Böylesine risk neden alınır?
Malumunuz, futbol ligleri 11, 12, 13 Haziran’da başlıyor.
33 gün sonra ruhsuz bir heyecanla meşin yuvarlağı takip edeceğiz.
Korkuyor muyum?
Evet.
 
**
 
3 günlük bir sokağa çıkma yasağının ardından milletimiz sokaklara akın etti.
Her sokağa çıkma yasağının ardından hiçbir şey olmamış gibi davranan insanların cehaletleri canımı sıkmıyor değil.
Millet olarak biz neden böyleyiz aklım almıyor.
İşin yoksa evinde oturacaksın dışarıda ölüm var.
Ölüme karşı risk almak nedir?
Bu süreçte insan kendisinden çok ailesini düşünmek zorundadır. Hatta çevresindeki aileleri…
Böyle bir psikolojide futbolun başlayacağı duyulunca nasıl tepki verilecek bilemiyorum, aslında biliyorum da düşünmek dahi istemiyorum!
 

 
Neyse konumuz futbol.
Ama Süper Lig’in dışında bir değerlendirme yapacağımı şimdiden ifade etmeliyim.
Sonuçta kulislerde dönen senaryoları yazıp gaz alma taraftarı değilim.
Yani TFF Başkanı Nihat Özdemir’in “Şimdilik” sözünün ardından, “Bak gördün mü şimdilik diyorlar, yani Trabzonspor liderlik koltuğundan indiği an “salgın var kardeşim oynayamıyorum” denilip ligleri tescil edecekler”  düşüncesini aklıma bile getirmiyorum!
 
**
 
Neyse senaryolar bir hayli fazla biraz gerçeğe odaklanalım.
1, 2, 3 ve Bölgesel Amatör Lig’lerinde de maçlar aynı tarihte başlayacak.
Federasyon başkanına bakıyorum da sadece Süper Lig için açıklamalar yapıyormuş gibi!
Oysa en büyük tehlike alt liglerde…
Bunu görmeyene, bunu idrak edemeyene ne demek lazım?
 

 
Efendiler hata yapıyorsunuz
Bu çocuk oyuncağı değil. Milyonlarca insan nefes dahi alamıyorken, hasta yatağında insanlar ailesiyle dahi vedalaşamıyorken, insanlar öldüğünde tabutuna omuz dahi veremiyorken bu yapılanın adı nedir?
Bu neyin inadıdır?
Cevabı da sizde kalsın…
 
**
 
Burası Türkiye değil mi?
Hangi ülkede yaşıyorum?
Sanki ülkemizdeki tüm alt liglerin tesisleri statları otobüsleri varmış gibi açıklamaları görüyorum da herkes 3 maymunu oynuyor.
Ayıptır yahu!
Göz göre göre bu inat neden?
 
HEKİMOĞLU TRABZON
 
Tesisleri var.
Vakfıkebir’de maçlarını oynuyor.
Celil Hekimoğlu önderliğinde gerçekten başarılı işler yapıyor, diğer tüm kulüplere göre gerçekten bir adım daha öndeler…
Ancak , aklıma gelmiyor değil… Bu kulüp aile kulübü… Trabzon’da oynanacak maçların yanı sıra deplasmanlara gidilecek keza takım %70 Play-Off’u garantiledi, Başkan Hekimoğlu da deplasmanlara mutlaka gidecektir. Bu virüsün ona bulaştığını bir düşünün.
Bunun hesabını kim verecek?
Ya da takımdan bir sporcunun virüsten dolayı öldüğünü hesap edin “pardon mu diyeceksiniz?”
 
YOMRASPOR
 
Liglerin ertelenmeden önce üst üste aldığı 4 galibiyetle küme hattından uzaklaşarak rahat nefes aldı.
Ancak yaklaşık 40 45 günlük bir ara verildi.
Ritim bozukluğu var.
Hadi “daha 1 ay var hazırlanırlar” diyebilirsiniz.
Eee sonra…
İlçe takımı olduğu için diğer temsilcilerimize göre biraz daha şanslılar.
En azından maçlarını oynayabildikleri tesisi var.
Ama ne kadar yeterli ne kadar güvenlikli olacak.
TFF Başkanı’nın söyleminde dikkatimi çeken Futbola Dönüş Protokolü’ne Yomraspor ne kadar uyabilir.
Hekimoğlu’na yazdığım senaryoyu Yomraspor için de yazayım.
Geçtiğimiz sezon ki kadrosunu korumuş bir takımdan bahsediyoruz. Önümüzdeki sene de aynı düsturu sağlayıp adeta iskelet oluşturma çabası içerisinde olan bir takımdan bahsediyoruz.
Futbolda böylesine işlerin ancak maliyetle olabileceğinden bahsediyoruz.
Oldu da takıma salgın bulaştı.. (Gönül olmasın diyor ama oldu da bulaştı)
Eee bunun sorumluluğunu kim üstelenecek.
En fazla istifa mı edeceksiniz?
 
