2016-2017 sezonunun evimizde oynadığımız son karşılaşmasında haftalar önce küme düşen Ankara temsilcisi TED Ankara Kolejliler’i konuk ettik.

Eski yardımcı antrenörümüz Can Sevim’in çalıştırdığı TED Ankara Kolejliler’i antrenman gibi geçen bir maçın sonunda 101-69 gibi farklı bir skorla mağlup ederek Trabzon’daki taraftarlarımıza bu sezonluk veda ettik.

Aslında küme düştüğümüz sezonu çok iyi hatırladığımız için biraz da korkuyla çıktığımız TED maçı beklenenden çok uzak ve bir o kadar da heyecandan yoksun geçti ki oyuncularımız bildiğin antrenman havasında bir karşılaşmaya çıkararak haklı olarak biraz da kendi istatistiklerini geliştirmenin peşine düştüler.

Çünkü haftalar önce düşen ve çoğu genç olan oyuncuyla parkeye çıkan TED’in en önemli oyuncularından Thomas 2 teknikle diskalifiye olunca direnecek hali de hiç kalmadı.
Hal böyle olunca maç sonu skor tabelasında Trabzonspor hanesine yazılan 101-69’luk skor ve son dakikalarda Özgür, Mustafa ve Kaan’ın aynı anda süre almalarının dışında geriye konuşacak pek bir malzeme de olmadı.
Rakip her ne kadar yok gibi olsa da galibiyet her zaman galibiyettir diyerek son maçta farklı kazandıkları için takımımızı kutlayalım.
Ayrıca futbol maçı olmasına rağmen salona gelen, evimizdeki son maçta takımımızı yalnız bırakmayıp bir anlamda uğurlayan az sayıdaki vefakar taraftarımıza da kocaman bir alkış gönderelim.

Sezona Gözyaşıyla Veda 

Basketbol sevdalısı ikiz genç kızlarımız.

İsimleri hiç önemli değil, biz onları “Potanın İkizleri” diye tanıdık.

Sanırım Hayri Gür’de tek bir maç kaçırmadılar.

Yani demem o ki fanatik derecede basketbolu seviyorlar.

Dün sosyal medyayı tararken ikiz kızlarımızın yani Potanın İkizleri’nin paylaştığı “Son maç ve heba olmuş bir sezona ağlıyor” notu düşülen bir fotoğraf gözüme çarptı. 

Paylaşımı görünce oldukça hüzünlendim ancak kızlarımız koca bir sezonu ancak bu kadar güzel özetleyebilirlerdi.

Ne diyelim; kızlarımızın bu sezonki hüzün gözyaşları, gelecek sezonun sevinç gözyaşları olsun.

Haftanın Tesellisi 

Trabzonspor’un haftalar önce küme düşen TED’i farklı mağlup etmesi elbette güzel ancak her iki takımın güç dengelerini bildiğimizden galibiyet harici pek keyif ve heyecan veren bir karşılaşma olmadı açıkçası.
Karşılaşmanın en keyifli bölümü gençlerimiz Özgür, Mustafa ve Kaan’ın son 5 dakikada süre almaları ve Kaan’ın Süper ligdeki ilk resmi sayısını bulmasıydı. 
Üstelik Kaan’ın Trabzonspor adına maçtaki 100. sayısını kaydetmesi de ayrı bir güzellikti.
Bu da bize haftanın tesellisi oldu.

Yakışmadı Mustafa(!) 

Geçtiğimiz hafta 30 sayı farkla mağlup olduğumuz Beşiktaş maçı sonrası TSBaskeTaraftar adlı bir hesap, bazı oyuncuların farklı mağlubiyeti kutladıkları bir mekandan kovulduklarını ironik bir dille paylaşmıştı.
“Neler oluyor?” diye biraz araştırınca olayın gerçek olduğunu öğrendim.
İlgili oyuncular 30 sayı farkla mağlup olduğumuz maçın akabinde Trabzon’da bir barda eğlenmeye gidiyorlar. Detayına girmeyeceğim ancak bardaki uygunsuz hareketleri nedeniyle son anda sopa yemekten kurtulup ilgili mekandan yaka paça kovuluyorlar.

İlgili olay sıradan bir zaman diliminde bile olsa masum karşılanmayacakken, 30 sayı farkla yenildiğimiz bir maç sonu yaşanması ise akıl alır gibi değil.
Hadi dışarıdan gelen oyuncular sezon bitince çekip gidecekler. Yani Trabzonspor çok da umurlarında olmaz ancak orada bir oyuncumuz daha var ki affedilir gibi değil. Bu oyuncumuz da kendi altyapımızdan yetişen Mustafa Baştürk! 

