Türk futbolunda devrim yaratan ve bir çağ açan Trabzonspor’da kavga hiç bitmiyor.
Bitmediği için de 34 yıldır şampiyon olamıyor. Trabzonspor’un son iki dönemi tam bir kaos ortamı içinde geçerken, kazandığı değerler de bir bir yok oldu. HACIOSMANOĞLU dönemi, “Suudi Arabistan’a İslamiyetin gelmeden önceki Cahiliye Dönemi” gibiydi.

Daha sonra Muharrem USTA dönemi ise, “Trabzon’daki yöneticilerini ve mihenk taşlarını dinlemeyerek kafasını duvarlara çarpan serseri mayın” dönemi gibiydi.
Trabzonspor tarihi bunları kara kabuklu defterinin kapkara sayfalarına yazacak…
Bugün geldiğimiz nokta ise daha önce çok büyük yanlışlar yapan ve her defasında pardon diyerek geri dönen Özkan SÜMER, tam yetkili geldiği kulüpte, küstürerek, kırarak ve ötekileştirerek uygulama yapmaya başlayınca umutlar daha şimdiden sönmeye başladı.
İnsanlar artık kıyılarda ve köşelerde dedikodu yapar oldular.
İskender ÖNAL başkan seçilmesin diye; hiç düşünmediği halde hırslarına yenik düşerek seçime giren ve Nuri ALBAYRAK’ın kazanmasını sağlayan, ardından seçime girdiği insanın emrinde çalışan, 2002-2003 sezonunda, Maçka’ya kadar giderek onu istifadan caydırmak isteyen birçok insana rağmen Trabzonspor Kulübü’nü yüzüstü bırakan akil insan, bugün de birçok insanı küstürme yoluna girmiş gözüküyor. Trabzonspor’un bugünkü zor durumunda maaş alıyor mu, almıyor mu sorularının yanıtsız bırakıldığı bir ortamda, inandırıcı olabilmenin çareleri aranıyor.
Oysa bir değer olan ve Trabzonspor’un iki şampiyonluğunda imzası bulunan SÜMER’in bu topluma ve top oynadığı, başkanlık yaptığı bu kulübe, bugünkü koşullarda vefa borcu var.
O da, çıkıp bu topluma “Artık ben dahil herkesin bu kulübe aidiyet duygusu ile fedakarlık yapması ve ücret almıyorum” demesidir…
Yoksa bu tartışma sürüp gidecek ve zararı da Trabzonspor görecektir.
Bir başka konu da Trabzonspor Başkanı Ahmet AĞAOĞLU’nun TV ekranlarında bir önceki yönetimi suçlayarak, kılıçları kınından çıkarmasıdır.
Bu tartışmalar kimseye zarar vermiyor, aksine canımızdan çok sevdiğimiz bordo-mavi renklere gönül verenlerin vicdanını yaralıyor.
Bizden söylemesi…
 
ONUR VE UĞURCAN'IN NEYİ EKSİK
 
Ne diyor efsane Teknik Direktör Ahmet Suat Özyazıcı; “Bir takımının başarılı olması için Tutanı ve atanı iyi olacak.”
Doğru ve müthiş bir tesbit.

Trabzonspor’un 7 şampiyonluğunda tutanları ve atanları hep 10 numara olmuşlar.
Bu başarılı oyuncular istisnalar hariç hepsi de Trabzon’un öz evlatlarıydı.
Son 10 yılda ise Trabzonspor’un kalesinde iki isim vardı. Onur Kıvrak ve Tolga Zengin.
Tolga Beşiktaş’a gidince kale Onur’a kaldı.
Şimdi ise Trabzonpor’un kalesine bir kaleci daha ilave edilecek.
Çünkü Onur Kıvrak, Uğurcan Çakır, Arda Akbulut’un yanı sıra Teknik Direktör Ünal Karaman 25-26 kişilik kadroya dördüncü kaleciyi isteyecek.
Biz de diyoruz ki; Dışarıdan kaleci aramaya gerek yok.
Trabzonpor’un alt yapısında dördüncü olacak kaleci var.
Bursaspor’un U20 Milli takımda forma giyen Muhammed Şengezer’in transferi gündeme getiriliyor. Teknik heyetin böyle bir isteği var mı?
Yönetime böyle bir rapor gitti mi?
Trabzonpor ismi geçince ücret bir iken bin oluyor.
Onun için dışarıdan kaleci almaya hiç gerek yok.
 
