Erdoğan-Trump görüşmesi nedeniyle gündem dışına itilen Ekrem İmamoğlu ile Canan Kaftancıoğlu sürtüşmesine değineceğim bu yazımda. Önce konuyu hatırlayalım, daha sonra da görüşlerimizi aktaralım. İmamoğlu’nun üç seçim kampanyasının direktörlüğünü yürüten Necati Özkan, “Kahramanın Yolculuğu” isimli bir kitap yayınladı. Ve kitabın tanıtım bölümünde “Onca güzelliğinin yanı sıra sayısız efsaneye de ev sahipliği yapmış olan İstanbul, 2019 yerel seçimleri sırasında yeni bir efsanenin doğuşuna tanıklık etti: Ekrem İmamoğlu. Kahramanımız, İstanbul’u 25, Türkiye’yi 17 yıldır yönetmekte olan, tüm devlet kurumları ve medya üzerinde ağır ve aşırı bir hâkimiyete sahip iktidarı ve onun bakanlık, başbakanlık, meclis başkanlığı yapmış adayını üst üste iki kere yendi. Bu, yeni nesil siyaset anlayışının bir zaferiydi.

KahramanınYolculuğu’nda, İstanbul’un ve Türkiye’nin geleceğini etkileyecek ölçekte sonuçlar yaratacağı şimdiden görülen o olağanüstü altı ay, sürecin her aşamasını kahramanla birlikte yaşayan, İmamoğlu Kampanyası’nın direktörü Necati Özkan tarafından anlatılıyor” deniliyor.
 
Buna karşılık ise CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Kahramanın hikayesini yazıyorum diyerek kahramandan daha çok kendilerini kahramanlaştırmaya çalışan profesyoneller bilsinler ki; yalan, yanlış ve eksik verilerle GM iradesinin, CHP örgütlerinin ve İstanbul ittifakının emeğine hiç kimse saygısızlık edemeyecektir!” yorumunda bulundu. İşte ondan sonra da kıyamet koptu.
 
Sevgili okurlar, bu kitabı sonuna kadar okuma fırsatım olamadı ancak önsözünde belirtilen görüşlere kimin itirazı olabilir? Bu görüşlere göre CHP örgütlerinin emeğine kimse saygısızlık ediyor mu? Kitabı yazan kampanya direktörü Necati Özkan, kendi görüşlerini lanse ediyor. Kitabı Necati Özkan’a Ekrem İmamoğlu yazdırmadı ki! Hatta İmamoğlu bir söyleşisinde “Kahraman” ifadesini kabul etmediğini bayan bile etti. Şimdi bu tabloda CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu neden böyle bir tweet atarak pişmiş aşa su koydu? Bana göre hasetliğinden, İmamoğlu’nun başarısını çekememesinden, onun yanında solda sıfır kalmaktan.

Daha başka nasıl izah edilebilir bilmiyorum. Çünkü, ilk adaylığı döneminde benim bile şüpheyle baktığım, ilk dönemlerde  % 15 tanınılırlık nedeniyle başarı şansını düşük bulduğum, ama ilerleyen dönemde halkımızın teveccühünü kazanarak İBB Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, sadece Canan Kaftancıoğlu tarafından değil, CHP yöneticilerinin bazıları tarafından da aynı muameleye maruz bırakılmaktadır. İmamoğlu’nun bu yükselişi ve halkın ona teveccühü, bunların işine gelmemekte, onun döneminde koltuklarından olacaklarını görerek şimdiden şahsi tedbirlerini almaya çalışmaktadırlar.

