HER KONGRE SÜRECİNCE YAŞANAN YANLIŞLAR
 
Trabzonspor yönetimi Nisan ayının ilk haftasında olağanüstü kongre kararı aldı. Kimilerine göre bu karar geç kalınmış doğru bir karar. Kimilerine göre Trabzonspor’un batışının mimarı Başkan Muharrem Usta’nın kaçış planı. Aslında dürüst olmak lazım. Bu borcunun alt yapısını oluşturan Sadri Şener ve İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetimleri de en az bugünkü yönetim karar mesuldür. Usta, Akhisar maçından sonra, “Bu kulübü bu hale kim getirdiyse, ben de dahil, kulübü kaç para borçla aldıysak o borçla bırakırım. Eski başkanlar da bunu yapsın. Bu kulübün 40 milyon euro borcu vardı. Ben de dahil tüm başkanlar çıksın ve yaptıkları borçları ödesin. Yeniden borç rakamını 40 milyon euro’ya indirelim. Herkes yaptığı borcu kapasın. 2010-11'de rakam buydu, hadi eski başkanlar çıksın bunu yapalım” açıklaması yaptı. Usta'nın suçu olduğu kadar ondan önceki başkanlar da onun kadar suçludur.
 
Trabzonspor’da kongre süreci başladığında nedense aklıselim hareket etmek yerine, köşe başlarında başkan kulisleri yapılıyor. Birileri kendi adına kamuoyunu yapıyor. Nasıl olsa başkan olamasa bile ismi gündemi meşgul ediyor. Ortalık başkan borsasına dönüyor. Trabzonspor’un başkana ihtiyacı yok, doğru insanların yönetimine ihtiyacı var!!! Çünkü bu tünelden sonra ki son çıkış. Akıl galip gelemezse zaten gelecekte takımı olmayan Trabzonspor’un galip gelmesi söz konusu olmayacaktır.
 
Tabi bu sürecin en önemlisi bu borcu yapan Başkan Usta’nın kararı ne olacak. Beni istemiyorlarsa giderim demek o kadar kolay değil. İstenmediği doğrudur. Artık borcu nasıl yaptıysa ödemek kaydıyla tüm yollar ona açıktır, gidebilir. Trabzonspor siyasiler üstü bir kulüptü. Şimdi bunun tersi oldu. Siyasiler kulübü yönetip yönlendiryor. Siyasetin de artık Trabzonspor üzerinden elini çekmesi gerekiyor. Benim adamım yönetimde olsun tavrı ve düşüncesi yeterince zarar verdi. Başkan seçilmesi için mücadele verdikleri Usta’nın kulübü getirdiği nokta bellidir.
 
Beyler; artık akıllı ve yalnızca Trabzonspor kulübünü düşünme ve duygusal davranmama zamanıdır. Bırakın köşe başlarında kulis faaliyetlerini!!! Gizli toplantıları!!! Gerçekçi ve dürüst olun. Eğer içinizde Trabzonsporluluk ruhunu hala taşıyorsanız ortaya çıkın. Onu yok eden yanlışlardan uzak durun. Uğruna şehitler vermiş bir Trabzonspor’a layık davranın!!!
 
Sadi Hoca'nın Gördüğünü Yöneticiler Göremedi
 
İbrahim Hacıosmanoğlu döneminde artan borçlanmaya karşı UEFA’dan uyarı gelmişti, ‘Bu şekilde devam ederseniz transfer yasağı ile karşı karşıya kalırsınız’ diye. 6 sene önce o dönem alt yapı sorumlusu Sadi Hoca tecrübesiyle geleceği görmüş ve eski genel sekreter Köksal Güney’e her defasında dedi ki, “Trabzonspor UEFA’dan transfer yasağı yiyecek, gelin şu oyuncuları Trabzonspor için profesyonel yapalım.” O dönem 17’ye yakın oyuncu profesyonel yapıldı. 1461 ile olması gereken gerçekleştirildi. UEFA Avrupa Futbolunu yönettiği gibi FIFA da Dünya futbolunun patronluğunu yapıyor.
 
