BOZTEPE’DEN KENTE BAKMAK 

Çok eskiye gitmeye gerek yok. 1930’lu yıllardan başlayalım istiyoruz. 37 senesinde Cumhuriyet Gazetesi adına yurt gezileri yapan ve bu vesile ile Trabzon’u da ziyaret eden İsmail Habib Sevük der ki; 

“Trabzon’un diğer bir vasfı da; Nereden baksan şehri tam göremiyorsun. Oranın Çamlıca’sı demek olan Soğuksu’ya çıktık. Yer yer küme küme, körpe körpe, endamlı endamlı çamlıklar; seyrek seyrek birer katlı evler ve en üstte memleketin Atatürk’e verdiği köşk; yasemin pırıltılı bir demet kıvrak bir taç gibi. Fakat Trabzon görünmüyor. Şehir sanki saklambaç oyununa çıkmış, saklanan Trabzon’u bütün endamı ile Boztepe’de yakaladım.

>>>>>>>>

Boztepe, sekiz yüz küsurluk boyu ile şehrin başucunda, limandan bakarken çatık kaşlı sert bir lala gibi duran bir yanardağ eskisi; meğer Trabzon’u bambaşka bir belde halinde göstermek için tabiatın eliyle kurulmuş büyülü bir kürsü imiş.
Sevük, Boztepe’nin manzarasından etkilenmiş olacak ki; Trabzon’u sadece görüp beğenmek mi istiyorsun? Öyleyse vapurdan doğruca Boztepe ye çık; bak ve tepeden doğru vapura gir! Demiştir. 


Boztepe’nin manzarasını 1939 da Trabzon İmar Planını yapan Lambert de beğenir ve  “Bu park güzel bir manzaraya sahiptir”  der. Ardından bu parkın güneyine “9 delikli bir golf oyun sahası”  önerir.   Şehir planını, şehrin kültürüne Fransız bir mimara yaptırırsan, O da bu gün dahi bilmediğimiz bir işi, seksen sene öncesi Trabzon’una önerir. 


BOZTEPE AĞAÇLANDIRILIYOR


Boztepe’ye ait eski resimlere bakıldığında boz ve kayalık bir tepeden başka bir şey görülmüyor. Sevük’ün burayı çatık kaşlı lalaya benzetmesi boşuna değil yani. 1936 tarihinde Trabzon’da yayınlanan Yeniyol Gazetesi’nin, konuyu “Ağaçsız Boztepe” şeklinde şöyle gündeme taşıdığı görülmektedir;
“Bu şehir kurulmadan evvel Boztepe ağaçsızdı. Şehir kuruldu, Boztepe’nin sırtlarına yaslandı, aradan asırlar ve asırlar geçti, Boztepe ve şehre doğru inen ve uzanan sırtları ve yamaçları yine ağaçsızdır… Boztepe’nin üstünü bir tarafa bırakalım. Fakat şu şimal ve garp sırtlarını ve yamaçlarını olsun, ağaçlandırmak hiç hatırımıza gelmemiş ve gelmiyor. Boztepe’nin ağaçlandırılması şehrin havası, manzarası, halkın sıhhati bakımından lüzumlu bir iş olduğu gibi, belki hava müdafaası bakımından da gereken bir iştir.” 


>
>>>>>>> Gazete tarafından yapılan yayınlar Trabzon Belediyesi üzerinde etkili olmuş olacak ki, bir yıl sonra yani 1937 yılında, Son Posta gazetesine bu sefer şöyle bir haber düştüğünü görüyoruz; “Eskiden beri çıplak bir vaziyette bulunan ve Trabzon şehrinin sırtı sayılan Boztepe’nin ağaçlandırılmasına başlanmıştır. 


Muhtelif cins ağaçlarla teşcir edilecek olan Boztepe, birkaç yıl içerisinde geniş bir sahaya malik ve Trabzon halkı için çok istifade edilecek bir mesire yeri halini alacaktır” denilmiştir. 


>
>>>>>>> Aslında Boztepe’nin ağaçlandırılmasına dönemin Valisi Yahya Sezai Uzay döneminde 24 Mart 1937 tarihinde başlanmış, köylerden getirilen çam, akasya ve çınar fidanları Boztepe’ye ilk dikilen fidanlar olmuştur. 

