BİRLİKTE TÜRKİYE'YİZ!
Karadeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu arasında kurulan kardeşlik köprüsü yapılan organizasyonlarla güçlendiriliyor. Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde yapılan ve İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen “Basın mensupları Gönül Elçisi” ile geçtiğimiz günlerde Güneydoğu Anadolu bölgesinden şehrimize gelen gazeteci meslektaşlarımızı ağırlamıştık. Onlarla birlikte bölgemizi gezip tanıtma fırsatı bulmuştuk. Yöremize has kültürleri birlikte görüp, icara edip Karadeniz turu atmıştık. Yine aynı proje kapsamında bu kez Karadenizli gazeteciler olarak Güneydoğu Anadolu’yu gezme fırsatı bulduk. Bölgedeki gazeteci meslektaşlarımızla 15 Mart-19 Mart tarihleri arasında gerçekleşen program kapsamında Şanlıurfa-Diyarbakır-Mardin ve Tunceli illerini ziyaret ettik. Bölgede hem meslektaşlarımızla buluşma imkanı hem halkla buluşma yörenin tarihi ve kültürel güzelliklerini görme fırsatına sahip olduk. Meslektaşımız Ahmet Külekçi’nin 3 yıl önce başlattığı kardeşlik projelerinin nasıl meyvesini verdiğini ve ne kadar kıymetli güzel işler yaptığına bizzat şahit olduk. Doğrusu kendisini takdir ettik helal olsun.
 
Tarihi, kültürel ve doğal güzellikleriyle Şanlıurfa…
 

35 kişiden oluşan Trabzon kafilesinin ilk durağı muhteşem manzarası ile Şanlıurfa Hayfeti oldu. Hayfeti gerçekten çok tarihi doğal ve mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bizleri burada Şanlıurfa Çalışan Gazeteciler Başkanı Tahir Gülebak ve ekibi çok sıcak ve samimi bir şekilde karşıladı. Cuma sabahın erken saatlerinde eski Halfeti’de kahvaltı ile başladı gezimiz. Halfeti özgün, sessiz, sakin ve tarihi bir kasaba. Bir kısmı baraj suları altında kalmış. Bu nedenle ilçe merkezi yakın bir yere taşınmış. Eski Halfeti ise yarısı su altında diğer yarısı baraja nazır bir sayfiye yeri… Urfalı gazetecilerin sıcak karşılaması sonrası günümüz barajda tekne gezisi ile devam etti. Burada Ştumgrat(en eski Halfeti) Şaheser bir kale olan Rum kalesi ve baraj altında kalan köylerin kalıntıları etkileyiciydi.

Gezi sonrası durak Urfa oldu. Urfa’da Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Tahir bey ve mütebessim gazeteci kızı Gülizar hanımın sıcak misafirperverliği ile karşılandık. Urfa’nın eski ismi ile müsemma El-Ruha oteline yerleştik.
 
Tarihinin En Eski Kalıntıları
 
Halilu’r Rahman Camiine yürüme mesafesindeki otel klasik Urfa mimarisiyle 20 yıl kadar önce inşa edilmiş. Cuma namazını Halilu’r Rahman Camiinde eda ettikten sonra Hz İbrahim’in ateşe atıldığı yer olan Balıklı göl ziyareti yaptık. Bu bölgede art arda dizilmiş tarihi cami ve medreseler mevcut. Hemen bu alanın üstünde muhteşem Urfa kalesi ile tam bir bütünlük arz ediyor. Urfa insanlık tarihinin en eski kalıntılarına sahip Göbeklitepe’yi bağrında bulunduruyor.  
 
Sıra Gecesi Olmadan Olmaz
 
Cuma sonrası Urfa Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinde Urfalı gazeteciler ile hasbihal ettik. Urfa insanı peygamberler şehrinin varisleri olmalarından olsa gerek sıcak ve samimi bir yapıya sahip. Bu manada Urfa’yı ayrı bir yere koymak lazım. Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinin ardından grup olarak Göbeklitepe’de 11000 yıllık insanlık tarihinin en eski kalıntılarına tanıklık edip Harran Ovasını müşahede ettikten sonra akşam sıra gecesinde Urfa’nın sıcak misafirperverliğini daha da derinden hissettik.
 
