NEDEN TRABZON ÜNİVERSİTESİ?
Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, kurulmasının üzerinden bir yıl geçen ve yeni eğitim-öğretim dönemine hazırlanan üniversitenin genel yapısı ve faaliyetleriyle alakalı olarak bir araya geldiğimiz söyleşide önemli bilgiler verdi.
 
 Üniversitenin imkân ve olanaklarından bahseden Aşıkkutlu, Trabzon Üniversitesi’ni (TRÜ) kökleri ve geleneği olan marka bir üniversite olarak tanımladı.
 
Üniversitenin kuruluşunun bir yılı geçtiğine ve idari yapılanma ile rektörlük örgütünün yapılanmasında ciddi mesafe aldıklarına değinerek sözlerine, “İdari personel anlamında önemli eksikliklerimiz var ama rektörlük örgütü olarak önemli ölçüde bu yapılanmayı tamamlamış durumdayız. KTÜ’den, 6 fakültesi ve 4 meslek yüksekokuluyla ayrılmış bir üniversite olarak şu anda 14 bin civarında öğrencisi olan, 450-500 civarında akademik personeli bulunan bir üniversiteyiz. Eğitim-öğretim faaliyetlerimiz de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) geldiği şekilde devam ediyor” diyerek başladı.
 
Fakülte Ve MYO’ların Durumu
 
“KTÜ’den devraldığımız köklü mirası geliştirmeye çalışıyoruz” diyen Aşıkkutlu, üniversitenin meslek yüksekokullarıyla ve fakülteleriyle ilgili olarak kısa bilgiler verdi. Aşıkkutlu konuşmasının devamında, “Şu an itibariyle üniversitemizde aktif olan, öğrenci alımı yapan 6 fakültemiz var. Bir fakültemiz kuruldu. Onu da önümüzdeki yıl içinde aktif etmeye çalışıyoruz: İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi. KTÜ’den bize devredilen beş meslek yüksekokulumuz var. Biri pasif, onu da aktif etmeye çalışıyoruz. Bunun dışında bir başka yüksekokulumuz, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu kurulmuş. Onu da inşallah önümüzdeki yıl aktif hale getireceğiz. Böylece şu an itibariyle 7 fakültemiz, 5 meslek yüksekokulu ve bir yüksekokul olmak üzere 13-14 akademik birimimiz olacaktır. Böylelikle, yeni açacağımız bölümlerle KTÜ’den devraldığımız eğitim-öğretim programlarını daha da geliştirmiş olacağız” dedi.
 
Yurt Kapasitesi
 
Trabzon Üniversitesi’nin yurt ve barınma imkânlarıyla alakalı bilgiler veren Aşıkkutlu, kapasiteyle alakalı olarak şunları söyledi: “Kayıtlı 14 bin öğrencimiz var. Yeni kayıtlarda 2 binden fazla öğrenci bekliyoruz. Dolayısıyla aslında önümüzdeki eğitim-öğretim yılında 16 bin civarında öğrencimiz olacağını öngörüyoruz. Öğrencilerimizin barınma imkânı bakımından bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Çünkü hem Fatih Kampüsümüzün içerisinde KYK (Kredi Yurtlar Kurumu), hem de kampüsümüzün hemen yanı başında olan yurtlar var. Bu yurtların kapasitesi 2 bin 600 civarında. Yurtlarda herhangi bir kapasite aşımı söz konusu değil. Aksine bu yurtlarımızda hem kız hem erkek öğrencilerimize yeteri kadar öğrenci kontenjanı olduğunu görüyoruz. Bu bakımdan öğrencilerimizin, arzu ederlerse hem KYK’larda kampüsümüze yakın civardaki yurtlarda barınabilme imkânları söz konusudur. Diğer taraftan da merkez kampüs dışında kampüslerimiz var. Hukuk Fakültesi, İlahiyat, Meslek Yüksekokulları kampüslerimiz var. Buralarda da hem yurtlarımız var hem de bitmek üzere olan yurtlar var. İlahiyat Fakültesi’nde 500 kapasiteli bir yurt bitme aşamasına geldi. Diğer ilçelerimizdeki öğrencilerimiz için de ilçelerde yine KYK yurtları var. Barınma konusunda öğrencilerimizin herhangi bir sorun yaşayacağını düşünmüyoruz.”
 