1941 yılında yine Yeniyol Gazetesi’ne bakıldığında, Boztepe’nin bir mesire alanı haline getirilmesi şehirde sevince neden olmuş; “Boztepe’nin şenlenmesi Trabzon’un hayatında yepyeni bir değişiklik yaratacaktır. Gönlümüz ve neşemiz üzerinde tazyik yapan perdeyi kaldıracaktır Adeta bir ada hayatına kavuşacağız. Ruhumuza inen kapanık bir havanın hüzün verici tesirlerinden kurtularak, daha şen ve şakrak duygularla meşhun bir hayata atılacağız. Bir kavis içinden çıkıp, gözlerini ufka, enginlere açan ruhumuzun ilk sesi (ooo… Oh, hayat var!) olacaktır” denmiştir. 
Bu arada 1940’lı yılların sonuna doğru,  Trabzon’da halkın kullanımına açık olan parkların; Taksim parkı, Belediye Parkı, Atapark, Atatürk Köşkü Bahçesinden ibaret olduğu, Boztepe ormanının ise henüz fidanlık aşamasında olduğunu belirtmiş olalım. 


BOZTEPE’Yİ İMARA AÇALIM


1961 yılına gelindiğinde Boztepe,  Trabzon Belediye Meclisi’nde ilginç bir şekilde tartışmaya konu olmuştur. Meclis tutanaklarından anladığımıza göre; Boztepe’nin imara açılarak orada bir mahalle oluşturulması önerilmiştir. 


>
>>>>>>> Meclis üyesi Muzaffer Korlu;  “Öteden beri Boztepe’nin ağaçlandırılmak sureti ile şehrin güzel bir mesiresi haline getirilmesine çalışılan bir mahallin, mahalle haline dönüştürülmesi taraftarı değilim” demiş,  Hasbi Pürselim de;  “bu alanın bırakın mahalle haline dönüştürülmesini, buraya su çıkarılarak alana gelen halkın su ihtiyacının karşılanması talebinde bulunmuştur.”  Son sözü dönemin Belediye Başkanı Hüseyin Çulha söyler; Boztepe’nin ağaçlandırılmaya başlandığı, bu maksatla Samsun fidanlığından fidan temin edilmiş olduğunu belirtir ve Boztepe’nin parsel haline getirilerek satılması talebi ret edilir. 


>
>>>>>>> Boztepe’nin imara açılması talebi 1961 senesinde reddedildi. Bugün ise Boztepe’ye baktığımızda daha yeşil, ancak önemli bir kısmının binalarla dolu olduğunu görüyoruz.

>>>>>>>>

Yani bir zamanlar boz bir tepe idi, bu gün ise beton bir tepe!


BOZTEPE’DE AMERİKALILAR DÖNEMİ


1950’li yıllara geldiğimizde bu gün sadece ihtiyar delikanlılarımızın hatırladığı ve bir döneme damgasını vuran Boztepe NATO tesislerinden bahsetmesek eksik olur. Zira takip edebildiğimiz kadarıyla 1954 yılında konu Trabzon Belediye Meclisinde gündem olmuş, Boztepe’de bir dönüm miktarındaki arazi, Amerikan Yardım Bürosu Radar Tesislerine tahsis olunmuştur. 


Bugün Boztepe’de ne NATO tesisi ne de Amerika’nın radarı var. Bir döneme ait bu tesisler ne zaman kuruldu ve ne zaman kaldırıldı?


>
>>>>>>> O dönemde Türkiye’nin en büyük tesisi olarak gösterilen Radar İstasyonu ve Boztepe’deki NATO tesisleri, 11 Temmuz 1959 tarihinde törenle açılmıştır. Deniliyor ki, Trabzon radarı sayesinde ilk defa 1500 ve 2500 kilometre arasındaki her çeşit hedefin izlenebilme olanağı ortaya çıkmıştır. 
Fakat ilginçtir, NATO tesisleri kurulmak üzere Belediye’ye ait araziden 6.153 m2 yer istimlâk edildiği halde, geçici işgallerin daimi işgale çevrilerek, toplam 46.582 m2 yer işgal edildiği ve üzerlerine sabit tesisler kurulduğu Meclis zabıtlarında belirtilmektedir. Amerikalıların her zamanki huyu!
 Bu durum Belediye idaresinde rahatsızlığa neden olmuş, Milli Savunma Bakanlığı ile fazla işgallerin tahliyesi veya istimlakinin temin edilmesi hususunda görüşülmesine karar verilmiştir.  Bu tesislerin Belediye Meclisi’nde verdiği rahatsızlık başka bir yönüyle de tutanaklara yansımıştır. Üyelerden İhsan Yücesan konuyu şöyle dile getirir; 


