Bugün

Trabzonspor, ara transferlerle bugünü kurtardı. Ama çalınan yarınlar ne olacak çok merak ediyorum.
 
Evet ara transferler takıma kısa zamanda uyum sağladı ve alınan başarılı sonuçlarda imzaları da var.
 
Ama harcanan paralarla bugün gelinen nokta arasında bir bağlantı kurarsak acaba doğru yerde miyiz?
 
Harcanan paralarla sportif başarı doğru orantılı mıdır? Değil.
Ara transferde alınan oyunculara bakıldığında yaş aralığı 29 ile 32 olup 1,5 ve 3,5 yıllık sözleşmeler yapılmıştır.
Ara transferlerin toplam maliyeti iseTrabzonspor’a 100 Milyon TL’dir ve en acıklısı da borç batağındaki Trabzonspor’un ödeyecek olduğu bu paraların geri dönüşü olmayacağıdır.
Sezon başından bu güne yabancılara ödenen toplam transfer ücreti ise 52 Milyon Euro’dur yani 210 Milyon TL’dir.
Kaldı ki bu yapılanlar palyatif çözümlerdir.
Yol çok daha uzun, sarp ve dikenlidir.
Günlük başarılar gözümüzü boyamasın.
Önümüzde 50.yılda şampiyonluk hedefi var.
Ara transferde alınan bu yaş barajı yüksek oyuncularla bu hedefi nasıl yakalarız?
Sayın Başkan bunları düşünüyor mu?
Yoksa sadece bu günü kurtarma derdinde mi?
Bu transfer politikası ‘Benden sonrası tufan’ düşüncesidir.
Bu günkü yönetim, kulübü aldığı ekonomik koşullarla bu günkü ekonomik koşullar arasındaki fark nedir?
Kulüp ekonomik açıdan daha iyi durumda mıdır?
Yoksa daha kötü durumda mıdır?
Aldıklarında borç 431 Milyon TL iken bu gün ise 700-800 Milyon TL borçlar telafuz ediliyor.
Nasıl olacak?
 
İkinci Devre Maçları
 
İkinci devre maçları ve devre arası transferlerle birlikte Trabzonspor’da olumlu gelişmeler gözleniyor.
Bu gün gelinen nokta Trabzonspor için yeterli midir? Kesinlikle hayır.
Oynanan 4 maça kısaca bakıldığında Bursaspor maçı 35 dakika oyunda varız, 65 dakika sadece savunmadayız.
Kasımpaşa maçı; oyunun genelinde kötüyüz, skoru yakaladıktan sonra yine savunma ile kazanılan bir maç.
Gaziantep maçı; söyleyecek tek şey var. Futbol adına yapılması gereken ne varsa fazlasıyla her şey mevcut (Ama rakibin ligdeki konumu da ortadadır.)
Osmanlıspor maçı; ilk devre bölüm bölüm iyi oyun, 15.dakikada golü yakaladıktan sonra yine hücum tarafın eksik, yine savunma ağırlıklı kazanım.
Oysa futbolun iki yönü vardır
1)Savunma yönü
2)Hücum yönü.
Eğer bu iki olguyu aynı anda sahaya koyabilirseniz sorun yok.
Ama Trabzonspor’un kazandığı maçlara bakıldığında genelde savunma yönüyle kazanılmış.
Hücum yönü hep sınırlı seviyelerde kalmış.
Ha yiğiti öldür, hakkını ver.
Trabzonspor bu maçları belki iyi oynayarak kazanmadı.
Ama hepsini de savaşarak kazandı.
Bunu da görmezden gelemeyiz.
Demem o ki; Son dört galibiyete bakıp şunu sakın ola ki ıskalamayalım.
Henüz her şey güllük gülistinlak değil.
Dikkati elden bırakmamak gerekir.
 
