<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Taka Gazete - Trabzon Haber - Karadeniz Haber</title>
    <link>https://www.takagazete.com.tr</link>
    <description>Taka Gazete, Trabzon ve Karadeniz'den güncel haberleri sunar. Trabzonspor transferleri, maç sonuçları ve Karadeniz bölgesiyle ilgili olayları buradan takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/dunya" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 11:33:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/dunya"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepal’de Sel Felaketinde Bilanço Ağırlaştı: 734 Kişi Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/nepalde-sel-felaketinde-bilanco-agirlasti-734-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/nepalde-sel-felaketinde-bilanco-agirlasti-734-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal’de 26 Ağustos’ta meydana gelen büyük sel felaketinde can kaybı 734’e yükseldi. 589’u yabancı olmak üzere 2 bin 498 kişiden hâlâ haber alınamıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi arasındaki sınır hattını vuran sel felaketinde bilanço giderek ağırlaşıyor. Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu’nun 30 Ağustos 2026 sabahı açıkladığı son verilere göre ülkede 734 kişinin cansız bedenine ulaşıldı, 2 bin 498 kişi ise hâlâ kayıp. Kayıpların 589’unu yabancı uyruklular oluşturuyor. Çin’in Tibet bölgesindeki 16 can kaybı da eklendiğinde felaketin iki ülkedeki toplam bilançosu en az 750 ölüye ulaştı. Arama kurtarma çalışmaları zorlu hava ve arazi şartlarına rağmen devam ediyor.</p>

<p><strong>Nepal’de ölü sayısı 734’e yükseldi</strong></p>

<p>Nepal makamlarının son açıklamasına göre Bhotekoshi ve Trishuli nehirlerinde meydana gelen taşkınların ardından farklı bölgelerden 734 kişinin cansız bedeni veya insan kalıntıları çıkarıldı. En fazla cenazenin bulunduğu bölgeler arasında Chitwan, Nawalparasi East ve Nawalparasi West yer alıyor. Yetkililer, kimlik tespit çalışmalarının da eş zamanlı sürdüğünü bildirdi.</p>

<p style="text-align:left"><img src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/6a93d7b610095182-w1200xh800.png" width="500" /></p>

<p><strong>2 bin 498 kişi hâlâ kayıp</strong></p>

<p>Felaketin ardından kayıp olarak bildirilenlerin sayısı da oldukça yüksek. Nepal’de 2 bin 498 kişiden hâlâ haber alınamazken bunların 589’unun yabancı uyruklu olduğu açıklandı. Kayıp listesindeki kişiler arasında turistlerin yanı sıra hidroelektrik projelerinde çalışan yüzlerce işçi de bulunuyor. Yetkililer şu ana kadar 8 binden fazla kişinin kurtarıldığını bildiriyor.</p>

<p style="text-align:left"><img src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/6a93d7b66b1fe947-w1200xh800.png" width="500" /></p>

<p><strong>Tibet’te de can kaybı ve kayıplar var</strong></p>

<p>Felaket yalnızca Nepal’i değil Çin’in Tibet Özerk Bölgesi’ni de etkiledi. Reuters’ın son verilerine göre Tibet’in Gyirong bölgesinde 16 kişinin hayatını kaybettiği, 546 kişiden ise haber alınamadığı bildirildi. Böylece Nepal ve Tibet birlikte değerlendirildiğinde toplam ölü sayısı en az 750’ye, kayıp sayısı ise 3 binin üzerine çıktı.</p>

<p style="text-align:left"><img src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/6a93d7f80352f537-w1200xh801.png" width="500" /></p>

<p><strong>Selin nedeni buzul çökmesi olabilir</strong></p>

<p>26 Ağustos’ta başlayan felaketin kesin nedeni üzerindeki araştırmalar devam ediyor. İlk değerlendirmeler, Himalayalar’daki büyük bir buzul kütlesinin çökerek buz, kaya ve suyu vadilere sürüklediğine işaret ediyor. Oluşan dev kütlenin nehir yataklarını etkileyerek ani ve son derece güçlü bir sel dalgasına neden olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, bölgede yeni oluşan doğal setler ve göller nedeniyle ikinci bir taşkın riskinin tamamen ortadan kalkmadığı konusunda uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:left"><img src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/6a93d7f97490e912-w1200xh800.png" width="500" /></p>

<p><strong>Yeni sel tehlikesi için alarm verildi</strong></p>

<p>Nepal makamları Bhotekoshi Nehri’ndeki su seviyesinin yeniden yükselmesi nedeniyle nehir çevresindeki yerleşimlere uyarıda bulundu. Yüksek kesimlerde oluşan heyelan gölleri ve dengesiz arazi yapısı, yeni bir sel dalgası ihtimalini gündemde tutuyor. Bazı bölgelerde tahliye çalışmaları sürerken kurtarma ekiplerinin de riskli alanlarda temkinli hareket ettiği bildiriliyor.</p>

<p><strong>Arama kurtarma zamana karşı sürüyor</strong></p>

<p>Binlerce kurtarma personeli, askeri birlikler ve gönüllüler kayıp kişilere ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Ancak yolların ve köprülerin yıkılması, vadilerin çamur ve kaya yığınlarıyla kapanması ve kötü hava koşulları operasyonları güçleştiriyor. Özellikle hidroelektrik santrallerinin bulunduğu bölgelerde mahsur kalan işçilere ulaşılması için özel ekipler görev yapıyor.</p>

<p><strong>Uluslararası yardım seferberliği başladı</strong></p>

<p>Felaketin ardından Nepal, uluslararası toplumdan teknik ve insani yardım talebinde bulundu. Çok sayıda ülke arama kurtarma, gıda, sağlık malzemesi ve teknik ekip desteği sağlamaya başladı. Nepal yönetimi özellikle kayıp kişilerin bulunması, cenazelerin kimliklendirilmesi ve zarar gören altyapının yeniden kurulması için uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/nepalde-sel-felaketinde-bilanco-agirlasti-734-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/nepal.png" type="image/jpeg" length="57925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nepal-Tibet Felaketinde Gerçek Ortaya Çıktı: Deprem Değilmiş]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/nepal-tibet-felaketinde-gercek-ortaya-cikti-deprem-degilmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/nepal-tibet-felaketinde-gercek-ortaya-cikti-deprem-degilmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal-Tibet sınırındaki felakette ilk başta deprem sanılan sarsıntının kaynağına ilişkin yeni bulgular ortaya çıktı. Uydu görüntüleri buzul çöküşüne işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Himalayalar’ın eteklerinde Nepal ile Tibet arasındaki sınır hattını vuran büyük sel ve toprak kaymasının ardındaki ana tetikleyiciye ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya çıktı. İlk saatlerde ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nun (USGS) <strong>4,4 büyüklüğünde deprem olarak sınıflandırdığı sismik hareketin</strong>, daha sonraki incelemelerde klasik bir deprem olmadığı değerlendirildi. Aktarılan bilimsel incelemelere göre sarsıntı, yüksek rakımdaki büyük bir buzul parçasının koparak vadiye düşmesi ve ardından oluşan kaya, buz, su ve enkaz akışının meydana getirdiği sismik enerjiden kaynaklanmış olabilir. Felakette yüzlerce kişi hayatını kaybederken iki ülkede toplam kayıp sayısının 1300’ü aştığı bildirildi.</p>

<h2><strong>Önce 4,4 büyüklüğünde deprem sanıldı</strong></h2>

<p>Felaketin yaşandığı ilk saatlerde bölgede kaydedilen sismik hareket, USGS tarafından 4,4 büyüklüğünde bir deprem olarak sınıflandırıldı.</p>

<p>Ancak yakın istasyonlardan elde edilen ek kayıtlar, uzun periyotlu sismik dalgalar ve uydu görüntülerinin yeniden incelenmesi sonucunda farklı bir tablo ortaya çıktı.</p>

<p>Aktarılan güncel değerlendirmeye göre kaydedilen sinyalin kaynağı bir tektonik deprem değil, yüksek rakımdaki buzul kütlesinin çökmesi ve ardından meydana gelen dev enkaz akışıydı.</p>

<p>Böylece “deprem ve sel aynı anda gerçekleşti” yönündeki ilk değerlendirme değişmiş oldu.</p>

<h2><strong>Uydu görüntülerinde dev buzul kopması görüldü</strong></h2>

<p>Felaketin kaynağına ilişkin en dikkat çekici bulgular uydu görüntülerinden elde edildi.</p>

<p>Calgary Üniversitesi’nden jeolog Daniel Shugar’ın ilk incelemelerine göre buzulun yaklaşık <strong>600 metre genişliğindeki büyük bir bölümü</strong>, ana kütleden ayrılarak aşağıdaki vadiye doğru hareket etti.</p>

<p>Buz kütlesinin yaklaşık <strong>5 bin 200 metre rakımdan</strong> kopmaya başladığı ve yaklaşık <strong>1.200 metrelik dikey düşüş</strong> yaşadığı hesaplandı.</p>

<p>Shugar, olayın ardından vadi tabanının adeta büyük bir patlama yaşanmış gibi göründüğünü ve parçalanmış buzul kalıntılarının geniş bir alana yayıldığını belirtti.</p>

<h2><strong>Buz, kaya ve su ölümcül bir akışa dönüştü</strong></h2>

<p>Kopan kütle yalnızca buzdan oluşan bir çığ olarak kalmadı.</p>

<p>Bilim insanlarının değerlendirmelerine göre aşağı doğru hızlanan kütle, önüne kattığı kaya, toprak, su ve diğer malzemelerle birleşerek çok daha büyük bir enkaz akışına dönüştü.</p>

<p>Dundee Üniversitesi’nden buzul bilimci Simon Cook, büyük buz kütlesinin hareket sırasında parçalanarak adeta buz-su karışımına dönüştüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreç, yüksek dağlık alandan başlayan olayın kısa sürede vadiler boyunca ilerleyen büyük bir sel ve çamur akıntısına dönüşmesini açıklayan başlıca mekanizmalardan biri olarak gösteriliyor.</p>

<h2><strong>Felaketin merkezinde hangi bölge vardı?</strong></h2>

<p>Bilim insanlarının değerlendirmelerine göre buzul kopması Katmandu’nun yaklaşık <strong>65 kilometre kuzeyinde</strong> meydana geldi.</p>

<p>Buz ve enkaz akışının vadiden kuzeybatıya doğru ilerleyerek Nepal ile Tibet arasındaki Bhote Koşi Nehri’ne ve ardından Lhende Khola’ya ulaştığı aktarıldı.</p>

<p>Olayın Nepal-Çin sınırındaki Rasuwagadhi/Gyirong geçişinin yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusunda gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>Katmandu merkezli Uluslararası Entegre Dağ Gelişimi Merkezi uzmanları da felaketin bir <strong>buzul çığı tarafından tetiklendiği</strong> değerlendirmesini paylaştı.</p>

<h2><strong>İklim değişikliği buzul çökmesini tetikledi mi?</strong></h2>

<p>Felaketin ana tetikleyicisinin buzul çökmesi olduğuna ilişkin güçlü bulgular bulunmasına rağmen olayın bütün nedenleri henüz kesinleşmiş değil.</p>

<p>Daniel Shugar, bölgedeki tüm meteorolojik verilerin henüz elde edilemediğini ancak uydu görüntülerinde bir önceki güne göre kar örtüsünün belirgin biçimde azaldığının görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Bu durum yüksek sıcaklıkların buzuldaki erimeyi artırarak kopmaya katkıda bulunmuş olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.</p>

<p>Ancak bilim insanları <strong>iklim değişikliğinin olaydaki kesin payının henüz belirlenmediğini</strong> ve başka faktörlerin de araştırılması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>Nepal ve Tibet’te bilanço ağırlaşıyor</strong></h2>

<p>Felaketin ardından Nepal ve Tibet’te arama kurtarma çalışmaları devam ediyor.</p>

<p>Paylaşılan son bilgilere göre Nepal’de can kaybı <strong>270’e yükselirken 826 kişiden haber alınamadığı</strong> bildirildi.</p>

<p>Tibet tarafında ise kayıp olarak bildirilen 558 kişiden 260’ının yabancı uyruklu olduğu belirtildi. Yetkililer bölgede en az üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>

<p>Aktarılan verilere göre iki ülkedeki toplam kayıp sayısı <strong>1300’ün üzerine çıktı</strong>.</p>

<p>Nepal’de kayıp yabancı uyruklu kişiler arasında Hindistan, ABD, Rusya, Ukrayna, Portekiz, Güney Kore ve İtalya vatandaşlarının da bulunduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Nepal-Tibet felaketinde öne çıkan rakamlar</strong></h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Başlık</th>
   <th>Açıklanan bilgi</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>İlk sismik kayıt</td>
   <td><strong>4,4 büyüklüğünde deprem olarak sınıflandırıldı</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Kopan buzulun genişliği</td>
   <td><strong>Yaklaşık 600 metre</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Başlangıç rakımı</td>
   <td><strong>Yaklaşık 5.200 metre</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Dikey düşüş</td>
   <td><strong>Yaklaşık 1.200 metre</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Nepal’de can kaybı</td>
   <td><strong>270</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Nepal’de kayıp</td>
   <td><strong>826</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tibet’te bildirilen kayıp</td>
   <td><strong>558</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Çin’in bölgeye gönderdiği kurtarma personeli</td>
   <td><strong>574</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Çin’in açıkladığı afet fonu</td>
   <td><strong>Yaklaşık 17 milyon dolar</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<h2><strong>İkinci sel tehlikesi için uyarı yapıldı</strong></h2>