Puşilerimizi Taktık
 
Güneydoğu TV’den Mehmet bey kardeşim neşe veren enerjisiyle, Tahir bey ağırbaşlı sükuneti ve içtenliğiyle, Gülizar sempatisiyle, sıra gecesi ekibi fasıllarıyla, Belediye Genel Sekreter Yardımcısı ve Basın Daire Başkanı samimi muhabbetleriyle Urfa’nın tadını damağımızda bıraktılar. Bir topluluk ne kadar sıcak karşılanabilirse onu hayal edip üçle beşle çarpın öylece içten karşılandık. Bildiğiniz, dillerimize pelesenk olmuş tüm Urfa türkülerini canlı olarak dinlemenin hazzını yaşadık. Puşularımızı taktık, çiğ köftemizi, Urfa kebabımızı, şıllık tatlımızı tarihe not ettik. Halaylarla omuz omuza yürek yüreğe dokunduk. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar muhabbet ve kardeşlik peygamberler şehri Urfa’ya yaraşır cinstendi. El-Ruha’dan geçirdiğimiz gecenin sabahında otelden ve Urfa’dan ayrılıp Mardin’e doğru yol alırken Urfa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Tahir Gülebak Bey’in bizim grubu uğurlaması sırasında duygulanıp gözyaşı dökmesi yüreklere işledi. Urfa’yı insanı sıcak, toprağı verimli, tarihi derin, şehri emin, sofrası bereketli, iklimi mutedil, güzel bir diyar olarak yüreklerimize yazdık.
 
Şehir-i İbrahim’den, Harran’dan gönlümüzde derin bir muhabbet ve uhuvvet hissi ile Viranşehir-Kızıltepe istikametinde ayrıldık.
 
Hasankeyf’i son kez gördük
 
İkinci gün ise kadim şehir Mardin’e hareket için Şanlıurfa’dan ayrıldık. Mardin’in en büyük ilçesi olan Kızıltepe’te soluklandık. Burada Kızıltepe Gazeteciler Cemiyetini ziyaret ettik. Mehmet Halit Solhan’ın başkanlığını yaptığı cemiyet ziyaretimiz sonrası Hasankeyf’e yol aldık. Kısa bir süre sonra sular altında kalacak Hasankeyf’i son kez görme fırsatı bulduk. Midyat ziyareti sonrası ise Mardin’de doğru harekete geçtik. Burada Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çelik bize rehberlik yaparak eski Mardin’i doya-doya gezdik. Akşam yemeğinde ise Artuklu Üniversitesi Sosyal tesislerinde akşam yemeği yedik. Yemeğe Mardin Vali Yardımcıları Ayhan Yazgan ve Bahattin Çelik, Artuklu İlçesi Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ve Derik İlçesi kaymakamı Hakan Kafkas ile birlikte Mardin Kızıltepe Trabzonspor Taraftar Derneği Başkanı İbrahim Aydın, Kızıltepe Muhtarlar Federasyonu Başkanı Hatip Şeran, Kızıltepe Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Aydın Gökdemir, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Hadi Gökdemir’de katılım gösterdi.
 
Sıcak Bir Şekilde Karşıladılar
 
Viranşehir’i pas geçerek Mezopotamya’nın, bereketli topraklarında kurulmuş Mardin’in en büyük ilçesi ve bölgenin ticaret merkezi Kızıltepe’de Gazeteciler cemiyetinde misafir olduk. Kızıltepe birçok ilden daha büyük bir ilçe. Nüfusunun gündüz 300–350 bin, gece ise 200 bin dolayında olduğunu öğreniyoruz. Kızıltepe Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Haluk bey ve 3561 üyeli Mardin Trabzonsporlular Derneği Başkanı İbrahim Aydın bir grup gazeteci ile birlikte bizi sıcak bir şekilde karşıladılar. Kardeşlik üzerine bir sohbet, şehrin meydanında toplu fotoğraf ve edindiğimiz tecrübelerle Kızıltepe’den ayrılıyoruz. Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çelik bey önderliğinde Mardin’e doğru yol alırken gezimizde yöre halkıyla kurduğumuz kısa diyaloglar bile gönül elçiliği için kafi oluyordu.
 