Birinden kaçarsanız diğerinden kaçamazsınız. Nitekim öyle oldu. Basiretsiz ve bilgisiz yönetimler Trabzonspor’un geleceğini karartma adına kararları alırken hiçbir uyarıyı dikkate almıyordu. Ben yaptım oldu dediler ve bugünkü kaos ortamına zemin hazırladılar. Son zamanlarda birileri iyi oldu en azından kulübün parasını çarçur edemeyecekler alt yapıdaki oyunculara fırsat doğdu diyorlar. Ne acıdır ki bunu diyenler daha geçenlerde geleceğimiz olan Yusuf’a hareket edip küfrediyorlardı. Bu ne yaman çelişki demeden kendimizi alamıyoruz. Trabzonspor bir dünya takımıdır. Dünyanın her yerinde taraftarı vardır. Şike sürecinde futbolun adaletini temsil etmiştir ve örnek alınmıştır. Birilerinin yaptığı bedeli Trabzonspor’u küçülterek düzeltemezsiniz!!!
Semih Karadeniz, Cafer Tosun, Melih Kabasakal, Yağızcan Erdem, Muhammet Beşir, Yusuf Yazıcı, A.Kadir Ömür, Mehmet Yeşil, kaleciler Uğurcan Çakır ve Furkan Tas, Savaş Çakır, Yavuz Aygün, Yüksel Şişman, Mertcan Çam. Sadi hoca'nın yardımcısı Taner Yılmaz Yağızcan Erdem ve Semih Karadeniz için sabah uçakla İstanbula giderek Genel Müdür Sinan Zengin'e her iki oyuncunun evraklarını imzalat tıktan sonra öğle de geri döndüm. Bunun üzerine Başkanlığa seçilen Muharrem Usta yönetimi zamanında yine Sadi hoca UEFA'dan ceza alacağımızı bu yönetime de dillendirdi. Ben ileride  Trabzonspor sıkıntı yaşacağını gördüğüm için bu oyuncuları Trabzonspor için profesyonel yaptırdım. Denizhan Deniz ve Mehmet Kuru, Mert Yıldırım Sadi hoca Trabzonspor'u çalıştırdığı dönemlerde A takımda oynattı
 
Sefa'yı Kaçırmayın
 
Trabzonspor Alt yapısında ne cevherler var da teknik direktörümüz Rıza Çalımbay ve yöneticilerimiz görmemezlikten geliyor. Bunlardan bir tanesi de U-19 futbolcusu,2000 doğumlu Sefa Akgün neden profesyonel imza atmıyor? Trabzonspor yöneticilerinden Asbaşkan Ahmet Çubukcu ve Başkan Yardımcısı Ali Rıza Egemen genç yetenek Sefa Akgün'ün menajeri olduğundan, futbolcuya menajerinle kulübe gelme dediği söyleniyormuş! Sen kendin gel imzayı at diyorlar... On gün önce  Başkan Yardımcısı Ali Rıza Egemen, Sefa Akgün'ü tesislere çağrıp konuştuğu duyumunu aldık. Sefa tesislere giderken menajerini  yanında getirmedi... Ama hala imza atmadı. Sefa Mayıs ayından sonra 18 yaşını dolduruyor. 18 yaşını doldurduktan sonra her hangi bir kulüp Sefa'nın yetiştirme bedelini yatırıp oyuncuyu alabilir. Bu kulüplerde avını bekleyen aslan gibi pusuya yatmış beklerken Trabzonspor yöneticileri hem işi ağırdan alıyorlar hem de  hala daha bu genç yeteneğe imza attırmıyorlar. Bunun yanında Sefa'nın menajeri de Mayıs ayını bekliyor. Kendisi yetiştirme bedelini yatırıp Sefa'yı başka bir kulübe getirecek. Bunun planını yapmış. Sefa'nın kulüpten isteği imza attığım zaman A takım ile antrenmanlarımı yapayım, maçlar için alt yapıda oynayayım diyor. A takımdaki antrenmanlarda zorlanır daha çok gelişirim. Oyuncunun böyle isteği var. Bu da son derece normal bir istek. Bunun dışında genç futbolcu fazla birşey istemiyor. İş işten geçmeden Sefa'nın imza atması gerekiyor. 3 ay zaman kaldı.. Atı alan üsküdarı geçmeden Asbaşkan Ahmet Çubukcu bu işi bitirmelisin. Bitirki  daha önce  Trabzonspor'dan ağlaya ağlaya gönderilen futbolcular gibi, bu çocuk elimizden kaçmasın.
 
