Trabzonspor’un genç kalecisi Kağan Moradaoğlu, geçtiğimiz hafta açıklanan YKS sonuçlarına göre; eşit ağırlıkta derece yapıp Türkiye 898. olmuş.  20 yaşında bir oğlum var benim de, Yeditepe Üniversitesi Gastronomi Bölümü 3.sınıf öğrencisi. Bu yüzden sana “evladım” diye hitap etmekte bir sakınca görmüyorum Kağan.

Evladım;

Başarına, oğlumun başarısı gibi sevindim. Oğlum ilk bin içerisinde yer almış gibi mutlu oldum, gurur duydum. Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN dediği gibi “zeki, çevik ve ahlaklısın.” . Umarım, gireceğin üniversiteyi de “onur derecesi” ile bitirmek nasip olur. Azmin, çalışma ahlakın ve başarın emsallerine örnek olur inşallah. Allah utandırmasın, Trabzonspor ve Türk futbolu pırıl pırıl bir kaleci daha kazanıyor. Başarıların daim olsun, gözlerinden öperim.

BAHARI GÖRMEDEN YAZ GELDİ GEÇTİ

Ne kadar da güzel söylerdi o Hüzzam şarkıyı Müzeyyen (Senar) abla?  Allah rahmet eylesin, mekânı da cennet olsun. Futbolumuzun akıbeti de tıpkı şarkıda olduğu gibi; yaz, baharı görmeden gelip geçiyor.

Bilmece gibi oldu değil mi?

Açalım;

Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi 2. Ön Eleme turunda Fenerbahçe’nin, Perşembe günü de Konfederasyon kupasında da Başakşehir ve Konyaspor’un maçları vardı.  Fenerbahçe ve Başakşehir maçlarının tamamını, Konyaspor maçının da geniş özetini seyrettim.  Üç takımın da rakibi, futbol tabiri ile “lokum” gibi…

Konyaspor’u skordan dolayı ve maçın tamamını seyretmediğim için ayırıyorum. Yahu Fenerbahçe, Başakşehir… Arkadaş, siz kimi yeneceksiniz daha başka? Dinamo Kiev asla eski gücünde değil. Ukrayna’da yaşanan ortamdan dolayı (inşallah biran önce huzura kavuşur o bölge) çalışmalarını Polanya’da sürdürüyor. Takım, doğal olarak uzun süredir, “gerçek” bir puan mücadelesi yapamadı. Yani formsuz, yani moralsiz… Ön eleme için herkesin iştahını kabartan bir ekip. Maç kaç kaç bitti?       0-0… Futbolda her zaman skor elde edemeyebilirsin ancak oynanan oyun bir işaret verir. Aman aman baskılı, maçı sürklase eden Fenerbahçe vardı da ben mi görmedim?  Şimdi tur ortada… İnşallah Çarşamba günü de “sıfıra sıfır elde var sıfır” olmaz, umarım…

Peki ya Başakşehir’e ne demeli? İsrail ekibi Macabbi Netya, 2009-2010 sezonunda UEFA Kupasında Galatasaray’a elendikten sonra (1-4,6-0) bu sezona kadar Avrupa yüzü görememiş. Adamlar kaleye bir kez geldiler, birinci dakikada, golü buldular. Ardından da Mescid-i Aksa’ya geçişi engeller gibi savundular kalelerini.  Başakşehir’in tek kale oynaması da etki etmedi, tek gol bulabildiler sadece. Şimdi İsrail sıcağında istediğin kadar “Kafirun” suresini oku Emre hocam… Fatiha’yı bu maçta okuyacaktın…

Peki ülke puanı? Peki, takımlarımızın bahar aylarında Avrupa kupalarında mücadele etmesi?

 “…Baharı görmeden, yaz geldi geçti…”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.