banner88
Anadolu Müslümanlığını yok etmek amacıyla İzmir’de karaya çıkan gözü dönmüş iki Amerikalı misyoner, yıllarca yaptıkları çalışmalarında bir Müslüman’ı Hıristiyan yapamadı ama “Teba-yıSadıkayı” isyan ettirecek kadar kışkırttı. Amerika Ermeni çocukları eğitmek için yüzlerce okul açtı. Pek çoğunu Amerika’ya göndererek yüksek tahsil yaptırdı. Tümüne Amerika vatandaşlığı ve pasaportu verdi; Anadolu’da hemen hemen hepsi ticaret ataşesi oldu. İsyan eden her Ermeni’nin evi bir terörist yuvasına döndü. Amerika’nın padişahla yaptığı anlaşmaya göre “Amerikan vatandaşı suçlu bile olsa”Osmanlı makamlarınca tutuklanıp yargılanamayacaktı. Suçlu-terörist Ermeniler Amerikan vatandaşı oldukları için kurtuluyorlardı.
 
Aynı Amerika Hıristiyan yapmak için geldiği Anadolu’da, yüzyıl sonra Cumhuriyet Türkiye’sinin kurulmasını sağlayan Lozan Antlaşmasını onca dünya devleti imzalamasına karşın, Türkiye ve Türklere karşı öyle kin, nefret ve düşmanlık duygularıyla doluydu ki Lozan Antlaşmasını imzalamadı, hala da imzalamış değil. Birileri de Amerika gibi Lozan’a karşılar…
 
Büyük Savaşın sonuna doğru (1944) Stalin Kars’ı, Ardahan’ı ve Boğaz’ı istemesine karşın, dostsuz kalan Türkiye Amerika’ya “elini” uzattı. Fırsatı ganimet bilen Amerika ilk uygulama olarak “Atatürkçü kadroları” görevden uzaklaştırarak “dünyanın en özgün” eğitim sistemini, Köy Enstitülerini kapattırmakla işe başladı. Gerici ve yobazları işbaşına getirtti.
 
Hesapta Menderes ile çok “iyi işbirliği” içerisindeydi.
 
Türkiye’nin “sanayileşmemesine” ikna ettiği, kimilerini rüşvetle kandırdığı Türk kadrolara “kimi hibe, kimi de parayla” İkinci Dünya Savaşı artıklarını “yeni” diye sattı. “Siz sanayileşmeyin biz size veririz” diyen Amerika’yı dinlediler. İsmen “Küçük Amerika” oldular, ama ürettikleri zeytinyağını da “ilaç” diye Amerikan mısırözü yağına kurban verdiler; meşhur-aptallığımıza doyamayacağımız “zeytinyağlı yiyemem aman” türküsünü kültür hayatımıza armağan ettiler. Sihirli su kokakola karşısında bizi secdeye vardırdılar.
 
Ekonomisini düzlüğe çıkaramayan, Kore’yeasker gönderip Kunuri’de yüzlercesinin(718) ölümüne neden olan Menderes’i yalnızlaştırıp gözden düşürerek Rusya’nın kucağına atmakta bir sakınca görmeyen Amerika, ihtilalle de Menderes’in kafasını yedi.
 
Amerika için Menderes gider Morrison Süleyman gelir, hiç fark etmez, ihanet edecek birileri mutlaka bulunurdu.
 
Altıncı Filo İstanbul’a niye geldi? Bağımsızlık savaşı vermiş bir ulusun kalbine yapılan bu ziyaretin anlamı neydi? Türk kadınlarına, kızlarına yaptıkları sarkıntılıklar bizi çok mu sevdiklerini göstermekteydi? Dostluk ziyareti gibi bir anlamla bu hareketlerin içi doldurulabilir miydi? Yoksa ulusal onurumuzu kırmak için miydi tüm bu yapılanlar? Bizi “sağcı-solcu” diye bölerek vuruşturan, darbeleri, ihtilalleri yaptıran, PKK’yı besleyip büyüten, kendine taşeron yapan Amerika’yı hep affettik, bağışladık, bir türlü düşman olarak görmedik.
 
“Muavenet” zırhlısıNato tatbikatında neden vuruldu? Üstelik iki füzeyle… Oysa bir füzenin ateşlenmesi için altı masadan ayrı ayrı “onay” alınması gerekir. Dost kuvvetlerden Amerika tarafından vuruluyor, hem de aynı tarafta yer alırken, üstelik de yanlışlıkla(?)…
 
Erbil’de on bir Türk askerinin başına çuval geçirmek de neydi? On bir asker ki, Türk ordusunun simgesidir. Hiçbir dostülke diğer bir dost ülkeye bunu yapar mı?
 
İnadına Amerika’nın dostluğuna inandık, asla “Amerika’nın düşman olabileceğini” düşünmedik ve Amerika’nın yıllara varan düşmanlığını göremedik, görmek istemedik.
Bu mudur dostluk, bu mudur karşılıklı güven ve çıkarları koruma? Böyle dostluklar düşman başına.
 
Barış ve esenlik dileklerimle sevgiyle kalın…
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman Turupcu 7 ay önce

Teşekkürler ancak bu kadar güzel yorumlanır kaleme alınır yüreğinize sağlık