Bölge Hakkında Derin Bilgi
 
Eski Mardin’i uzaktan selamlayıp fotoğrafladıktan sonra farklı etnik ve dini grupların yaşadığı Midyat’a doğru ilerlerken nispeten badem ağaçlarıyla süslü tepeciklerden geçiyoruz. Midyat’ta güneydoğunun bir başka nefis menüsü ile ara verip Batman sınırlarındaki Hasankeyf’e doğru yol alıyoruz. Yolda Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çelik ağabeyimizden bölgede geçmişte yaşanmışlıklar ve coğrafya ile ilgili verdiği bilgileri keyifle dinliyoruz.  Şiir gibi bir üslup. Mardin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden emekli olduğu için bölge hakkında derin bilgi ve tecrübe sahibi. Anlattıkları kendisiyle birlikte mezara gidecek türden değil. Bu yüzden mutlaka bir kitap yazması gerektiğini söylüyorum, gülüyor. Aslında yazmak lazım, inşallah diyor…
 
Hasankeyf’te Hummalı Bir Çalışma Var
 
Dicle nehri üzerinde kurulmuş bir açık hava müzesi ve bir tabiat harikası. Allah’ın ülkemize sayısız lütuflarından biri. Fakat bir kısmı inşa edilmekte olan barajın altında kalacak. Bu nedenle su altında kalacak kısımlarda korumaya yönelik çalışmalarla birlikte baraj inşa çalışmaları devam ediyor.
 
Hasankeyf’te hummalı bir çalışma var. Cumartesi günü olması ve sular altında kalacak olması ziyaret trafiğini artırıyor. Bu tarihi ve tabii güzelliğin bir bölümünün sular altında kalacak olduğunu bilmek üzüntü verici olsa da baraj sayesinde bölge topraklarının su ile buluşup ülkemizi doyuracağını düşünerek bir nebze rahatlıyoruz. Hasankeyf’i yukarıdan fotoğraflayıp çarşıyı dolaştıktan sonra bu güzel mekanın son tanıklarından olarak ayrılıyoruz.
 
Bize mihmandarlık eden Mehmet ağabey Hasankeyf ziyaretimiz dönüşünde -oranın eski halini de bildiğinden olacak- yüzünde hüzünlü bir ifadeyle “Hasankeyf’in keyfi kaçtı” diyor. Hasankeyf için belki de durumu özetleyen ifade bu...
 
Midyat Çok Farklı
 
Dönüşte Süryani ve Müslüman nüfusun bir arada yaşadığı Midyat’a uğruyoruz. Burada Midyatlı gazeteci Selahattin bey ile kısa bir Midyat turu ve esnaf Mahmut bey ile bir çay içip sohbet ediyoruz. Midyat farklı din ve kültürlerin bir arada yaşadığı düzenli bir kent olarak hafızamıza kaydediliyor.
 
Geceyi geçirmek üzere Mardin’e intikal ediyoruz. Yay Grand otele yerleşip akşam programı için eski Mardin’e Artuklu Üniversitesi Uygulama oteli sosyal tesislerine geçiyoruz. Burada tanıdık simalar bizi karşılıyor. Trabzon’dan Mardin’e gelen Vali Yardımcısı Ayhan Yazgan ve eşi Dilek Yazgan ile diğer Vali Yardımcıları, Artuklu Kaymakamı, Derik Kaymakamı Hakan Kafkas bizlere akşam yemeğinde eşlik ediyor. Yemek sonrası Mezopotamya manzarasına karşı içilen çaylardan sonra eski Mardin’i yürüyerek boydan boya kat edip otele dönüyoruz.
 
Mardin Özel Bir Şehir
 
Mutlaka görmek, görmeden ölmemek gerek. Hem eski hem yeni Mardin’e ayrı ayrı değinmek lazım. Eski Mardin gelenekle yeniliğin, tarihle an’ın bir arada olduğu canlı şehir yapısı, çok kültürlü sosyal yapısı ile Mezopotamya’nın yaşanılası bir şehri. Çok kültürlülüğün etkisi insanlarını daha hoşgörülü yapmış. Merkezi ilçelerinden farklı. Tamamen turizme açık bir yer olduğu için gelişmiş ve bir anlamda üniversal bir yapısı var. Yeni Mardin bölümü modern ve çok katlı binalarıyla dikkat çekiyor. Ama eski Mardin mi yeni Mardin mi derseniz eski Mardin derim…
 