<p>Bölgede en büyük risklerden biri de yeni bir sel ihtimali.</p>

<p>Yetkililer, nehrin yukarı kesimlerinde halen tıkanıklık bulunduğunu ve bunun ikinci bir taşkına yol açabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Nepal’de Bhotekoshi, Trishuli ve Narayani nehirlerinin kıyısında yaşayanlara uzak durmaları yönünde uyarılar yapılırken, komşu Hindistan’ın Bihar ve Uttar Pradesh eyaletlerinde de sel alarmı verildi.</p>

<p>Olumsuz hava şartları ve yoğun çamur tabakası nedeniyle bazı noktalarda helikopter operasyonlarının zorlaştığı, arama kurtarma çalışmalarının karadan sürdürüldüğü aktarıldı.</p>

<h2><strong>Çin 574 kurtarma görevlisini bölgeye sevk etti</strong></h2>

<p>Felaketin Tibet Özerk Bölgesi’ndeki Gyirong sınır kapısına kadar ulaşmasının ardından Çin yönetimi de geniş çaplı müdahale başlattı.</p>

<p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in arama kurtarma çalışmalarının hızlandırılması ve etkilenen kişilerin tahliyesi talimatını verdiği belirtildi.</p>

<p>Bölgeye en az <strong>574 kurtarma görevlisi</strong> gönderilirken, afet müdahalesi için yaklaşık <strong>17 milyon dolarlık fon</strong> ayrıldığı açıklandı.</p>

<p>Hindistan’ın da Nepal’e insani yardım malzemeleri gönderdiği bildirildi.</p>

<h2><strong>Felaketin tüm nedenleri için araştırma sürüyor</strong></h2>

<p>Mevcut bilimsel bulgular, Nepal-Tibet sınırındaki sismik hareketin klasik anlamda bir depremden ziyade büyük bir <strong>buzul çökmesi ve ardından oluşan kaya-buz-su akışıyla</strong> ilişkili olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Ancak felaketin neden bu kadar büyük bir su ve enkaz hacmi oluşturduğu, yüksek sıcaklıkların rolü ve iklim değişikliğinin olaydaki payı henüz tamamen açıklığa kavuşmuş değil.</p>

<p>Bilim insanları uydu görüntülerini, meteorolojik verileri ve saha bulgularını incelemeye devam ederken bölgede arama kurtarma operasyonları da sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>SABAH</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/nepal-tibet-felaketinde-gercek-ortaya-cikti-deprem-degilmis</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/chatgpt-image-27-agu-2026-12-30-30.png" type="image/jpeg" length="75048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı Hükümlüsü Ratko Mladiç Lahey’de Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/srebrenitsa-soykirimi-hukumlusu-ratko-mladic-laheyde-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/srebrenitsa-soykirimi-hukumlusu-ratko-mladic-laheyde-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı hükümlüsü Ratko Mladiç’le ilgili Lahey’den gelen son gelişme, Bosna Savaşı’nın en karanlık dosyalarından birini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Srebrenitsa Soykırımı’ndan suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladiç, Lahey’de tutulduğu hapishanede oldu.</p>

<p>Bosna Savaşı sırasında işlediği soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan dolayı müebbet hapis cezasına çarptırılan Sırp komutan Ratko Mladiç öldü. "Bosna Kasabı" olarak bilinen Mladiç, Srebrenitsa katliamı başta olmak üzere binlerce masum Boşnak'ın katledilmesinden sorumlu tutuluyordu.</p>

<p>1992-1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun (VRS) Başkomutanlığı görevini yürüten ve tarihin en kanlı katliamlarından birine imza atan Ratko Mladiç, ömür boyu hapis cezasını çektiği cezaevinde hayatını kaybetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SREBRENİTSA SOYKIRIMI VE MÜEBBET HAPİS CEZASI</strong><br />
Ağustos 1995'te Srebrenitsa'da en az 8 bin Boşnak erkeğin ve çocuğun katledildiği Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası gördüğü en büyük soykırımın baş aktörlerinden biri olan Mladiç, yıllarca kaçtıktan sonra 2011 yılında Sırbistan'da yakalanmıştı.<br />
Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından yargılanan Sırp komutan, 2017 yılında karara bağlanan davada şu suçlardan suçlu bulunmuştu:<br />
• Soykırım Suçu: Srebrenitsa'da sistematik olarak Boşnak nüfusun yok edilmesi.<br />
• İnsanlığa Karşı Suçlar: Sürgün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinayet ve zulüm.<br />
• Savaş Kanunlarını İhlal: Saraybosna'nın yıllarca kuşatma altında tutularak sivillerin hedef alınması ve katledilmesi.<br />
2021 yılında nihai temyiz mahkemesi tarafından da müebbet hapis cezası onanan Mladiç, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen cürümlerinin cezasını çekerken hayatını kaybetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>SON DAKİKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/srebrenitsa-soykirimi-hukumlusu-ratko-mladic-laheyde-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/b0968730-53d0-4259-879b-6b06f4b0bff5.jpg" type="image/jpeg" length="25218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böyle korkunç sel felaketi görülmedi! Kayıp sayısı yüzleri geçti...]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/boyle-korkunc-sel-felaketi-gorulmedi-kayip-sayisi-yuzleri-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/boyle-korkunc-sel-felaketi-gorulmedi-kayip-sayisi-yuzleri-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nepal’de buz ve kaya çığının tetiklediği düşünülen ani sel yerleşimleri vurdu. En az 384 turist ve yolcuyla bağlantı kurulamazken aramalar sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nepal’in Tibet sınırına yakın kuzey kesimlerinde 26 Ağustos 2026 sabahı meydana gelen ani sel felaketi büyük yıkıma yol açtı. Bhote Koshi Nehri’nde oluşan şiddetli taşkın, köyleri, yolları, köprüleri ve hidroelektrik tesislerini vururken yüzlerce kişiden haber alınamıyor. Nepal Turizm Kurulu, ilk değerlendirmede 291’i yabancı olmak üzere toplam 384 turist ve yolcunun kayıp ya da irtibat kurulamaz durumda olduğunu açıkladı. Can kaybına ilişkin bilgiler ise güncellenmeye devam ediyor; Nepal kaynakları en az 8, Reuters’ın daha sonraki haberinde ise en az 9 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. </p>

<p><img alt="Nepal 1" class="detail-photo img-fluid" height="225" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/nepal-1.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>Nepal’de sel felaketi köyleri ve yolları önüne kattı</strong></p>

<p>Felaket, Rasuwa bölgesindeki Bhote Koshi Nehri’nin sabah saatlerinde aniden taşmasıyla başladı. Şiddetli su ve çamur kütlesi Timure ve Syabrubesi başta olmak üzere nehir hattındaki yerleşimlerde ağır hasara neden oldu. Köprüler, yollar, evler, polis noktaları ve gümrük yapıları selden etkilenirken ulaşımın bazı bölgelerde tamamen kesildiği bildirildi. Bölgeden gelen görüntülerde büyük su kütlesinin vadi boyunca ilerleyerek yapıları ve araçları sürüklediği görülüyor. </p>

<p><img alt="Nepal 2" class="detail-photo img-fluid" height="242" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/nepal-2.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>384 turist ve yolcudan haber alınamıyor</strong></p>

<p>Nepal Turizm Kurulu’nun yayımladığı ön listeye göre felaketin ardından 291 yabancı ve 93 Nepalli olmak üzere 384 kişiyle bağlantı kurulamadı. Yabancıların arasında Hindistan, ABD, İngiltere, Malezya ve farklı ülkelerden turistler bulunuyor. Yetkililer, bu kişilerin tamamının sel sularına kapıldığının henüz doğrulanmadığını özellikle vurguluyor. Seyahat acenteleri, güvenlik birimleri ve turizm polisi listedeki kişilerin nerede olduğunu tek tek belirlemeye çalışıyor. </p>

<p><img alt="Nepal 3" class="detail-photo img-fluid" height="209" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/nepal-3.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>Felaketin nedeni için buz ve kaya çığı ihtimali güçlendi</strong></p>

<p>İlk bilimsel değerlendirmeler, Lhende Khola Nehri çevresinde meydana gelen büyük bir buz ve kaya çığının nehri geçici olarak kapatmış olabileceğine işaret ediyor. Biriken suyun doğal seti aşması veya yıkmasıyla aşağı kesimlere büyük bir sel dalgasının ulaştığı değerlendiriliyor. Kathmandu Üniversitesi’nden araştırmacılar bunun henüz ilk değerlendirme olduğunu belirtirken, buzul gölü taşması ihtimali de araştırılıyor. Reuters ayrıca felaketten kısa süre önce bölgede 4,4 büyüklüğünde deprem kaydedildiğini, ancak deprem ile sel arasındaki ilişkinin kesinleşmediğini aktardı.</p>

<p><strong>Arama kurtarma çalışmaları zamana karşı sürüyor</strong></p>

<p>Nepal yönetimi geniş çaplı arama kurtarma çalışması başlatırken, kötü hava koşulları, yüksek su seviyesi ve zarar gören yollar ekiplerin ilerlemesini güçleştiriyor. Nepal hükümeti Hindistan ve Çin’den de destek talep etti. Çin tarafında da sınır bölgesindeki Gyirong Limanı çevresinin sel ve heyelandan ağır şekilde etkilendiği, yüzlerce kurtarma personelinin görevlendirildiği bildirildi.</p>

<p><img alt="Nepal 4" class=" detail-photo img-fluid" height="309" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/nepal-4.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>Nehir kıyısındaki bölgelere ikinci sel uyarısı</strong></p>

<p>Yetkililer yalnızca mevcut yıkımla değil, yeni bir taşkın ihtimaliyle de mücadele ediyor. Bhote Koshi, Trishuli ve Narayani nehirlerinin kıyısındaki yerleşimlere uzak durma çağrısı yapıldı. Yukarı kesimlerdeki olası yeni tıkanmaların açılması halinde ikinci bir ani sel dalgası oluşabileceğinden endişe ediliyor. Bu nedenle nehir hattındaki birçok bölgede alarm seviyesi yüksek tutuluyor.</p>

<p><strong>Hidroelektrik tesisleri ve altyapı ağır hasar gördü</strong></p>

<p>Sel, Nepal’in enerji altyapısını da vurdu. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre ülkedeki hidroelektrik üretim kapasitesinin yüzde 12’den fazlasını etkileyen tesisler zarar gördü. Çok sayıda yol ve köprünün kullanılamaz hale gelmesi ise hem kurtarma çalışmalarını hem de bölgedeki ulaşımı olumsuz etkiliyor. Hasarın gerçek boyutunun sular çekildikten sonra ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<p><strong>Kayıp sayısı neden kesin ölüm bilançosu anlamına gelmiyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nepal Turizm Kurulu’nun duyurduğu 384 kişilik rakam, şu aşamada “hayatını kaybeden” kişileri değil, irtibat kurulamayan turist ve yolcuları ifade ediyor. Yetkililer seyahat şirketlerinden gelen listeleri karşılaştırarak bu kişilerin güvenli bölgelerde bulunup bulunmadığını araştırıyor. Bu nedenle sosyal medyada yayılan “384 kişi selde öldü” şeklindeki iddialar mevcut resmi bilgilerle doğrulanmış değil.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/boyle-korkunc-sel-felaketi-gorulmedi-kayip-sayisi-yuzleri-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-26-at-204318-1.jpeg" type="image/jpeg" length="78744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail Savunma Bakanı haddini aştı! Çelik yelek giyip Türkiye'yi tehdit etti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/israil-savunma-bakani-haddini-asti-celik-yelek-giyip-turkiyeyi-tehdit-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/israil-savunma-bakani-haddini-asti-celik-yelek-giyip-turkiyeyi-tehdit-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Suriye'de işgal altında tuttuğu bölgeye giden ve çelik yelek giydiği görülen İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Türkiye'nin Suriye'de varlık kurma girişiminde olduğunu, bunun İsrail'in güvenlik çıkarlarını riske attığını iddia ederek pozisyonlarını koruyacaklarını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Suriye'nin güneyinde İsrail işgali altındaki bölgeye gitti. Burada yaptığı açıklamada Suriye yönetimini hedef alan Katz, İsrail devletine yönelik tehdit sürdüğü müddetçe Hermon Dağı'nı ve işgal ettikleri bölgeyi terk etmeyeceklerini savundu.<br />
ŞARA'YA MEYDAN OKUDU<br />
Katz, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya, "Şam'daki sarayında sabah uyandığında, Hermon Dağı'na bakıp İsrail ordusunu gördüğünde sınırlarımızı korumak için burada olduğumuzu bileceksiniz" şeklinde seslendi.<br />
TÜRKİYE İÇİN TEHDİT GİBİ SÖZLER<br />
Türkiye'nin Suriye'de varlık kurma girişiminde olduğunu iddia eden Katz, bunun İsrail'in güvenlik çıkarlarını riske attığını ileri sürerek pozisyonlarını koruyacaklarını savundu.<br />
İsrail savaş uçakları Suriye'nin İdlib ilinde yer alan atıl durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 18 Ağustos’ta hava saldırısı düzenlemişti.<br />
Suriye Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in saldırılarını 'gerekçesiz bir saldırı' ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit eden 'tehlikeli bir tırmanış' şeklinde niteleyerek kınamıştı.<br />
Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilci Yardımcısı Claudio Cordone, İsrail'in Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıya tepki göstererek Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi çağrısı yapmıştı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/israil-savunma-bakani-haddini-asti-celik-yelek-giyip-turkiyeyi-tehdit-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-26-at-180809.jpeg" type="image/jpeg" length="95263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gazze'de Son 24 Saatin Acı Bilançosu Açıklandı: Can Kaybı Artıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/gazzede-son-24-saatin-aci-bilancosu-aciklandi-can-kaybi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/gazzede-son-24-saatin-aci-bilancosu-aciklandi-can-kaybi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının son 24 saatlik bilançosu açıklandı. Gazze'deki Sağlık Bakanlığına göre 7 Filistinli hayatını kaybederken 10 kişi yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Gazze Şeridi'nde can kayıpları sürüyor. Gazze'deki Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan son verilere göre, İsrail ordusunun bölgeye yönelik saldırıları sonucunda son 24 saat içerisinde yaşamını yitiren 7 kişinin cenazesi hastanelere getirildi. Aynı zaman diliminde saldırılarda yaralanan 10 kişinin de hastanelere ulaştırıldığı bildirildi. Açıklanan veriler, 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde yaşanan kayıpların bilançosunu da ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre Ekim 2023'ten bu yana Gazze'deki toplam can kaybı 73 bin 438'e, yaralı sayısı ise 174 bin 447'ye ulaştı.</p>