>
>>>>>>> “Turizm mevzuunda memleketimizin en güzel yeri bulunan Boztepe’nin, NATO teşkilatı tarafından işgal edildiğini söylemek doğru olmayacağına göre Amerikalıların elinde bulunduğundan bu yerden layığı ile halkımızın istifade edemediğini müşaade etmekteyim” der.  Ancak bu üssün kaldırılması için 1 Temmuz 1970’ini beklemek gerekecektir. Zira o tarihte alan Türk Silahlı Kuvvetlerine devredilmiştir. 


BOZTEPE PİKNİK GAZİNOSU


Yazılarımızda Belediye Başkanı Suat Oyman’dan çok bahsediyoruz. Çünkü iki dönem üst üste Belediye Başkanlığı yapması nedeniyle, incelediğimiz 1930-1980 yılları arasında Şehrin 10 yılına damgasını vurmuş bir isimdir, Oyman. Nitekim 1965 yılında Faaliyet Raporu görüşmelerinde Başkan Oyman, Boztepe hakkında şu bilgileri vermektedir;


“Boztepe öteden beri Trabzon’un mesire yeridir. Fakat bu cennet yerin Radar İstasyonu için istimlak edilmesi, şehir sakinlerinin istirahat ve hava almak imkânlarını dağıtmıştır. Bu maksatla geri kalan kısmın imar ve ihyasına teşebbüs edilmiş, bakımsız, yolsuz, taşlık, oturacak ve dinlenecek bir yer bulunmayan, susuz olmasına rağmen, hemşerilerimiz bir sürü zahmetlere katlanarak yine Boztepe’ye çıkıp hava almak ve Trabzon’un umumi manzarasını seyretmek ihtiyacını duymaktadır.


Gerek turizm bakımından büyük ehemmiyet taşıyan gerekse Trabzon sakinlerinin dinlenmek ve hava almak ihtiyacını gidermek maksadı ile Kızlar Manastırı arkasından Boztepe ye bir yol yaptırılmıştır. Orman Başmüdürlüğü’nün yardımı ve kendi imkânlarımızla bazı kısımlarının tesviyesi yapılmış, çam, kestane ve sair fidan dikilmek suretiyle büyük bir saha ağaçlandırılmıştır.” 


1969 yılına gelindiğinde Boztepe’ye Belediye tarafından bir gazino inşa ettirildiği görülmektedir.


 Boztepe Piknik Gazinosu adı verilen işletmedeki, Encümen tutanaklarına yansıyan yemek menüsü dikkatimizi çekiyor;


Yoğurtlu patlıcan, yoğurtlu kabak, karnıyarık, fasulye pilaki, piyaz, zeytinyağlı taze fasulye, biber dolma, su böreği, Rus salatası, balık mayonez, Macar Bulgar (?), meyhane pilavı, iç pilav, piliç kızartma, söğüş tavuk,  yumurtalı sucuk, ızgara köfte ( henüz Akçaabat köftesi isim olarak yerleşmemiş), şiş kebap, pirzola, bonfile, balık; 


O dönemde Belediye park ve gazinolarında alkollü içki sunumu yapılıyordu. İçki ve içecek çeşitleri de bir hayli zengin;


Bira, Büyük Yeni Rakı, Büyük Kulüp Rakı, Votka, Büyük Altunbaş, Viski Ankara, ithal viski, Vermut, şampanya, Dimnit şarap, Küçük Şişe Yeni Rakı, Küçük kulp rakı Kako Kola, Furuko, gazoz, maden suyu Kızılay, Kisarna maden suyu, soda, ayran limonata, çay, kahve. 

TAKA

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.