OKUL SPORLARINDA İLGİSİZLİK
 
Geçtiğimiz günlerde Trabzon’da Küçükler Futbol Birinciliği yapıldı.
Her bir başarılı sporculuğun çocuk yaştan ortaya çıktığını düşünürsek, geleceğin yıldızları futbol sahasında idi.
Ülkemizde eğitim ve spor bir arada yürümesi temel politikalardandır.


Bugün küçüklerinin yarının büyükleri olacağından hareketle onları destelemek Türk sporu için büyük önem taşımaktadır.
Küçükler Futbol Türkiye birinciliği müsabakalarına Vali Yücel Yavuz, Ortahisar Kaymakamı Numan Hatipoğlu, ASKF Başkanı Cahit Erdem, Spor İl Müdürü Birdal Öztürk ve İl Jandarma Komutanı yer alıyor ve öğrencilerin ödül törenine katılıyor.
Lakin gözler Okul Sporları Faaliyetleri olması sebebiyle İl Milli Eğitim Müdürü Hızır Aktaş ile Okul Sporları Federasyonu’nun yetkilerini arıyor ama bulamıyor.
Ne yazık ki böyle bir organizasyona ilgi göstermiyorlar.
Sporun en önemli bir eğitim aracı olduğu gerçeğinden hareketle bu ilgisizliğe bir anlam verilemiyor. Bu küçük çocuklar bizim geleceğimiz, onlara değer veren başta Sayın Valimize teşekkür ediyoruz.
Bu şampiyonaya değer vermesi gerekip de orada olmayanları da bu konu bir kez daha gözden geçirmelerini bekliyoruz.
 
ALT YAPI NEREYE GİDİYOR?
 
Trabzonspor yönetimi tüm iyi niyetiyle çalışmalarını kamuoyu desteğini de arkasına alarak sürdürüyor.
Ekonomik yapılandırmaların yapıldığı ve aşırı harcamaların önüne geçildiği bir süreç başlatıldı.

Bir taraftan futbolculardan feda istenirken diğer taraftan ise harcamalar yapılması için Kadir Özcan Tesisleri’nin üst kısımı sınıflar yapmak için inşaat haline getiriliyormuş!
En önemli vaadini de alt yapıya öncelik ve önem verileceğini bizzat Başkan Ahmet Ağaoğlu dile getirdi.
Başkanın hesaba katmadığı tek şey var. O da kişisel egoların hala varlığını sürdürmesi, ahbap çavuş ilişkilerini engelleyememesi.
Trabzonspor Genel Koordinatörü Özkan Sümer’i bilmeyen yoktur.
Göreve gelişi belli çevrelerce eleştirilmiş, Trabzonspor’a katkı veremeyeceği dile getirilmişti.
Çünkü hocanın en önemli özelliği kendi doğrularını başkalarının doğrularından her zaman üstün tutma anlayışı idi.
İlk icraat alt yapıdaki 24 tane antrenörlere yaptı.
Bunlarla sözleşmeleri yenilenmedi. Alt yapı sorumlusu İhsan Derelioğlu direnince ona Futbolcu İzleme Komite Başkanlığı verildi.
Özkan Sümer alt yapının başına kimseye kulak asmadan kendi adamlarını getirdi.
Yönetim de sessiz kaldı.
Kimsenin antrenörlüğünü tartışmıyoruz.
Ancak yarım gün okulda yarım gün Kadir Özcan Tesisleri’nde görev yapacak olan öğretmen antrenörler tüm zamanlarını Trabzonspor alt yapısı için nasıl harcayacağının cevabı yok.
Okulda derse girmeyip bunu nasıl yapacak?
Bu verimli bir çalışma meydana getirmeyecektir.
Bu film yıllar öncede görülmüştü. Hiç bir verim alınamamıştı.
Özkan Sümer’le birlikte çalışanlar asla ona karşı fikir öne süremezler.
Böyle bir ortamda üretim nasıl sağlanabilecektir?
Sadi Tekelioğlu lider bir yapıda olduğu doğruları söylediği için mi bu kritere uymadı?
Trabzonspor yönetiminin yaptığı tüm iyi niyetli çalışmaları ne yazık ki bu tip kişisel egolar heba edecektir.
Görünen o ki zaman değişse de insanlar değişmiyor!
 