<h2><strong>Gazze'de Son 24 Saatte 7 Filistinli Hayatını Kaybetti</strong></h2>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, bölgedeki hastanelerden elde edilen son verileri kamuoyuyla paylaştı. Bakanlığın açıklamasına göre son 24 saat içerisinde hastanelere 7 kişinin cenazesi getirildi.</p>

<p>Aynı saldırılarda 10 kişinin yaralandığı bildirildi. Böylece Gazze'deki can kaybı ve yaralı sayısındaki artış devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın açıkladığı rakamlar, Ekim 2023'ten itibaren yaşanan toplam kayıpların yanı sıra ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 sonrasındaki döneme ilişkin verileri de kapsıyor.</p>

<h2><strong>Gazze'de Ateşkes Sonrası Bilanço Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Paylaşılan verilere göre 10 Ekim 2025'te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'in saldırılarında 1.303 kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Aynı dönemde yaralananların sayısı ise 4 bin 336 olarak açıklandı. Sağlık Bakanlığı ayrıca bu süreçte enkaz altından 814 kişinin cenazesinin çıkarıldığını bildirdi.</p>

<p>Açıklanan rakamlar, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde Gazze'de yaşanan can kayıplarının boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Ekim 2023'ten Bu Yana Can Kaybı 73 Bin 438'e Ulaştı</strong></h2>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığının açıkladığı toplam bilançoya göre, Ekim 2023'ten bu yana İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 438'e yükseldi.</p>

<p>Yaralı sayısının ise 174 bin 447'ye ulaştığı belirtildi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Gazze'deki son bilanço</th>
   <th>Sayı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Son 24 saatte hayatını kaybedenler</td>
   <td>7</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Son 24 saatte yaralananlar</td>
   <td>10</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ateşkes sonrası hayatını kaybedenler</td>
   <td>1.303</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ateşkes sonrası yaralananlar</td>
   <td>4.336</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Enkazdan çıkarılan cenazeler</td>
   <td>814</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ekim 2023'ten bu yana can kaybı</td>
   <td>73.438</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ekim 2023'ten bu yana yaralı</td>
   <td>174.447</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<h2><strong>Gazze'deki Sağlık Bakanlığı Güncel Verileri Paylaştı</strong></h2>

<p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığının son açıklamasıyla birlikte bölgedeki kayıplara ilişkin güncel rakamlar yeniden ortaya çıktı.</p>

<p>Bakanlığın verilerine göre son 24 saatte yaşanan 7 can kaybıyla birlikte Ekim 2023'ten bu yana bildirilen toplam ölüm sayısı 73 bin 438'e çıktı. Aynı dönemde yaralananların sayısı 174 bin 447 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Gazze'deki gelişmeler ve saldırıların yol açtığı can kayıplarına ilişkin yeni verilerin bölgedeki sağlık makamları tarafından açıklanmaya devam etmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/gazzede-son-24-saatin-aci-bilancosu-aciklandi-can-kaybi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/1931372.jpg" type="image/jpeg" length="97184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa’da Sıcaklık Alarmı: Rekorlar Kırıldı, Bilanço Ağırlaşıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/avrupada-sicaklik-alarmi-rekorlar-kirildi-bilanco-agirlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/avrupada-sicaklik-alarmi-rekorlar-kirildi-bilanco-agirlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da sıcak hava dalgası etkisini artırırken çok sayıda ülkede rekor sıcaklıklar ölçüldü. İlk tahminler, aşırı sıcakların ağır bir sağlık bilançosu yarattığını gösteriyor.Mayıs ayından bu yana Batı Avrupa başta olmak üzere kıtanın geniş bölümünde etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları, yüzlerce meteoroloji istasyonunda sıcaklık rekorlarının kırılmasına neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa, Almanya ve İspanya’da termometreler 40 derecenin üzerine çıkarken, bazı bölgelerde uzun süre yüksek sıcaklıklar görüldü. Paylaşılan tahminlere göre Avrupa genelinde sıcak hava dönemleriyle bağlantılı <strong>en az 35 bin ek ölüm</strong> yaşanmış olabilir. Ancak ülkelerin kullandığı hesaplama yöntemleri farklılık gösterirken, ağustos ayına ilişkin verilerin henüz tamamlanmamış olması nihai bilançonun değişebileceğine işaret ediyor.</p>

<h2><strong>Avrupa sıcak hava dalgasında 40 derece sınırı aşıldı</strong></h2>

<p>Avrupa’da yaz aylarına damga vuran sıcak hava dalgaları birçok ülkede tarihi seviyeleri beraberinde getirdi.</p>

<p>Fransa, ülke genelindeki ortalama sıcaklık açısından en sıcak gününü yaşarken, Almanya’da haziran ayının sonunda art arda üç gün sıcaklık rekoru kırıldı.</p>

<p>Almanya’daki 46 meteoroloji istasyonunda sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıktığı belirtilirken, İspanya’da termometreler uzun süre <strong>42 derecenin üzerinde</strong> kaldı.</p>

<p>Hesaplamalara göre Avrupa’da yaklaşık 80 milyon insanın yaşadığı bölgelerde bu yaz 40 derecenin üzerindeki sıcaklıklar görüldü.</p>

<h2><strong>Almanya’da sıcaklığa bağlı ölüm tahmini dikkat çekti</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgasının en ağır etkilerinden birinin Almanya’da görüldüğü belirtiliyor.</p>

<p>Robert Koch Enstitüsü’nün tahminine göre 6 Nisan ile 9 Ağustos arasındaki dönemde yaklaşık <strong>14 bin sıcaklık bağlantılı ölüm</strong> gerçekleşti.</p>

<p>Yalnızca 22-28 Haziran haftasında tahmini ölüm sayısının 9 bin 600’e ulaştığı aktarıldı.</p>

<p>Almanya’da daha önceki en yüksek yıllık sıcaklık bağlantılı ölüm tahmini 2018’de 8 bin 900 olarak kaydedilmişti. Normal yaz dönemlerinde ise bu rakamın çoğunlukla 2 binin altında kaldığı belirtiliyor.</p>

<h2><strong>İspanya’da 2026 sıcaklık bilançosunda rekor</strong></h2>

<p>İspanya’da Carlos III Sağlık Enstitüsü’nün ölüm takip sistemine göre mayıs ayından bu yana <strong>4 bin 947 sıcaklık bağlantılı ölüm</strong> tahmin edildi.</p>

<p>Bu rakamın, 2022 yılında kaydedilen 4 bin 520’lik önceki seviyeyi aşması nedeniyle 2026’nın ülkede sıcaklık bağlantılı ölümler açısından en ağır yıllardan biri olduğu ifade ediliyor.</p>

<p>İspanya’da uzun süre 42 derecenin üzerinde seyreden sıcaklıklar, ülkedeki sıcak hava dalgasının boyutunu ortaya koyan göstergeler arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Fransa’da 7 bin 300 ek ölüm tespit edildi</strong></h2>

<p>Fransa’da ise mayıs ayının sonundan 22 Temmuz’a kadar olan dönemde tüm nedenlere bağlı ölümlerde <strong>7 bin 300 kişilik artış</strong> tespit edildi.</p>

<p>Ancak bu rakamın tamamı doğrudan sıcaklığa bağlanmış bir ölüm sayısı olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Fransa Ulusal Sağlık Ajansı’nın ilk hesaplamalarının toplam ölümlerin yaklaşık yüzde 80’ini kapsayan elektronik ölüm belgelerine dayandığı belirtiliyor.</p>

<p>Ağustos ayı verilerinin henüz açıklanmaması nedeniyle ülkedeki nihai tablonun daha sonra netleşmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>İtalya’da nihai bilanço henüz belli değil</strong></h2>

<p>İtalya’da ulusal ölçekte kesinleşmiş bir sıcaklık bilançosu bulunmuyor.</p>

<p>Yerel belediye verilerine dayanan modeller, yalnızca <strong>22-28 Haziran haftasında normalden yaklaşık 2 bin 700 fazla ölüm</strong> meydana geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Epidemiyologların değerlendirmelerine göre ülkede sıcaklık bağlantılı toplam can kaybının <strong>5 bin ile 8 bin arasında</strong> olabileceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Bu rakamların nihai veri olmadığı ve modellemelere dayandığı özellikle vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>İngiltere, Belçika ve Hollanda’da da dikkat çeken tablo</strong></h2>

<p>İngiltere’de sağlık güvenliği yetkililerinin tahminlerine göre mayıs ve haziran aylarındaki sıcak hava dalgalarıyla bağlantılı <strong>2 bin 877 ölüm</strong> yaşandı.</p>

<p>Belçika’da 18-29 Haziran tarihleri arasında ölüm oranının yüzde 39 arttığı, bu dönemde normalin üzerinde <strong>1.222 ölüm</strong> gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>Hollanda’da ise 22 Haziran ile 5 Temmuz arasındaki süreçte en az <strong>900 ek ölüm</strong> kaydedildi.</p>

<p>Bu veriler, sıcak hava dalgasının yalnızca Avrupa’nın güneyini değil kuzey ve batı kesimlerini de etkilediğini gösteriyor.</p>

<h2><strong>Avrupa’da sıcak hava dalgasının ülkelere göre bilançosu</strong></h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Ülke</th>
   <th>Açıklanan / tahmin edilen durum</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Almanya</td>
   <td>Yaklaşık <strong>14.000 sıcaklık bağlantılı ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Fransa</td>
   <td><strong>7.300 ek ölüm</strong> <i>(tüm nedenlere bağlı)</i></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İspanya</td>
   <td>Yaklaşık <strong>4.947 sıcaklık bağlantılı ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İtalya</td>
   <td><strong>5.000-8.000</strong> tahmini sıcaklık bağlantılı ölüm</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İngiltere</td>
   <td>Yaklaşık <strong>2.877 sıcaklık bağlantılı ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Belçika</td>
   <td><strong>1.222 ek ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Polonya</td>
   <td>Yaklaşık <strong>1.070 ek ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Hollanda</td>
   <td>En az <strong>900 ek ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İsviçre</td>
   <td>Yaklaşık <strong>220 ek ölüm</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Bazı diğer Avrupa ülkeleri</td>
   <td>Ülke başına yaklaşık <strong>40 ek ölüm</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>Rakamların bir bölümü doğrudan sıcaklık bağlantılı ölüm tahmini, bir bölümü ise normalin üzerindeki <strong>ek ölüm</strong> hesaplamalarından oluşuyor. Bu nedenle ülkeler arasındaki rakamlar aynı yöntemle hazırlanmış kesin karşılaştırmalar olarak değerlendirilmemeli.</p>

<h2><strong>Polonya ve İsviçre’de de ek ölümler hesaplandı</strong></h2>

<p>Hızlı modelleme çalışmalarına göre haziran ayının sonundaki sıcak hava dalgası sırasında Polonya’da yaklaşık <strong>1.070</strong>, İsviçre’de ise <strong>220 ek ölüm</strong> yaşandığı tahmin edildi.</p>

<p>Lüksemburg, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan ve Danimarka’dan gelen ilk verilerde ise her bir ülkede yaklaşık 40 ek ölüm görüldüğüne işaret ediliyor.</p>

<p>Bu rakamların erken dönem hesaplamalarına dayandığı ve nihai istatistiklerle değişebileceği belirtiliyor.</p>

<h2><strong>Avrupa’da sıcaklığa bağlı ölümler neden artıyor?</strong></h2>

<p>Avrupa’daki sıcak hava dalgalarının etkisi yalnızca rekor sıcaklıklarla sınırlı kalmıyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün daha önce paylaştığı verilere göre Avrupa bölgesindeki sıcaklığa bağlı ölümler son 20 yılda yüzde 30’dan fazla arttı.</p>

<p>İklim koşullarındaki değişim ve Avrupa nüfusunun yaşlanması, sıcak havanın sağlık üzerindeki etkilerini artırabilecek temel unsurlar arasında gösteriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle uzun süren sıcak hava dalgalarının yaşlılar ve sıcaklığa karşı daha hassas gruplar açısından daha büyük risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Ağustos verileriyle bilanço daha da değişebilir</strong></h2>

<p>Avrupa genelindeki mevcut rakamların önemli bölümü ağustos ayının tamamını kapsamıyor.</p>

<p>Bu nedenle açıklanan <strong>35 binin üzerindeki ek ölüm tahmininin</strong> nihai bilanço olmadığı belirtiliyor.</p>

