Tarihte güç, ülkelerin ordularına, nüfuslarına, toprak büyüklüğüne bağlıydı. Akılcılık ve bilimsellik ön pılana çıktıktan sonra güç, “teknik donanıma, bilgiye, eğitime, sanayiye, ekonomiye bağlandı. Artık güç “yüz binlerce asker, yüz binlerce kılıç-kalkanda değil”, tankları, topları, uçakları bile eskiten “nano teknolojilerle üretilen nükleer ve dijital dokunmatik silahlarda toplandı. Daha da ileri gidilerek “ekonomik baskılar, şantajlar, ambargolar” güç dengesini sağlayan, ya da güçlü olmayı belirleyen etkin faktörler oldu. Güçlü ülke “atom bombasını yapan, nükleer enerjiyi tüm tehlikelerine karşın yaşamın içine katan ülke oldu. Doğal olarak bu da “bilim ve teknolojiden” geçiyor.

Güç, ekonomiye, eğitime, ulusal gelirden kişi başına düşen paya ve refaha bağlı bir iş. Kimi ülkeler var ki, üretimle, yaptıkları işlerle-orduya, nükleer silahlara odaklanmadan dünyanın en müreffeh ülkeleri oluyorlar. Halklarını savaştan uzakta tutup, adalet, barış ve özgürlük içerisinde güvenli bir biçimde yaşatabiliyorlar.

Güçlü lider toplumsal kalkınmayı sağlayan akıl, bilim, eğitim, teknoloji, sanayi, ekonomi, kültür, düşünce, sanat, hukuk, özgürlük, barış, laiklik, basın gibi enstrümanlardan oluşan bir orkestrayı ustaca yönetebilen kişidir. İşsizlik, faiz, enflasyon, kısa, orta ve uzun vadede üretime dönük yatırımlar bir türlü rayına oturtulamıyorsa “orada başarıdan, güçlü liderden söz etmek” mümkün değildir.

Türkiye tüm “ölçütleri-kıriterleri” göz önünde bulundurarak, “on altı yılda nereden nereye gelmiştir” sorusunun yanıtını mutlak surette bulmak zorundadır. Üretime yatırım yapılmadı, paralar muhteşem açılış törenlerine gitti; AVM’ ler, yollar, köprüler, lokantalar, üstgeçitler, gökdelenler yapıldı. Ama on altı yılda binlerin, on binlerin çalıştığı bir tane fabrika üretime sokulmadı. Baraj yerine HES’ ler yapıldı, onlar da derelerimizi, vadilerimizi öldürdü, “sıcak para için” yabancılara, özelleştirme adı altında yüzlerce, binlerce şirket, banka, kobi, fabrika satıldı. “Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltacak, ya da ortadan kaldıracak” kaç fabrika kuruldu? Oysa bu on altı yılda bu milletin “iki tirilyon doları” harcandı. Halkın refah payı ne kadar yükseltildi? Dış ticaret açığı, gayri safi milli hasıla, döviz kuru, toplam iç ve dış borç nereye çıktı? Üretim yerli kaynaklara mı, yoksa ithalata mı dayandırıldı? Paralar betona, toprağa gömülürken üretime ne kadarı ayrıldı? Sanayiye ne verildi, tarımı canlandırmak için yatırım olarak ne yapıldı?

Yapılan en güzel iş, sıgara içmeyi kapalı yerlerde yasaklamaktı. Ne var ki bu yasak Türk tütünü üretimden kaldırıldı, İngiliz, Amerika, Fıransız sıgaralarını raflara doldurdu. Bu karar Türk çiftçisine değil, İngiliz, Fıransız ve Amerika çiftçisine yaradı. İki tirilyon dolar ve Türkiye’nin enerjisi güçlü Türkiye için değil, güçlü lider için harcandı. Tüm televizyon kanalları, tüm gazeteler, güçlü lider yaratmak için satın alındı. Oysa Türkiye güçlü olursa, lideri de güçlü olur, “lider güçlü” olursa Türkiye’nin üretimi artmaz, üretimi artmayan Türkiye ekonomisini düzeltemez, güçlenemez. Güçlü lider, hem ülkesinde, hem bölgesinde, hem de dünya ölçeğinde sözü dinlenen, ilkeleri olan, saygın, bu zamana kadar yapılamayanı yapıp başaran insandır. Türkiye’nin tüm olanakları, ittifakın sonucu kuşkulu olan %52 oranına harcandı. Döviz uçtu, piyasa çakıldı, zamlar, enflasyon, faiz, işsizlik boş durmuyor, dünyanın en pahalı akaryakıtı kullanılmaya devam ediyor. Bu, beceriksizliktir.

Yargı, adalet, yargıç, savcı, iktidar cenahına hakaret edildiğinde anında harekete geçiyor, en yüksek perdeden tazminat davalarını hükme bağlayıp gerçekleştiriyor, ama iktidar cenahından gelen “adi, şerefsiz, haysiyetsiz, alçak, çöplük, pislik, tezek…” aşağılama, suçlama ve hakaretlerini bu ne biçim adalet, yargıç, savcı ki, “üç maymunları” oynayarak duymuyor, görmüyorlar.
Ordu ile, yüz binlerce polisle, yasalarla, yargıçlarla, savcılarla güçlü olunmaz. Geleceğe değerler, erdemler, sevgiler bırakarak, ilkeler, düşünceler katarak güçlü olunur.
Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalın…
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.