Hafta başında Beşiktaş'ın puan kaybetmesi ile İzmir ekibi Altay’ın ve ardından da averajla da olsa Fenerbahçe’nin sırasıyla oturduğu liderlik koltuğu için son aday Trabzonspor'du. Üstelik  galip gelmesi halinde kendisini bu koltuktan mahrum edecek herhangi bir takım da olmayacaktı. Rakipleri gibi averajla yada maç fazlasıyla değil puan farkıyla, bileğinin hakkıyla o koltuğa oturacak ve yedinci haftayı lider olarak tamamlayacaktı.

Osmanlı dönemi şehzadeleri misali herkesin koltukta gözü var. Herkesin gözü kulağı İstanbul'dan gelecek haberde. Koltuk boşalır boşalmaz her sancaktan biri hak iddia ediyor. Bu işin de bir raconu, yolu, yordamı var tabi. Fırtına kazandığı anda kim ne yapmış, ne etmiş bakmaksızın koltuğa kurulacaktı.

Tüm bunlara rağmen; uzun yıllardır Trabzonspor'u takip eden, seven ve yazan biri olarak Fırtına'nın ayağına gelen fırsatları teptiğine çok kez şahit olmuştum. Buna ek olarak geçen hafta kırmızı kart gören Vitor Hugo'nun cezası ve İsmail'in yetersizliğinde savunmanın solunu kapatan Denswil’in de sakat olması eklenince içim çok rahat değildi.

Maç önü,  oyun dışı sohbet burada noktalıyorum ve geçiyorum maça, şimdi sahada ne oldu birde ona bakalım. Öyle ya kağıda yazılan kağıtta kalır önemli olan sahada ne olduğudur.

Trabzonspor maça Hugo'nun yokluğunda kadroya monte edilen Hüseyin dışında ideal yakın bir onbir ile başladı. Fırtına oyuna gerçek manada fırtına gibi giriş yapti. Özellikle Djaniny ve Peres'in çizgiden çıkarılan vuruşları dikkate değerdi.

20 dakika süren yüksek temponun ardından misafir ekip de oyuna ortak oldu. Dönen topları almaya başlayan misafir takım hücum eden Trabzonspor'un boşalttığı alanlara attığı toplar ve koşularla tehlike yaratmaya başladı. 36 nci dakikada böyle bir atak şekillendi. Takımın önde yakalanmasına birde Uğurcan'ın dikkatsizliği eklenince misafir ekip 1-0 öne geçti.

Golden sonra Trabzonspor çok çabuk bir geri dönüşe imza attı ve Cornelius 6 dakika sonra skora dengeyi getirdi. Bu skor aynı zamanda  ilk yarının skoru oldu.

Ikinci yarıya ilk yarı on birini koruyarak çıktı Trabzonspor. Yine iştahlı ve arzulu başlayan taraf Trabzonspor, Çanakkale geçilmezi oynayan taraf ise Alanyaspor’du. Özellikle Abdullah Hoca’nın orta sahanın defansif tek oyuncusu Berat'ı çıkarıp forvet oyuncusu Geevinho'yu alması ya hep hiç hamlesi gibiydi.

75 de ilk yarıda yenilen golün bir benzeri pozisyonda Hüseyin kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Hoca da mecburen santrafor Cornelius'un yerine genç stoper Ahmet Can'ı oyuna aldı.

Maçın sonlarında müthiş bir efor ortaya koyan Fırtına rakip kaleci Serkan'ı geçemeyince beraberliğe razı oldu.

Taht hayallerimizin, liderlik hayallerimizin bir başka haftaya kaldığını notu ile yazımızı sonlandıralım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serko61 3 hafta önce

Bu takımın her maçı rus ruleti gibi herzaman ilerde yürüyen beş kişi geride defans yapmaya çalışan beş kişi,böyle takımın defansı her maçta kart görür, helede hüseyin gibi acemi olursa..