Yanılmıyorsam Alber Kamü, “insan hayır dediği müddetçe vardır” der, varoluşunu “kabullenmeye, boyun eğmeye, itaat etmeye, düzene uymaya” değil, “direnmeye, karşı çıkmaya, başkaldırmaya” dayandırır. / Prof. Dr. Niyazi Kahveci de “biz ne öğrenmişsek, o bilgileri, gelişmeleri aykırı insanlara borçluyuz, onlar sayesinde bir adım daha ileriye gidebildik” diyor.

Kitaplar farklıdır. Farklılıkları değişik, sıradan olmayışlarından, aykırılıklarla dolu oluşlarından ileri gelmektedir. Tevrat, İncil, Kuran çağlarının en aykırı, kurulu düzenlere başkaldıran kitaplarıdır. Tur Dağına çıkan Musa’nın ardındaki isyan düzenin koruyucuları tarafından gelmiştir. İsa, düzenin sahipleri tarafından çarmıha gerilmiştir. Muhammet, Sevr dağındaki mağaraya sığınarak düzenin değişmesini istemeyenlerden zor da olsa canını kurtarabilmiştir.

Herkesi “aynılaştıran, birbirine benzeştiren” otorite, merkezi yönetim ve toplumsal alışkanlıklar “değiştirilemez” denilen düzeni yaratırlar. Güç, düzeni korumak için her türlü aracı acımasız bir biçimde kullanır.

Kitaplar donmuş, kalıplaşmış, değişimi asla kabul etmeyen yönetim biçimleri, inançlar, davranışlar, düşünceler ve alışkanlıklarla gerekli savaşımı yapan, bu uğurda can veren aykırı insanları anlatırlar. Yaptıkları, başardıkları, hukukta, sanatta, düşüncede, inançta birer devrimdir. Onlar sayesinde “boynuz büyür kulağı geçer, oğul babadan bir adım önde yürür.” Onlar sayesinde bilgi, kültür, sanat, hukuk, düşünce, inanç değişimleri yaşanır; onlar sayesinde bilimde, teknolojide, sanayide yenilikler olur, insanlıkta gelişimler yaşanır. Gelişimleri, değişiklikleri, yenilikleri “aykırı, sıradan olmayan” o insanlara borçluyuz. Onlar sayesinde gelişmeyi, ilerlemeyi, onlar sayesinde insan olmayı öğrendik. Onlar ki, firavunlara, şahlara, kırallara, padişahlara başkaldıran, “gerçeğin peşinde koşan” insanlardı. Onlar ki, bilgileri, düşünceleri, inançları yüzünden “düzenin istemediği”, sürgüne gönderdiği, zindana attığı, zehir içirdiği, ateşlerde yaktığı insanlardı. İnsanlık bugün ulaştığı yeri onlara borçludur. İnsanlığın tüm acılarını çekerek can veren o insanlar, insanlık düşüncesinde birer dev anıttırlar, kahramandırlar. Aklımızı, bilgimizi, düşüncemizi, tüm varlığımızı onlara borçluyuz.

Aykırı insanları bilenler, tanıyanlar, öğrenenler onlara öykünürler, onlar gibi olmaya çalışırlar; çevresine, içinde yaşadığı topluma, insanlığa birtakım değerler katmaya uğraşırlar. “Eskinin zincirlerini” kırarlar, kalıplarından, cenderesinden çıkarır, kurtarır, özgürlüğün ve özgürce yaşamanın kapılarını açarlar. Dünün düzeni bu insanları sevmediği gibi bugünün düzeni de sevmiyor, güvenmiyor, kuşkulanıyor, korkuyor, yasalarıyla yargılayıp “suçlu” diye zindanlara atıyor. Hiçbir düzen soruya, sorgulamaya katlanamadığı gibi, hesap vermeye de yaklaşmıyor, alışkanlıklarından kurtulmuyor.

Gelişmeyi, ilerlemeyi, özgür düşünceyi, özgür yaşamayı kitaplara, aykırı insanlara ve yazanlara borçluyuz. Onlar evrensel düşünen sanatçı, filozof ve bilim insanlarıdır. Onlar insanlığın ortak kahramanlarıdır.

Düzen “baldıran zehiri” içirerek Sokrat’ı öldürdü; insanlık Sokrat’tan sormayı ve düşünmeyi öğrendi. Galile, Rönesans’ın bilimsel devrimine en büyük katkıyı veren “uzay bilimci, fizikçi, matematikçi ve filozoftur”… Düzen zindanda hastalanarak ölmesini sağladı. Buruno “filozof, rahip, gökbilimci, Rönesans felsefesini biçimlendiren, doğacı coşkunluğun filozofudur.” Aykırı görüşlerinden ötürü Papalık-Engizisyon Mahkemesi “sapkın” ilan ederek Buruno’yu  diri diri ateşte yaktırıldı. Hallacı Mansur “düzenin diniyle aykırı” düştüğü için derisi yüzülerek öldürüldü. İmamı Azam, Abbasi Halifesi Ebu Cafer'e "’bend“ olmadığı, düzeni adına istediği fetvaları vermediği için zehirlenerek öldürüldü. Pir Sultan Abdal, düzene direndiği için darağacına çekildi. Padişah’ı ve düzenini eleştirdikleri için Namık Kemaller, Mithat Paşalar, Ziya Paşalar sürgünden sürgüne gönderildiler. / Bugün bir ortak insanlık kültüründen, düşüncesinden söz ediyorsak bunu aykırı insanlara borçluyuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.