“Din adamı olarak ortaya çıkıp da ne yazık ki kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup dinimizde yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya. Anlamak mümkün değil,  yani bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada zamanda yaşıyorlar. 
Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar.
İslam’ın hükümlerinin güncellenmesi vardır.
Siz İslam’ı 14 – 15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız.
Böyle bir şey yok, reklamın iyisi kötüsü olmaz, mantığıyla popüler olmak için söylenen sözleri biz asla kabul edemeyiz.
Hele hele bu tartışmayı dinimizin kavramlarıyla yürütmek sadece kadınlara değil, inanın inancımıza da dinimize de haksızlıktır. 
Diğer alanlarda olduğu gibi dini hususların tartışılmasında da seviyeler vardır. 
Kuran’a sünnete kıyasa vakıf olmayan insanlara istisnai bir takım uygulamaları anlatmaya kalktığımızda züccaciye dükkânına giren fil misali bir sürü başka şeyi kırıp dökmek kaçınılmaz hale geliyor.”
Son 30 yıldır ülkemizde İslam dinine dönük bu tip değerlendirmeler; bazı din adamlarının “çağdışı”şeklinde eleştirilmesi, çağdaş dünyanın ihtiyaçlarını gözeterek İslamdininin“güncellenmesini” istemek, doğrusu büyük cesaret gerektirir.
Bu ülkede, özellikle son 30 yılda İslam inancının yazılı kaynaklardan öğrenilmesi, Kuran’ın inanç sahipleri tarafından bir kez bile olsa kendi ana dilinde okunması, Allah ile kul arasına ruhban sınıfın girmemesi, insanların “Allah ile aldatılmasının” önlenmesi üzerine çok sayıda tezler, kitaplar yazıldı.
Ancak bu tezleri, kitapları yazanlar organize bir şekilde linç kampanyasına uğradılar, “dinden çıkmakla”, “halkın inançlarına hakaret etmekle” suçlandılar.
Acı olan, “ekmeklerini” risk altında gören cahil din simsarları, tarikatlar tarafından yürütülen bu linç girişimlerinin, bu aforoz denemelerinin maalesef üç beş oyun hatırına sağ kesim politikacılardan da açık destek görmesiydi.
Ancak;
15 yıllık AKP iktidarında tarikat yurtlarında yaşanan çocuk tecavüzleri, kadın cinayetlerindeki anormal artışlar, İslamdinini ağırlıklı olarak sadece kadına ve kadın düşmanlığına indirgeyen tarifler…
Okulların ve camilerin siyasetin arka bahçesine dönüştürülmesi, din baronlarının, tarikatların aşırı zenginleşmesi, devlet kurumlarında tarikatların kadrolaşması öyle bir noktaya geldi ki…
Toplumda özellikle de gençlik kesiminde,hem dine hem de iktidara karşı hoşnutsuzluk artmaya başladı.
Anketler bu yozlaşma ve tahribatın faturasının,  ülkeyi 15 yıldır “ Siyasal İslam”  ideolojisiyle yöneten AKPiktidarına kesileceğini gösterdi.
Onun için bu fütursuz dini yozlaşmaya, din istismarına iktidar cephesinin müdahale etmesi gerekiyordu.
Tabi bu gelişmelerin işaret ettiği başka gerçekler de var.
Ülkemizdeki siyasi tabloya göre Cumhurbaşkanı seçiminde hiç bir aday ilk tur için seçilme yeterliliğine sahip değil, adaylar ikinci turda farklı siyasi kesimlerin desteğini almak zorundalar.
Din, milliyetçilik ve kutsallar üzerinden siyaset kuran, dini bütün hayat alanlarına sokan, en son MHP ile siyasi ittifaka yönelen AKP’nin oyları artık doyum noktasında, bunun daha ilerisi, daha fazlası yok.
O halde ikinci tur için şimdiden bir şeyler yapmak gerekiyor.
Bunun en kolay yöntemi de, dindarlığı asla tartışılamayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın laik kesimlere güven vermek adına, “cahil din hocalarına”, “fetva manyağı şehvet düşkünü din simsarlarına” açıktan fırça atması, “aslında bunlar dine zarar veriyor” söylemiyle toplumu ikna etmesi olmasıydı...
Aslına bakarsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yukarıdaki uyarılarının hiç birine benim itirazım yok, tersine dinsel sömürü alanını daraltabilir diye bu uyarıları olumlu olarak değerlendiriyorum.
Dileğim, bu eleştirilerin sadece seçimlere kadar, “seçimlerin bekası”ile sınırlı olmaması.
 
MEHMET KALYONCU’YA VEDA!
TONYALIYDI…  ÖRNEK BİR EĞİTİMCİYDİ, MÜFETTİŞTİ… DEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNDE HEP ÖNDE YÜRÜDÜ... AMANSIZ HASTALIK NEDENİYLE GENÇ DENİLECEK BİR YAŞTA ARAMIZDAN AYRILDI... IŞIKLAR İÇİNDE UYU SEVGİLİ HOCAM.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.