<p>Fransa ve İtalya başta olmak üzere bazı ülkelerde verilerin tamamlanmasıyla birlikte yeni rakamların ortaya çıkması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıcaklıkların birçok bölgede tarihi seviyelere ulaşması ise Avrupa’da aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerini yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/avrupada-sicaklik-alarmi-rekorlar-kirildi-bilanco-agirlasiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/chatgpt-image-25-agu-2026-11-13-11.png" type="image/jpeg" length="24636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İsrail basınında Türkiye alarmı: Netanyahu’ya Suriye üzerinden kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/israil-basininda-turkiye-alarmi-netanyahuya-suriye-uzerinden-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/israil-basininda-turkiye-alarmi-netanyahuya-suriye-uzerinden-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsrail gazetesi Haaretz, Suriye’deki son saldırılar sonrası Netanyahu yönetimine Türkiye konusunda dikkat çeken bir uyarıda bulundu; olası risklere işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>İsrail ile Türkiye arasındaki Suriye merkezli gerilim, İsrail basınında da tartışma konusu oldu. Haaretz gazetesi, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin Suriye’nin kuzeyindeki son askeri hamlelerini eleştiren bir başyazı yayımladı. Gazete, bölgede Türkiye ile İsrail arasında doğrudan karşı karşıya gelme riskinin büyütülmemesi gerektiğini savunurken, Netanyahu hükümetinin mevcut politikasının İsrail’i bölgesel açıdan daha zor bir noktaya taşıyabileceği değerlendirmesinde bulundu. Tartışmanın merkezinde ise Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirilen İsrail saldırısı ve Türkiye’nin bölgedeki rolüne ilişkin iddialar yer aldı.</p>

<h2><strong>Haaretz’den Netanyahu yönetimine Türkiye ile çatışma uyarısı</strong></h2>

<p>Haaretz’in 23 Ağustos tarihli başyazısında, Netanyahu yönetiminin Suriye politikasına sert eleştiriler yöneltildi. Gazete, İsrail’de seçim sürecinin yaklaşmasıyla Türkiye karşıtı söylemlerin daha görünür hale geldiğini savunurken, Suriye’nin kuzeyine yönelik saldırının iki ülke arasındaki gerilimi daha tehlikeli bir seviyeye taşıyabileceğini belirtti. Başyazıda, İsrail’in güvenlik politikalarının yalnızca askeri operasyonlara dayandırılmasının yeterli olmadığı, diplomatik kanalların da devrede tutulması gerektiği görüşü öne çıktı. Haaretz, İsrail yönetiminin özellikle Türkiye ile doğrudan bir çatışmaya sürüklenmekten kaçınması gerektiğini savundu.</p>

<h2><strong>Suriye’deki hava üssü saldırısı gerilimi artırdı</strong></h2>

<p>Tartışmanın odağındaki gelişme, İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne gerçekleştirdiği saldırı oldu. İsrail, operasyonu Türkiye’nin söz konusu bölgede askeri varlığını artırabileceğine ilişkin güvenlik endişeleriyle gerekçelendirdi. Associated Press’in aktardığına göre saldırıda hava üssünün pistinde hasar oluşurken can kaybı bildirilmedi. Ankara ise saldırıyı kınadı. Türkiye tarafı, İsrail’in öne sürdüğü gerekçelere karşı çıkarken Suriye’deki faaliyetlerinin yeni yönetimin güvenlik kapasitesinin ve istikrarın desteklenmesi amacı taşıdığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Kritik başlık</th>
   <th>Gelişme</th>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gerilimin merkezi</td>
   <td>Suriye’nin kuzeyi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Hedef alınan nokta</td>
   <td>Ebu Zuhur Hava Üssü</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İsrail’in gerekçesi</td>
   <td>Türk askeri varlığının genişlemesi ihtimali</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Türkiye’nin yaklaşımı</td>
   <td>İsrail’in iddialarına itiraz</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Haaretz’in uyarısı</td>
   <td>Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınılması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>ABD’nin önceliği</td>
   <td>Türkiye-İsrail-Suriye arasında çatışmasızlık mekanizması</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2><strong>Tom Barrack’tan Türkiye-İsrail gerilimi için kritik mesaj</strong></h2>

<p>ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da saldırının ardından olası bir askeri yanlış hesaplama riskine dikkat çekti. Reuters’a konuşan Barrack, Türkiye’nin İsrail saldırısından önceden haberdar edilmediğini ve kuzeye yönelen İsrail uçaklarını görmesi halinde askeri bir karşılık için hazırlık yapmasının anlaşılabilir olacağını ifade etti. Barrack, soğukkanlı davranılması sayesinde olayın daha ileri bir noktaya taşınmadığını söyledi. ABD’nin şimdi Türkiye, İsrail ve Suriye arasında benzer olayların önüne geçecek daha düzenli bir çatışmasızlık mekanizması üzerinde çalıştığını da açıkladı.</p>

<h2><strong>Haaretz: Türkiye ile karşı karşıya gelmekten kaçınılmalı</strong></h2>

<p>Haaretz başyazısında, Barrack’ın açıklamalarının İsrail yönetimi tarafından ciddiye alınması gerektiği görüşü savunuldu. Gazeteye göre Türkiye’nin NATO üyeliği ve ABD ile ilişkileri, olası bir askeri gerilimin yalnızca Ankara-Tel Aviv hattıyla sınırlı kalmayabileceği anlamına geliyor. İsrail gazetesinin değerlendirmesinde, Netanyahu yönetiminin Suriye’de askeri güç kullanımını genişletmesinin Washington başta olmak üzere bölgesel aktörlerle ilişkiler açısından yeni sorunlar yaratabileceği öne sürüldü. Haaretz bu nedenle Türkiye ile doğrudan bir karşılaşmanın maliyetinin hesaba katılması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>ABD Türkiye, İsrail ve Suriye için yeni mekanizma peşinde</strong></h2>

<p>Washington yönetiminin son gelişmelerin ardından üç ülke arasında askeri yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla yeni bir iletişim mekanizması üzerinde çalışması da dikkat çekiyor. Reuters’ın haberine göre ABD, Türkiye, İsrail ve Suriye arasında olası karşılaşmaları önleyecek resmi bir çatışmasızlık düzenlemesi oluşturmayı hedefliyor. Suriye ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yürütülen temaslarda da bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve Türkiye-İsrail geriliminin Suriye’ye yansımasının engellenmesi başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye-İsrail geriliminde gözler Suriye’deki yeni adımlarda</strong></h2>

<p>Son gelişmeler, Suriye’nin Türkiye ile İsrail arasındaki stratejik rekabetin önemli başlıklarından biri haline geldiğini gösteriyor. Ankara, Şam’daki yeni yönetimle güvenlik ve askeri iş birliğini geliştirirken İsrail bu sürecin kendi güvenlik çıkarlarını etkileyebileceğini savunuyor. Türkiye ise Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasını vurguluyor. Haaretz’in Netanyahu yönetimine yönelik uyarısı da tam bu noktada önem kazanıyor. Önümüzdeki dönemde atılacak askeri veya diplomatik adımlar, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerilimin kontrol altında tutulup tutulamayacağını belirleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ENSONHABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/israil-basininda-turkiye-alarmi-netanyahuya-suriye-uzerinden-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/chatgpt-image-24-agu-2026-11-00-46.png" type="image/jpeg" length="54510"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya’dan Kriviy Rih’e Çifte İHA Saldırısı: 16 Ölü, 130’dan Fazla Yaralı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kriviy-rihe-cifte-iha-saldirisi-16-olu-130dan-fazla-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kriviy-rihe-cifte-iha-saldirisi-16-olu-130dan-fazla-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna’nın Kriviy Rih kentinde bir alışveriş merkezi Rus insansız hava araçlarının hedefi oldu. Ukraynalı yetkililerin verdiği bilgilere göre 21 Ağustos’ta gerçekleştirilen saldırıda aynı bölge yaklaşık yarım saat arayla iki kez vuruldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, Ukrayna'nın Kriviy kentindeki bir alışveriş merkezini yarım saat arayla iki İHA saldırısıyla vurdu. Saldırıda 16 kişi yaşamını yitirirken, 29'u ağır 130 kişi yaralandı. Enkazda arama kurtarma çalışmaları sürerken, Zelenski ikinci saldırının sağlık ve acil durum ekiplerini hedef aldığını söyledi.</p>

<p>Rusya, Ukrayna'nın Kriviy kentindeki bir alışveriş merkezine insansız hava araçlarıyla saldırı düzenledi. AVM, yarım saat arayla iki kez hedef alındı.<br />
 </p>

<p><strong>Can kaybı artıyor</strong><br />
Saldırıda ilk belirlemelere göre 16 kişi hayatını kaybetti, 29'u ağır olmak üzere 130 kişi yaralandı. Enkaz altında arama kurtarma çalışmaları sürerken, can kaybının daha da artmasından endişe ediliyor.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Zelenski: Amaç kurtarma ekiplerini vurmak</strong><br />
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, saldırıyı "terör eylemi" olarak nitelendirdi. Zelenski, ikinci İHA saldırısının amacının olay yerine ulaşan sağlık ve acil durum ekiplerini hedef almak olduğunu söyledi.<br />
 </p>

<p><strong>Enkazda çalışmalar sürüyor</strong><br />
Yetkililer, alışveriş merkezinin enkazında arama kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini, bilançonun ağırlaşabileceğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kriviy-rihe-cifte-iha-saldirisi-16-olu-130dan-fazla-yarali</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-22-at-124852.jpeg" type="image/jpeg" length="51626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’den İsrail’e Net Mesaj: Suriye Saldırılarına Son Verin]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/turkiyeden-israile-net-mesaj-suriye-saldirilarina-son-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/turkiyeden-israile-net-mesaj-suriye-saldirilarina-son-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını kınadı. Açıklamada saldırıların sona ermesi çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’de bulunan Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Bakanlık, söz konusu saldırının Suriye’nin istikrarına, güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne ve altyapısına zarar vermeye yönelik bir eylem olduğunu belirtti. Açıklamada, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulandı. Türkiye, hem Suriye’nin hem de bölgenin huzur ve istikrarı açısından İsrail’in bu tür saldırılara son vermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>MSB’den Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü saldırısına sert tepki</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının Suriye’nin istikrarına ve güvenliğine zarar verdiği belirtildi.</p>

<p>Bakanlık, saldırının aynı zamanda ülkenin birlik ve bütünlüğü ile altyapısını hedef alan bir eylem olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, “Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğunu her fırsatta vurguluyoruz” denildi.</p>

<p>Türkiye’nin bu konudaki tutumunun net olduğu ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik yaklaşımını sürdüreceği belirtildi.</p>

<p><strong>“İsrail saldırılarına son vermeli”</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında İsrail’e doğrudan çağrı da yapıldı.</p>

<p>“Her iki tarafın ve bölgenin huzur ve istikrarı için, İsrail’in bu tür pervasız saldırılarına son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi elzemdir” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Bakanlık, saldırıların sadece Suriye’yi değil, bölgesel istikrarı da olumsuz etkilediğine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye’nin, Suriye’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik yaklaşımını sürdüreceği belirtildi.</p>

<p><strong>Türk askeri heyeti üste değildi</strong></p>

<p>Açıklamada, saldırı sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’nde Türk askeri heyeti bulunup bulunmadığına ilişkin de bilgi verildi.</p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı, saldırı öncesinde veya saldırı esnasında üste herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Bu ifade, saldırının ardından gündeme gelebilecek olası iddialara da yanıt niteliği taşıdı.</p>

<p>Bakanlık, sahadaki askeri faaliyetlerin kontrollü ve planlı şekilde sürdürüldüğünü vurguladı.</p>

<p><strong>Suriye’ye “tek ordu” ilkesi kapsamında destek sürecek</strong></p>

<p>MSB açıklamasında Türkiye’nin Suriye’ye yönelik askeri ve altyapısal desteğinin devam edeceği de belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini inşa etme faaliyetlerine destek verilmeye devam edileceği ifade edildi.</p>

<p>Türkiye’nin bu yaklaşımıyla Suriye’de kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve ülke genelinde güvenlik yapısının tek merkezde toplanmasının destekleneceği mesajı verildi.</p>

<p><strong>Yunanistan’ın Ege’deki yeni enerji planına da mesaj</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı açıklamasında yalnızca İsrail-Suriye hattı değil, Ege Denizi’ndeki gelişmeler de değerlendirildi.</p>

<p>Yunanistan tarafından Ege Denizi’ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesinin yakından takip edildiği belirtildi.</p>

<p>MSB, söz konusu düzenlemenin, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığını açıkladı.</p>

<p><strong>“Ege’de haklarımızı koruma kararlılığımız sürüyor”</strong></p>

<p>Bakanlık, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki hak, alaka ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde koruma konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte Türkiye’nin, Ege’deki sorunların iki kıyıdaş ülke arasında uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesinden yana olduğu vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada bölgede barış, istikrar ve iş birliğinin geliştirilmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p><strong>Askeri diplomasi trafiği devam ediyor</strong></p>

