derece yapmak, madalya almak istiyordum. Kuzenlerim futbol oynuyordu. Onları kıskandığımdan değil sakın yanlış anlaşılmasın, ama onların başarılarıyla büyüdüm. Sakın yanlış anlaşılmasın başarısız olmalarını istediğim falan akıllara gelmesin. Ama ben o sırada kendime bakıyordum. Neden diye sordum. Sonra inat ettim ve cevabını verdim.
 
TAKA: Şampiyon olmadan önce ve sonra sana bakışlar değişti mi?
 
Metehan Ender Ulaş:Evet, mahallemdeki insanların bana daha uyumlu baktıklarını gördüm. Okuldaki öğretmenlerim beni tanımıyordu. Sessiz sakin birisiyim. Derslere de katılmıyordum. Ama yarışlar ve aldığım başarılardan sonra herkes beni tanıdı. Görülmem lazımdı. Bunu sadece bireysel olarak algılanmasın. Benim gibi olan herkes bu şekilde yaşantısını sürdürüyor. Başarmam lazımdı. Hayatta biraz deli olmak lazım.
 
TAKA: Hayatta biraz deli olmak lazım… Çok iddialı bir söz… En büyük deliliğin suya girmek miydi?
 
Metehan Ender Ulaş:Hem evet hem hayır. Evet suya girmek, ama olimpiyatta suya girmek. Yani henüz delirmedim. Delirme aşamasındayım. Ama çok güzel delireceğim. İnanıyorum…
 
TAKA: Olimpiyatlar için mücadele eden bir sporcusun. Türkiye Şampiyonalarına gidiyorsun. Her yarış farklı duygular getirir. 2020’de nasıl bir duygu içerisinde olacaksın?
 
Metehan Ender Ulaş:Olimpiyatlara gidene kadar hangi yarış olursa olsun kendim, ailem ve dostlarım için yarışacağım. Ama o an gelirse ki gelecek, her şeyi geride bırakacağım. Aklımda sadece koltuk değneklerimle birlikte tüm dünyaya İstiklal Marşı’nı okutmaktan başka bir şey düşünmeyeceğim. Bu ülkedeki her insan için en önemli şey bayraktır… Sadece bayrağımı ve İstiklal Marşımı düşüneceğim.
 
TAKA: Trabzon’dan beklentilerin nelerdir?
 
Metehan Ender Ulaş:Havuz sorunumuz var. Buradaki en büyük sorunumuz havuz. Olimpik havuzumuz var ama 1 tane. Biz mesela çok fazla antrenman yapamadım. Aralık ya da ocakta milli seçmelere gideceğim. Biz buradan il dışına yarışlara gideceğim zaman destek alamıyoruz. Yarışlara kendim için gitsem de, bu şehri temsil ediyorum. Ama hiçbir destek alamıyorum. Tüm masraflarımı hocam karşılıyor. Madalya ile döndüğüm zaman herkes övgüler diziyor. Ama yarışa giderken kimse yüzümüze bakmıyor.
 
Trabzon’da futbola olan ilgi yüzde 90’ken başarı yüzde 10… Bireysel sporlarda ise tam tersi. Biz zaten hırslı bir coğrafyada doğduk. Bunun gerekliliklerinin farkındayım, farkındayız. Ben zaten hayatla kavga etmişim ayağa kalkacağım demişim verilen desteğin mi karşılığını vermeyeceğim. Bir hırslanacaksam beş hırslanacağım. Hem belki çabuk deliririm de olimpiyatta havuza girer milli marşımızı okuturum. Tek hedefim bu. Biz bu yolda verilecek desteği karşılıksız bırakmam.
 
Abi sen dedin ya otobüste bana ne dersin diye… Geçtiğimiz yarışmaya hocam esnaflardan para topladı. Benim için gurur vericiydi ama düşündükçe üzülüyorum. Esnafların bana yaklaşımını gördüm. Madalyalarımı aldıktan sonra onları bir kez daha ziyaret ettim. Teşekkür ettim. Bana o yetti. Demek ki bu şehirde zenginlik paranın fazlalığından gelmiyor. Bana destek veren herkesin isimlerini tek tek okuyacağım. Ben bunu başarmak için yaşıyorum abi…
 
Ben istiyorum ki bu yolda birileri bana omuz versin. Çünkü bu yol çok çetin bu yol çok mücadele gerektiren bir yol. Ben bu yol için doktorların yürüyemez dediği ayakları kaldırdım, ben bu yılda yürümek istiyorum ki yürüyeceğim de… Bu şehrin yöneticilerinin bize vereceği parayla ne biz abat oluruz ne de onların paraları eksilir. Ben dilenci değilim abi… Beni kimse yanlış anlamasın. Ama ben o otobüse çıktığımda yanımda sayacağım insanlar arıyorum.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.