Yakın dostum, HBV Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Zakir Avşar, bana ‘Mesut Bey ile ilgili anılarını toplasan en az üç kitap çıkar, neden bunu yapmıyorsun?”  dedi.

Anıların yakın tarihi anlamak, özellikle tarihi şahsiyetleri hak ettikleri yere doğru bir şekilde yerleştirebilmek; biz gazeteciler için önemli bir görev olduğunu düşünüyorum.

Üstelik MesutYılmaz gibi, insanların pek çoğunun birçok yönüyle eksik tanıdığı mühim bir kişi ile ilgili bildiklerimi, gördüklerimi, yaşadıklarımı bir şekilde kamuoyuna aktarmak, en azından kendime bir görev sayıyorum.

30 yıldan beri tuttuğum notlarımı çıkardım, gözden geçiriyorum. Güncelleyip, ilginç olanlardan güzel bir kitaba dönüştürmeyi düşünüyorum. Anavatanlı yılların perde arkası” veya “Mesut Yılmaz anlatıyor” başlıklı belgesel, yakın tarihimize ışık tutar.

Bu konuda; Anavatan hükümetlerinin ve de, özellikle, eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın “KaraKutusu” dostluğuna çok itibar ettiğim eski bakanım Cavit Kavak’ın büyük desteğine ihtiyaç duyulacaktır..

Bugün Mesut Yılmaz’ın doğum günüdür. 6 KasımMesut beyin, 7 Kasım eşim Meliha’nın doğum günü olduğu için unutmam mümkün değildir. Mesut Bey’e rahmet, Meliha’ya da nice sağlıklı yıllar diliyorum.

*

Merhum Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ı 1983 yılından beri ailece tanırım. Gazeteci-Bürokrat ve siyasetçi olarak ilişkilerimiz hep devam etmiştir. Onunla geçen yıllarım, taze duyulan bir heyecanla daima muhafaza ediyorum. İyiliklerini asla unutmam.

Başbakan müşavirliği, Tekel Tuz İşletmeleri ve Anadolu Ajansı Görüntü Hizmetleri(ARG) Genel Müdürlükleri başta olmak üzere, bürokrasideki tüm görevlerime, onun döneminde atandım. Bunun için samimi şükranlarımı ve teşekkürlerimi her seferinde tekrar etmekten onur duyuyorum.

*

Yılmaz, bu ülkede 3 kez Başbakanlık yapmış, 12 yıl önemli bakanlıklarda bulunmuş,1991-2002 yılları arasında Anavatan Partisi Genel başkanlığı yapmış; onurlu, dürüst, önemli devlet, siyaset adamıdır. Böylesine önemli devlet ve siyaset adamını tanımaktan, emrinde çalışmaktan onur duyduğumu belirtmekten ayrıca mutluluk duyuyorum.

Bana göre Mesut Yılmaz, Türkiye’ye en az 50 yıl öncesinden gelmiştir. Kıymeti bilinmemiştir. Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin onurlu Başbakanı, bakanı ve siyaset adamı olmuştur.

 Söz konusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve bekası olunca, kişisel beklentilerini ve ikballerini elinin tersi ile iten, taviz vermeyen, sözde ABD ve Avrupa’daki dostlarımıza gerekli dersi veren, bunun bedelini de ödeyen ciddi bir devlet adamıdır. Bugünkü siyasetçiler, Sayın Yılmaz’dan doktora tezi nitelikte ders almaları gerektiğini düşünüyorum.

1988 yılında, Avrupa Topluluğu Dönem Başkanı ve Alman Dışişleri Bakanı Genscher, Türkiye’yi hafife alıp, diplomaside ayak oyunları yapmayı deneyince, dönemin Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz’ın hışmına uğradı ve koltuğunda on metre zıplamak zorunda kaldığının belgeleri devletin kayıtlarında mevcuttur. Türkiye’den taviz isteyen diğer ülkelerin devlet adamlarına verdiği dersler de ortadadır.

 2003 yılında Mesut beyden dinlemiştim. Olanlara hiç şaşırmıyorum, Hiçbir yeni gelişme beni hayrete düşürmüyor. Çünkü Mesut beyin dediklerinin aynısı çıkıyor-oluyor. 20 yıl öncesini bugünleri görmüş ve anlatmıştı. Danıştay eski üyesi Hayrettin Kadıoğlu şahidimdir.

Ankara’dan sevgiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.