Neydi Trabzonspor?
Statükoyu yıkandı..
“Güçlünün karşısında ben de buradayım” diyendi..
Don Kişot’tu Trabzonspor..
SanchoPanza’ydı..
Ama savaşı kazanmıştı..
Peki Trabzonspor savaşı kazandı da ne oldu?..
Kişilerin değer yaptığı, o değerin efsaneleştirdiği isimler yayıldı ülkenin dört bir yanına..
Dozer Cemil’iyle, Şenol Güneş’iyle, Kadir’inden Ali Kemal’ine.. Ünal’ına, Hami’sine, Şota’sından Fatih Tekke’sine..Yattara’sından, Szymkowiak’ına sokaklar bu isimlerle yankılanırdı ülkemin her karış toprağında..
İstanbul, Esenler’de sokak arasında Alex diyenlere karşı Bordo-Mavi formasıyla Yattara diye sevinenler vardı bu ülkede..
Sonra ne mi oldu Trabzon?
Talisca diye seslenmiş bir çocuk..
Ardından Queresmaaa diye başka bir ses yankılandı Trabzon’un Yeşiltepe Mahallesi’nin sokaklarında!
O küçük ayaklar, adına o aptal kutusu dedikleri ya da bağımlısı olduğu internetin esaretine kapılmıştılar..
Onlara suç bulmuyorum..
Kendimi şovenist bir yapıdan uzakta tutmaya çalışırken, nereden nereye geldik sorusunun cevabını bulamamanın can sıkıntısıyla sarmıştı iliklerimi..
Nasıl olabilirdi bu?
Hani bu sevda baba, anneden gelen bir mirastı?
Uyandığında illa odanda bir bordo mavi çarpardı gözlere..
Odadan çıktığında anne de baba da abla da ağabey de Trabzonsporlu..
Evden çıkmak için kapıyı açıyorsun karşı komşuyu görüyorsun o da Trabzonsporlu..
Bakkaldan ekmek almaya gidiyorsun.. O da Trabzonsporlu..
Dolmuşa biniyorsun şuradan bir kişi uzatır mısın dediğin tanımadığın kişi bile Trabzonsporlu..
Keza şoför o da Trabzonsporlu..
Meydana geçip yemek yiyelim dersek kafe sahibi de Trabzonsporlu,
Çay içmek için oturduğumuz kahvenin sahibi de Trabzonsporlu,
Meydanda olan Trabzonspor simgesini bilirsiniz, herkes içli içli bakarak geçiyor ya.. İşte o bakanların hepsi Trabzonsporlu..
Sonra yorgun düşüyor dolmuş ev derken odada ki o Bordo-Mavi renge bakarak uyurken son baktığın da Trabzonspor..
**
Peki ne mi oldu?
80’li yılların ortalarından beri Trabzonspor yanlış yönetildi..
Kendi değerleriyle 9 yıl Süper Lig’de 6 şampiyonluk, üç 2’incilik alan bu takım küreselleşmenin azizliğine uğradı..
İstanbul takımlarını örnek aldı..
Transfer yapalım dedi..
Demesine dedi ama olan yine kendisine oldu..
Üzülen mi?
90’lı yılların çocukları..
Daha çok transfer, daha çok transfer derken kulüp yavaş yavaş dibi görmeye başladı..
Ne zaman kafayı kaldırsa, birileri harekete geçti..
Ama ders almadık..
O harekete geçenler kulübün içerisini ince ince budadılar..
Çünkü biliyorlardı haberin çocuktan alındığını..
Çünkü çocuk saftır..
Çocuk temizdir..
Gösterilene hemen kanarlar..
O yüzden Trabzonspor’u kapana kıstırmanın derdindeydiler de bir türlü uyanamadı yöneticiler..
Ders alamadı Trabzonspor’u yönetenler..
Kısa vadede rahatlamanın derdinde olanlar hazıra dağı dayandıramadı..
Üretimden kaçtılar..
Uzun vadede planlamasını yapmadılar..
Hal böyle olunca Yusuf’lar, Abdülkadir’ler, Rahim’ler, Cafer’ler, Sefa’lar Trabzon’un sokaklarında yankılanmayacak..
Her yıl şampiyonluk parolasıyla ayağa kaldıranlar da usul usul uzaklaşacak ve Trabzon’un sokakları Talisca diye yankılanacak..
Artık yeter demeyecek miyiz?
Yetsin artık!..
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan fehmi 2 hafta önce

Doğru söyleyen, 9 dokuz köyden kovulurmuş!
Trabzon'da köy de kalmadı!
Çok haklısın da....