Ballakamca'nın Rüyası
 
İncirlik camisinin altındaki çay ocağındayız.....Caminin altına yolunuz düşerse uğramalısınız. Ballakamca'yı ya burada yada az aşağıda çayocağında bulup sohbet edebilirsiniz. Ballakamca uyurken bir rüya görmüş. Ne gördüğünü sorduğumuzda kabuslu şok bir rüya gördüm diyerek başlar anlatmaya; ''Denize gidiyorum. Kayıkta dümenin başındayım, gözüm birden gökyüzüne alıyor. Koskoca bir helikopter, ada gibi büyük bir taş, Süleyman'a diyorum'ki. Süleyman bak taşı Helikopter taşıyor. Kaçalım diyorum. O esnada Süleyman denize atlıyor. Ben kayıkla kaçmaya çalışıyorum. Helikopter taşıdığı taşla birlikte peşimizde,  anlattıklarıma inanmayabilirsiniz ama bu yalan değil. Allah'ın verdiği göz bu. Ben kayıkla gittikçe gökyüzünde ne kadar taş varsa helikopter taşıyor üzerime geliyor. Helikopter taşlarla birlikte Reis Süleyman'ın yanına gitmiyor. Ben kayıkla kaçıyorum. Helikopter peşimi bırakmıyor. Ben denize atlıyorum kayık kendiliğinden gidiyor. Taş peşimi bırakmıyor. Helikopter halatını bıraktığını görüyorum. Tam geliyorum ister inanın ister inanmayın klasıma yalan konuşmam. Taş İncirlikten Ayasofya alanına kadar düşüyor. Yere düşmesi ile kapladığı alana yayılıyor.
 
Neyse Süleymanla karşılaşıp birbirimize sarılıyoruz. Süleyman'a diyorumki taş kayığı kırdı. Süleyman beni dinlemiyor, geriye doğru koşuyoruz. Geliyoruz geliyoruz kayığın boyunu geçemiyoruz. Meğersem taşın ortasında kanal var. Kanaldan içeri giriyoruz, kayığın olduğu yer deniz bizim olduğumuz yer alsfalt, tabi yürüyoruz asfalt bitmiyor. Tabii yorulduk oturalım dedik. Biz oturuyoruz kayık duruyor kalkıp yürüyoruz kayık gidiyor. Tam bu esnada Aliosman birine bağırınca ben de rüyadan uyandım. Rüya'nın devamı haftaya kaldı. Ballakamca, Faroz Balıkçılık Kooparatifi’nde spor okulları eski Federasyon Başkanı Ayhan Pala ve adaşı Ayhan Bal'ı yakalayarak onlarla sohbet etti. Pala'dan milli formayı kapan Ballakamca 63 yaşından sonra milli formayı giymek nasip oldu ifadesini kullandı.
 