10 Gözlü Köprü İle Diyarbakır
 
Mardin’den sonraki üçüncü gün Diyarbakır’a vardık. Diyarbakır’ın da tarihi güzelliklerini gezme fırsatı bulduk. Diyarbakır’da Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Mehmet Veysi İpek ve yönetimini ziyaret ettik. Çok güzel bir cemiyetleri var. MS 4. Yüzyılda yapılan 10 gözlü köprü ile Diyarbakır’ı selamlıyoruz. Gazi köşkü ve Sur’dan sonra muhteşem Diyarbakır Ulucami’yi ziyaret ediyoruz. Karşımızda her yönüyle bir şaheser var. Pazar günü Surları ve Sur içini dolaşıyoruz. Dolaşırken Sur esnafı ile zaman zaman kısa sohbetlerimiz oluyor. Diyarbakır’da imajın bozulmaması için hassas davranıyorlar. Sur’da yaşanan tecrübe sonrasında diğer illere göre biraz daha soğuk bir hava var. Bunda Pazar gününün etkisini yok sayamayız. Sur yeniden elden geçiriliyor. Esnaftan edindiğim intiba güvenliğin sağlanmasıyla huzura doğru yol alınacağı yönünde. Üç nesildir orada esnaf olduğunu söyleyen bir ağabeyimizin ifadelerinden bunu anladım. Diyarbakır’daki gezimiz Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti ziyareti ile sürdü. Burada gazetecilerle buluşmamızda yine aynı toprakların insanları olarak kardeşlik mesajları verdik. Buradan rehberimiz Metin beyin tarih sohbetleri eşliğinde Tunceli’ye doğru yol aldık.

Tuncay Sonel Yöre İnsanının Devlete Bakış Açısını Değiştirdi

Diyarbakır’da gezimiz tamamlandıktan sonra Of ilçesinden kaymakamlık yaparken tanıdığımız Tunceli Valimiz Tuncay Sonel’in misafiri olduk. Tunceli’de kısa zamanda nasıl bir değişim yaşandığına hepimiz şahit olduk. Valibey hem halkla çok güzel diyaloglar kurmuş hem de Tunceli’ye güzel hizmetler kazandırmış. 4 gün süren Güneydoğu Anadolu gezimiz ile ilgili aslında yazılacak sayfalarca güzel şeyler var. Yaklaşık dokuz ay önce Tunceli Valiliği ve Belediye Başkan V. görevine başlayan Tuncay Sonel,  kısa süre içerisinde devletin şefkatini ve merhametini başta şehit aileleri olmak üzere yetim, öksüz, engeli olanlar, yaşlılar, çocuklar, gençler kısaca toplumun her kesimine göstererek yöre insanının devlete bakış açısını adeta değiştirdi. Vali Sonel, göreve başladığı ilk gün karşılama töreni istemeyerek ve o günün akşamı şehit ailesini ziyaret ederek farklı bir idareci olduğunu gösterdi.

Çocukların Vali Amcası Oldu
 
Vali/Belediye Başkan V. Tuncay Sonel, göreve başladığı ilk aylarda yaptırdığı alan taramasıyla ev ev dolaşarak 88 şehit ailesi, 55 gazi, 279 yetim ve öksüz ile 2529 engeli olan vatandaşa ulaştı. Vali Sonel, bu dokuz ay boyunca “Hatırlanmak Bir Gün Değil Her Gün” bakış açısıyla sadece yılın belirli gün ve haftalarında değil her fırsatta onların yanında oldu.  “Hoş Geldin Melek Sefalar Getirdin”  dedi ve çeşitli hediyelerle yeni bebeği olan ailelerin sevincine ortak oldu.  Valiliğin ve Belediyenin kapılarını vatandaşlara açarak “Kendi anamıza ve babamıza nasıl davranılmasını istiyorsak halkımıza da o şekilde davranacağız” dedi. Sonel, çocuğundan yaşlısına toplumun her kesimiyle bir araya gelerek özellikle de akşamları düzenli olarak yaptığı ev ziyaretleri ile yöre insanının adeta gönlüne girdi. Özellikle çocuklara olan ilgisiyle dikkat çeken Sonel, Tuncelili çocukların “Vali Amcası” oldu.
 
Üretmeye Başladı
 
Yıllardır gidilmeyen uzak ve kenar mahallelere kadar giderek vatandaşların sorunlarıyla ilgilenen ve kısa sürede çözümler üreten Vali ve Belediye Başkan V. Tuncay Sonel, özellikle de istihdam konusunda – Tuncelilinin en büyük sorunu- açtığı dört tekstil fabrikasında 2 binin üzerinde vatandaşa iş ve aş imkanı sağlayıp yatırımcıların ilgisini Tunceli’ye çekmesiyle dikkatleri de üzerine çekti. Bu tekstil fabrikalarında LC Waikiki, Beymen, Zara gibi ünlü firmalara üretim yapılıyor olması, hatta ihracata yönelik üretimlerin başlamasıyla Tunceli tarihinde ilk defa böyle önemli bir ihracat hamlesi de başlamış oldu. Vali/Belediye Başkan V. Tuncay Sonel’in hayırsever işadamlarının yönünü Tunceli’ye çevirmesini sağlamasıyla İşadamı Ali Büyükdağ tarafından kente okul yapılacak. Hayırsever İşadamı Kazım Güntaş tarafından da Tunceli’ye kongre merkezi ve yeni bir kütüphane kazandırılacak. 
 
