Geçen cuma akşamı yani Trabzon’a gelmeden bir gün önce Sayın Meral Akşener’i dinledik İstanbul’da. Seçkin bir topluluk karşısında nasıl bir liderlik, nasıl bir siyaset anlayışında olduğunu anlatmaya çalıştı. Kendisini ilk defa bire bir dinleme ve soru sorma şansı yakaladığım için izlenimlerimi ve düşüncelerimi siz okurlara aktarmak istiyorum.

    Dinleyiciler arasındakilerden başlayayım: Kemal Alemdaroğlu, Nurettin Sözen, Cengiz Kuday v.s gibi emekli öğretim üyeleri, Ahat Andıcan, Lütfü Türkkan, Ayfer Yılmaz gibi eski milletvekilleri, Can Ataklı, Aslan Bulut, Alev Coşkun ve Nasuh Mahruki gibi gazeteciler ve daha bir çok deneyimli isimler. Konuşmasının sonunda İYİ PARTİ’li olmayan ben dahil bir çok kişinin sorularına mevcut siyasi iktidar mensuplarının aksine yüksünmeden cevap veren Sayın Meral Akşener, topluluktan genellikle olumlu puan aldı.
   Meral Akşener konuşmasında neler dedi:
  • Her aşamasında tehditlerin olduğu çok zor bir yolculuğa çıkarak İYİ PARTİ’yi kurduk. 37 yaşımda politikaya başladım, bakanlık yaptım, yöneticilik yaptım, Meclis Başkanvekilliği yaptım ve bir beklentim yok. Tek başıma da kalsam yenilme pahasına da olsa bilek güreşine gireceğim.
  • Yaş+tecrübe+cinsiyet RTE karşısındaki avantajımdır. 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasında ortaya çıkan % 10-15’lik bir yüzer gezer oy potansiyeli var. Bu oyları bir merkez sağ parti olarak alma şansımız %60’tır.  
  • Bu yönetimin en büyük öfkesi tahsiledir, eğitimli, soru soran biat etmeyen bir nesil istenmiyor. Her ile üniversite açarak eğitimli nesil yetiştirilmez. Bir çok üniversitede talebenin hocası yok, önemli konuları öğrenemeden hayata atılıyorlar.
  • İYİ PARTİ, 1994’ün Refah Partisi gibi her eve girecek, bire bir programımızı anlatacağız.
  • Rahatını bozmayan, sosyal medya ile toplumu takip eden yani çeşitli konulardaki görüşlerini sadece facebook yazışmaları ile paylaşan önemli bir kesim var. Bu kesimde müthiş bir kafa konforu oluşmuş durumda, biz söylemlerimiz ve yapacaklarımızla kafalarınızın konforunu bozmaya geliyoruz.
  • YSK’nın hilesinin hurdasının önüne geçmek şahsen benim işimdir, sandık güvenliği için elimizden ne gelirse yapacağız. Sandık güvenliği için isteyen diğer partilerle de işbirliği yapmaya hazırız.
  • Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk tur için her partinin aday göstermesi en doğrusudur. İkinci turda kimi destekleyeceğimizi şartsız şurtsuz önceden deklare ettik ediyoruz. Ama ikinci tura ben kalamazsam RTE’nın karşısına çıkacak olan erkek adayın şansı az olur diye düşünüyorum. Seçilmiş rakipler ile yarışması çok kolay olur düşüncesindeyim. 
Meral Akşener, konuşmasının sonunda verilen aradan sonra sözlü sorulara sözlü cevaplar verdi, bazılarını aktaralım;                                                            

Soru: Aydın Doğan’ın bertaraf edilmesi 28 Şubat’ın bir diyeti midir?      

Cevap: …….28 Şubat’ın içinden biri olarak şimdi kurulan 28 Şubat mahkemesine gidip şikayetçi olmadığımı söyledim. …..Bu arkadaşlarla mücadele etmek farklı bir iş, mücadele edebilmek için konvansiyonel yöntemler yetmez, farklı yöntemlerde gerekir. Mesela 16 Nisan akşamı YSK’nın kapısına 200.000 kişi yığılabilseydi atılan yanlış adımdan YSK döndürülemez miydi?

Soru: 2019 yılındaki seçimlerde işbirliği konusundaki düşünceleriniz.   

 Cevap: Cumhurbaşkanlığı konusundaki düşüncelerimi açıkladım. Yerel Seçimlerle ilgili ise işbirliği yapmaya hazırız. Bilhassa metropollerde Belediye Başkanlığını AKP’ye kaptırmamak için

CHP+İYİ PARTİ+SAADET PARTİSİ ile işbirliği yaparız. Biz ayrıştırıcı değil birleştirici bir partiyiz, kelimeler arasındaki “veya” sözcüğünü çıkarıp “ile” sözcüğünü koyacağız. Türk veya Kürt değil Türk ile Kürt, dindar veya dindar olmayan değil dindar ile dindar olmayan, Sünni veya alevi değil Sünni ile alevi. Hep bu şekilde davranacağız. 

Soru: Çıkış yolunun CHP+İYİ PARTİ+HDP birlikteliğinde görüyorum…        

Cevap: Bazı şeyleri anlatamadım galiba, HDP ile birlikteliği hiç düşünmüyoruz ancak Kürt vatandaşlarımızla birlikteyiz zaten.
  
Evet sevgili okurlar, özetlemeye çalıştığım bir Meral Akşener konferansı sonunda, salondaki elit dinleyicilerin nabzını tutmaya çalıştım. Hiç tanımadığım masamdaki avukat, iktisatçı, yönetici şahısların yorumunu aldım. Düşündüklerinden daha olumlu bulmuşlar, siyasette iş yapabilecek kapasitede görmüşler ve mevcut siyasal iktidar ile mücadele edebilecek kabiliyette olduğunu düşünmüşler.
  
Bize de son söz olarak başarılar dilemek düşüyor, ülkemiz için hayırlı işler yapması dileklerimizi sunmak düşüyor.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.