<p>MSB, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu’nun son telefon görüşmelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin bölgesel güvenlik diplomasisinin merkezlerinden biri haline geldiği belirtilirken, hem Milli Savunma Bakanı’nın hem de Genelkurmay Başkanı’nın muhataplarıyla temaslarını sürdürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Bayraktaroğlu’nun gerçekleştirdiği son görüşmelerin de bölgesel güvenlik ve istikrar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/turkiyeden-israile-net-mesaj-suriye-saldirilarina-son-verin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/w-a-resim-1787224087857.jpg" type="image/jpeg" length="17471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belçika Kraliyet Ailesi’nde yeni dönem: 26 yaşındaki Clement prens oluyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/belcikanin-yeni-prensi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/belcikanin-yeni-prensi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika Prensi Laurent, 26 yaşındaki Clement Vandenkerckhove’u resmen oğlu olarak tanıdı. Clement prens unvanı alabilecek ancak veraset sırasına giremeyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika Prensi Laurent, 26 yaşındaki Clement Vandenkerckhove’u resmen oğlu olarak tanıdı. Clement prens unvanı alabilecek ancak veraset sırasına giremeyecek.</p>

<p>Belçika Kraliyet Ailesi’nde yıllardır konuşulan bir iddia resmiyet kazandı. Belçika Kralı Philippe’in kardeşi <strong>Prens Laurent</strong>, şarkıcı ve televizyon yıldızı Iris Vandenkerckhove ile ilişkisinden dünyaya gelen 26 yaşındaki Clement Vandenkerckhove’u resmen oğlu olarak nüfusuna aldı. Böylece Clement, babasının diğer çocuklarıyla aynı şekilde yasal mirasçısı konumuna geldi. Ancak kraliyet içindeki statüsü farklı olacak. Clement’ın “Belçika Prensi” unvanını kullanabilmesi için Kral Philippe’in kararname imzalaması gerekirken, evlilik dışında dünyaya gelmesi nedeniyle tahtın veraset sırasına dahil edilmeyeceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Prens Laurent 26 yaşındaki Clement’i resmen oğlu olarak tanıdı</strong></h2>

<p>Belçika Kralı Philippe’in kardeşi olan 62 yaşındaki Prens Laurent, geçtiğimiz yıl kamuoyuna açıkladığı babalık durumunu resmi hale getirdi.</p>

<p>Laurent, 26 yaşındaki <strong>Clement Vandenkerckhove’u nüfusuna alarak</strong> yasal olarak oğlu olduğunu kabul etti.</p>

<p>Bu işlemle birlikte Clement’ın, Prens Laurent’ın diğer çocukları gibi babasının kişisel mirası üzerinde yasal hak sahibi olduğu belirtildi.</p>

<p>Kraliyet ailesine yönelik ilginin yeniden artmasına neden olan gelişme, Clement’ın kullanabileceği unvan ve taht sıralamasındaki durumu nedeniyle de dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Clement “Belçika Prensi” unvanını kullanabilecek mi?</strong></h2>

<p>26 yaşındaki Clement’ın kraliyet ailesinde resmen tanınması, doğrudan prens unvanını kullanabileceği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Clement’ın <strong>“Belçika Prensi”</strong> unvanını resmen kullanabilmesi için Kral Philippe tarafından bir kraliyet kararnamesi imzalanması gerekiyor.</p>

<p>Verilen bilgilere göre Kral Philippe, söz konusu kararnameyi imzalamaya hazır olduğunu daha önce açıklamıştı.</p>

<p>Kararnamenin çıkması halinde Clement, resmi olarak Belçika Prensi unvanını taşıyabilecek. Ancak bu unvan ona Belçika tahtına çıkma hakkı sağlamayacak.</p>

<h2><strong>Prens olacak ancak taht sırasına giremeyecek</strong></h2>

<p>Clement’ın durumundaki en dikkat çekici ayrıntı Belçika tahtının veraset kuralları oldu.</p>

<p>Belçika Anayasası’nda tahtın “meşru soydan gelenlere” geçmesini öngören hüküm nedeniyle, evlilik dışında dünyaya gelen Clement’ın <strong>tahtın veraset sırasına dahil edilmeyeceği</strong> belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Clement’ın statüsü</th>
   <th>Durum</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Prens Laurent’ın yasal oğlu</td>
   <td><strong>Evet</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Babasının yasal mirasçısı</td>
   <td><strong>Evet</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>“Belçika Prensi” unvanı</td>
   <td><strong>Kararname gerekiyor</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Tahtın veraset sırası</td>
   <td><strong>Dahil edilmeyecek</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yaşı</td>
   <td><strong>26</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>Böylece Clement’ın kraliyet ailesinin bir üyesi olarak tanınmasıyla tahta çıkabilme hakkı birbirinden ayrı tutulmuş olacak.</p>

<h2><strong>Prens Laurent babalık iddiasını geçen yıl kabul etmişti</strong></h2>

<p>Clement’ın Prens Laurent’ın oğlu olduğu iddiası uzun süre kamuoyunda gündemde kalmıştı.</p>

<p>Laurent, geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamayla <strong>Clement’ın biyolojik oğlu olduğunu</strong> kabul etmişti.</p>

<p>Bu açıklamanın ardından süreç resmi işlemlerle devam etti ve Laurent, Clement’ı nüfusuna aldı.</p>

<p>Böylece daha önce kamuoyuna açıklanan biyolojik bağ hukuki olarak da tanınmış oldu. Clement’ın kraliyet ailesi içerisindeki resmi statüsünün ise prenslik kararnamesinin ardından daha da netleşmesi bekleniyor.</p>

<h2><strong>Clement’ın annesi Wendy Van Wanten olarak tanınıyor</strong></h2>

<p>Clement’ın annesi, Belçika’da <strong>“Wendy Van Wanten”</strong> sahne adıyla tanınan şarkıcı ve televizyon yıldızı Iris Vandenkerckhove.</p>

<p>Clement’ın, Iris Vandenkerckhove ile Prens Laurent arasındaki ilişkiden dünyaya geldiği belirtiliyor.</p>

<p>Prens Laurent’ın babalığı kabul etmesinin ardından Clement, Belçika kamuoyunda kraliyet ailesinin yeni üyesi olarak gündemin dikkat çeken isimlerinden biri haline geldi.</p>

<p>26 yaşındaki Clement’ın bundan sonraki süreçte kraliyet etkinliklerinde nasıl bir konum üstleneceği konusunda ise henüz ayrıntılı bir bilgi paylaşılmadı.</p>

<h2><strong>Kraliyet kararnamesi kritik aşama olacak</strong></h2>

<p>Clement için bundan sonraki en önemli aşama Kral Philippe’in atacağı adım olacak.</p>

<p>Kral’ın kararnameyi imzalaması durumunda Clement resmi olarak <strong>Belçika Prensi</strong> unvanını kullanmaya başlayabilecek.</p>

<p>Ancak bu işlem, taht sıralamasındaki durumunu değiştirmeyecek. Clement, Prens Laurent’ın oğlu ve yasal mirasçısı olarak kabul edilirken kraliyet veraset zincirinin dışında kalacak.</p>

<p>Bu nedenle gelişme, Belçika Kraliyet Ailesi’nde hem aile hukuku hem de monarşi kuralları açısından dikkat çeken bir örnek olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ENSONHABER</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/belcikanin-yeni-prensi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/6a856e1c1c16d172.webp" type="image/jpeg" length="13014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katz'dan Gazze çıkışı: Trump'ın çağrısına rağmen geri adım yok]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/katzdan-gazze-cikisi-trumpin-cagrisina-ragmen-geri-adim-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/katzdan-gazze-cikisi-trumpin-cagrisina-ragmen-geri-adim-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Israil Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın Gazze açıklaması yeni tartışma başlattı. Trump'ın çağrısına rağmen gelen mesaj, saldırıların geleceğine ilişkin dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılar konusunda dikkat çeken bir açıklama yaptı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in Gazze'ye saldırı düzenlememesi gerektiği yönündeki sözlerinin ardından Katz'ın verdiği mesaj, bölgede tansiyonun düşmeyeceğine işaret etti. Sosyal medya hesabından İsrail'in Gazze politikasına değinen Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından ortaya konulan çizginin sürdürüleceğini belirtti. Katz'ın saldırılara devam edileceğini açıklaması, Trump'ın Hamas konusunda yaptığı son değerlendirmelerle birlikte yeni bir gündem oluşturdu.</p>

<p><strong>Yisrael Katz'ın Gazze açıklamasında dikkat çeken mesaj</strong></p>

<p>Yisrael Katz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda İsrail'in Gazze politikasının Netanyahu tarafından belirlendiğini ifade etti. Katz, bu politikanın "tehditleri ortadan kaldırmak" ve 7 Ekim saldırılarına katılanlardan hesap sormak üzerine kurulu olduğunu savundu. İsrail Savunma Bakanı, bu çerçevede Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların devam edeceğini açıkladı. Katz'ın sözleri, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın kısa süre önce yaptığı açıklama nedeniyle dikkat çekti. Washington'dan gelen mesajlarla İsrail yönetiminin sahadaki tutumu arasındaki farklılık yeniden gündeme taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Trump'ın Gazze saldırıları için yaptığı çağrı neydi?</strong></h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Fox News muhabiri Trey Yingst'e verdiği röportajda Hamas ile farklı kanallar üzerinden iletişim kurulduğunu söylemişti. Hamas'ın silah bırakacağını ileri süren Trump, bu süreçte İsrail'in Gazze'ye saldırı düzenlememesi gerektiğini ifade etmişti. Ancak Katz'ın daha sonra yaptığı açıklama, İsrail yönetiminin mevcut askeri politikasını değiştirmeye hazır olmadığı mesajı olarak öne çıktı. Gazze konusunda Washington ile Tel Aviv'den gelen açıklamaların farklılaşması, önümüzdeki süreçte sahadaki gelişmelerin yanı sıra diplomatik temasların da yakından takip edilmesine neden olacak.</p>

<h2><strong>Gazze'deki hava saldırısında can kaybı yaşandı</strong></h2>

<p>Açıklamaların gündemde olduğu saatlerde Gazze'den yeni bir saldırı haberi de geldi. Aktarılan bilgilere göre İsrail ordusu, akşam saatlerinde Gazze kentindeki bir kafeye hava saldırısı düzenledi. Saldırıda biri çocuk olmak üzere en az 6 Filistinli hayatını kaybederken, 14'ten fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Yaşanan gelişme, Trump'ın İsrail'e yönelik saldırı düzenlememe çağrısının ardından gelmesi nedeniyle ayrıca dikkat çekti. Katz'ın saldırıların süreceğine ilişkin sözleriyle sahadan gelen can kaybı haberleri, Gazze'deki gerilimin kısa vadede nasıl şekilleneceği sorusunu yeniden gündeme getirdi.</p>

<h2><strong>İsrail'in Gazze politikasında geri adım sinyali gelmedi</strong></h2>

<p>Katz'ın açıklamasında öne çıkan en önemli noktalardan biri, İsrail'in Gazze politikasının devam edeceğinin açık biçimde vurgulanması oldu. Netanyahu yönetiminin belirlediği stratejiye atıfta bulunan Savunma Bakanı, saldırıların durdurulacağına yönelik herhangi bir mesaj vermedi. Buna karşılık Trump'ın açıklaması, Hamas'ın silah bırakması ihtimali üzerinden çatışmaların durması yönünde farklı bir beklenti ortaya koymuştu. Taraflardan gelen mesajların ardından gözler hem İsrail'in Gazze'deki askeri faaliyetlerine hem de ABD'nin bundan sonraki diplomatik adımlarına çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/katzdan-gazze-cikisi-trumpin-cagrisina-ragmen-geri-adim-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/yisrael-katz.webp" type="image/jpeg" length="58206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belçika'da kayıtlara geçen en büyük orman yangını: 3 bin hektarlık alan küle döndü]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/belcikada-kayitlara-gecen-en-buyuk-orman-yangini-3-bin-hektarlik-alan-kule-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/belcikada-kayitlara-gecen-en-buyuk-orman-yangini-3-bin-hektarlik-alan-kule-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belçika'da bugüne kadar kayıtlara geçen en büyük orman yangınında şu ana kadar 3 bin hektarlık alan küle dönerken yangın Almanya'ya doğru ilerliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Belçika'nın doğusundaki High Fens doğa rezervinde 14 Ağustos'ta çıkan orman yangını henüz kontrol altına alınamadı. Yangında şu ana kadar 3 bin hektarlık alan küle döndü. Yangın, komşu ülke Almanya'ya doğru ilerliyor.</p>

<p>Yangına Belçika'nın yanı sıra Hollanda, Almanya ve Lüksemburg'dan gelen itfaiye ekipleri müdahale ederken AB ise 3 helikopter ve 2 yangın söndürme uçağı gönderdi. İtfaiye ekiplerine ayrıca ordu ve çiftçiler de destek veriyor.</p>

<p>İtfaiye Şefi Karim Bouarfa, yaptığı açıklamada, 'Belçika'nın bu ölçekte bir yangından etkileneceğini asla hayal edemezdik. Şimdi gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Bence bunların sayısı giderek artacak. Bu nedenle mümkün olduğunca iyi hazırlanmak bize düşüyor.' dedi.</p>

<p>Wallonia Bölge Yönetimi Sözcüsü Stephanie Ernoux, ekiplerin pazar günü yangının Almanya'ya doğru ilerleyen cephesine odaklandığını söyledi.</p>

<p>Kayıtlara geçen en büyük yangın</p>

<p>Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine göre söz konusu yangın, Belçika'da şimdiye kadar kaydedilen en büyük yangın oldu. Yangının büyüklüğü, 2011'de yaklaşık bin 400 hektarlık alanı kül eden yangının iki katından fazla.</p>

