Eğer futbola olan inanılmaz tutkum olmasaydı öğretmenliği aklımın ucundan geçirmezdim ve öğretmen olmazdım.
 
Ta çocukluktan başlayan bu sevgi hep içimde büyüdü. Halit KIVANÇ ve Orhan AYAN! Radyo hep cızırtılı, ben her zaman heyecan içerisinde! Trabzon bir kültür ve spor kentiydi; özellikle futbol! Maçlar kıran kırana geçerdi. Geçmiste futbol oynamış büyük futbolcuları izleyenler anlatırlardı. TAKA NACİ? HASAN POLAT, NAZMi BiLGE, AKREP CELaL, HARUN KILMAN..... Ve daha niceleri! İdmanocağı, İdmangücü maçlarının şehri günler öncesi saran heyecanı!
 
Sonra da TRABZONSPOR'un şanlı destanı! İflah olmaz bir Fenerbahçeliydim. Yenildiğinde uyuyamazdım. Cihat ARMAN, İ.ULUĞ, Küçük, Büyük FİKRET! ZEKİ RIZA, ALAADDİN, BOMBA BEKİR.... Sonra da Lefter, Can, Şeref, Naci, Puşkas Ergün! Bırakınız futbolcuları! Fener’in tarihini bilirdim! Kendimi bildiğim günden itibaren bu takımın on birini aklımdan çıkaramazdım! Özcan, Hazım, Ali, Yavuz! Ogün, Aydın, Şenol, Birol ve daha niceleri! Odam onların fotoğraflarıyla dolu! Bakar, ben de gelecekle ilgili ne hayaller kurardım.
Trabzon lige çıkmıştı. İlk kez Trabzon-Fener maçını izleyecektim. Ziya, Fuat, Ender ve Cemil gibi oyuncuları izlemenin heyecanı bir yandan! Maçı Fener tek golle almıştı.
 
Kardeşçe bir karşılaşmaydı. Kötü bir söz ya da küfür! Zerresi yoktu. Oyuncular sahadan kol kola ayrılmışlardı.
 
Zaman içinde her şey değişti! Yöneticilerin, ülkeyi yönettiklerini zannedenlerin niteliksizleri sahalara yansıdı. Kalbim artık kendi kentimin takımı, Trabzonspor için çarpıyordu; ama maç izleme, stadyum yoktu!
 
Bana çok acı gelen hemen bütün takımların ķötü, çok kötü yönetilmeleri; taraftarların da oyuna gelmeleri!
 
Örneğin benim kentimin takımı yıllardır kötü ellerde! Kendini yönet, dünyayı yönetirsin diyor bilge! Kendi kentinin ruhundan habersiz, paralı ama bu fakir zihniyetten ben ne bekleyebilirim ki?
Mitrihades bu toprakların çocuğudur.
 
Büyük Atatürk' ün strateji hocası Yarbay Naci Trabzon’un çocuğudur. Yazarlarıyla ressamlarıyla, heykeltraşlarıyla Trabzon benzersizdir! Mücap OFLUOĞLU, H. İ. DİNAMO, B.R. EÝÜBOĞLU, S. EYÜBOĞLU, Orhan PEKER, S.S. TEKCAN, Y.KATİPOĞLU, M. AKYOL, Süreyya DURU, T. GÜRSU, H. HAMZAOĞLU, M.GOLOĞLU, A. SELİM TEYMUR, A.ÖZER, R.ÖZBEN!!!!!
 
Nereye baksan sanat, ne yöne baksan edebiyat! Hani erdem, nerde ahlâk! Bakıyorum ve çok çok utanıyorum! Taraftarlık adına ağlayan bir çocuğa bile gönderme yapanlar var! Bunlar oldukça maçlaŕ artık anlamsız. Trabzon benim her şeyim, fakat Trabzonlu olup da beni utandıranlar hiç bir şeyim!
Spor çok güzel ama önce insan olmak var!
Platon, herkesi affet ama kendini asla der!
 
Ben de herkesi affettim, kendim içinse asla dedim! (Halim BEKTAŞ)
 
BARIŞ MANÇO’DAN DERS
 
Barış Manço Fransa’da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli,  “İşte Türk, yani barbar, vahşi vs… “ demektedir… Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere;
 
“Yanınızda kağıt para var mı?” diye sorar! Bu soruya spiker şaşırır ve “Evet var ama n’olacak” der.
Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kağıt paraları çıkartır. Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “Anahtar” adlı şarkısını söylemiştir. Bu şarkının bir bölümü şöyledir: “Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan” (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992). Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir…
 
SON VERİLMELİ ARTIK
 
Alt yapıdan oyuncu çıkmıyor, alt yapı hocaları yetersiz gibi söylemlerin arasında yıllar sonra altyapıdan Yusuf ile Abdülkadir çıktı. Ya da kendi kabiliyetleri, hocalarının meziyeti, gelişen şartlar belki de gençlerin şansı bu oyuncuların çıkmasına yardım etti diyelim...
 
Ardından bunların satılacağı haberleri yayılmaya başladı. Bilmem hangi Avrupa kulübü kaç milyon Euro veriyormuş bunlara. Peşi sıra hiç kimsenin pek tanımadığı bilmediği ufacık Cafer’in masalı..
Yorumlar, açıklamalar, eleştiriler, savunmalar.
 
Son dönemde samimi olmayan sözler, dürüst olmayan davranışlar sonucu güven duyguları kaybolduğundan bu gün doğruyla yanlışı ayırt edemiyoruz.
 
Bu nedenle kabahat kimin bunu tam olarak anlamamız, bilmemiz zor.
 
Bizim tasamız bir hafiyelik duygusundan kaynaklanmıyor. Suçluyu bulma, ortaya çıkarma derdinde değiliz.
Tesadüfen çıkmış dahi olsalar, bu fidanların çeşitli oyunlar arasında kaybedilmesi kaygısındandır.
Dahası, bu kulübün yıllar sonra yakaladığı bu şansı kaybetmesi korkusundandır..
Ricamız kulüp zarar görmeden bu duruma son verilmesidir. (HH)
 
AKYAZICI VE HAZAROĞLU AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ
 
Trabzonspor’un eski yöneticilerinden Bozcaada’da ikamet eden Bülent Akyazıcı, Trabzon siyasetinin önemli isimlerinden Cafer Hazaroğlu’nun kızı Ebru Hazaroğlu ile Kaşüstü’ndeki villa sitelerinde son derece sade bir tören ile dünya evine girdi. Sadece aile bireylerinin katıldığı törende damat adayını abisi Muzaffer Akyazıcı temsil etti.
 
TAYYİP EBRAR CUMUR
 
Trabzonspor’un alt yapısında forma giyen Tayyip Ebrar Cumur, Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür’den sonra umut veren oyuncular arasında yer alıyor.
 
17 yaşındaki oyuncu ilk kez forma giydiği Katar’daki hazırlık maçında çıplak gözle izledim. Bende olumlu veriler bıraktı. Narin bir vücut yapısı var. Sol ayağını daha etkili kullanıyor. Fatih Tekke’nin ilk kez Trabzonspor’da forma giydiği yıllardaki konumunu anımsattı bana.
Kendini yetiştirmeli. Bir kere futbolun sadece saha içi gelişimi olmadığını bilmeli. Trabzonspor formasının ne kadar değerli olduğunu idrak etmeli. Tayyip Ebrar Cumur’un Trabzon eski milletvekillerinden merhum Mustafa Cumur’un yeğeni olduğunu da öğrendim.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.