Birçok Projeyi Hayata Geçiriyor
 
Tunceli’nin artık terörle değil başta eğitim olmak üzere turizmle, doğal güzellikleriyle, kültürü, misafirperverliği ve Munzur’u ile anılması gerektiğini her ortamda dile getiren Vali/Belediye Başkan V. Sonel, belediyecilik anlamında göreve başladığı yaklaşık dokuz ay içerisinde Tunceli’de hayal olan birçok projeyi hayata geçiriyor.  İçişleri Bakanlığı'nca Tunceli Belediyesine görevlendirme yapılmadan önce birçok sorunla boğuşan Tunceli halkı, Vali Tuncay Sonel’in Belediye Başkan Vekilliği görevine getirilmesiyle adeta hizmetle tanıştı.
 
Kolları Sıvadı
 
Belediye hizmetlerinde büyük aksaklık yaşanan, toplu taşımadan yol yapımına, park ve bahçe çalışmalarından sulamaya kadar birçok hizmetin tam anlamıyla verilemediği kentte, Vali Sonel öncülüğündeki ekip, Tuncelilere en kaliteli belediyecilik hizmetini vermek için kolları sıvadı. Yöre insanının sorunları belirlendikten sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın ve Kalkınma Bakanlığımızın da katkıları ile bu doğrultuda çalışmalar yürütülmeye başlandı. Kent merkezindeki Mameki Köprüsü ile Mavi Köprü arasında 80 bin metrekare yeşil alanı kapsayacak olan alana yürüyüş yolları ve bisiklet yolları, iskele, kır bahçeleri yapılıyor. Bu alanlar sakura ve ıhlamur ağaçlarıyla renklendiriliyor. Kısacası, vatandaşların çocuklarıyla hoşça vakit geçirebilecekleri alanlar yapılıyor. Yine Atatürk Mahallesi'nde Uzunçayır Baraj Gölü kıyısında, 5 bin 700 metre uzunluğunda kıyı düzenlemesi rekreasyon çalışması başlatıldı. Projeyle 64 bin metrekare yeşil alan olacak.
 
Mevsimlik Çiçek Ve Laleler İle Donatıldı
 
Geçmişte su kesintilerinin vatandaşları çileden çıkardığı kentte, Tunceli il merkezinden 80 kilometre mesafede bulunan Munzur Gözeleri’nden çıkan, PH değeri  8.45 olan ve ülkemizin en kaliteli suyu olan Munzur Suyu, Vali Sonel’in girişimleriyle, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun destekleriyle Tunceli’ye getirilecek. Böylece Tunceli’nin içme suyu problemi de çözüme kavuşturulmuş olacak. Sokak hayvanları için doğal yaşam ortamı niteliğinde olan “Sokak Hayvanları Bakımevi” Projesiyle kente 15 dakika mesafede ağaçlık alanda 16 dönüm arazi üzerinde yapılacak olan bakımevinin tamamlanmasıyla sokak hayvanları adete 5 yıldızlı bir barınağa kavuşacak.
Yine kentin en önemli değerlerinden olan Munzur Çayı, köprüler üzerinde yapılan aydınlatmayla, ayrı bir güzelliğe büründü. Orta refüjler başta olmak üzere şehrin dört bir yanı mevsimlik çiçek ve laleler ile donatıldı.
 
