Futbol bir oyundur. Oyun olarak kalmalıdır desem de futbol, idolüm olan Simon Kuper’in de dediği gibi “Futbol asla sadece futbol değildir… Keza, tanımına bakıldığında 11’er kişilik 2 takım arasında oynanan, kendine özgü kuralları olan ve topu rakip kaleye sokmaya çalışılan bir oyun olarak görülebilir…
 
Ama sadece bu kadar değildir...
 
Futbol, Franco faşizmine baş kaldıran Barcelona’nın var olma savaşının hareketidir..
 
Futbol, Hitler faşizminin “Kazanırlarsa ölürler” uyarısına aldırış etmeden maçı kazanıp kurşuna dizilenlerin hikayesidir..
 
Futbol; yıllarca alkışlar içerisinde yaşantısını sürdüren yaşlandığı için performansını kaybedip, gecenin bir vakti sahanın ortasında intihar edenlerin hikayesidir..
 
Futbol; 1. Dünya savaşında İngiliz komutanın top sürmesiyle başlayan bir sömürünün işaretidir..
 
Futbol, Livorno takımının muhalif işçilerin oluşturduğu ve yapılanarak şehirde hatta ülkede söz siyasi anlamda dahi söz sahibi olanları hikayesi..
 
Futbol, bir yanda halkın takımı bir yanda zenginlerin takımı olarak dünyaya adını duyuran, ölümlerin kol gezdiği fakir mahallelerin favorisi Boca ile 'milyonerler' olarak bilinen River'in bitmeyecek mücadelesidir..
 
Futbol, İran gibi tutucu bir ülkede sahasında oynanan her maçı 80 Bin kişiyle ‘Turan Eller Var Olsun, Tanrı Türk’e Yar olsun’ diye özgürce haykırabildiğin bir oyundur..
 
Futbol, Ulu Önder Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “Söz konusu vatan savunması değilse yapılan bütün savaşlar cinayettir” sözüne binaen vatan savunması içim, Suriye’de Barış Pınarı operasyonunu gerçekleştiren Mehmed’lere, Türk çocuklarının attığı gollerin ve aldıkları madalyalarla spor arenasında verdiği selamdır.
 
Futbol, Drogba’nın “Fildişi Sahili’nin kuzeyindekiler, güneyindekiler, merkezindekiler, batısındakiler… Biz bugün tüm Fildişi halkının bir arada var olabileceğini, tek bir amaç uğruna futbol oynayabileceğini gösterdik. Kutlamaların insanları birleştireceğini gösterdik. Size dizlerimizin üzerinde yalvarıyoruz… Affedin! Affedin! Affedin! Afrika’da böylesine zenginliğe sahip bir ülke savaşa sürüklenmemeli. Lütfen, silahlarınızı bırakın. Seçime gidin. Her şey daha iyi olacak” sözüyle savaşın durdurulmasıdır…
 
Futbol, Boko Haram yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalanlara yardım etmek için harekete geçen Kamerunlu Samuel Eto’o’nun terörle mücadele edilmesi gerektiğinden eğitime kadar yapmış olduğu söylemler karşısında Afrika kıtasını tek bir düşüncede toplama hareketidir…
 
Futbol sayesinde uluslararası platforma yükselen takımlar, kimi zaman ideolojisini savunmak, kimi zaman ben buradayım demek, kimi zaman bakın bizde durumlar böyle diyebilmek için kendini gösterdiğin arenadır…
Bizim ülkemizin futbol anlamında en büyük sorunu, futbolu kullanamayışımız, futbolu yönetemeyişimizdir… 
 
Yönetme konusu şimdilik dursun bugünkü konu futbolu kullanmak…
Futbolu kullanamıyoruz.
Çünkü futbolu ya çok seviyor ya da futboldan nefret edip futbolu görmek dahi istemiyoruz…
Sevenlere niye seviyorsun demem ama benim işim sevmeyip hatta direkt yok sayanlarla…
Bu güruh, insanların futbolu bir din olarak gördüğünü ve bunun da bir afyon, bir eğlence kaynağı olduğu gerekçesiyle futboldan uzak durması nedeniyle futbolun tekelleşmesine zemin hazırlanmasında başrol oynadıklarının halen daha farkında olmamalarına şaşmıyorum desem yalan olur…
Futbolu çok sevenleri yine unutmamakta yarar var…
Futbolu kullanarak çok sev!
Unutulmamalıdır ki, futbolu iyi kullanırsan futbol sana hizmet eder, yok eğer kullanamazsan sen futbola hizmet edersin..
Futbol büyülü bir spordur…
Kullanmaktan kaçarsan, esiri olursun… Harcadığın paranla, zamanlınla kalırsın…
Burada futbolu bir ideolojiye bağlayın demiyorum ama futbolu kullanın..
Nasıl mı?
En son örneğini Rizespor Taraftar Grupları’ndan Son Kale verdi..
Rizeli Esila için organ bağışı kampanyası düzenledi.
150 kişi organ bağışladı.
Son Kale futbolu kullandı ve hayat kurtarmak için umut oldu…
Futbolda umut olacaksan başarırsın…
Futbolu kullanırsan başarırsın…
Futbolu kullanırsan pazarlamadan tut, turizmine kadar birçok konuda gerek kulübünü gerek şehrini tanıtırsın…
Futbolu kullandığın noktada yönetirsin, yok eğer kullanamazsan, alacağın en fazla 3 puanın sevinci olur…
Milyon Euroları kazanan başkası, reklamını yapan kulüp yöneticileri olur…
Sen de sadece forma alır, kombine alır, deplasmana gider adına aşk dediğin ve göstermelik sevda peşinde kalarak sadece tüketir ve tükenirsin…
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.