<p>Almanya'da tahliye çağrısı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Almanya'nın Monschau kentinde Belçika sınırına yakın bölgelerde yaşayanlara evlerini tahliye etmeleri çağrısı yapıldı. Alman yetkililer, yangının Almanya topraklarına ulaşmasının beklenmediğini ancak yoğun duman kirliliğinin yaşanabileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/belcikada-kayitlara-gecen-en-buyuk-orman-yangini-3-bin-hektarlik-alan-kule-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/belcikada-kayitlara-gecen-en-buyuk-orman-yangini-3-bin-hektarlik-alan-kule-dondu.jpg" type="image/jpeg" length="92216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran Ordu Komutanı Hatemi: 'ABD askerlerini öldüren veya yakalayan kişilere 30 bin dolar para ödülü verilecek']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/iran-ordu-komutani-hatemi-abd-askerlerini-olduren-veya-yakalayan-kisilere-30-bin-dolar-para-odulu-verilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/iran-ordu-komutani-hatemi-abd-askerlerini-olduren-veya-yakalayan-kisilere-30-bin-dolar-para-odulu-verilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran Ordusu Komutanı Emir Hatemi, ABD askerlerini öldüren veya yakalayarak İran ordusuna teslim eden kişilere 30 bin dolar para ödülü verileceğini açıkladı. Hatemi, söz konusu eylemin bir kadın tarafından gerçekleştirilmesi halinde ödülün iki katına çıkarılacağını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD-İran arasındaki kriz sürerken, İran ordusundan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Ordu Komutanı Emir Hatemi, katıldığı bir etkinlikte ABD askerlerini etkisiz hale getiren veya yakalayan İran vatandaşlarına 30 bin dolara tekabül eden para ödülü verileceğini açıkladı. İranlı komutan söz konusu uygulamanın 'mali mücadeleye katılmaya yönelik yoğun talep' üzerine hazırlandığını belirterek, 'Her kim saldırgan bir Amerikan askerini öldürür veya yakalayıp teslim ederse, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu 30 bin dolar tutarında bir ödül verecek. Bu eylemi gerçekleştiren cesur İranlı kadınlara ise ödülün iki katı verilecek' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hatemi, bir İran vatandaşının herhangi bir ABD askerini silahla öldürmesi halinde kullanılan silahın değerinin iki katı karşılığında satın alınacağını ve söz konusu kişiye yeni bir silah verileceğini kaydetti. Hatemi, ABD askerinin öldürülmesinde kullanılan silahın müzede sergileneceğini de söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatemi, İran'ın ABD'nin bölgeyi terk etmesine yönelik çağrılarını da tekrarladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/iran-ordu-komutani-hatemi-abd-askerlerini-olduren-veya-yakalayan-kisilere-30-bin-dolar-para-odulu-verilecek</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/abd-iranjpg-2-rof-sl-c-nq0qx-ms4s-jak-a-q-q-1.jpg" type="image/jpeg" length="92676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ukrayna’dan Rusya’ya dev İHA saldırısı: Moskova alarmda]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/ukraynadan-rusyaya-dev-iha-saldirisi-moskova-alarmda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/ukraynadan-rusyaya-dev-iha-saldirisi-moskova-alarmda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik geniş çaplı İHA saldırısında Moskova dahil birçok bölge hedef oldu. Rusya yüzlerce aracın düşürüldüğünü öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rusya’ya yüzlerce İHA ile saldırı: Moskova çevresinde yangınlar çıktı</strong><br />
Rusya-Ukrayna savaşında uzun menzilli saldırıların ölçeğini büyüten yeni bir dalga yaşandı. Ukrayna’nın, başkent Moskova dahil Rusya’nın farklı bölgelerine yüzlerce insansız hava aracıyla saldırı düzenlediği bildirildi. Rusya Savunma Bakanlığı gece boyunca 822 Ukrayna İHA’sının düşürüldüğünü öne sürerken, daha sonraki açıklamasında son 24 saatte 1.478 İHA ve 9 seyir füzesinin etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Söz konusu rakamların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtildi. Moskova çevresindeki Podolsk’ta büyük bir depoda yangın çıkarken, karşılıklı saldırılarda her iki ülkeden de can kaybı ve yaralanma haberleri geldi.</p>

<p><strong>Moskova’ya yönelik İHA saldırısında yüzlerce araç iddiası</strong><br />
Rusya Savunma Bakanlığı, gece boyunca ülkenin farklı noktalarını hedef alan saldırılarda 822 Ukrayna İHA’sının düşürüldüğünü açıkladı.</p>

<p>Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin ise başkent ve çevresine doğru yaklaşık 600 İHA’nın gönderildiğini, bunların 201’inin imha edildiğini söyledi.</p>

<p>Sobyanin, yaşanan saldırıyı Moskova’ya son iki yılda gerçekleştirilen en büyük hava saldırısı olarak nitelendirdi.</p>

<p>Açıklanan yüksek sayıların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtilirken, saldırı dalgasının savaşın başladığı 2022’den bu yana Rusya topraklarını hedef alan en kapsamlı operasyonlardan biri olabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Podolsk’ta 200 bin metrekarelik depo alevlere teslim oldu</strong><br />
Saldırıların dikkat çeken noktalarından biri Moskova’nın güneyinde bulunan Podolsk oldu.</p>

<p>Rusya’nın büyük dağıtım ve e-ticaret şirketlerinden Wildberries’e ait yaklaşık 200 bin metrekarelik bir deponun saldırı sonrasında alev aldığı bildirildi.</p>

<p>Bölgeden paylaşıldığı belirtilen görüntülerde tesisin önemli bölümünü saran alevler ve gökyüzüne yükselen yoğun siyah duman yer aldı.</p>

<p>Moskova Bölgesi Valisi Andrey Vorobyov da yaşananları yakın dönemin en büyük İHA saldırılarından biri olarak değerlendirdi.</p>

<p>Rusya: Son 24 saatte 1.478 İHA düşürüldü<br />
Rusya Savunma Bakanlığı ilerleyen saatlerde saldırının boyutuna ilişkin yeni rakamlar açıkladı.</p>

<p><strong>Bakanlığın iddiasına göre son 24 saat içerisinde:</strong></p>

<p>Rusya’nın açıkladığı rakamlar Sayı<br />
Düşürüldüğü öne sürülen İHA 1.478<br />
Düşürüldüğü belirtilen seyir füzesi 9<br />
Moskova yönüne gönderildiği açıklanan İHA Yaklaşık 600<br />
Moskova çevresinde imha edildiği belirtilen İHA 201<br />
Rostov’da düşürüldüğü açıklanan İHA Yaklaşık 150</p>

<p>Bu sayıların bağımsız kaynaklarca doğrulanmadığı özellikle kaydedildi.</p>

<p><strong>Rostov’da can kayıpları olduğu açıklandı</strong><br />
Rusya’nın Ukrayna sınırındaki Rostov bölgesinin de yoğun İHA saldırılarına maruz kaldığı bildirildi.</p>

<p>Bölge valisi yaklaşık 150 İHA’nın düşürüldüğünü açıkladı. Rus yetkililerin verdiği bilgilere göre saldırılarda Rostov’da 5, Moskova bölgesinde ise bir kişi hayatını kaybetti.</p>

<p>Saldırıların çok geniş bir coğrafyaya yayılması, Rusya’nın hava savunma sistemleri üzerindeki baskının yeniden gündeme gelmesine neden oldu.</p>

<p>Rus makamlarının açıkladığı kayıp ve saldırı rakamlarına ilişkin bağımsız doğrulama bulunmadığı da haberde aktarıldı.</p>

<p><strong>Ukrayna’nın uzun menzilli saldırı kapasitesi büyüyor</strong><br />
Ukrayna’nın 2026 boyunca uzun menzilli İHA ve füze kapasitesini artırdığı belirtilirken, son saldırı dalgasının bu stratejinin yeni bir aşaması olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Kiev yönetiminin bazı sistemlerle sınırından yaklaşık 2 bin 400 kilometre uzaklıktaki hedeflere ulaşabilecek kapasite geliştirdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu tür sistemlerin Rusya içerisindeki petrol rafinerileri, limanlar, askeri tesisler, depolar ve lojistik merkezlerini hedef almak amacıyla kullanıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Son saldırılarla birlikte cephe hattının iki ülkenin iç bölgelerine doğru daha fazla yayıldığı görülüyor.</p>

<p><strong>Wildberries tesislerine yönelik saldırılar dikkat çekiyor</strong><br />
Ukrayna’nın son dönemde Rusya’daki Wildberries şirketine ait tesisleri daha sık hedef aldığı belirtiliyor.</p>

<p>Paylaşılan bilgilere göre yaklaşık bir aylık süreçte şirketle bağlantılı 20 civarında depo ve binaya saldırı düzenlendi.</p>

<p>Wildberries’in Rusya’nın en büyük çevrim içi perakende ve lojistik ağlarından birini işletmesi nedeniyle, bu tesislere yönelik saldırıların lojistik altyapı ve ticari faaliyetler üzerinde baskı oluşturmayı amaçladığı değerlendiriliyor.</p>

<p>Podolsk’taki büyük depo yangını da bu saldırı dalgasının en görünür sonuçlarından biri oldu.</p>

<p><strong>Rusya da Ukrayna kentlerini füze ve İHA’larla vurdu</strong><br />
Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik saldırılarının yaşandığı saatlerde Rusya’nın da Ukrayna kentlerine yönelik hava saldırılarını sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p>Rus İHA ve füze saldırılarında Ukrayna’da toplam 7 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

<p>Verilen bilgilere göre Kryvyi Rih’de iki, Sumy bölgesinde iki, ülkenin diğer noktalarında ise üç kişi yaşamını yitirdi.</p>

<p>Kiev’e gece saat 03.00 sıralarında düzenlenen balistik füze saldırısında 6 kişinin yaralandığı ve kentin farklı bölgelerinde yangınlar çıktığı aktarıldı.</p>

<p><strong>Kiev’deki Petrovka kitap pazarı yandı</strong><br />
Rusya’nın saldırılarından Kiev’in Obolonskyi bölgesinde bulunan Petrovka kitap pazarı da etkilendi.</p>

<p>Çıkan yangında pazarın önemli bir bölümünün kullanılamaz hale geldiği, bazı kitapçıların ise bütün stoklarını kaybettiklerini açıkladığı bildirildi.</p>

<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, saldırıların ardından Rusya’yı sivil altyapıyı hedef almakla suçladı.</p>

<p>Zelenskiy, Rusya’nın yalnızca son bir haftada Ukrayna’ya karşı 1.550’den fazla saldırı İHA’sı, yaklaşık 1.560 güdümlü hava bombası ve 62 füze kullandığını ileri sürdü.</p>

<p><strong>NATO uçağının Romanya hava sahasında İHA vurduğu bildirildi</strong><br />
Çatışmanın etkilerinin NATO sınırlarına da taşındığı belirtildi.</p>

<p>NATO devriye görevi kapsamında uçan bir İspanyol F-18 savaş uçağının, Romanya hava sahasına giren bir İHA’yı sabah saat 05.00 civarında düşürdüğü bildirildi.</p>

<p>NATO askeri sözcüsünün, vurulan İHA’nın Rusya’ya ait olduğunun değerlendirildiğini açıkladığı aktarıldı.</p>

<p>Olay, Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan füze ve İHA’ların komşu ülkelerin hava sahalarına taşma riskini yeniden gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Hava savunma sistemleri üzerindeki baskı artıyor</strong><br />
Karşılıklı olarak yüzlerce İHA ve füzenin kullanıldığı saldırılar, iki ülkenin hava savunma kapasitesini savaşın en önemli unsurlarından biri haline getiriyor.</p>

<p>Ukrayna’nın görece yavaş hareket eden İHA’lara karşı önemli bir önleme kapasitesine sahip olduğu, ancak yüksek hızlı balistik füzelere karşı seçeneklerinin daha sınırlı olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu tür tehditlere karşı ABD yapımı Patriot sistemlerinin önemli rol oynadığı ifade edilirken, Ukrayna’nın Patriot önleme füzesi stoklarının uzun süren saldırılar nedeniyle azaldığı belirtiliyor.</p>

<p>Son saldırı dalgası, savaşın yalnızca cephe hatlarıyla sınırlı kalmadığını ve iki ülkenin derinliklerindeki hedeflerin giderek daha fazla çatışmanın parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Karar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/ukraynadan-rusyaya-dev-iha-saldirisi-moskova-alarmda</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/549face0-7e42-4b23-91f9-1d5b16b081a0.jpg" type="image/jpeg" length="69051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Minab faciasının 168. gününde Trabzon’dan dünyaya hesap verme çağrısı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/minab-faciasinin-168-gununde-trabzondan-dunyaya-hesap-verme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/minab-faciasinin-168-gununde-trabzondan-dunyaya-hesap-verme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosluğu, 28 Şubat 2026’da İran’ın güneyindeki Minab kentinde Şajere Teyyebe İlkokulu’nun vurulmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>28 Şubat 2026 tarihinde, Minab kentinde her özgür insanın vicdanını derinden yaralayan korkunç bir suç işlendi. “Şajere Teyyebe” Kız İlkokulunun hedef alınması ve 168 kız öğrencinin hayatını kaybetmesi, çağdaş tarihin en acı ve sarsıcı insani felaketlerinden birine yol açtı.<br />
Bugün, bu olayın üzerinden 168 gün geçmişken, sınıflarda boş kalan 168 sıra ve yas içindeki 168 aile hâlâ basit fakat temel bir sorunun yanıtını bekliyor: Çocuklar neden ve hangi suçun karşılığında, ikinci evleri olan okullarında hedef alındı?<br />
<img height="313" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/w-a-resim-1786777496366.jpg" width="450" /></p>

