Bir müddet önce evcilleştirilmiş bir yunus strese girdiğinden sağlığı bozulma noktasında olduğunu basın yazdı. Hayvancağız kendisini sudan dışarı atmaya başlamış.  Veterinerler çare aramaya başlamışlar.

Hayvanların doğal ortamlarından alınıp kiminin öldürüldüğü kiminin para için doğal ortamlarından alınıp satıldığı kiminin kürkünden kimin  dişinden dolayı öldürüldüğü bilinen bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle bu işi yabancılar çok yapmaktadır. Elin yabancıları bırak normal hayvanları ta antartika'ya giderek oradaki kutup ayılarını da tutsak edip öldürdüğü yada Avrupaya getirerek hayvanat bahçelerinde sergiledikleri bilinmektedir. Buradan şunu anlıyorum ki Avrupalılar hem insan ticareti yapmışlar hem de hayvan ticareti yapmışlardır. Yani sömürge sadece insan üzerinden değil ayrıca hayvan üzerinden de yapılmaktadır.

Hayvanlar doğal ortamlarından alındığında doğal olarak sağlıkları da bozulmaktadır. Ne yani daha başka ne beklenebilir ki?! Bir hayvan senelerce kafeslerde tutulursa ondan daha ne beklenir ki! Başka bir şey beklenmez. Burada birazda bu ticareti yapan insanların insanlıklarına baksak herhal daha iyi olacaktır.

Bu hayvanlar doğal ortamlarından koparılıp hayvanat bahçesinde tutulup kendilerine bir takım davranışlar kazandırmak için akıl tutulması işkencelere tabi tutulduğu her aklı selim insan tarafından dillendirilmektedir. Bir hayvana mesela bir ata bir davranış kazandırmak için kendisine hem yem verilmekte hem de bir kamçıyla işkence ederken istenilen davranışı kazandırmaya çalışıldığı basından öğrenmiş bulunmaktayız. Bu nasıl bir anlayıştır inanın bana anlamış değilim.

Anladığım kadarıyla bu canlılar değer ifade etmemektedir. Bu anlayıştan dolayı bu acımasız davranışları kendilerine reva görmektedirler. Daha başka nasıl yorumlayacağız bu tavrı?!

Hayvan yetiştiricileri hayvana bir davranış kazandırmak için bunca işkenceye tabi tutulması ve bundan dolayı herehangi bir ceza almaması birazda dalet duygumuzu yitirdiğimizden ortaya çıkmaktadır. Zaten insan haklarında yeterince sınıfta kalmışken burada hayvan haklarında da sınıfta kaldığımız apaçık ortadadır. Önce kendimize bir bakıp bu davranışı sergilerken nasıl bir mantık yürütüyoruz önce kendi kendimizi hesaba çekmemiz kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.

Bakınız bir müddet önce bir mecliste sohbet ederken bir yakınım şehirde alışveriş yaparken gezerken bir petshopta yaklaşık yirmi yıldır bir kafeste satılmayı bekleyen bir maymundan bahsetmişti. Ben kendisine bu nasıl oluyor bu hayvana zulümdür dediğimde yapılacak bir şey yok yasalarımızda bununla ilgili bir kanun olmadığını ve bundan dolayı bu hayvan ticareti yapan insanların özgürce bu işi yaptığı kanaatine vardık. Evet elimiz kolumuz bağlı. Ama şu unutulmamalı ki yapılan bu zulümden yaratıcı razı değildir. Daha neyin muhabbetini mi yapmaktayız. Rabbimiz razı değilse başımıza bela beklemekten başkaca bir son yoktur.

Açık net hayvanlardan da sorumluyuz. Hadis metinlerinden anladığımız Peygamberimize arkadaşları hayvanlardan da sorumlu muyuz diye sorduklarında Peygamberimiz evet hayvanlardan da sorumluyuz diyerek hayvanlara nasıl davranmamız lazım geldiğini bizlere yaşayarak anlatmıştır. Bir arkadaşı deveye aşırı yük yüklediğinden deve sahibini azarlamış ve deveye aşırı yük yüklememesini tenbih etmiştir.

Hayvanlar bizlerin dostlarıdır. Dostça davranmak dileğiyle...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.