YEREL SEÇİMLERİN ARDINDAN—II—

İki hafta önceki yazımızda söylemiştik; “Mıntıka Temizliği” yapıldı ve Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı. Zaten İstanbul Halkından daha önce almıştı mazbatayı. Peki Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ne değişecek? Çok şey değişecek ve değişmeye başladı bile. Önce zihniyetler değişmeye başladı, insanlar verdiği oylarla kendisini yönetecek olanları değiştirebileceğini görmüş oldu. Tabii Ankara ve Mansur Yavaş olayı da buna dahildir. 17 yılık bir iktidarın yarattığı “Bu Siyasal İktidar değişmez” algısı yerle bir oldu. “İstanbul ve Ankara`nın 25 yılı aşkın bir süredir AKP kurucuları tarafından yönetilmesi, bu metropollerde seçimin kazanılmasının çok zor olduğu algısını pekiştirmişti. Cumhurbaşkanının tüm devlet olanaklarını da seferber ederek, İstanbul`un 10 dan fazla ilçesinde seçime ilişkin açık hava toplantıları düzenlemesi, 10,5 milyon seçmeni olan bu kente verilen önemi göstermektedir. Ankara`nın da başkent olarak özel bir önemi olduğu ve bu nedenle buranın da kaybedilmemesi gerektiği özenle vurgulanıyordu.” diyen Hakkı Keskin Bey, bu durumu teyid ediyor. Bir başka değerlendirme ile de milletimizin BEKA sorunu söylemine itibar etmediği, ekonomik krizin ( özellikle en çok hissedildiği büyük şehirlerde ) tercihinde belirleyici olduğu ve TEK ADAM rejimini onaylamadığı şeklinde yapılabilir.

Bu seçimler bize şunu da göstermiştir; Doğru ve gerektiği süre çalışmak, doğru strateji belirlemek ve uygulamak, sandıklara sahip çıkmak, bütün sandıkların ıslak imzalı tutanaklarını zamanında almak ve YSK ile AA’ dan önce sonuç açıklayarak olası manüplasyonları önlemek, hem de İstanbul gibi 31.136 sandık olan bir kentte,  pekala mümkünmüş. Ama 24 Haziran seçimlerinde Muharrem İnce’nin adaylığı süresinde neden yapılmadığı da sorgulanmalıdır düşüncesindeyim. İstanbul’da yapılanın tüm ülkede yapılması önünde bir engel kalmadığını da eklememiz gerekir. Yeter ki, örgütler adam yerine konsun, örgütlerin halk tarafından seçilmesi sağlansın ve yetki verilsin, yani parti içi demokrasi işletilsin. Yıllardır söylemeye çalıştığımız ancak yaptıramadığımız eylemler bunlardır. Artık CHP Genel Merkezinin ve Genel Başkanının değişerek bunları yapacak kadronun yönetime gelmesi şarttır düşüncesindeyim. Bu konuyu ilerdeki yazılarımızda daha derin olarak analiz edeceğiz.

Bu değerlendirmeler sonucunda 17 yıllık AKP Siyasal İktidarının arkasında artık yığınlar olmadığını söyleyebiliriz. İnsanlarımız bu iktidarın değişmesi gerektiği kanaatine gittikçe yaklaşmaktadır. Artık alternatifte ortaya çıkmış gözüküyor, halkımızın sevgisini kazanan yeni isimler siyaset sahnesine gelmiş gözüküyor. Bundan sonrası CHP yönetimi ve seçilen başkanların performansına bağlıdır, ülkemizin kaderi bu performansa göre şekillenecektir.Yönetim ve yeni seçilen başkanlar, bu başarıyı icraatlarıyla yükselterek yerel iktidarı merkezi İktidara taşıyabilirler, taşımalıdırlar.

Sevgili okurlar, Ankara ve İstanbul’un yeni başkanlarının başlangıç eylemlerini medyadan takip ediyoruz. Belediyelerinde geçmişte yapılan yanlışlar için gerekli önlemleri almalarını destekliyoruz. Çünkü belediyelerin bütçeleri hepimizin vergilerinden oluşuyor ve doğru yerlerde kullanılması gerekiyor. Ancak medyadan öğrendiğimize göre bu gelirlerin bir kısmı yandaş müteahhitlere, yandaş STK’lara, yandaş derneklere, dini tarikatlara ve spor takımlarına gidiyormuş. Ankara ve İstanbul halkının haklarını, seçtikleri başkanların koruması gerekmektedir, halk onları haklarını korusunlar diye seçmişlerdir. Ama görüyoruz ki çeşitli oyunlarla bu işlemleri yapamamaları için çaba sarf ediliyor. Ankara’da Belediye Meclisi aracılığıyla dilekçe verilerek, İstanbul’da ise İdare Mahkemesinden karar aldırılarak engel çıkartılmaya çalışılıyor. Ancak halkımız bu gelişmeleri dikkatle izlemektedir ve neler yapıldığını sorgulamaktadır. Zaten ekonomik sıkıntılar içinde ayakta kalmaya çalışan insanlarımız, hakları olan kaynakların böyle heba edildiğini gördükçe siyasi iktidardan desteğini çekmektedir. Samimi ve çıkarsız olarak AKP İktidarını destekleyen dostlarımızı bu konuda uyarma gereği duymaktayız.

31 Mart Yerel Seçimleri sonucunda İstanbul’da bir Trabzonhakimiyeti oluşmuş gözüküyor. 39 ilçenin 11 tanesinde Trabzon doğumlu başkanlar seçilmiş durumda. Kısaca bunları da okurlara aktaralım; 1- İstanbul: Ekrem İmamoğlu – CHP  – Trabzon/ Akçaabat, 2-Beylikdüzü:Mehmet Murat Çalık – CHP- Trabzon/ Maçka, 3- Büyükçekmece Hasan Akgün – CHP- Trabzon/ Araklı, 4- Küçükçekmece Kemal Çebi – CHP –Trabzon, 5- Üsküdar Hilmi Türkmen – AK Parti Trabzon / Şalpazarı, 6- Fatih M. Ergün Turan – AK Parti Trabzon, 7- Gaziosmanpaşa Hasan Tahsin Usta – AK Parti Trabzon, 8- Güngören Bünyamin Demir – AK Parti Trabzon/ Düzköy, 9- Pendik Ahmet Cin – AK Parti Trabzon, 10- Şile İlhan Ocaklı – AK Parti Trabzon, 11- Arnavutköy Haşim Baltacı – AK Parti Trabzon / Çaykara. İnşallah hepsi halkımızın çıkarlarını gözetirler diye düşünüyorum. Çünkü halkın çıkarları en çok önem arz eden değerdir.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.