Birkaç gün önce mahallemin çay ocağına gittiğimde birkaç arkadaşın sohbet etmekte olduğunu gördüm. Sohbet genel itibariyle insanların cehenneme gidişiyle ilgiliydi. İfrat ve tefritte olan bu arkadaş cümlesine herkes cehenneme gider yollu bir cümle söyledi.
             
Ben kendisine arkadaş Peygamberimiz eğer insan Müslümansa o durumda imanının hürmetine mutlaka bir gün cennete gider dediğimde buna karşılık olarak bana sen hadislerle konuşuyorsun ben ise Kuranla konuşuyorum dedi. Hadisler beni bağlamaz manasına da bir laf etti.
            
Bu ülkede inançsızlık ne kadar sorunsa bu kafada olanlarda büyük bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
           
Sohbetin devamında ben kendisine iki ayet okudum. Ayet şu; Nisa 114. “Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür.” Ve  Zümer 53 ; “De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
           
Bu ayetlerde Rabbimiz açık olarak kendisine şirk yani ortak koşulmadıktan sonra inanan kullarını ve de nefislerine zulmetmiş yani günah batağına saplanmış kullarını imanlarına hürmeten affedip cennetine koyacağını açık olarak ifade etmektedir.
         
Rabbimiz imana çok büyük hürmet göstermektedir. O imanın hürmetine kişinin eğer cehenneme gitse bile cennete gideceği hadislerde açık olarak ifade edilmektedir.  Konu o boyutlarda işlenmiştir ki hadislerde Peygamberimiz güzel sözlerinde birinde bakınız ne buyurmaktadır ; “ eğer bir toplumda hiçbir günah işlenmese Allah o topluluğu yok eder ve günah işleyip tövbe edecek bir kavim yaratır “ demişlerdir. Bu hadiste Peygamberimiz Allah Hazretleri hiç günah işlenmemesi durumunda o topluluğu öldürüp kendisine günah işleyip tövbe edecek bir kavimden bahsedilmesi demem o ki Allah ilahlığına istinaden biz kulları günah işlemeyle beraber yarattı ve de günah durumunda tövbe kapısını açık bıraktığını anlamaktayız.
            
Yine hadislerde şöyle bir misal verilir yaşanmış bir olaydır. Peygamberimiz doksan dokuz insanı öldürmüş bir kişiden bahseder. Bu adam daha sonra vicdanı sızlar ve ben ne yapacağım. Allah katında en büyük bir suç işledim nasıl kurtulurum der. Daha sonra bir zata gider ve ben doksan dokuz can aldım benim durumum ne der. Bu adam sen ebedi cehennemliksin dediğinde bu kişiyi de öldürür ve öldürdükleri can sayısı yüz eder. Fakat bu adamın vicdanı sızlamaktadır. Yine gider ve kurtulmak istediğini kime gidip yardım alacağına araştırırken kendisine bir belde de bir bilge insan var o sana yardımcı olur dediklerinde kalkar o beldeye gitmek üzerek hareket ettiğinde yolun bir kısmında ölüm meleği Azrail canını alır. Rahmet melekleriyle azap melekleri beraber gelir ve hangisi canı alacak diye konuşmaya başlarlar.  Bir melek ölçelim hangi tarafa daha yakınsa o alsın dediğinde bu görüş kabul görür ve o anda Allah Hazretleri bu adamı vicdanı sızladığından gideceği yere birkaç metre yakınlaştırıp rahmet meleklerinin almasını sağlar.”
             
Bir başka  hadiste de  “ Rabbimiz rahmetim gazabımı geçti” demişlerdir.
          
Bu ayet ve hadisler bizleri günaha yöneltmemeli. Ancak eğer nefsimize uyma durumunda eğer vicdanımız sızlarsa bu durumda affımız yakındır diye anlaşılmalıdır.
      
Bu ayet ve hadislerden anladığımız biz insanlar günahta ısrarcı olmadıktan sonra affımız umulur…  
 
 
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.