Morgda Helallik Aldım
 
Morali bozuk olan stres atmak isteyen varsa gerçek hayatta yaşananları fıkra şekilde dinlemek isteyen varsa İncirlik camiinin altına gelsin. Cengiz'i dinleyenin morali düzeliyor sıkıntılarını unutuyor. Cengiz yıllarca devlet hastanesinde çalıştıktan sonra emekli oldu. Hastanede yaşadıklarını anlatırken bile insanları gülmeden kırıp geçiyor. Cengiz ''Pisikiyatri servisinde çalışıyorum. Hastalara her sabah kavaltı dağıtıyorum. Kahvaltıyı dağıtmadan önce mutfakta şeker hastası olanlara ayrı normal hasta olanlara ayrı ayrı kahvaltılar servis arabasına koyuyoruz. Hangi hastaya da ne vereceğimizi önümüzdeki kağıtlara bakarak dağtıyoruz. Amcanın kapısını çaldım kahvaltı var dedim. Amca ''Ben diyet istemiyorum. Normal kahvaltı verin''. Cengiz ''Amca sen şeker hastasısın. Sana diyetten başka bir şey veremem'' diyorum. O bana ''Bana bir şey olmaz. Kahvaltının yanında da tatlı ver. Amca sen diyebet hastasısın benimle kafa mı yapıyorsun?'' dedim. Yok uşağım kafa yapmıyorum. Ben kendisine  ne kadar desem amca ikna olmuyor. Nuh diyor peygamber demiyordu. Bir sabah yine kahvaltı için odasına gittim. Yerinde yoktu. Herhalde taburcu olduğunu düşündüm. Kahvaltıları hastalara dağıttıktan sonra hemşire odasına koştum. Şu numaralı odada yatan hasta nerede diye sordum. Hemşireler ''Allah rahmet eylesin'' dediler. Morga gittim, ölen amcadan helallik aldım.
 
Kayıt Parası 595 TL'dir
 
Hakan Parmak Trabzon’da dizi veya sinama filmi çekimleri oldumu ufak çaplı rollerde oynar. Sen Anlat Karadeniz dizisinin Trabzon’da çekilmesi üzerine film şirketleri dizilerde ve filmlerde oynayacak kabiliyetli elmanlar aramaya başladı. Kabiliyetli ve taklit yeteneği olan Hakan'a Seafilm şirketinden telefonuna bir mesaj  yolluyor. Cumartesi  saat 09.00 ile 20.00 arası Trabzon Tree By Hilton Otel’de yapımcılarımızın katılımıyla gerçekleşecek oyunculuk seçimlerine davetlisiniz diye mesaj geliyor. Bundan sonrasını Hakan kardeşimizin ağzından dinleyelim; “Cumaretesi günü saat 18.30’da Söğütlü Hilton Otele sinemaya flim için seçmelere gittim. Oynadığım filmleri Aksoy yapım şirketinde bir beyefendiyi izlettim. Çok beğendi ve benden kayıt olmam için 595 TL istedi. Ben de kabul etmeyip geri döndüm.” yorumu kamuoyuna bıraktım.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan fehmi bayraktar 4 ay önce

Osman Kardeş,
yazılarını beğeni ile okuyorum...
Sanırım hiç karşılaşmadık..
Çok duyarlı olduğunu biliyorum..
Trabzonspor Başkanı USTA NE DEMEK İSTİYOR, ANLAMIŞ OLMAN LAZIM!

Avatar
hasan fehmi bayraktar 4 ay önce

DİYOR Kİ, BENDEN ÖNCEKİ BAŞKANLAR YAPTIKLARI ZARARLARI ÖDEMEZLER İSE BENDEN TIK YOK, ÇEKER GİDERİM...
USTA çocuk mu, ya!
Ya da çocuk mu kandırıyor?
Kendisine devredilen borç batağı için İbrahim sözde Başkan2ın hesaplarını inceletmiş mi?
Trabzonspor'a atılan kazıklar için adli mecilere mi başvurup, hakkını aramış mı, Trabzonsporun da!

Avatar
hasan fehmi bayraktar 4 ay önce

ibrahim ile muharrem menajerleri paraya doyurmuşlar. Doğrumu...
Başka kimleri doyurmuşlar!
Bizim garip, Abduş ile Y.YAZICI YA GELİNCE PARA YOK!
BEKLE ONLAR BİZİ KURTARACAK Usta...
Kaçma onlara ve Osman'ın yazdığı gençlerimize sahip çık!
Trabzonspor'u batırıp, giden adam olma!
İbrahim sözde Başkan gibi!!!!