Tübitak Ve AB Projeleri
 
Biz Trabzon Üniversitesi olarak yurt içi ve yurt dışında proje çalışmalarına devam ettiklerini aktaran Aşıkkutlu, KTÜ’den ayrılmalarına rağmen akademisyenlerin araştırma ve faaliyetlerini sürdürdüklerini belirterek, “Akademisyenlerimizin ciddi anlamda gerek yurt içinde gerek yurt dışında proje çalışmaları vardır. Ve bunlar başarıyla sonuçlanmış projelerdir. BAP, TÜBİTAK ve AB projeleri ile alakalı olarak ciddi bir çalışma içindeler ve bununla ilgili proje başvurularımızı da yapıyoruz. Dolayısıyla şu anda mevcut hocalarımız KTÜ’de olduğu gibi burada da Trabzon Üniversitesi olarak da bu proje çalışmalarını yürütüyorlar. Zaten proje birimlerimiz aktif faaliyette. Gerekli başvuruları yapıyorlar ve bir kısmı olumlu bir şekilde kabul edilen projeler olarak bize dönüyor” diye konuştu.
 
Köklü Bir Maziye Sahip
 
Üniversite adaylarına seslenerek, neden Trabzon Üniversitesi’ni seçmeleri gerektiğine değinen Aşıkkutlu şunları aktardı: “Biz TRÜ olarak 18 Mayıs 2018’de KTÜ’den ayrılarak tüzel bir kişiliği oluşmuş bir üniversite olsak da aslında oldukça maziye dayalı bir geçmişimiz var. En eski fakültemiz eğitim fakültemiz. Çekirdeği 1963 yılına dayanıyor. Bizim üniversite olarak tüzel kişiliğimiz bir yıl önce başlamış olsa da mazimiz 1963’ün başlarına dayanıyor. Dolayısıyla hem köklü bir geçmişimiz var hem de çok ciddi bir potansiyelimiz ve başarılarımız var. En yeni fakültemiz 9-10 yaşında. Diğer fakültelerimiz; İletişim Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve Konservatuar. Yüksekokullarımızın 1980’lerin sonlarından başlayan, 1990’lardan ve 2000’li yılların başlarından devam eden mazileri var. Dolayısıyla üniversitemizin birimleri oldukça köklü ve başarılı bir geçmişe sahip. Sadece bizim tüzel kişiliğimizin oluşmasının bir yıllık bir mazisi var. Yoksa eğitim-öğretim, akademik geçmişimiz ile 60 yıla yakın bir mazimiz var. Dolayısıyla bize gelecek öğrenciler hiçbir zaman bir yıllık yeni üniversite algısıyla değil, 60 yıla yakın köklü ve başarılı bir maziye sahip, akademik başarıları olan üniversite olarak gelecekler. Tüm tecrübe, birikim ve donanım bugün öğrencilerimizin hizmetindedir.”
 
Laboratuvar Ve Atölye Olanakları
 
Üniversitedeki teknik donanımın yeterli olduğuna dikkat çeken Aşıkkutlu, laboratuvar ve atölyeler hakkında şu bilgileri verdi: “Her birimimizin kendine özgü kullanabileceği laboratuvar var. Eğitim fakültemizde hangi bölümler varsa o bölümlerin mutlaka işlerini rahatça yapabileceği, öğrencileri rahatça eğitebileceği donanımlı laboratuvarlar var. Fatih Eğitim Fakültesi’nde 8 adet bilgisayar laboratuvarımız var. Baskı atölyesi, içerisinde seramik fırın bulunan seramik atölyemiz, resim atölyeleri, orkestra odamız, bireysel müzik çalışma odaları, drama salonları, işitme cihazları uygulama laboratuvarı var. Her blokta toplantı ve seminer salonları mevcut. Teknik donanım olarak bir eksiğimiz yok. Konservatuarımızın hem akademik birikimi var hem de bu birikimi uygulama alanı diyebileceğimiz ses yalıtımı, akustik düzeni sağlanmış sınıflarımız, öğrenci çalışma odaları mevcut. Hukuk fakültemizin farazi duruşma salonları var. Bu salonlarda, Türkiye’de donanım bakımından ender bulunan birçok gerçek duruşma salonu gibi uygulama alanı bulunmaktadır. İlahiyat Fakültesi için dil laboratuvarlarımız, konferans ve seminer salonlarımız bulunuyor. İletişim Fakültesi için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Spor Bilimleri Fakültemiz, uygulama alanı olarak voleybol sahaları, basketbol sahaları, antrenman sahaları, kapalı ve açık spor salonlarımız öğrencilerimizin hizmetinde. Dolayısıyla bizim bütün birimlerimize o birimlerin ihtiyaçları doğrultusunda altyapımız yeterli bir düzeydedir. Şu anda öğrenci aldığımız bütün birimlerin öğrencilere yönelik gerek kültür gerek spor gerek sosyal ihtiyaçları bakımından yeterli donanıma sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.”
 
