Tarihe tanıklık eden ağacın Hüseyin Avni Aker’e sevdası
 
Bana kim can suyu verdi bilmiyorum.
Nefes almaya başladığım her an daha da büyüyor, uzaklar daha da görünür hale geliyordu.
Sıcak günlerim de oldu, buz gibi havalarda iliklerim donduğu da
Büyüdüm..
Büyüdükçe geliştim, geliştikçe serpildim
Yalnız değildim, dostlarımla birlikte seyr-i alem yapardık karşıdakilere, koşandan tutana, atlayandan zıplayan ve dahası bir top peşinde koşana…
 
**
 
Biritakıldı gözüme
Bir öteye, bir beriye karşımdaki araziyi düzelemeye çalıyor, kan ter içinde kalıyordu
O da benim gibi yalnız değildi, dostları ile birlikteydi
Hiç durmuyor, şehrin doğusuna-batısına gidiyor,tekerlek üzerinde toprak, taş, çakıl taşıyıp duruyordu.
‘Bu adam ne yapıyordu böyle’ der, meraklanır dururdum..
Meğer zaman zaman karşımda,top peşinde koşanların izlenilmesi içinmiş bu çaba. Garip geliyor değil mi çocuklar..
Kendisi için değildi bu çaba..
Aslında bu şehrin en değerli parçasını, maden işçisi edasıyla işlemesi görülmeye değerdi. Ya da insanlar topun peşine koşanları izlemesi, eğlenmesi, kızması, sövmesi, zamanı geçirmesi içinmiş!
 
**
 
Gel zaman git zaman ben o adamı artık göremez oldum.
Fakat o adamın dostları ile birlikte düzlediği,emek verdiği arsada o oyun çok daha farklı oynanıyor, kalabalıklar her yeri sarıyordu.
İnsanlar o yapı üzerine sığmıyor millet artık üstüme çıkmaya çalışıyordu.
Tırmanabilen seviniyor, tırmanamayan ise üzülüyordu.
Bazen çocuk, bazen genç, bazen de koca koca adamlar üzerimde…
Belki size tuhaf gelecek ama ben bundan çok mutlu oluyordum.
 
**
 
Ben iyice büyümüş zaman iyice geçmişti,
Yıl, 1970’leri göstermiş, obahsettiğim adamın emek verdiği koca alana bir tabela asılmıştı.
Tam da önüme.
Hüseyin Avni Aker Stadyumu yazılmıştı karşıma
Ayaklarımın ardına gelenler konuşuyordu..
Büyük adammış kendisi..
Beden Eğitimi öğretmeniymiş, beden terbiyesi bölge asbaşkanıymış
Zamanında toprak taşıyarak, kan ter içinde kalarak, bürokratik engelleri aşarak yapmış stadı.
İşte o an anladım Hüseyin Avni Aker’miş o adam.
Meğer o emeğin karşılığı bir şehrin kaderi, benliği, kendisiymiş
 
**
 
Zaman geçiyor, büyük maçlara tanıklıyor ediyordum artık
Barcelona’lar, Liverpool’lar nice maçlar var her birini anlatırım ama başınızı da ağırtmak istemem..
Ne günlerdi yahu..
Düşündükçe ürperiyorum.
Kaç kişi çıkmıştı üstüme..
Ben ve arkadaşlarım o günlerde çok korkmuştuk..
Ya taşıyamazsak, ya düşürürsek insanları diye..
 
**
 
Ah be çocuklar;
Biliyor musunuz?
Ben tüm şampiyonlukları gördüm.
O sevinçlerin hepsini yaşadım.
İnsanlar gülerek tabut mu taşır demeyin..
Gördüm.
Kadınlar bile sokaklarda..
Hep birlikte ne türküler söyledi Trabzon bir bilseniz be çocuklar..
 
**
 
Ama ya 90’lardan sonra doğan çocuklar..
Üzülüyorum sizin için…
Tüm sevinçlerinizi elinizden çaldılar.
95-96’lar, 2004-2005’ler hatta ve hatta doymadılar 2010-2011’ler..
Demem o ki çocuklar ben tüm sevinçleri yaşadığım gibi tüm haykırışları, üzüntüleri de yaşadım.
 

 
Ama benim üzüntüm daha farklıydı be çocuklar..
Çünkü Hüseyin Avni Aker’in akıttığı ter aklımdan gitmiyordu.
Bu ter öyle kutsaldı ki koca bir şehri ayakta tuttu..
Hüseyin Avni Aker’in o teri bu şehrin can suyudur çocuklar..
Çocuklar bu sudur Trabzon’u dinamik tutan.
Bizi bu kadar kenetlendiren..
Bu sudur gün aydığında şehre umut salan, bana bu sevinçleri yaşatan..
 
**
 
Ah be çocuklar..
Ne insanlar geldi geçti çocuklar biliyorsunuz siz de ama ben hepsini gördüm.
Mehmet Dalman’ı hissettim..İsmail’i, Neşat’ı, Kürşat’ı, Hasan’ı, Yusuf’u, Ziya’yı, Hüsnü’yü, Mümin, Turgay, Alaaddin, Faruk, Bülent, Kemal, Gökmen, Serhat, Mesut, Bünyamin ve dahi sayamadığım bu formaya gönül verenleri, şampiyonluk yolunda can verenleri gördüm çocuklar..
Hey gidi Gökhan..
Oğlunun doğum gününde nasıl düştün toprağa..
Kazım’ı gördüm çocuklar Kazım Koyuncu’yu..
Onun da öldüğünü duyduğumda kolum kanadım kırılmıştı.
Vay be.. Bunların her biri aklıma geldiğinde yaşlandım mı ne diye sordum kendi kendime..
 
**
 
Orta yaş bunalımına mı girdim bilmiyorum ama yaşlandım mı ne?
Yanlış anlaşılmasın, gücüm kuvvetim yerinde bıraksalar 100 yaşına kadar yaşarım ama ne bileyim Hüseyin Avni Aker yıkılınca yalnız mı kaldım ne?
Ne yalan söyleyeyim artık kızıyorum size..
Neden eskisi gibi bakmıyorsunuz bana?
Size bir itirafta bulunmak istiyorum çocuklar..
Artık uyandığımda çok yalnız hissediyorum kendimi..
 
**
 
Bir gün bir uyandım Avni Aker yoktu..
Üzülmüştüm..
Bir gün yenisi yapılır mı diyerek bir daha uyudum ama yapılmadı..
Avni Aker yoktu artık.
Siz neredesiniz?
Ama olur da bir gün toprağın bordo, yağmurun mavi yağdığı o gün gelirse ben hep orada olacağım..
 
Ali Osman YÜRÜK
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.