Yeniden Mehmet Ekici
 
Sayın Başkan Muharrem Usta’yı bir televizyon kanalında Mehmet Ekici hakkında konuşurken dikkatlice dinledim.
Kendisi Mehmet Ekici’nin babası, annesi, menajeri, amcasının oğlu, teyzesinin kızını İstanbul’a çağırıp hepsiyle görüştüğünü ve söz aldığını söyledi.
Ve bugün verilen bu sözler doğrultusunda ‘ben kendimi aldatılmış hissediyorum’ söylemi vardı.
Ben böyle bir transfer görüşmesi hiçbir yerde görmedim.
Kendim de yıllarca transfer sözleşmesi imzaladım böyle bir şey yaşamadım.
Sayın Başkan, bu işler sizin düşündüğünüz gibi olmuyor.
Söz uçar, yazı kalır misali siz sezon başında Mehmet Ekici ile sözleşme yapmak için bir çaba sarf etseydiniz bu gün bunlar yaşanmazdı.
Bu tamamen sizin acemiliğinizden kaynaklanıyor.
Hadi bunları geçelim.
Devre arasına gelindi.
Ve ‘Mehmet Ekici transferini ben yapacağım’ dediniz.
Sayın Usta, siz Kulüp Başkanı mısınız, yoksa menajer misiniz?
Bırakın adam nereye gidecekse gitsin.
Siz getireceği paraya bakın.
Şimdi adam beş kuruş para vermeden çekip gidecek.
Eee Temel’in dediği gibi; Ne oldi şimdi?
Mehmet Ekici, bu yıl bir şey ekemedi.
Ama Yusuf Yazıcı yazmaya devam ediyor.
Kulüp ekonomik olarak belki kaybetti, fakat bu sayede Yusuf Yazıcı’yı kazandı.
10 numara arıyordunuz, alın size adam 20 numaralık oynuyor.
Hücumda, savunmada her yerde var.
Koşuyor, pres yapıyor, top kazanıyor.
Sahada her yere basıyor.
Bunlara ek olarak bir de gol atıyor.
Dahane yapsın.
Takımda Yusuf Yazıcılar olmalı ve sayıları arttırılmalı.
 
Dağ Ve Fare
 
Akyazı Stadı, isim hakkını satmak için piyasada dolarlar, eurolar havalarda uçuştu.
Çok önemli şirketlerin stadın isim hakkını satın alacağı söylendi.
300 Milyon TL’lerden bahsedildi.
Sonuçta dağ fare doğurdu.
5 yıllık sözleşme ile Medical Park’a 100 Milyon TL’ye uygun görüldü!
Ne bekleniyordu? Kurum ne aldı?
Bakınız, bu tamamen önce kurumun piyasa değerleriyle ilgili bir durumdur.
Şayet sizin marka değeriniz yoksa ederiniz de olmaz.
Bu günkü durum ise sadece şimdiki yönetimle alakalı değildir.
Trabzonspor’un marka değerini bu seviyelere düşürenlerin bu yönetimden önce de var olduklarını unutmayalım.
 
Sonuç
 
Trabzonspor, mazideki başarılarıyla geleceği arasında sıkışıp kaldı.
Bu gün ise durum ortadadır.
Camiada 42 yıllık hasretli bir bekleyiş ve büyük bir özlem söz konusudur.
Bazıları hayal satarak 50.yılda şampiyonluk sözü verse de bunların bu transfer politikası ve bu ekonomik koşullarda gerçekleşmesi nasıl olacak? Doğrusu merak ediyorum.
Trabzonspor bu günler için yeni nesillere büyük bir mirasbıraktı.
Bu gün ise gerek bu günkü yönetim gerek bundan önceki yönetimler bu mirasın üstünde oturdular.
Ve halen de bu mirastan yemekteler.
Evet, bu kulüp geçmişte büyük başarılara imza koydu.
Türk futbol tarihinde büyük bir devrim yaptı.
Ve benim de çocukluğumdan beri içinde olmaktan onur duyduğum bu camiada geçmiş kazanımlar değil yeni kazanımlar gereklidir.
Artık mazi, efsane gibi onurlu geçmişimizi konuşmak değil, yinelemek durumundayız.
Ankara’dan kadim dostum, Trabzon Kuzgundere’den Sebahattin Arslan arkadaşımla yine sohbet  Trabzonspor iken arkadaşımın bana söylediği ‘İstikbal mazi ile kazanılmaz’ sözünün bu güne kadar yapılan bu yap bozlardan sonra ne kadar doğru olduğu ortadadır.
Ben ise hiçbir zaman mazinin peşinde olmadım, hep tekrarından yana oldum.
Tekrar o günleri geri istiyoruz.
Kaybedecek hiçbir şeyimiz yok.
Kazanacağımız bir dünya var.
İnsan, tarihin öznesidir. Değişir, değiştirir.
Yusuflar, Abdülkadirler, Ramazanlar olmalı ve sayıları arttırılmalı.
Arttırılmalı ki başarabilesiniz.
Yoksa çok daha beklersiniz.
İşler iyi giderken bu uyarıları yapayım istedim.
Yoksa işler kötüye evrildiğinde zaten dost düşman herkes yazıyor.
KALIN SAĞLICAKLA.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.