<p><strong>Diplomasi Yolunun Ortasında İşlenen Bir Suç</strong><br />
Minab faciasını daha da dikkat çekici ve hassas hâle getiren unsur, olayın meydana geldiği zamanlamadır. Bu saldırıdan yalnızca iki gün önce, İran İslam Cumhuriyeti ile ABD arasındaki müzakerelerin üçüncü turu ve siyasi görüşmeler Cenevre’de sona ermiş, arabulucular ise müzakere sürecinde “önemli ilerleme” kaydedildiğini ifade etmişti.<br />
Böylesine ağır bir saldırının, diplomatik müzakerelerin hâlâ devam ettiği tam da böyle bir dönemde gerçekleşmiş olması, ciddi ve temel bir soruyu gündeme getirmektedir: Bu eylem, diplomasi sürecini sabote etmeye yönelik kasıtlı bir girişim miydi, yoksa insan hayatına, özellikle de çocukların yaşamına yönelik feci bir kayıtsızlığın sonucu muydu?<br />
Bu meselenin önemi, ABD ordusunun yürüttüğü soruşturmalar hakkında yayımlanan bulgular ve raporlara göre, Şajere Teyyebe Okuluna yönelik saldırıda ABD güçlerinin doğrudan sorumluluğunun gündeme getirilmiş ve doğrulanmış olmasıyla daha da artmaktadır. Yayımlanan raporlar ayrıca saldırının ABD güçlerinin yürüttüğü operasyon sırasında ve Tomahawk füzesi kullanılarak gerçekleştirildiğine işaret etmektedir.<br />
Bu durum, sorumluluk ve hesap verme yükümlülüğünü siyasi bir anlaşmazlık düzeyinin ötesine taşıyarak uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası ceza sorumluluğu çerçevesinde ciddi bir mesele hâline getirmektedir. Bağımsız ve güvenilir soruşturmalar, saldırının kasıtlı olduğunu veya savaş suçu teşkil etmesi için gerekli unsurların mevcut bulunduğunu ortaya koyduğu takdirde, ilgili emir verenlerin, saldırıyı gerçekleştirenlerin ve sorumlu komutanların hukuki ve cezai sorumluluğu ciddi biçimde incelenmelidir.<br />
Hangi Uluslararası Hukuk Kuralları İhlal Edildi?<br />
Uluslararası hukukta, silahlı çatışmalar sırasında masum insanların zarar görmesini önlemek amacıyla açık ve bağlayıcı kurallar bulunmaktadır. Minab faciasında, uluslararası yükümlülük ve kuralların en az üç önemli alanında ihlal söz konusu olmuştur.<br />
<strong>1. Uluslararası insancıl hukukta ayrım gözetme ve orantılılık ilkeleri (1977 tarihli Cenevre Sözleşmelerine Ek I No’lu Protokol):</strong><br />
Silahlı çatışmalara ilişkin kurallar uyarınca çatışmanın tarafları, askerî hedefler ile siviller ve sivil nitelikteki mekânlar arasında ayrım yapmak ve saldırıların planlanması ve gerçekleştirilmesi sırasında sivillerin zarar görmesini önlemek için mümkün olan tüm tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu çerçevede, bir sivil mekânın kasıtlı olarak hedef alınması, açık bir savaş suçu teşkil edebilir.<br />
<strong>2. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (1989):</strong><br />
Bu evrensel sözleşme, çocukların yaşam, hayatta kalma ve gelişme haklarını ve çocukların silahlı çatışmaların etkilerinden korunması gereğini vurgulamaktadır. Çok sayıda küçük yaştaki öğrencinin bir eğitim ortamında hayatını kaybetmesi, çocukların yaşam, güvenlik ve korunma haklarına ilişkin uluslararası yükümlülüklerin açık bir ihlalidir.<br />
<img height="300" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/w-a-resim-1786777497503.jpg" width="450" /></p>

<p><strong>Soruşturma ve Hesap Verme Mekanizmaları; Failler ve Uluslararası Takip</strong><br />
Minab faciasının siyasi değerlendirmeler ve bölgede hızla değişen gelişmeler arasında unutulup gitmemesi için üç önemli uluslararası mekanizmanın özellikle dikkate alınması gerekmektedir:<br />
Bağımsız bir uluslararası özel mahkeme veya bağımsız bir uluslararası hakikat araştırma mekanizması:<br />
Bağımsız bir mekanizmanın oluşturulması; uydu görüntülerinin, silah kalıntılarının, uçuş verilerinin, hedefleme bilgilerinın, operasyonel belgelerin ve hayatta kalanlar ile kurtarma ekiplerinin tanıklıklarının incelenmesi yoluyla gerçeğin ortaya çıkarılmasına, olayın boyutlarının aydınlatılmasına ve sorumluluk zincirinin belirlenmesine katkı sağlayabilir. Bağımsız bir soruşturma, sivillere veya bir eğitim kurumuna yönelik saldırının savaş suçu unsurlarını taşıdığını ortaya koyarsa, emri verenler, komutanlar ve diğer ilgili kişiler uluslararası mekanizmalar çerçevesinde veya özel bir uluslararası mahkeme kurulması yoluyla soruşturulabilir ve haklarında kovuşturma yürütülebilir.<br />
<strong>Uluslararası Adalet Divanı (ICJ):</strong><br />
Devletlerin sorumluluğuna ve tazminat konularına ilişkin meseleler de, yargı yetkisine dayanak teşkil eden bir hukuki temel bulunması ve gerekli hukuki koşulların gerçekleşmesi hâlinde, bu çerçevede Uluslararası Adalet Divanı önünde ele alınabilir ve takip edilebilir.<br />
<strong>Suçun Kendisi Kadar Ağır Olan Bir Sessizlik!</strong><br />
Bugün Minab faciası, uluslararası kuruluşlar ve Batı'nın insan hakları konusundaki iddiaları ile uluslararası insan hakları mekanizmaları açısından büyük bir sınav niteliğindedir. Eğer dünyanın herhangi bir yerinde tek bir çocuğun, kasıtlı olmaksızın dahi olsa, hayatını kaybetmesi öfkeye, derhâl kınamaya ve hesap verme çağrılarına yol açıyorsa, 15 dakika arayla gerçekleştirilen iki ardışık füze saldırısında 168 Minablı çocuğun hayatını kaybetmesi karşısında nasıl olur da yalnızca göstermelik açıklamalarla yetinilebilir veya sessiz kalınabilir?<br />
Bu korkunç olayda, açık bir çifte standartla karşı karşıyayız. Bu durum, uluslararası insan hakları ve insancıl hukuk sistemine yönelik kamuoyunun güvenini ve bu sistemin meşruiyetini ciddi biçimde zedeleyebilir.<br />
Minablı 168 kız öğrenci birer “sayı” değildir; 168 hayat, 168 aile ve yıkılmış 168 hayaldir.<br />
İran İslam Cumhuriyeti Trabzon Başkonsolosluğu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/minab-faciasinin-168-gununde-trabzondan-dunyaya-hesap-verme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/7f64a5c9-710f-4daf-8afd-d874ed7a6b00.jpg" type="image/jpeg" length="59528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gökyüzü Meraklıları Dikkat: 12 Ağustos’ta Üç Astronomi Olayı Yaşanacak]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/gokyuzu-meraklilari-dikkat-12-agustosta-uc-astronomi-olayi-yasanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/gokyuzu-meraklilari-dikkat-12-agustosta-uc-astronomi-olayi-yasanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Ağustos 2026’da Perseid meteor yağmuru, tam Güneş tutulması ve altı gezegenin gökyüzündeki görünümü astronomi meraklılarını bekliyor. 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü gökyüzü meraklıları açısından dikkat çekici gelişmelere sahne olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>12 Ağustos’ta Gökyüzü Şovu: Aynı Güne 3 Olay Denk Geliyor</strong><br />
Perseid meteor yağmurunun 12-13 Ağustos gecesinde en yoğun dönemine ulaşması beklenirken, aynı tarihte tam Güneş tutulması da gerçekleşecek. Gökyüzündeki hareketlilik bununla da sınırlı kalmayacak. Satürn, Neptün, Uranüs, Mars, Merkür ve Jüpiter’in şafak öncesinde geniş bir yay boyunca aynı gökyüzü bölgesinde görülmesi bekleniyor. Türkiye’den özellikle Perseid meteor yağmuru çıplak gözle takip edilebilecek. Tam Güneş tutulması ise Türkiye’den görülemeyecek.</p>

<p><strong>Perseid Meteor Yağmuru Zirveye Ulaşacak</strong><br />
Her yıl temmuz ve ağustos aylarında gözlemlenen Perseid meteor yağmuru, 12-13 Ağustos gecesinde en yoğun dönemlerinden birini yaşayacak.</p>

<p>Swift-Tuttle kuyruklu yıldızının geride bıraktığı parçacıkların Dünya atmosferine girmesiyle oluşan Perseid meteor yağmurunda uygun gözlem koşullarında saatte 60 ila 100 meteor görülebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Meteor yağmurunun Türkiye’den de çıplak gözle izlenebilmesi bekleniyor. Gökyüzünü takip etmek isteyenler açısından özellikle gece yarısından sonraki saatler dikkat çekiyor.</p>

<p>02.00 ile 05.00 arasında gökyüzü hareketliliğinin daha yoğun olması bekleniyor.</p>

<p><strong>Meteor Yağmuru Türkiye’den Nasıl İzlenebilir?</strong><br />
Perseid meteor yağmurunu daha net görmek isteyenlere şehir ışıklarından uzak bölgeleri tercih etmeleri öneriliyor.</p>

<p>Gözlerin karanlığa tamamen alışmasının gözlem kalitesini artırabileceği belirtilirken, meteorları takip etmeye başlamadan yaklaşık 20-30 dakika önce telefon ve diğer parlak ekranlardan uzak durulması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Meteor yağmurunun gözlemlenmesi için özel bir ekipmana ihtiyaç duyulmadığı, uygun hava ve ışık koşullarında çıplak gözle takip edilebileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Verilen bilgilere göre Ay ışığının gökyüzünü fazla aydınlatmaması da meteorların daha kolay fark edilmesine katkı sağlayacak.</p>

<p><strong>Tam Güneş Tutulması Türkiye’den Görülemeyecek</strong><br />
12 Ağustos’ta gerçekleşmesi beklenen bir diğer önemli astronomi olayı ise tam Güneş tutulması olacak.</p>

<p>Ay’ın Dünya ile Güneş arasına girmesi ve Güneş diskini tamamen örtmesiyle meydana gelen tutulmanın Türkiye’den izlenemeyeceği belirtiliyor.</p>

<p>Tam tutulmanın Kuzey Rusya, Grönland, İzlanda ve Atlantik üzerinden ilerlemesi, ardından İspanya ile Portekiz’in küçük bir bölümünde gözlemlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Bazı bölgelerde tam tutulmanın yaklaşık 2 dakika boyunca devam edeceği öngörülüyor.</p>

<p>Türkiye’deki gökyüzü meraklıları ise aynı tarihte Perseid meteor yağmuruna odaklanabilecek.</p>

<p><strong>Altı Gezegen Gökyüzünde Geniş Bir Yay Oluşturacak</strong><br />
Gökyüzündeki hareketliliğin üçüncü önemli başlığını ise altı gezegenin aynı dönemde gözlemlenebilmesi oluşturuyor.</p>

<p>Satürn, Neptün, Uranüs, Mars, Merkür ve Jüpiter’in şafak öncesinde gökyüzünde geniş bir yay boyunca yer alması bekleniyor.</p>

<p>Gezegenlerin Dünya’dan bakıldığında aynı gökyüzü bölgesinde sıralanmış gibi görünmesi “gezegen geçidi” olarak ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu gökyüzü görüntüsünün 12 Ağustos sabahının erken saatlerinde takip edilebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Perseid meteor yağmuru, tam Güneş tutulması ve altı gezegenin görünümüyle birlikte 12 Ağustos, gökyüzü meraklılarının yakından takip edeceği tarihlerden biri olacak.</p>

<p><strong>12 Ağustos’ta Gökyüzünde Neler Olacak?</strong><br />
12 Ağustos 2026 tarihinde öne çıkan üç astronomi olayı şöyle sıralanıyor:</p>

<p><strong>Gökyüzü Olayı Beklenen Zaman Türkiye’den Görülebilecek mi?</strong><br />
Perseid Meteor Yağmuru 12-13 Ağustos gecesi Evet<br />
Tam Güneş Tutulması 12 Ağustos Hayır<br />
Altı Gezegenin Görünümü Şafak öncesi Gökyüzünde gözlemlenmesi bekleniyor</p>

<p>Özellikle Perseid meteor yağmurunun 02.00-05.00 saatleri arasında daha hareketli olması beklenirken, şehir ışıklarından uzak alanlar gözlem için öne çıkıyor.</p>

<p>12 Ağustos’ta aynı döneme denk gelen üç farklı astronomi olayı gökyüzü meraklılarının ilgisini çekecek. Meteor yağmurunu takip etmeyi düşünüyorsanız gözlem için şehir ışıklarından uzak bir bölgeyi tercih edebilirsiniz. Siz de 12 Ağustos gecesindeki gökyüzü olaylarını izleyip izlemeyeceğinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/gokyuzu-meraklilari-dikkat-12-agustosta-uc-astronomi-olayi-yasanacak</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-12-at-120221-1.jpeg" type="image/jpeg" length="76740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İran’dan Hürmüz Boğazı İçin Dikkat Çeken Yumuşama Sinyali; Mayınları Topluyor Mu?]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-yumusama-sinyali-mayinlari-topluyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-yumusama-sinyali-mayinlari-topluyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların Avrupa ülkeleri tarafından temizlenmesine izin vermeyi değerlendirdiği öne sürüldü. Tahran’ın tutum değişikliği dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İran’dan Dikkat Çeken Hürmüz Hamlesi: Mayınlar İçin Yeni Plan Gündemde</strong></p>