Sorunlar Çözülüyor
 
Tunceli'de yıllardır sürücüler için sorun olan ve sık sık trafik kazalarıyla gündeme gelen Demiroluk Virajı mevkisi, yeni düzenlemenin ardından genişletilecek ve ilin en büyük sorunlarından biri daha çözüme kavuşacak. Vali Sonel öncülüğünde sunulan hizmetler bunlarla da sınırlı değil. Tunceli-Ovacık karayolu üzerinde, merkeze yaklaşık 7 km uzaklıkta bulunan ve yöre halkı tarafından ziyaret yeri olarak kabul gören Ana Fatma ziyaretinin çevresinin düzenlenmesi çalışmaları aralıksız devam ediyor. Proje kapsamında 65.000 metrekare yeşil alan, piknik alanı ve 2 adet plaj yapılıyor. Tunceli için en önemli projelerden biri de Kent Meydanı ve Yeraltı Çarşısı Yenileme Projesi. Projeyle Tunceli esnafının yıllardır çektiği sıkıntılar son bulacak. Bu proje, yapıldığı günden beri yenilenmeyen yeraltı çarşısını ve içerisinde bulunan yağmur, kar sularının sızması nedeniyle zarar gören 85 dükkânın yenilenmesini içeriyor. Bununla beraber, yer altı çarşısı üzerinde bulunan alan kent meydanı olarak düzenleniyor. Yapımı devam eden kent meydanı 2600 m2 açık alan, 4 adet süs havuzu, 500 m2 peyzaj düzenlemesini içeriyor.
 
Festival Parası Öğrencilere Burs Oldu
 
Vali/Belediye Başkan V. Tuncay Sonel, ilde göreve başladığı ilk günlerde yaklaşık bir milyon TL’ye yakın maliyeti olan festivali iptal ederek bu paranın üniversite okuyan gençlerimize burs olarak verileceğini ifade etmişti. Bu süre içerisinde yapılan çalışma sonucunda ilk aşamada ailesi Tunceli merkez ya da ilçelerinde ikamet edip Munzur Üniversitesi ve Türkiye’deki diğer üniversitelerde okuyan 1008 aktif lisans öğrencisine, sekiz ay boyunca ayda 200’er lira para desteğinde bulunulmaya başlandı. Bu sayı şimdilerde 1125’e ulaştı. Öğrencilere desteği bununla da sınırlı kalmayan Sonel, Munzur Üniversitesi’nde okuyan 1062 öğrenciye ise öğle yemeği desteğinde bulundu. Öğrencileri geleceğe hazırlayan öğretmenleri de unutmamak gerek. Vali/Belediye Başkan V. Tuncay Sonel, 24 Kasım öğretmenler gününde yaptığı sürprizle 24 öğretmene dört gece beş gün süren Paris seyahati armağan etti.
 
Devletimizin Sıcak Elini Uzatıyoruz
 
Tuncay Sonel; “Yol da yaparsınız bina da. Ama siz eğer en ücra köşedeki bir yetimi, bir öksüzü, bir engeli olan vatandaşımızı, bir kimsesizi ya da bir düşkünü ihmal ederseniz, yaptığınız diğer işlerin de bir anlamı kalmaz. Bizler Devletimizin şefkatini ve sıcaklığını yöre halkımıza göstereceğiz. Onların duası bizler için çok önemli. ‘Biz’ fikriyle, ekip çalışmasıyla yöremize ve yöre insanımıza faydalı işler yapmaya gayret ediyoruz.” diyerek duygularını dile getirdi. Sonel, her konuşmasında Tunceli’de yapılan projelere büyük destek veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçenlere Tunceli halkı adına şükranlarını sunduğunu ifade etti.
 
Sevgi köprüleri kardeşliğimizi pekiştiriyor
 
Yaptığımız kardeşlik gezilerinin anlam ve önemini belirten bir açıklama yapan proje koordinatörü Ahmet Külekçi, “İçişleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu başta olmak üzere projemize katkı sunan Trabzon Dernekler İl Müdürümüz Hasan Seyyar’a, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Turgut ve yönetim kuruluna ve etkinliğe katılan tüm arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Kaynaşma-dayanışmayı ve tanışmayı hedefleyen bu tür sosyal projelerin ciddi kazanımları var. Güneydoğu ile Karadeniz arasındaki sevgi köprüleri kardeşliğimizi pekiştiriyor. Bin yıldır dost olan, aynı tastan çorba içen, kız alıp veren, kültür elçiliği yapan insanlarımızın bir-birlerine küs olması gibi bir şey nasıl düşünebilir. Bizler, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için her zaman dayanışma içinde kardeşçe hayatımızı sürdüreceğiz” Projenin koordinatörlüğünü yapan Ahmet Külekçi basın mensuplarının bu konudaki hassasiyetinde önemli olduğunu vurguladı.
Birol SANCAK
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler:
birlikte türkiye yiz
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gülizar Gülebak 2 yıl önce

Kaleminize yüreğinize sağlık...