Bu yaz sıcaklarında dış politikadaki sorunlar gündemin ilk sıralarını tutuyor. İç politika durgun seyrediyor ama sonbahar ve kış aylarında hararet artacak gibi gözüküyor. Davutoğlu ve Babacan önderliğinde AKP içinden çıkacak yeni bir oluşum iç siyaset hararetinin kaynağı olacak gibi görünüyor. Daha şimdiden Davutoğlu’nun söylemleri önem kazanmaya başladı, 7 Haziran-1 Kasım dönemini hatırlatıyor ve dişlerini gösteriyor. Bakalım devamı nasıl gelecek.

Sevgili okurlar, başlıktaki gündeme geldiğimizde şunları düşünüyoruz; AKP ve yandaşları, yandaş medya ve aktroller aracılığı ile Ekrem İmamoğlu’nu karalamak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklar gibi görünüyor. 25 yıllık İstanbul yönetiminin çözemediği alt yapı sorunlarını 2 aydır görevde olan İmamoğlu’nun çözmesini istiyorlar. Toplumun çoğunluğunun bu saçmalıkların farkında olduğunu göremiyorlar. Neymiş, İmamoğlu İstanbul’da yaşanan sel felaketinde İstanbul’da değilmiş te Bodrum’da imiş. Neden özel uçak tutup dönmemiş? İmamoğlu’na b.k atacaklar ya, salla gitsin. Selin kalıntılarını sanki İmamoğlu temizleyecekmiş gibi. Böyle saçmalıkları paylaşanların başında da Ankara’nın görevinden azledilen eski Belediye Başkanı, saraya şekerleme yapıyor kendince. İmamoğlu’na eleştiriler az da olsa CHP içinden de var ama haklı değiller. Bana göre bunlar İmamoğlu’nun oluşan popülaritesinden ürkenler, altlarındaki koltuğu kaybedeceklerini düşünenler. Birde gözüme çarptı, Kuzey Ekspres Gazetesine yazı yazan Prof.Dr.Yahya Sezai Tezel,  yazısında Ekrem İmamoğlu’nu uyarayım derken hakaret etmiş. Şöyle diyor yazısında; “…İstiyorsanız CHP’nin başındaki gökyüzüne bakarken önündeki hendeği görmeyen salakları uyarın. Ekrem İmamoğlu kardeşimiz dahil. HDP ile aralarına mesafe koymazlarsa bu sivri zekalılar, 2023 CB seçimlerini maalesef Erdoğan kazanır. Benden söylemesi.” Yakışıksız bir söylem “salak” söylemi ve bu söylemi İmamoğlu’na yakıştırmakta çok absürt. Ha.. İmamoğlu hiç yanlış yapmaz mı? Yapabilir, bana göre tatilini bu dönemde yani daha belediyenin önemli kadrolarını oturtmadığı bir dönemde de tatilini yapabilir, dinlenmek onun da ihtiyacıdır ama İstanbul dışına çıkmadan yapsaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Daha başka küçük hataları olsa da eleştirilmesi için çok erken, en az 1-2 yıl geçtikten ve yaptıklarını gördükten sonra eleştirilmesi daha hakkaniyetli olur düşüncesindeyim.

Sevgili okurlar, gelelim Kılıçdaroğlu’na; Geçmişten gelen gaflarına yenilerini ekleyerek yoluna devam etmeye çalışıyor. En son olarak ta “….Suriye yönetimiyle iş birliği yapılmalı Mısır’la barışmamız lazım. Doğu Akdeniz’de herkes orada, bir tek Türkiye yok, neden?....” diyerek oradaki gemilerimizden bihaber olduğunu gösterdi ve siyasal iktidarın eline gereksiz bir koz verdi. Satın alınan 2 derin su sondaj gemisi Fatih ve Yavuz orada ve sondajlar devam ediyor. Barbaros sismik gemimiz orada. Donanmamız orada.Yakında MTA'nın Oruç Reis sismik gemisi de Akdeniz'de olacak. Ama "bir tek biz yokuz" derken, herhalde mevcut CHP üst yönetimini kastediyor!!Söylenecek birçok şey varken, bir çuval incir denize dökülüyor. Olacak şey değil, Kılıçdaroğlu ve beceriksiz yardımcıları nerelerdeydiler? Yıllardır söylüyoruz, CHP Kılıçdaroğlu ve bu merkez yönetimiyle bir yere varamaz. Ancak İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın oluşturduğu pozitif ortamı kullanarak devam ederler.

CHP Olağan Kurultayı hazırlıkları sürerken örgütte yarışmayı değil de dikte edilenlerle yürümeyi uygun buluyormuş Kılıçdaroğlu. Tek adamlık konusunda Tayyip Erdoğan'ı eleştiriyor gibi görünse de aynı yönetim biçimini CHP ye getirmek istiyor. Son tüzük değişikliğinde bu yolda adımlar atıldı. Ancak itirazlar nedeniyle tam olarak istediklerini yapamadı. Örneğin tüzükten silmek yada en azından etkisiz ifadeler haline getirmek istediği Atatürk ve devrimleri ile ilgili kısmı, gelen itirazlar üzerine tüzükte tutmak zorunda kaldı. Bunları Genel Merkez yönetimine muhalif partililerden öğreniyoruz. Şimdi de el altından yeni tüzük hazırlama peşinde, örgütlerin fikrini almadan, etrafındaki küçük bir yönetici gurubuna Fethi Açıkel başkanlığında yaptırıyor. Kamuoyuna bilgi verilmeden sürdürülen çalışmalardan parti örgütlerinin de haberi yok. Örgütler önümüzdeki parti içi seçimlere yani koltuk kapma yarışına hazırlanıyor. Ama Genel Merkez partiyi çizgisinden daha da fazla çıkarma peşinde.

Tabii bu yazdıklarımızı CHP içinden bazıları hoş karşılamayacak biliyorum. Tabii onlar bu tablolardan ve gelecekte neler planlandığından bihaberler. Takip edemiyorlar, okumuyorlar, incelemiyorlar, sorgulamıyorlar sadece CHP’de bir koltuk nasıl kaparım, ileride Parti Meclisine nasıl girerim, nasıl milletvekili olur da ballı maaşlar alırımın peşindeler. Bizler ise Siyasal İktidarın ülkemizi getirdiği çeşitli sıkıntılardan bunalan halkımıza alternatif olacak bir CHP’nin peşindeyiz. Siyasal İktidarı yöneten üst akılın ana muhalefeti de yönetmesine karşıyız, “yeni CHP” değil “yeniden CHP”nin peşineyiz. Bunlar için gayretlerimiz sürecektir.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yahya 4 hafta önce

Algiya bak yandas medya herseyi yapacak
Yillardir siz ne yapiyordunuz hemserim. Durust luk iyi birseydir birgun herkese lazim olur