YEŞİL ALAN KALMASIN
 
Sürmene’nin hemen girişinde tarihi ağaçların var olduğu ve hiç kesilmeyen devamlı esen rüzgarın insanları serinlettiği doğal bir ortam vardır.
Burası Trabzon halkına çay bahçesi olarak hizmet vermektedir.
Günün yorgunluğunda insanların nefes aldığı bir yer.

Trabzon betonarme binalarla nefes alınamaz bir hale getirildikten sonra şimdi yer kalmayınca bu küçük bahçeleri de betonarme yapmak istiyorlar.
Burasını Kültür Müdürlüğü işbirliğinde Büyükşehir Belediyesi Regeratör alanı ilan etmesine rağmen Sürmene Belediyesi bunu göz ardı ederek Zarha Sahil Park olarak geçen bu yeri illa bıçak müzesi yapmak istiyor.

Sürmene Trabzon’da yeşil kalma mücadelesi veren bir ilçemiz.
Son olarak Çamburnu’nda yapılan Villalar bu yeşilliğe darbe vurmuştu.
Sahile yakın insanların soluklandığı bir çay ile yorgunluk attığı bu yeri de yok etmek isteyenler hizmet değil kente ihanet ediyor.
Bıçak müzesi yapmak adına çınarlık ağaçları katliam gibi kesmeye çalışmanın izah edilecek bir tarafı yoktur.
Gelin bu yanlıştan ve inadınızdan vazgeçin.
Vazgeçin ki bu millet her nefes alışta sizi hayırla yad etsin.
 
İNCİRLİK CAMİ ALTI

 
Numune Hastanesi’nin hemen altında İncirlik Camii vardır.
Onun altındaki çay ocağı sohbet yeridir.

Dernek Başkanı namı değer Ali Sait Yılmaz’dır (Tabut Ali).
Ev sahipliği yapmayı, gelenleri ağırlamayı çok sever.
Çayın yanında mutlaka çikolatalı gofret verir.
Yine böyle bir sohbet ortamında Sadi Tekelioğlu, İsmail Batur, Erol Batur, Ayhan Pala, İlhan Hardaloğlu, Muhtar Metin Sarıgan, Taner Yılmaz, Ahmet Başkır, Hasan Çolak, Mürsel Tosun  ile dostları bir araya gelir. Tabi konu futbol.
Söze Ayhan Pala girer ve “Sadi Hocam senin yanında futbol konuşmak bize düşmez. Ben başkanken ‘Türkiye’nin Minikleri Dünyanın Yıldızları Futbol projesini yaptım. 5000 Futbolcuyu taradık. Bu futbolculardan 18 seçilmiş öğrenciyi Barcelona’da kampa aldık. Barcelona alt yapı antrenörleriyle iki haftalık kamp süreci yaşattık. Daha sonra bu eğitime katılan futbolcu sayısını artırmak için Barcelona alt yapı hocalarını Antalya’ya getirdim. İki dönem kampla birlikte 15’er günlük eğitimle 300 sporcuyu bu eğitimden geçirdik. Bu eğitimde Messi’yi bulan ortaya çıkaran antrenör de yer aldı. Bu çocuklar şu an liglerde oynuyor. Alt yapı dedin mi sistem olmalı. Kişilerden çok bölgeyi bir araya getiren Katalan modelini Trabzon’da gerçekleştirme fırsatı mevcuttur. Bunu yapacak insanlar olmalı. Benim adamım senin adamım olmamalı” ifadelerini kullandı.

Sadi Tekelioğlu da, “Başkan senin başarılı çalışmalarını takdirle her zaman takip ettim. Trabzonspor’un kurtuluşu alt yapıda. Ben farklı uygulamalar yapıyorum diye anlamsız ve geleceğe katkı veren uygulamalar yapmak değildir. Bir stratejin olmalı, hedefin olmalı, tecrüben olmalı. Bu işler deneme yanılmayla yapılmaz” şeklinde konuştu.
Derken sohbet o kadar uzadı ki zamanın nasıl geçtiği anlaşılmadı.
Sahur yapılmak üzere veda vakti geldi.
İncirlik Camii’nin altında yapılan sohbet güzel konular ve dosthane insanların kalbi duygularını keyfini yaşattı.
Trabzon’un her köşesinde bu ve benzeri sohbetler yapılmakta.
Trabzon spor’u yönetenler de bu sohbetlere katılsa kentin sesini duymuş olur!
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.