Daha dün Mondros’u, Sevr’i dayatan, “Türkleri öldürdük, bu kıtadan kovduk, artık geldikleri yere giderler; bir daha bellerini doğrultamazlar” diyen İngiliz Başbakanı LoydCorc ve Dışişleri Bakanı LortKurzon, Lozan’ın altına imza atamadan hükümetleri yıkıldı ve çekip gittiler. Balkan Savaşlarıyla Türkleri Avrupa’dan atarak Şark Meselesini çözdüğüne inananlar, Birinci Dünya Savaşıyla da “medeniyet düşmanı” Türkleri öldürdüler. Ancak Kurtuluş Savaşı ve Lozan’la yeniden dirilen Türkler, millet ve devlet olmayı başardı. Seksen yıl sonra İngilizlerin Sevr’le yapamadığını bu kez ABD Sevr’i Büyük Ortadoğu Pırojesi’ne dönüştürerek soframıza getirdi. Dünün emperyalist güçleri, bugünün ABD’si ile aynı düşmanlıkları “dostluk ve yardım” adı altında sürdürüyorlar.
 
Dış güçler dünün İtilaf Devletleri (İngiltere, Fıransa, İtalya, Rusya…) ve bugünün Amerika’sıdır. Onlarla ortaklık kuracaksın, verdiğinden çok azını alacaksın, sonra da beceriksizliklerini, başarısızlıklarını “dış güçler” deyip örtmeye kalkacaksın. Bu, alemi kör, herkesi sersem sanmaktır.
 
Lozan’la, Mondros da, Sevr de tarihe gömüldü. Lozan’ı kabul etmeyeceksin, Sevr’e tıpkı bir İngiliz, bir Fıransız, ya da bir Yunan gibi “Ortadoğu Barış Antlaşması” diyeceksin, sonra da, “dış güçler” deyip şikayet edeceksin.“Bağımsızlığa ve egemenliğe” saygın yoksa, sömürülmeye de ses çıkarmayacaksın. Lozan Türk’ün bağımsızlığının, özgürlüğünün ve egemenliğinin belgesidir. Bugün “beka” dediğiniz sorun Lozan’la çözülmüştür. Sizler onu göremeyecek kadar cahilsiniz. Dün Musul’u bahane ederek Atatürk’e küfredenler, bugün Lozan’la Türkiye’ye bırakılan adalardan on sekizinin(18) Yunanlar tarafından işgal edilmesine karşı seslerini çıkaramıyorlar? Biliyorlar ki, 18 adaya sahip çıkmak, Lozan’a sahip çıkmaktır.
 
Dış güçler dedikleri, Kurtuluş Savaşında ortaklık kurdukları, padişah adına destek verdikleri, “onlar bizim misafirimizdir” diye ferman buyurdukları, lehlerine isyan çıkarttıkları İngilizler, Fıransızlar, İtalyanlar-“keşke kazansaydı” dedikleri Yunanlardır. Şimdi Amerika eklendi onlara. Bu güçler zaten hep vardı. Osmanlı’ya yaptıklarını Türkiye Cumhuriyetine de yaptılar. Çökertmek için uyguladıkları ekonomik ambargolarla, çıkarttıkları isyanlarla, gösterdikleri zorluklarla, Lozan’ı imzalamalarına karşın parlamentolarında onaylatmayıp bekletmelerle, oyalamalarla önlerinde “diz çöktüreceklerini” zannettiler. Lort Kurzon tüm dostlarına “yakında Türkler teslim olur. Bu yoksullukla yaşamaları mümkün değildir. Devlet kurmayı beceremeyecekler, pek yakında yalvarıp ayaklarımıza kapanacaklardır” diyordu. Onları susturup dize getiren, Türklerin bağımsızlığını, özgürlüğünü kabul ettiren kimdi? Küfrettiğiniz, aşağıladığınız, ayyaş dediğiniz Atatürk…
 
Tüm bunlar bilinmesine karşın Türkler, nerede yanlış yaptı da “dış güçlerin” avucuna düştü ve hala o yanlışı sürdürüyor? Türkiye “bağımsızlık, özgürlük ve egemenlik savaşı” vermiş bir ülkedir. Antlaşmalar yapılırken, bağımsızlık ve egemenliğinden nasıl ödün verildi, içişlerine, dışişlerine nasıl karıştırıldı?TırumanDoktirini ve Marşal yardımı, Nato, Gümrük Birliği Antlaşmaları… Türkiye’nin,o gün bugündür felaketi oldu. “Dış güçler”, yani savaştığımız ülkeler ve Amerika dün ne iseler, bugün de odurlar. Onlar hiç değişmedi, biz değiştik,iktidara gelmek için onların yörüngesine girdik. Eğitimi, sanayiyi, tarımı onların çıkarlarına göre düzenledik.Nesinden bu şikayet?
 
Dost zannedilen dış güçlerle bağımsızlığını ve egemenliğini tehlikeye atacak biçimde işbirliğine gitmek, Serbest Piyasa Ekonomisini benimsemek, tüm kazanımları özelleştirme adı altında satmak bağışlanır bir hata değildir. Ekonomi çökerse, para pula dönerse, işsizlik alıp başını giderse bu, dış güçlerin değil, üretimden koparak dış güçlere teslim olanların yanlışıdır. / Dış güçler şeker, kağıt fabrikalarını satanlardır.
 
Sevr’i unutanların, Büyük Ortadoğu Pırojesine destek verenlerin, “keşke Yunan kazansaydı” diyenlerin, Lozan’ı, Cumhuriyeti, bağımsızlığı ve egemenliği tanımayanların, antiemperyalist olmayanların, ülke çıkarlarına göre politika üretmeyenlerin tarihe karşı ödemesi gereken bir faturadır bu. Dostla düşmanı karıştıan kafalar Ortadoğu politikalarında sınıfta kalır, başarılı olamazlar.
 
Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız…
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.