Yaşanan bu üzücü hadiselerin düşündürücü ve üzerinde hassasiyetle durulup analiz edilmesi gerektiğini kaydeden Uzun, “Son bir hafta içerisinde İstanbul’da orta yaş grubundan dört kardeşin toplu intiharı ve ardından Antalya’da iki çocuklu bir ailenin benzer şekilde yaşama veda ederek yok olması oldukça düşündürücü ve üzerinde hassasiyetle durularak analiz edilmesi gereken insani olaylardır. 

Her iki olayın da ortak noktası, ekonomik sıkıntılar, ağır borç yükü, icra ve hacizlerle tıkanan gündelik yaşam sürecinin sürdürülemezliğinin insanları getirdiği çaresizlik aşamasında, hayattan kopmanın çare olarak görülmesidir. Tabii ki böyle bir çözüm yani intihar ederek yaşama son verme çözümü onaylanacak bir insani durum değildir. 

Ancak insanların bu aşamaya gelmesini önleyecek ekonomik, sosyal ve toplumsal zeminlerin desteklerin, dayanışma yapılanmalarının oluşturulması elzemdir” ifadelerini kullandı.  İcra dairelerinde dosya sayısının 21 milyona ulaştığı bilgisini paylaşan Uzun, açıklamasına şu şekilde devam etti: “İcra dairelerindeki dosya sayısının 21 milyona ulaştığı, 1 Ekim’den bu yana Maliye ve Hazine Bakanlığı tarafından maaş ve banka hesaplarına elektronik haciz uygulananların sayısının 4 milyonu bulduğu bir ekonomik depresyon atmosferi bizzat iktidarın ekonomik, siyasi ve sosyal politikaları ile topluma ve insanlara dayatılmaktadır. 
 
Bir yanda iktidara yakın şirketler, iş insanları kayrılarak kamu bankalarından kredilerle ihya edilerek, ödemedikleri krediler silinip, yeni krediler verilirken diğer yanda on milyonlarca kişi bankaların kara liste uygulamasından ötürü en basit ihtiyaçları için bile kredi çekememektedir.  Aynı şekilde kredi ve vergi borçları silinen iktidara yakın şirket ve mükelleflere karşılık, milyonlarca kredi ve kredi kartı borçlusu yasal takibe alınıp, icra ve hacize uğramakta, e-hacizle maaşları, banka hesapları ellerinde ne varsa haczedilmektedir. Bu uygulamalarla, milyonlarca insanın, bireyin, ailenin yaşamları cehenneme çevirilerek, gündelik hayatlarını idame ettiremez, kira, fatura, elektrik, su, doğalgaz parasını ödeyemez, insan içine çıkamaz hale getirilmektedir.  Antalya ve İstanbul’daki olayları sadece ekonomik çaresizlik intiharları olarak değil aynı zamanda sorunlarını dile getirmeleri, çare ve çözüm talep etmeleri yasaklanan, yargı-hapis tehdidiyle bu eylemleri yapmaktan korkup, çekinen insanların ekonomik krizin dayattığı koşulları ve bunu kendilerine yaşatan iktidarı ölüm tercihli sessiz protestoları olarak görmek de mümkündür” 
 
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler:
icralık olduk
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.