Genellikle insanlar hayattan ayrıldıklarında, arkalarından hak ettikleri methiyeleri düzeriz. Ama bu gün sizlere yaşayan gerçek bir yurtsever akademisyeni anlatacağım. Geçen hafta Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki görevinden emekli olan Prof.Dr.Cenk Büyükünal’ı.

Prof.Dr.Cenk Büyükünal, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölüm Başkanlığı yaptıktan sonra emekli olmuştur. Her ne kadar ülkemizde Çocuk Cerrahisini kuran Prof.Dr.İhsan Numanoğlu ve Prof.Akgün Hiçsönmez olsa da ve Cerrahpaşa’da Çocuk Cerrahisi kurucu hocaları Prof.Dr.Daver Yeker ve Prof.Dr.Nur Danişmend olsa da, ülkemizde Çocuk Cerrahisi Bölümünün gelişmesi ve bu günlere gelmesi Cenk’in sayesinde olduğunu görüyoruz. Cerrahpaşa Çocuk Cerrahisi, hocalarının desteklemesi Cenk’in motor görevi görmesiyle Avrupa’da ve Dünyada saygın bir yere gelmiş, EUPSA 2008 Avrupa Çocuk Cerrahları Kongresi, birkaç yıllık bir çalışma sonrasında İstanbul’a alınabilmişti. Yurt dışı kongrelerinde Cenk her zaman ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışmış, ülkemize karşı yapılan haksızlıklara direnmiştir. Bir örneğini yazımın sonuna sakladım.

Cenk’in yurt dışı çalışmaları sayesinde ülkemiz için ilklerden biri gerçekleşmiştir. Bunu Cenk’in yayınladığı kitaptan öğreniyoruz. 2000’li yılların başında Avrupa Tıp Birliği, UEMS’in asil üyesi değilken bile 86 çocuk cerrahımızın Avrupa Çocuk Cerrahisi Yeterlilik Belgesi alması sağlanmıştır. Bu kazanım ülkemizde ilk kez ve sadece çocuk cerrahisi branşı için verilmiştir. Yine Cenk’in çabalarıyla, çocuk cerrahlarımızın Avrupa Çocuk Cerrahisi (EUPSA) ve Avrupa Çocuk Ürolojisi (ESPU) yönetim kurullarında görev alması, sınav komisyonlarında görevlendirilmeleri gibi görevlere seçilebilmeleri sağlanmıştır. 2004 ve 2005 yıllarında, hem Hacettepe hem de Cerrahpaşa Çocuk Cerrahisi bölümleri Avrupa Çocuk Cerrahisi Yeterlilik Kurulu (EBPS) eş yetkilendirme Sertifikalarını almaya hak kazanmışlardır. Cerrahpaşa Çocuk Cerrahisi Bölümünün Avrupa ‘da ve Dünya’da böyle başarılar kazanması, ülkemizin sağlık sektöründe pek bilinmese de dünyaca bilinen bir gerçektir. Ve bunun mimarlarının en önemlilerinden biri de Cenk’tir.

Sevgili okurlar, sizlere Prof Dr.Cenk Büyükünal’ı tanıtma çabalarım boşuna değildir. Hepimizin çocukları ve torunlarının sağlık sorunları için, cerrahi çözümlerde bir çocuk cerrahına ihtiyaç duyulacaktır. İşte bu çocuk cerrahlarının yetişmelerinde de Cenk’in büyük katkıları vardır. Ülkemizin dört bir yanına dağılan çocuk cerrahisi uzmanlarının önemli bir bölümü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi kökenlidir ve ciddi bir eğitimden geçmişlerdir. Asistan eğitimine çok önem veren Cenk, 2016 yılında ESPU kongresinde ünlü bir çocuk üroloğunun sadece kendi yaptığı son 10 yıllık ameliyatların sonuçlarını anlattıktan sonra söz alarak “siz eğitimci değil misiniz?. Neden tüm ameliyatları kendiniz yapıyorsunuz? Biz asistanlarımıza her türlü ameliyatları yaptırıyoruz. Karşısına geçerek ve sorumluluk alarak hocalık görevimizi olabildiğince iyi yapmaya çalışıyoruz.” şeklinde eleştiri getirmiş ve genç asistanlar tarafından çılgınca alkışlanmış. Kendi söylemiyle “Zaman zaman koroner damarlarımıza jimnastik yaptırma riskini bile alarak bu görevi mutlaka yerine getirmemiz gerekmektedir. Zira gelecekteki hastalarımız ve torunlarımızın sağlığı asistanlarımızın iyi ve başarılı birer hekim olmalarına bağlıdır.” diyerek şimdi birçok eğitim kurumunda ameliyat yapamadan yetişen ve halkımıza sağlık hizmetini yeterli sunamayacak hekimlerin aksine yetenekli hekimler yetiştirme çabasında olmuştur. İşte gerçek yurtseverlik budur diye düşünüyorum.

    Prof.Dr.Cenk Büyükünal’ın tıp dışında da hassasiyetleri olduğunu biliyoruz. Gerçek Atatürkçü, cumhuriyetimizin kurucu değerlerine yürekten bağlı bir akademisyen olarak yıllardır özenle oluşturduğu “Atatürk ve çocuk resimleri koleksiyonu” nu önce iki ayrı sergide halkımıza sergiledikten sonra 2017 yılı haziran ayında imzalanan ortak bir protokol ile Anıtkabir envanterine bağışlamıştır. Bayram zamanlarında bu koleksiyonu herkes Anıtkabir’e giderek görebilir. Ayrıca “Doktor/hemşire, bebek, kukla ve biblo koleksiyonu” Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Tarihi Müzesi’ne bağışlanmış ve müzede her an sergilenmektedir.

 Yazımın sonuna sakladığım yurtseverlik örneklerinden birini Cenk’in söyleminden aktarıyorum; “… 1991 yılında SIOP (Pediatrik Onkoloji Toplantısı) Kongresi nedeni ile, Türkiye’den büyük bir kafile, deniz yolu ile Marmaris’ten Rodos adasına gitmiştik. Bu grupta  Prof. Dr.Ayhan Çavdar Hoca ve Prof. Münevver Büyükpamukçu’da vardı. Kongre oteline geldiğimizde  kapıda  asılı tüm bayraklar arasında Türk bayrağının olmadığını gördük. Bu hiç kuşkusuz  tipik bir Grek uygulaması idi. İçimizden bir kaç kişi, kongre sekreterliğine gittik ve  bayrağımız hemen o gün açılış seremonisinden önce göndere asılmaz  ise  tüm grubun bir deklarasyon yayınlayarak  Türkiye’ye geri döneceğini bildirdik. Yanılmıyorsam Rodos Konsolosumuzu da durumdan haberdar ettik. Dönem Yunanistan ile siyasi ilişkilerin gergin olduğu bir dönemdi. Ne mi oldu, ertesi sabah kalktığımızda “sevgilimizin” nazlı nazlı Rodos rüzgarı ile  dalgalandığını gördük tabii ki! Bu sevinci  ve kararlı tutum ve davranışımızı hiç unutamam...” İşte böyle bir yurtsever akademisyen Prof.Dr.Cenk Büyükünal, günümüz akademisyenlerinin çoğuna benzemeyen.

Sevgili okurlar, Cenk 1970-1976 yılları arası Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde aynı sıraları paylaştığım ve kendisiyle gurur duyduğum sınıf arkadaşım. Farklı yönleri olduğu için sizlerin de tanımanızı istedim.
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.