Mağaradan-ağaç kovuğundan başlayıp kapının icadına, bina kurulana kadar ev hiç bu derece önem ve değer kazanmamıştır sanıyorum. Eskiden veba, kolera, çiçek, gırip salgınlarına karantina(II. Mahmut’a kadar)uygulanıyor muydu, bilmiyorum. Kovid-19’a kadar insanın evin içinde uzun süre kapalı kalmadığı kanısındayım. Çağlar boyunca ev bu kadar düşünülmemiş, evin içini cennete çevirmek için bu kadar kurulup yazılmamıştır.
 
Ev, doğasız, ağaçsız, denizsiz, gökyüzüsüz, bulutsuz düşünülebilir mi? Hele güneşin, yeşilin ve mavinin bin bir çeşit tonları, gölgeleri, yansımaları olmadan yaşanabilir mi, onlarsız güzellikler ve cennet yaratılabilir mi?
 
Güneşi, ağaçları, çimenleri, çiçekleri göreceksin, düşle kuracaksın, gökyüzünün masmavi sonsuzluğuna, mis gibi tertemiz havasına açılacak kapılarda, pencerelerde göğsünü gereceksin, ciğerlerini şişireceksin; balkonlarını, evin içini çiçeklerle, bitkilerle, saksılarla dolduracaksın.
 
Ev duygularını taşıyacak, duygularınla ısıtacaksın evin duvarlarını, odalarını. Her biri yüreğinin bir parçası olacak, iç dünyanı yansıtacak, seninle bütünleşip kaynaşacak. Sevdiğin fotoğrafları, doğa manzaralarını, ünlü ressamların değerli tablolarının pırodüksiyonlarını, önemsediğin insanların resimlerini, derin, düşündüren bir sözü, Ömer Hayyam’ın, Yunus’un şiirlerini asacaksın duvarlarına, evini zenginleştireceksin… Kitaplığın olacak. Raflarında, sehpaların üzerinde insanlığa yön veren insanların, Düşünen Adam, Kırık Kollu Venüs gibi heykellerin bibloları bulunacak… Madenlerin cevherleri, antika sayılacak eşyaların benzerleri… sevdiğin bir çiçeği, orkideyi, aşkın gözyaşlarını koyacaksın gözünün en çok aldığı bir yere, yanına menekşeleri ekleyeceksin…  
 
Çiçeklerin olduğu yere kötülük, çirkinlik gelemez. Gülücüklerle dolduracaksın evini, çınlatacaksın. Gülümseyecek sana duvarlar, odalar. Her taraf sevgiyle ısınacak, güzelleşecek; türkü, şarkı sesleri karışacak kuşların seslerine. Mutluluk çoğalacak.
 
Çocuklar oynayacak, gülecek, ağlamayacak, sevgiyle büyüyecek. / Eviniz düşleriniz, hayalleriniz gibi olacak. / Pikasso’nun tualinden fırlamış gibi Sis Dağı’nın sonbahar fotoğrafları holü, salonu dolduracak… Her pencereyi açışında ev düşlerinle dolacak…
Hayatı, güzellikleri eve dolduracaksın; evde hayat, dışarıda ölüm olduğunu unutmayacaksın.
 
Dostları, arkadaşları ihmal etmeyeceksin. Hayatın en büyük zenginliğinin dostlar, arkadaşlar olduğunu bileceksin. Her fırsatta arayıp seslerini duyacaksın, konuşacaksın, içtenliğin sıcaklığını sözcüklerde duyuracak, yaşatacaksın. Gülen, gülümseyen sözcükler dökülecek ağzından. Mutluluk hormonu çikolata gibi sözlerde ve içtenlikle verilen sıcaklıklardadır. Ruslar güneşe boşuna mı “mutluluk hormonu” diyorlar. Yaşamı seveceksin, dostlarına sevindireceksin, hayatı yaşanılır kılacaksın; birlikte yaşama sevincine türküler söyleyeceksin…
 
Yaşam kadar, sevgi kadar, zor da olsa maskeden, mesafeden, temizlikten ayrılmayacaksın. Dostları üzmeye, arkadaşlara acı çektirmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bilip inanacaksın.
İçindeki nehirleri ısıtacak, içindeki nehirleri kaynatacaksın. Damarlarında kan hızla akacak; göreceksin, her gün yeni bir umutla doğacak, yeni bir güzellik getirecek sana. Her gün yeni bir yazarla, yeni bir şairle ve şiirle tanışacaksın. Her gün yeni bir sanatçı seçeceksin kendine. Yaşama dair söylenen şarkılar, türküler yepyeni, yıkanmış, tertemiz bir gökyüzü, yıkanmış tertemiz bulutlar getirecek sana. Güne yaşama sevinciyle başlayacaksın.
 
Her gün doğan güneşi çağır pencereden düşlerine. Dostlarına, arkadaşlarına ve herkese “günaydın, merhaba” de. Yaşama sevincini paylaş onlarla. / Herkese günaydın, herkese merhaba, herkese sevgiler, esenlikler. Kimseler ölmesin bu salgında.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.