<p>İran’ın, enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların Avrupa ülkeleri tarafından temizlenmesine izin vermeyi değerlendirdiği iddia edildi. Bloomberg’e konuşan diplomatik kaynaklara göre Tahran yönetimi, yabancı ülkelerin mayın temizleme faaliyetlerine katılmasına yönelik daha önceki sert tutumunu kapalı görüşmelerde yumuşatmaya başladı. Olası bir anlaşmanın deniz taşımacılığının yeniden normalleşmesinin yanı sıra İran ile ABD arasındaki diplomatik müzakerelerin yeniden başlamasının da önünü açabileceği belirtiliyor. Ancak Avrupa misyonunun gerçekleşebilmesi için İran’ın güvenlik garantisi vermesi ve Devrim Muhafızları’nın plana onay vermesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı’nda Avrupa Misyonu Gündemde</strong></p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına Avrupa ülkelerinin katılmasına izin vermeyi değerlendirdiği öne sürüldü. Habere göre Tahran, bugüne kadar yabancı ülkelerin bu tür faaliyetlere katılmasına açık biçimde karşı çıkmasına rağmen son haftalarda gerçekleştirilen kapalı görüşmelerde daha yumuşak bir tutum sergiledi. Olası Avrupa misyonunun, beş aydan uzun süredir devam eden askerî çatışmaların ardından denizcilik ve sigorta şirketlerine boğazın güvenli olduğuna dair bağımsız bir güvence sağlaması bekleniyor. İran Dışişleri Bakanlığı ise konuya ilişkin yapılan yorum talebine ilk aşamada cevap vermedi.</p>

<p><strong>Güvenli Geçiş Enerji Sevkiyatlarını Yeniden Başlatabilir</strong></p>

<p>Hürmüz Boğazı’nda güvenli deniz geçişlerinin yeniden başlaması, petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatlarının normale dönmesi açısından kritik önem taşıyor. Bunun yanında mayın temizleme faaliyetleri, ABD ile İran arasında daha kapsamlı diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasının da önünü açabilir. Katar ve ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Hürmüz Boğazı’yla bağlantılı bir anlaşmanın yakın olduğunu açıklamıştı. Ancak boğazın gelecekte nasıl yönetileceği, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Mayınların temizlenmesi teknik anlamda geçişleri mümkün hale getirse de siyasi sorunların tamamen çözülmesi anlamına gelmeyebilir.</p>

<p><strong>Avrupa Ülkeleri İçin Üç Kritik Şart Bulunuyor</strong></p>

<p>Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme operasyonuna katılabilmesi için üç temel koşulun yerine getirilmesi gerektiği belirtiliyor. Buna göre İran’ın bölgede görev yapacak donanma gemilerine güvenlik garantisi vermesi, mevcut ateşkesin kalıcı olduğunun ortaya çıkması ve İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun plana onay vermesi gerekiyor. Kaynaklar, söz konusu şartların tamamı sağlansa bile Avrupa misyonunun kesin olarak hayata geçirileceğinin garanti olmadığını aktardı. Özellikle İran yönetimi içerisindeki farklı görüşlerin sürecin önündeki en önemli engellerden biri olduğu ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Devrim Muhafızları İçinde Plana İtiraz Var</strong></p>

<p>İran yönetimi içerisinde Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların kim tarafından temizleneceği konusunda görüş ayrılıklarının bulunduğu bildirildi. Devrim Muhafızları’nın bazı üyelerinin, deniz mayınlarının yabancı ülkeler tarafından değil yalnızca İran tarafından etkisiz hale getirilmesi gerektiğini savunduğu belirtiliyor. Devrim Muhafızları’nın savaş boyunca Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırıların yürütülmesinde belirleyici bir rol oynadığı ifade edilirken, Avrupa ülkelerinin katılacağı herhangi bir operasyonun kurumun onayı olmadan hayata geçirilmesinin mümkün olmayacağı değerlendiriliyor. Bu nedenle kurumun vereceği karar sürecin geleceği açısından kritik görülüyor.</p>

<p><strong>Hürmüz Boğazı’nın Yönetiminde Uzlaşma Sağlanamadı</strong></p>

<p>Mayın temizleme faaliyetleri konusunda ilerleme sağlanması, Hürmüz Boğazı’nın savaş sonrasındaki yönetimine ilişkin anlaşmazlığı ortadan kaldırmıyor. İran, boğaz üzerindeki kontrolün kendisinde olmasını ve bölgeden geçen gemilerden ücret alınmasını talep ediyor. ABD ise Tahran’ın hem yönetimi hem de ücretlendirme sistemini kontrol etmesine karşı çıkıyor. Bu nedenle mayınların temizlenmesi deniz trafiğinin yeniden başlamasını sağlayabilecek teknik bir çözüm olarak değerlendirilse de Hürmüz Boğazı’nın uzun vadeli statüsüne ilişkin siyasi tartışmaların devam etmesi bekleniyor. Boğazın yönetimi, taraflar arasındaki görüşmelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>Trump’tan İran’a “Son Şans” Mesajı</strong></p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın anlaşma sağlamak için “son bir şansı” bulunduğunu belirtirken, uzlaşmaya varılamaması durumunda hava saldırılarının yeniden başlayabileceği tehdidinde bulundu. Olası anlaşmanın, İran ile Hürmüz Boğazı’nın güney kıyısını kontrol eden Umman arasında gerçekleştirilen görüşmelerin sonucuna bağlı olduğu ifade ediliyor. Katar yönetimi de Washington ile Tahran arasındaki müzakereleri yeniden başlatmaya yönelik bir taslak metnin hazırlandığını ve taraflara iletildiğini açıkladı. Taslağın temel amacının bölgede devam eden gerilimi kısa vadede azaltmak ve daha kapsamlı diplomatik görüşmeler için zemin oluşturmak olduğu belirtiliyor.</p>

<p><strong>Yeni Deniz Koridorunda Mayın Şüphesi</strong></p>

<p>İran ile Umman arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın merkezinden geçen yeni bir deniz koridorunun oluşturulması üzerinde duruluyor. Ancak planlanan güzergâhın mayınlanmış olabileceğine yönelik değerlendirmeler bulunuyor. Bu nedenle taraflar yeni koridor üzerinde anlaşmaya varsa bile ticari ve enerji taşımacılığının başlayabilmesi için bölgede kapsamlı bir mayın temizleme çalışmasının gerçekleştirilmesi gerekebilir. ABD’nin de enerji sevkiyatlarını yeniden başlatmak amacıyla müttefiklerinden Hürmüz Boğazı’nın güvenli olduğuna ilişkin teyit istediği belirtiliyor. Bu durum Avrupa ülkelerinin olası mayın temizleme misyonunun önemini daha da artırıyor.</p>

<p><strong>İran Daha Önce Avrupa’ya Kesin Bir Dille Karşı Çıkmıştı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tahran yönetimi daha önce Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına katılmasına açık biçimde karşı çıkmıştı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un boğazdaki mayınların temizlenmesine ilişkin açıklamalarının ardından mayın temizleme faaliyetlerinin yalnızca İran tarafından yürütülebileceğini ve başka hiçbir ülkenin bu çalışmalara katılamayacağını söylemişti. Tahran’ın kapalı görüşmelerde bu tavrını değiştirmeye başlaması, savaşın sona erdirilmesi ve enerji sevkiyatlarının yeniden başlatılması sürecinde önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>İran’ın Hürmüz Boğazı’nda Avrupa ülkelerinin mayın temizleme çalışmalarına katılmasına yönelik tutumunu yumuşatması, bölgede yeni bir diplomatik sürecin kapısını aralayabilir. Ancak İran içerisindeki görüş ayrılıkları, Devrim Muhafızları’nın onayının gerekli olması ve boğazın gelecekteki yönetimine ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle sürecin nasıl sonuçlanacağı henüz netlik kazanmış değil. Siz de Hürmüz Boğazı’ndaki bu gelişmeye ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/irandan-hurmuz-bogazi-icin-dikkat-ceken-yumusama-sinyali-mayinlari-topluyor-mu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/f8ec15d3-a49f-4055-9dec-1a4e57cd5375.jpg" type="image/jpeg" length="20505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rusya'dan Kiev'e saldırı: 9 ölü, 30'dan fazla yaralı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kieve-saldiri-9-olu-30dan-fazla-yarali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kieve-saldiri-9-olu-30dan-fazla-yarali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rus ordusunun Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gerçekleştirdiği saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti, 4'ü çocuk olmak üzere 30'dan fazla kişi de yaralandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya, bir kez daha Ukrayna'nın başkenti Kiev'i hedef aldı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko sosyal medyadan yaptığı açıklamada, başkentin 5 bölgesine gerçekleştirilen saldırılar sonucu apartmanlar ve diğer binalarda yıkım meydana geldiğini ve yangın çıktığını ifade etti. Klitschko, saldırılarda 9 kişinin hayatını kaybettiğini, 4'ü çocuk olmak üzere 30'dan fazla kişinin yaralandığını ifade etti. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise yaptığı paylaşımda, 'Kiev'de cehennem gibi bir geceydi. Savaş alanında hedeflerine ulaşamayan Rusya, hava saldırılarını ve sivillere yönelik terörü yoğunlaştırıyor. Ukrayna'nın acilen ek hava ve füze savunma sistemleri ile önleyici füzelere ihtiyacı var' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu, Kiev'e bu hafta düzenlenen 2'nci büyük saldırı oldu. Ayrıca perşembe günü düzenlenen saldırılarda, Krivyi Rih yakınlarındaki bir köyde aynı aileden 6 kişi dahil olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetmişti, ayrıca Rusya'ya ait olduğu belirtilen bir seyir füzesi Polonya'ya düşmüştü.</p>

<p>Askeri analistlere göre, Rusya'nın ilerlemesi bu yıl yavaşlamış olsa da bin 200 kilometreden fazla cephe hattı boyunca çatışmalar şiddetli bir şekilde devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/rusyadan-kieve-saldiri-9-olu-30dan-fazla-yarali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/rusyadan-kieve-saldiri-9-olu-30dan-fazla-yarali.jpg" type="image/jpeg" length="43877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya’da 7,1 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/japonyada-71-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/japonyada-71-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da 7,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Sarsıntının ardından tsunami uyarısı yapılırken gözler bölgeden gelecek yeni bilgilere çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’da 7,1 büyüklüğünde güçlü bir deprem meydana geldi. İlk bilgilere göre sarsıntının ardından tsunami uyarısı yapıldı. Depremin büyüklüğü ve tsunami riskine yönelik uyarı, bölgede endişeye neden oldu. Paylaşılan ilk bilgilerde depremin merkez üssü, derinliği, hangi bölgelerde hissedildiği ve herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin ayrıntılar yer almadı. Yaşanan gelişmenin ardından gözler deprem ve tsunami uyarısına ilişkin yapılacak yeni açıklamalara çevrildi.</p>

<p><strong>Japonya’da 7,1 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi</strong></p>

<p>Japonya’da meydana gelen depremin büyüklüğü 7,1 olarak açıklandı. Güçlü sarsıntının ardından bölgedeki gelişmeler yakından takip edilmeye başlandı. İlk açıklamada depremin merkez üssü ve yerin kaç kilometre altında gerçekleştiğine ilişkin ayrıntılı bir bilgi paylaşılmadı. Sarsıntının hangi şehirlerde hissedildiği ve yerleşim alanlarında herhangi bir olumsuzluğa neden olup olmadığı da henüz belirtilmedi. Depremin büyüklüğünün yüksek olması nedeniyle bölgeden gelecek yeni bilgiler merakla bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Depremin Ardından Tsunami Uyarısı Yapıldı</strong></p>

<p>7,1 büyüklüğündeki depremin ardından tsunami uyarısı yapıldığı bildirildi. Uyarının hangi bölgeleri kapsadığı ve olası dalga yüksekliğine ilişkin ayrıntılar ilk bilgilerde yer almadı. Deprem sonrasında yapılan tsunami uyarısı, kıyı bölgelerine yönelik gelişmelerin dikkatle takip edilmesine neden oldu. Sarsıntının ardından oluşabilecek risklere ilişkin yeni açıklamaların yapılması bekleniyor. Deprem ve tsunami uyarısıyla ilgili paylaşılan bilgilerin sınırlı olması nedeniyle olayın kapsamına dair ayrıntılar henüz netlik kazanmadı.</p>

<p><strong>Gözler Japonya’dan Gelecek Yeni Açıklamalarda</strong></p>

<p>Japonya’da yaşanan 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından gözler bölgeden gelecek açıklamalara çevrildi. İlk bilgilerde can veya mal kaybına ilişkin herhangi bir ayrıntı paylaşılmadı. Depremin etkilediği bölgeler, olası hasar durumu ve tsunami uyarısının devam edip etmediği yapılacak yeni bilgilendirmelerle netleşecek. Yaşanan sarsıntının ardından gelişmeler yakından izlenirken depremin merkez üssü ve derinliği gibi teknik bilgilerin de açıklanması bekleniyor.</p>

<p>Japonya’da meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremin ardından tsunami uyarısı yapılırken olayın ayrıntıları henüz netleşmedi. Siz de yaşanan gelişmeye ilişkin düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/japonyada-71-buyuklugunde-deprem-tsunami-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2025/07/6808bb4fe5c9f-son-dakika.gif" type="image/jpeg" length="76892"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