Kendisini köşeme taşıyıp taşımama konusunda çok düşündüm ancak sesimizi çıkarmamış olsak hem kendisine kötülük etmiş hem de hedefi A takım olan altyapımızdaki oyuncuların kendilerine dikkat etmeleri gerektiğini hatırlatmamış olacaktık.
Yakışmadı Mustafa. Eğlenmek elbette senin de hakkın ama bu şekilde değil. Hem kendini hem temsil ettiğin camiayı hem de zamanını iyi ayarlayacaksın.
Biz senin gibi gençlerin yetişip A takımımızda forma giyinsin diye basketbolumuzu ve altyapımızı yaşatmak için çırpınırken, senin 30 sayı farkla yenildiğimiz bir maçın sonunda bırak eğlenmeyi hırsından yüreğinin kan ağlaması gerekiyordu.
Ya Trabzonspor forması sana biraz ağır geldi ya da o formaya kolayca ulaşabildiğin için değerini bilmiyorsun!

Kamer Mani 

Gelişim takımımızın Bornova’ya yenilip elendiği EBBL son 12 turunda mücadele eden ve ikinci lige çıkma yatırımı yapan Gemlikspor, yöresinin takımı Gemlik Basketbolu ikinci maçtaki son saniyede tipledikleri topla mağlup edip adını altılı finallere yazdırdı.
Gemlik ne alaka denilebilir ancak Gemlikspor’un o son topunu tipleyen 1992 doğumlu guard Kamer Mani, Trabzonspor altyapısından yetişti. Yani bizim oyuncumuzdu.
Kendisi A takımda olmasını istediğim oyuncularımızdan biriydi ama olmadı! Tıpkı Yakan döneminde Alaeddin hocaya tüm ısrarlarıma rağmen Cüneyt Aytemiz’i dahil edemediğimiz gibi.
Tolga hoca dönemi dahil, aradan geçen bunca yılda takımlarımızın guard bölgelerine sadece antrenman için transfer edilen oyuncuları görünce, oradan oraya savrulan Kamer’in kendi A takımında yer bulamamasını hala daha içime sindirebilmiş değilim açıkçası.
Ancak çeşitli sebeplerle kendi A takımında forma şansı bulamamış olsa da kendi altyapılarımızdan yetişen çocuklarımızın ülkenin diğer takımlarda boy göstermesi ise basketbolumuz adına beni oldukça sevindiriyor.

Altyapıya Bakın 

Bu sezon A takımda sıkıntılı bir sezon geçirirken ana hedefi “İnsan” sonrasında da A takıma oyuncu yetiştirmek olan altyapıda ise türlü zorluklara rağmen geleceğimiz olan gençlerimiz önemli başarılara imza attılar.
Geçmiş dönemde aldığı başarısız sonuçlar nedeniyle eleştirdiğim Gelişim takımımız 73 takımın mücadele ettiği EBBL’de adını son 12 takım arasına yazdırmayı başardı.
Altılı final grubuna ramak kala fizikçe üstün olan Bornova Belediyesi’ne elenmelerine rağmen başarılı bir sezon geçirdiler.
Gelişim takımımızın önümüzdeki sezon hedefi mutlaka ikinci lig olmalı. Biraz daha fazla ilgi gösterilip yatırım yapılırsa neden olmasın?
Diğer altyapı takımlarımıza bakacak olursak;

Genç takımımız (U18) Türkiye Şampiyonasında boy gösterdi. Yıldız (U16) takımımız Türkiye Şampiyonasına katılmaya hak kazandı. Küçük takımımız (U13) Türkiye Yarı Finallerinde mücadele etti.
Bu şampiyonalarda mücadele eden altyapı takımlarımızın ülke vitrinine çıkmaları oldukça önemliydi ve bunları başardılar.
Daha gidecek çok yolumuz olmasına rağmen gelen bu başarılar, Trabzonspor’u ve özelinde de Trabzon’u basketbolda bölgenin hatta Anadolu’nun çekim merkezi haline getiriyor.
Altını kalın çizgilerle çizmek gerekir ki popülizmin olmadığı altyapıda emek, özveri ve alın teri özetle sadece basketbol ve insan sevgisi vardır. 
Bilinmesinde fayda var.

Sevgili Ersun, Derhal İstifa Et! 

Trabzonspor’un gasp edilen hakkı teslim edilene kadar futbol defterini kapattığımdan kirlenmiş futbolla ilgili kelam yazmamaya gayret ediyorum.
Hatta Avni Aker’de tek maç bile kaçırmamış olan ben ne maçlara gidiyorum ne de izliyorum.
Bu benim kendi özelim ancak düşme potasını ilgilendiren bir maçta Trabzonspor’un kardeş(!) Kayseri’ye güle oynaya mağlup olmasını hatta bu mağlubiyetin sevinçle karşılanmasını bir türlü hazmedemedim?
Bu tatlı(!) mağlubiyetle tıpkı Fener’in Eskişehir ve Sivas’la olan kardeşliği gibi Kayseri ile olan kardeşliğimiz daha mı pekişmiş oldu? 

Bilenler bilir. Geçmişte Rize’de oynanan Rizespor-Akçaabat Sebatspor maçının devre arasında Rizespor’un hocası Yılmaz Vural “Bu rezilliğe daha fazla dayanamam” diyerek maç oynanırken istifa edip stadı terk etmişti.
Evet sevgili Ersun Yanal, Yılmaz Vural kadar dik durma cesaretin varsa derhal istifa edersin!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78

banner79