OFSPOR
 
Yıllardır göçebe futbolunun temsilcisi halinde bir orada bir burada çalışıyorlar.
Maçları için Sürmene’ye, idmanlar için bazen Rize’ye gidiyorlar.
Keza deplasmanları da cabası…
Geçtiğimiz sezon kıl payı Play-Off hattında mücadele etmeyi kaçırdı.
Bu sene gençlere önem veren bir oluşuma gittiler ki her zaman aynı şekilde adım atıyorlar.
Şöyle ki kadrosunda bulunan 36 futbolcunun yaş ortalaması 23, bu kadrodan 30 yaş ve üstü 5 kişiyi çıkardığımızda yaş ortalaması 21 olan bir takımdan bahsediyoruz.
Demem o ki Ofspor’da oynayan futbolcuların önlerinde sakatlık yaşamadıkları an en az 10-15 yıl daha süreç var.
Peki, tesisleri dahi bir türlü yapılamayan, yani tesisleri dahi olmayan Ofspor ‘da ne futbola dönüş protokolünden bahsediyorsunuz?
Ne futbolu, ne dönüşü, ne protokolünden bahsediyorsunuz siz!
 
ARTVİN HOPASPOR
 
Play-Off için ter dökecek.
Camiası heyecanlı.
Neden olmasın düsturundalar.
Ama gelin görün ki ne yapacakları konusunda planlamalarını gerçekten merak ediyorum.
Önlerinde Hatay, Erzincan ve Manisa deplasmanları var.
E Artvin’de havaalanı yok. Trabzon’a gelecekler, uçağa binecekler, şehir şehir gezecekler!
Sadece maske takın demekle bu işten korunabiliyor mu?
Yahu bir dalgınlıkla bile kapılabilecek salgından bahsediyorken Hopaspor’dan bir sporcunun hiç istemediğimiz bir şekilde haberlerini yazarsak buna verebilecek nasıl cevaplarınız ne olacak çok merak ediyorum?
 
GÜMÜŞHANESPOR
 
Küme hattında can çekişiyor.
1 aydan beri de diğer takımlar gibi evlerinde…
Ne kadar da olacaksa da idman yaparak hazır hale gelmeye çalışıyorlar.
Böylesine bir puan durumu karşısında mental olarak düşen Kırmızı Beyazlılar, psikolojik olarak da nasıl bir yol haritası izleyeceği belirsiz.
Ağırlık olarak İstanbul takımlarına bir de Urfa’ya deplasmana gidecekken, Zonguldak Kömür’ü Hekimoğlu Trabzon’u ve Sarıyer’i konuk ederek ligi tamamlayacak.
Şunu düşünüyorum.
Gümüşhanespor küme düştü ve 1 sporcusu da öldü!
Allah mı korusun diyorsunuz?
Tamam Allah korusun da kardeşim, Allah bize hayvandan farklı olarak beyin verdi.
Her şeyi Allah’tan bekleyeceksek neden beyni size-bize verdi?
“Eşeğini sağlam kazığa bağla sonra Allah’a havale et” diye bir atasözümüz vardır.
Oysa bizim taktik “Saldım çayıra Mevlam kayıra mıdır?”
Hayır yani öyleyse söyleyin de bilelim ağalar!
 
BAYBURT ÖZEL İDARE GENÇLİKSPOR
 
Liglerdeki 3-5 kulüple beraber “ben niye oynuyorum” diyecek takım varsa onlardan birisi de Bayburt Özel Dire Gençlikspor.
Kalan 6 maçını kaybetse de küme düşmeyecek, kalan tüm maçlarını kazansa dahi Play-Off’a gidemeyecek bir takım.
Yani prestij için sahaya çıkacak olan bir takım.
İnşallah prestij uğruna hayal kırıklığı yaşamayız!
 
PAZARSPOR VE KELKİT
 
Play-Off hattında..
6 maçı var. 4’ü deplasman.
Biri İstanbul, diğeri Kocaeli, diğeri Diyarbakır sonuncusu da Osmaniye deplasmanları…
Eee bu takım ne yapacak, bu takım nasıl yapacak?
Havaalanı yok, Trabzon’a gelecekler, bir de uçakla bir uçtan bir uca…
Karayoluyla gidilir dersek o daha yorucu ve daha tehlikeli…
Ayrıca aynı gruptaki Kelkit…
Aynı sorunlarla karşı karşıya…
Onlar da Trabzon’a gelecek de deplasmana gidecekler ya da deplasmandaki takımlar için aynı güzergah!
Farklı bir senaryo karşısında sorumluluk sadece TFF’nin mi olacak?
 
