Farklıdır kitaplar. Değişik, aykırı, sıradan olmayan insanları, yaptıklarını ve ulaştıkları başarıyı anlatırlar. Niyazi Kahveci, “her ne öğrenmişsek hep o aykırı insanlardan öğrendik, onlar sayesinde geliştik” der.
 
Kitaplar, herkesi “aynılaştıran”, “sıradanlaştıran” gelenekle, görenekle, değişmez sanılan düzenle”, donmuş, kalıplaşmış özgür düşünceye yer vermeyen, dinle, hukukla, bağnazlıkla, sıkolastik düşünceyle” savaşımı, yaşamının anlamı yapan ve bu uğurda can veren düşünce, bilim ve sanat insanlarının kavgalarıdır. Rönesans böyle doğdu, reform böyle oldu.
 
Onlar sayesinde boynuz büyüdü kulağı geçti. / Onlar sayesinde oğullar babalardan birkaç adım önden yürüdüler. / Onlar sayesinde kuşaklar arası çatışmalar oldu, son kuşak bir önceki kuşağı ve sorunlarını aştı. / Onlar sayesinde kültür, sanat, hukuk, din, inanç-düşünce, anlayış değişimleri yaşandı. / Onlar sayesinde bilimde, teknolojide, sanayide yenilikler oldu. / Onlar sayesinde insanlıkta değişti, gelişti, uygarlık yenilendi, ilerledi.
 
Onlar akıl insanıdırlar, onlar düşünce ve bilim insanıdırlar; onlar edebiyat, sanat, onlar teknokrat ve sanayi insanıdırlar. Biz bugün her neye sahip isek, geleceğe nasıl güvenle bakıyorsak, bir bir sorunları, hastalıkları, salgınları nasıl yeniyor, gelişiyor ve ilerliyorsak, uzayın sonsuz boşluklarında dolanıyor, birtakım keşifler yapıyorsak onlar sayesindedir. Altyapımızı ve bilgilerimizin temellerini onlar attılar, akıl, düşünce ve beyin çapımız onlar sayesinde genişledi.
 
Onlar ki yaşadıkları çağın düzenince, inançları, düşünceleri, sahip oldukları bilgileriyle istenmeyen insanlardı. / Onlar ki, düşünceleri, inançları ve ürettikleri bilgileri yüzünden sürgüne gönderildiler, zindanlarda çürütüldüler. / Onlar ki, sahip oldukları düşünceleri, inançları, bilgileri, gençlere kazandırmaya çalıştıkları ahlaki değerler ve eğitim için zehir içirilerek, kimileri de ateşe atılıp yakılarak öldürüldüler.
 
İnsanlık bugün bir yerlere gelebiliyorsa, daha ilerilere doğru atılımlar yapabiliyorsa, onlar sayesinde oluyordur. İçinde yaşadığımız şu uygarlık, insanlığın acılarını beyninde, yüreğinde hissederek can veren o aykırı, o farklı, o sıradan olmayan insanların esiridir.
 
İster istemez o insanları tanıyanlar, öğrenenler, bilenler de onlara öykünüyor, onlar gibi olmaya çalışıyorlar. Çevresine, topluma, insanlığa bir şeyler katmaya, kazandırmaya uğraşıyorlar. Düzen onlardan kuşkulanıyor, korkuyor, en olmadık suçları icat ederek adil olmayan, fakat kendi adaletini uyguladığı mahkemelerce tutuklayıp zindanlara atıyor. Onlar ki zindanlarda özgürlüğün, özgür düşüncenin, özgür yaşamanın gergefini dokuyorlar, kendilerinden önce gelenler gibi geleceğin dünyasını kuruyorlar.
 
Yaşamanın anlamı ne şurada, ne burada, yaşamanın anlamı kitapta-beyindedir; akılda, bilgide, düşüncede, özgürlüktedir. Bunu bize veren, kazandıran kitaplardır, o kitapları düşünen, yaşayan ve yaratanlardır; sanatçılar, edebiyatçılar, düşünürler, insanlığa katkı sunan bilim insanları, insanlık kahramanlarıdır.
 
Düzen baldıran zehiri içirerek Sokrat’ı öldürdü. / “Dünya dönüyor desem de dönüyor, dönmüyor desem de dönüyor” diyen Galileo sürgüne gönderildi ve zindanda kaptığı hastalıktan öldü. / Doğa bilimcisi Buruno ateşe atılarak yakılmaktan kurtulamadı. / İmam-ı Azam, Halife’ye “evet” demediği için zehirlenerek öldürüldü. / Hallac-ı Mansur düzen tarafından derisi yüzülerek katledildi. / Pir Sultan Abdal, düzenin adamı ve kendisinden feyz alan Hızır Paşa tarafından darağacına çekildi. Düzeni eleştiren, yeni görüş ve düşünceler getiren Mithat Paşalar, Ziya Paşalar, Namık Kemaller sürgünden sürgüne, zindandan zindana gönderildiler. Varoluşlarını zindan duvarlarına kanla yazdılar.
 
Bugün bir evrensel akıldan, bilimden, bir insanlık düşüncesinden ve kültüründen söz edebiliyorsak, bunu kendini feda eden o yüce insanlara borçluyuz. Onların yüzü suyu hürmetine buralardayız ve yaşıyoruz…
 
Barış ve esenlik dileklerimle, sevgiyle kalınız…
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.