Şenol Güneş’ten Yusuf Yazıcı’ya Başarı Öyküleri
 
Trabzon Üniversitesi’nin Türkiye’de ve dünyada adından söz ettiren başarılı isimler yetiştirdiğini ve mezun ettiğini söyleyen Aşıkkutlu, “Bizim geçmişe baktığımızda, futbolcumuz ve medarı iftiharımız teknik direktör Şenol Güneş, aynı şekilde Ünal Karaman, Fatih Tekke bizim mezunlarımızdır. Bugüne geldiğimizde yine medarı iftiharımız ve göz bebeklerimiz Yusuf Yazıcı, Abdülkadir Parmak şu anda bizim öğrencimiz konumunda. Bunun dışında boksör olarak dünya şampiyonumuz Selçuk Aydın, Cahit Süme bizim gurur duyduğumuz öğrencilerimizden, sporcularımızdandır. Dünya boks şampiyonu Busenaz Sürmeneli aktif öğrencimizdir. Diğer taratan iletişim fakültemizin son beş yıl içerisinde otuzun üzerinde ulusal ve uluslararası ödül aldığını görüyoruz. Bu son derece önemli bir başarı bizim için. Eğitim fakültemizde müzik bölümü hocalarımızdan Öğr. Gör. Özdemir Hafızoğlu, Üsküdar Musiki Cemiyeti’nin düzenlediği “100. Türk sanat müziği beste yarışmasında” birincilik ödülü almıştır. Aynı şekilde bu hocamızın, TRT Altın Elma Beste Yarışması mansiyon ve ikincilik ödülü vardır. Dolayısıyla bizim akademik geçmişimize baktığımızda çok önemli başarıla imza atmış hocalarımız da var” diyerek üniversitenin başarı geçmişine dikkat çekti.
 
TRÜ Bir Marka
 
Açıklamalarının devamında, “İsmimizle iftihar ediyoruz. İsmimiz Trabzon” diyen Rektör Aşıkkutlu, marka değerleriyle alakalı olarak, “TRÜ olarak bu marka bize yeter. Yani öğrencilerimiz markamızla giriş yapsınlar. Akademik birikimlerini burada üst düzeyde azami ölçüde geliştirerek mezun olsunlar. TRÜ markasının gerçekten onlara katkıda bulunacak bir değer olduğun göreceklerdir.

Biz Trabzon’umuzu bir bütün olarak gerek idari gerek sivil toplum kuruluşları gerek basınıyla, sanayisiyle ticaretiyle üniversitemizin arkasında olduğunu biliyoruz. Bunun zamanla giderek artacağı ümidindeyiz biz de bunu sağlamak için elimizden gelen gayreti sarf ediyor ve bütün bu farklı kesimler olarak irtibatımızı en üst düzeyde ve sıcak bir şekilde tutmaya ve geliştirmeye çalışıyoruz. Ve tabi ki öncelikle Trabzon’da doğan ama dünyaya açılacak bir üniversite olarak Trabzonluların sahiplenmeleri gereken bütün kesimleriyle birlikte bir üniversitedir. Bu sahiplenme ne kadar ileri derece olursa Trabzon Üniversitesi’nin de gerek ulusal düzeyde gerek uluslararası düzeyde gelişmesine o kadar hızlı bir şekilde katkıda bulunacaktır” ifadelerini kullandı.
 
Neden Trabzon Üniversitesi?
 
Konuşmasının sonunda, Trabzon Üniversitesi’nin tüzel kişiliğini yeni almış ama köklü bir üniversite olduğu vurgusunu tekrarlayan Aşıkkutlu, üniversite adaylarına, velilere ve kentin dinamiklerine şu sözlerle seslendi: “Üniversitemiz, öğrencilerimizin şu anda mevcut olan akademik birimlerimize ve onların tecrübelerine güvenerek çok rahat tercih edebilecekleri bir üniversitedir. Üniversitemizde öğrenci değişim programlarına yönelik koordinatörlükler de kurulmuş durumda. Aktif olarak çalışmakta ve şu anda iş birlikleri oluşturma aşamasındayız. Yeni eğitim öğretim döneminde gerek Farabi gerek Erasmus gerekse de Mevlana programları ile müracaat eden öğrencilerimiz bu programlardan faydalanma şansına sahipler. Velilerimiz de öğrencilerimizi güvenli bir şehre ve güvenli bir üniversiteye göndermiş olabilecekler. Şehrimizin dinamiklerine de öncelikle bize bugüne kadar vermiş oldukları destekten dolayı teşekkürlerimizi sunuyoruz. Üniversitemiz hepimizin ortak bir değeridir ve bu anlamda daha sağlıklı gelişim sağlaması için şehrimizin dinamiklerinin katkılarının devamını bekliyoruz. Öğrencilerimizin üniversitemizi tercih etmeleri bize onur, gurur ve mutluluk verecektir.”
Fatih Yılmaz
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.