 “BAL” GİBİ SAÇMALIK
 
Bölgesel Amatör Lig’ine hiç girmiyorum
Bu kadar saçma sapan ne idüğü belirsiz bir lig neden oynanıyor aklım almıyor.
Düşünsenize şampiyon oluyorsunuz kupayı alamıyorsunuz.
Neymiş bir daha oynayın.
Olmadı bir daha…
Ya da aynı ilden 3 takım varsa isterse ilk 3’ü paylaşsınlar 3. sıradaki takım küme düşüyor.
Böyle şuursuz, para tuzağı bir ligde tesisi dahi olmayan kulüplerin birbirleriyle yarışıyor…
Neyle yarışıyorlarsa artık!
Şu süreçte bu takımlar arasında bir şey olması halinde en fazla üzüleceğim olan ligdir Bölgesel Amatör Lig…
Yanlış anlaşılmasın üzüleceğim derken hastalık kapanlara!
Yoksa, şayet öyle bir şey olduğu noktada çok net ifade ediyorum ki; 9 sütuna siyah puntolarım hazır KATİLİ SİZSİNİZ yazacağım şimdiden söyleyeyim!
 
BAKAN KOCA’YA MEKTUP
 
Biz ki, İngiltere’nin 2 Bin küsur, İtalya’nın 3 bin vaka sayılarında yaptığı uygulamalardan okulların kapatılmasını daha ilk günden vaka sayısı 1’ken yapan bir devletiz…
Sorumluluğu başkasına vermek de ne demek oluyor?
Sayın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya
Bu süreci en aklı selim yürütenlerin başında geliyor.
İktidar ve muhalefetiyle alkış alabilen ender belki de tek kişisi konumunda.
İlk vefat haberini açıkladığı anı unutamıyorum. Sesi çatallaşmış şekilde “1 hastamı kaybettim” cümlesini halen daha unutamıyorum.
Hatta heyecanlı bir meslektaşımın “bize mikrofon verin, buradan buraya geçiyoruz” tarzı saçma bir üslup karşısında her ne kadar yorgun, üzgün olsa da tebessümle karşılık veren Bakan Koca’nın gönüllere taht kurduğunu söylesek abartı olmaz herhalde.
Ama sayın bakan bu konuda yanlış yapıyorsunuz…
Evet liglerin başlamasına 1 ay daha var. Evet umut var, her şey normalde dönebilir. Ama bunlar ihtimal dahillerinde.
Ya olmazsa?
 
Keza TFF’nin ligler oynanacak açıklamalsının ardından Bakan Koca da açıklama yapıyordu. Biz TFF’^nin haberini yazıyorken Bakan Koca, “Türkiye koronavirüs ile mücadelesinde ilk dönemi tamamlamıştır. Güncel politikalarda bazı değişikliklere gidebiliriz. Koronavirüs ile mücadelemizin ikinci döneminin ilk günlerindeyiz. Başarı bazı koşullara bağlıdır. Tedbir almak ve buna uymak, başarının garantisidir. Tehdit devam etmektedir” ifadelerini kullanıyordu.
 
Aynı gün bir diğer açıklamasında da “Federasyonun özgür iradesinin kararını verebileceğini, bakanlık olarak asla öneri, yaklaşım ve katkıda bulunmak istemediğimizi ifade etmiştim. Bugün yapılan açıklamalarda gördüğümüz şeklinde şu dönemde federasyonun sağlık kurulunun olduğunu biliyoruz. Sağlık kurulunun bu süreci nasıl yönetmeleri gerektiğiyle ilgili bir çalışma olduğunu biliyoruz. Özgür, kendi iradeleriyle kararı federasyon zaten verdi, dolayısıyla bundan sonraki sorumluluk da federasyonundur. Sağlık kurulu bu anlamda almış olduğu kararlar, tedbirler noktasında federasyon bu kararı alabiliyorsa karar kendisidir, sorumluluk da bu anlamda federasyonundur” söylemi ardından mavi ekran görüyorum.
 
Sayın Koca, bu iş size kalacak…
Şuanda hangi mevki makam olursa olsun, en önemli ve en kritik bir konumdasınız…
Ben aykırıyı düşünmek zorundayım.
Tabi ki gönül ister ki ligler oynansın, hatta seyircili olsun, hem de kısa zamanda da liglerin bitecek olması heyecanı diri tutar.
Ama görünen köy ortada…
 
Hep beraber düşünelim.
Türk Milli takımında oynayan 5 oyuncunun bu hastalıktan dolayı öldüğünü düşünelim.
Sizce bu durum karşısında ne olacak.
TFF yetkilileri sorumluluk bizimdir deyip istifa edecek
Eee sonra?
Sonrası mı?
Onlardan biri gider biri gelir.
Ama siz istifa etmek zorunda kaldığınızda sizin gibisi zor gelir.
Ya da örneğin Trabzon’da ya da Ağrı’da Kars’ta Edirne’de İstanbul’da İzmir’de Adana’da, Ankara’da koronavirüs sebebiyle 15 futbolcu hayatını kaybvetti tarzı bir cümle yazmak zorunda kalırsak ne olacak?
Sorumluluk onlara ait falan değildir Sayın Koca…
Onların bu inatlaşması karşısında sessiz kalmayın.
Sonra “bir hastamı daha kaybettim” diyerek sesiniz çatallaştığında, yine üzülen biz olacağız.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.