Ekrem İmamoğlu, her yanı kirlenmiş ve insanların kaçtığı siyasete girerek yeni bir vizyon ortaya koydu. Küfretmedi, hakaret etmedi, çalmadı, yalan konuşmadı, çamur atmadı, böğürmedi, sevgi dilini öne çıkararak sabırla kendini anlattı. Ve sonunda halkımızla arasında bir aşk oluşturdu. Dr.Erdal Atabek’in dediği gibi 17 yıllık AKP Siyasal İktidarının oluşturduğu “Toplumsal Depresyonu” bir “Pozitif Psikolog” olarak kırdı. Umutsuzluğu ortadan kaldırdı, samimiyetle her şey çok güzel olacak dedi, dedirtti ve ülkemiz için yeni bir döneme çığır açtı.

Sevgili okurlar, İstanbul seçimleri ve Ekrem İmamoğlu’nun mutlak başarısı CHP içerisinde de bazı şeylerin değişmesi gerektiğini bizlere göstermiş oldu. Seçim başarısı sadece ve sadece Ekrem İmamoğlu’na aittir, bana göre ne Kılıçdaroğlu ne de Kaftancıoğlu bu başarıya ortak olamaz. Bu sonuçlarla hem Kemal Kılıçdaroğlu hem de CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu görevlerini bırakmaktan kurtuldular yahut ta ertelediler. Kemal Kılıçdaroğlu, dokuz seçim kaybından sonra ilk defa kazanılan bir seçimdolayısıyla olumlu puan aldı. Tabii bu olumlu puan, kanımca sadece Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinde takındığı ısrarlı tavır nedeniyledir. Bazı medya organlarında ve sosyal medyada yaratılmaya çalışılan “İmamoğlu’nu Kılıçdaroğlu’na Kaftancıoğlu kabul ettirdi”mealindeki algı, maalesef bir amaca yönelik yanlış yanıltmadır ve doğru değildir. Bu gerçeği en son olarak Sayın İdris Akyüz’den aldığım bilgi ile teyit etmiş oldum. İdris Akyüz, CHP Parti Meclisi üyesi olduğu dönemde Sayın Kılıçdaroğlu ile yakın ilişki içinde bulunuyormuş. 2017 yılında bir görüşmelerinde Kılıçdaroğlu, İdris Akyüz’e “İstanbul belediye başkanlığı için elimizde bulunan ilçe belediye başkanlarından en uygunu hangisi olabilir” diye bir soru sormuş. Tabii Kılıçdaroğluo tarihlerde İstanbul belediye başkanlığı için hazırlıklar yapan Gürsel Tekin, Akif Hamzaçebi, Aykut Erdoğduv.s. gibi milletvekilleriyle İstanbul’un kazanılamayacağını görüyormuş. İstanbul için hem tecrübeli hem de yeni bir yüz arıyormuş. İdris Akyüz kısa bir çalışma sonrasında Kılıçdaroğlu’naBeylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ismini vermiş ve takip etmesini önermiş. Yani Ekrem İmamoğlu ismini Kılıçdaroğlu’na en önce benimseten isim hemşerimiz İdris Akyüz’dür. Bu anekdotu bizzat kendisinden dinledim.
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için kamuoyuna pompalanan “Ekrem İmamoğlu’nun başarısında çok büyük katkısı var” söylemine katılmıyorum. Bunu da bir amaca yönelik yanlış algı olarak görmekteyim. Bu konuda birçok CHP’li dostla farklı düşünmekteyim. Şöyle ki; Aralık 2018 tarihinde seçim çalışmalarına başlayan İmamoğlu, pazarpazar gezip kendini tanıtmaya çalışırken yalnızdı. Kaftancıoğlu ise belediye meclis üyelikleri sıralaması peşindeydi. İstedikleri olamayınca 28 Ocak 2019 tarihinde İl Başkanlığından istifa etmişti. Ve seçim sonrasına kadar istifası geri aldırılmıştı. Ne zaman ki Ekrem İmamoğlu toplumda karşılık bulmaya başladı, Kaftancıoğlu da meydana çıktı İmamoğlu’nun arkasında saf tutmaya başladı ve başarıdan nasıl nemalanırım gayreti içine girdi. Ama akıllıca hareket eden İmamoğlu ve ekibi halkın karşısına genellikle Ekrem İmamoğlu’nu çıkardı. Tabii seçim çalışmaları için bir il başkanının yapması gereken sandıklarla ilgili kararları ve yaptırımları uygulayan Kaftancıoğlu’dur. Ama ıslak imzalı tutanakların toplanacağı ve kaydedileceği bilgi işlem merkezleri ve yazılımları organize eden ise Necati Özkan’dır. Bir “siyasal iletişimci” olan ve Ekrem İmamoğlu’nun “kampanya direktörlüğü” nü yapan Necati Özkan, Beylikdüzü adaylık sürecinden beri İmamoğlu’nun danışmanlığını yapmaktadır. Necati Özkan, FoxTv ekranlarında Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışmalarının başında Aralık 2018 tarihinde yazılım programının kendileri tarafından hazırlandığını söylemiştir. Yani Muharrem İnce’nin maruz kaldığı 24 Haziran seçim gecesi fiyaskosundan ders alarak organizasyona erken başlanmış ve 100.000 İmamoğlu gönüllüsü ile sonuç alınmıştır. Kısaca Ekrem İmamoğlu’nun başarısına hiç kimse ortak olamaz, onun dışında CHP içinden hiç kimse ile bu başarı yakalanamazdı diye düşünüyorum.

İBB Başkanlığına oturan Ekrem İmamoğlu için gereksiz eleştirilerde yapılmaya başlandı. Yok makamına dua ile oturdu, yok Demirtaş’a ziyarete gidecek v.s. Bunlara benzer eleştiriler zaten zor bir görev üstlenen İmamoğlu’na yapılmasını doğru bulmuyorum. Detaylı düşüncelerimi gelecek yazılarımda açıklayacağım.

ERGENEKON DAVASI BİTTİ:

Sevgili okurlar, bu konudan da kısaca bahsetmek istedim. 2007 yılında gündeme geldiğinde dış kaynaklı, ordumuzun tasfiyesine yönelik ve saçma sapan bir dava olduğunu yazılarımızda dile getirmiştim. Biz böyle düşünüp yazılarımızda analiz ederken Trabzon yerel basınında Ergenekon’u hararetle savunanlar ve destek verenler vardı. Şimdi onlardan yazdıkları hakkında bir özür beklemekte bizim hakkımızdır diye düşünüyorum.
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.