Sevgili okurlar, Canan Kaftancıoğlu hakkında daha önceki yazılarımda düşüncelerimi aktarmıştım. Canan Kaftancıoğlu’nun CHP ile doku uyuşmazlığı yaşadığını örneklerle aktarmıştım. CHP’nin altı okunun dışında fikirlere sahip olduğunu, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili paylaşımlarını, PKK militanları hakkındaki paylaşımlarını, “M.Kemal’in askerleriyiz” söylemine muhalefetine hep değinmiştim. 31 Mart Yerel Seçimlerine giderken sırf belediye meclis üyelikleri için istedikleri olmadığı için İstanbul İl Başkanlığından istifa ettiğini ama ertesi gün istifasını geri aldığını, İstanbul İl Başkanlığına gelişinin bile demokratik olmadığını hiç çekinmeden açıklamıştım. Ve sonunda da Canan Kaftancıoğlu’nun CHP’ne hiç yakışmadığını söylemiştim. Şimdi aldığım bilgilere göre de Kemal Kılıçdaroğlu sorunlara el koymuş. İmamoğlu-Kaftancıoğlu sorununda doğru çıkış yaparak Canan Kaftancıoğlu’nu eleştirmiş ve  “Bir tweet atarak kitabın reklamını yaptın ve gereksiz polemiklere vesile oldun” mealinde söylemde bulunarak Kaftancıoğlu’na fırça atmış. Ki bana göre de doğru yapmış Kılıçdaroğlu. Yani Kılıçdaroğlu, İmamoğlu-Kaftancıoğlu kavgasına ağırlığını koyarak Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da uyumlu çalışabileceği bir CHP İl Başkanı arayışına girmiştir. Özetle Canan Kaftancıoğlu’nun defteri dürülmüştür ve çok doğru yapılmıştır.
 
Sevgili okurlar, yine başka bir İmamoğlu eleştirilerine değinmek istiyorum. Malum ülkemizin ekonomik durumları belli, ama İstanbul’un bekleyen işleri de var. Bu işler için kaynak gerekiyor. Merkezi hükümet ise Ekrem İmamoğlu başarılı olmasın diye elinden geleni yapıyor, kararlarını aksine yaptırımlar geliştiriyor, gelirlerini kısıyor v.s. Eh bu tabloda İmamoğlu’da yeni kaynaklar arama peşine düşüyor. İngiltere’ye gidiyor, Londra Belediye Başkanı ile görüşüyor, fikir alış verişlerinde bulunuyor. Çeşitli finans kuruluşlarıyla görüşüyor. Bu arada ChathamHause isimli emperyalist uygulamaları bilinen bir kuruluşla da görüşüyor. Bu görüşmeden sonra “Vay.. Sen nasıl bu kuruluşla görüşürsün?” mealinde suçlamalar başlıyor. Ve enteresan olan bu eleştiriler daha çok CHP’li kişilerden geliyor. CHP’nde gelecekle ilgili planlar yapan kişiler, İmamoğlu’nun çıkışını görüp bu planlarının tutmayacağını görünce onu karalama çabasına giriyorlar. Çok acı, çok yakışıksız bunlar. Çünkü ABD ile görüşülünce “Kapitalist” olunamayacağı gibi, Rusya ile görüşülünce “Komünist” olunamayacağı gibi İngiltere’ye gidip ChathamHause ile görüşülünce de “Emperyalist” olunmaz. Çağdaş dünya da, iletişim çağında herkesle görüşülür ve iş birliği yapılır. Ama hiç birinin kucağına oturulmaz. Bu ikisi arasındaki farkı iyi algılamak lazımdır. Zamanında M.Kemal Atatürk, Lenin ile iş birliği yaparak Kurtuluş Savaşı’nı kazanmıştır. Ama M.Kemal Atatürk, anti-emperyalist duruşundan taviz vermemiştir. Şimdi de Ekrem İmamoğlu, gelecekte ülke siyasetinde önemli roller alacağı aşikâr iken ilgili yerlerle görüşme yapması, onların kucağına oturacaktır sonucunu doğurmaz. Ülkemiz ve halkımız bu konuda deneyimlidir artık. Yaşadığımız sıkıntıların yöneticilerimizin “kucağa oturmaları” sonucunda olduğunu halkımız çok iyi biliyor. Eğer Ekrem İmamoğlu’da benzer şekilde aynı uygulama içinde olursa çok çabuk sırıtacağı aşikardır. Böyle olursa ilk eleştirenlerden birinin biz olacağımız çok nettir. Ama “ayağına taş bağlayarak geri çekelim” mantığı şu an için çok yanlıştır düşüncesindeyim.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.