<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Taka Gazete - Trabzon Haber - Karadeniz Haber</title>
    <link>https://www.takagazete.com.tr</link>
    <description>Taka Gazete, Trabzon ve Karadeniz'den güncel haberleri sunar. Trabzonspor transferleri, maç sonuçları ve Karadeniz bölgesiyle ilgili olayları buradan takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 14:26:53 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarinda kene tehlikesine dikkat]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/yaz-aylarinda-kene-tehlikesine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/yaz-aylarinda-kene-tehlikesine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada geçirilen vakit arttı ancak uzmanlar, vatandaşları kene tehlikesine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kenelerin aktif hale geldiğini ve bu dönemde kene ısırmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, insan vücuduna tutunarak kan emen dış parazitler olarak tanımlanan keneler ciddi hastalıklara neden olabildiğini söyledi. Ağrı ve kaşıntı hissi oluşturmadıkları için fark edilmeleri zor olan keneler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere, Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşi, Q Ateşi ve babezyoz gibi birçok virüs, bakteri ve paraziti insanlara taşıyabildiğini ifade eden Prof. Dr. Reşit Mıstık, '2002 yılında Tokat'ta başlayan KKKA salgınının zamanla İç Karadeniz'in büyük bölümüne yayıldı. Kene tutunmasından sonraki 10 gün boyunca kişi ateş, halsizlik, baş ağrısı, bulantı gibi belirtiler açısından kendini izlemeli ve herhangi bir belirti durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır' dedi.</p>

<p>Kene ısırması durumunda yapılması gerekenleri ise Mıstık şöyle sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kene ezilmeden, penset yardımıyla vücuda tutunduğu yerden çıkarılmalı. Üzerine herhangi bir madde sürülmemeli. Çıplak elle temas edilmemeli. Çıkarıldıktan sonra kene çamaşır suyuna atılarak imha edilmeli. Kişi mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı. Sonraki 10 gün boyunca ateş, halsizlik, bulantı gibi belirtiler izlenmeli.Kene mümkünse ince uçlu bir pensetle, ezmeden çıkarılmalı. Üzerine kolonya, yağ, deterjan gibi maddeler kesinlikle sürülmemeli. Korunmak için ise, uzun kollu kıyafet ve pantolon giyilmeli. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı. Açık renk kıyafetler tercih edilmeli. Doğadan dönüşte tüm vücut kene açısından kontrol edilmeli.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/yaz-aylarinda-kene-tehlikesine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 14:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/kene-5.jpg" type="image/jpeg" length="37692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ani Kalp Krizleri Aşıdan mı Kaynaklandı? Uzmanlardan Dikkat Çeken Açıklama]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/ani-kalp-krizleri-asidan-mi-kaynaklandi-uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/ani-kalp-krizleri-asidan-mi-kaynaklandi-uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Internal Medicine’de yayımlanan geniş kapsamlı araştırmaya göre Covid-19 aşıları, kalp krizi ve felç riskinde düşüşle ilişkilendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Covid-19 Aşıları İçin Kalp Sağlığı Detayı</strong><br />
Pandemi döneminden bu yana en çok tartışılan konuların başında gelen Covid-19 aşılarıyla ilgili dikkat çeken yeni bir araştırma yayımlandı. Tıp dünyasının saygın yayın organlarından JAMA Internal Medicine dergisinde yer alan ve 1 milyondan fazla hastanın verilerini kapsayan çalışmada, aşıların yalnızca enfeksiyona karşı değil, kalp ve damar sağlığı açısından da koruyucu etki gösterebildiği belirtildi. Araştırma sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, Covid-19 aşısı olan bireylerde kalp krizi, felç, kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm riskinin daha düşük seyrettiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Covid-19 Aşılarıyla İlgili Geniş Kapsamlı Araştırma</strong><br />
JAMA Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırma, Covid-19 aşılarıyla ilgili tartışmalara bilimsel veriler üzerinden yeni bir boyut kazandırdı. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1 milyondan fazla hastanın verilerinin incelendiği çalışmada, aşıların kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri değerlendirildi. Araştırmada, Covid-19 enfeksiyonu sonrası ortaya çıkabilen kalp ve damar sorunları mercek altına alındı. Elde edilen bulgulara göre, aşılı bireylerde Covid-19 ile ilişkili ağır kalp ve damar olaylarının görülme ihtimalinin, aşısız bireylere göre daha düşük olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>Kalp Krizi ve Felç Riskinde Düşüş Vurgusu</strong><br />
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Covid-19 aşılarının kalp sağlığı üzerindeki dolaylı koruyucu etkisine dikkat çekti. Verilere göre, koronavirüs aşısı olan kişilerde Covid-19 bağlantılı kalp krizi, felç, kalp yetmezliği nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm gibi ağır vakaların yaşanma ihtimalinin yaklaşık yüzde 40 oranında daha düşük olduğu ifade edildi. Genel kalp-damar rahatsızlıklarında ise yüzde 24’lük bir azalma kaydedildiği belirtildi. Bu sonuçlar, özellikle risk grubundaki kişiler açısından önemli bir veri olarak değerlendirildi.</p>

<p><strong>Riskli Gruplarda Koruyucu Etki Daha Belirgin Görüldü</strong><br />
Araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri de Covid-19 aşılarının koruyucu etkisinin bazı gruplarda daha belirgin görülmesi oldu. Özellikle 75 yaş üzerindeki bireyler ile böbrek, akciğer ve benzeri kronik rahatsızlıkları bulunan yüksek riskli hastalarda olumlu etkinin daha güçlü şekilde ortaya çıktığı ifade edildi. Uzmanlara göre Covid-19 enfeksiyonu, bazı kişilerde damar yapısını etkileyebilen ve kalp-damar sistemi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalık tablosuna yol açabiliyor. Bu nedenle aşıların, ağır hastalık riskini azaltarak kalp sağlığı üzerinde dolaylı bir koruma sağlayabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ani Ölümler İçin Covid-19 Damar Hasarı Detayı</strong><br />
Pandemi sonrası genç yaş grubunda görülen bazı ani kalp krizleri ve ölümler, kamuoyunda sık sık Covid-19 aşılarıyla ilişkilendirilmişti. Prof. Dr. Şevket Özkaya ise bu konuda farklı bir noktaya dikkat çekerek, erken ve ani ölümlerin aşıdan çok Covid-19 virüsünün vücutta bırakabildiği damar hasarıyla bağlantılı olabileceğini belirtti. Özkaya, yüksek virüs yüküne bağlı kılcal damar hasarının bazı kişilerde gizli risk oluşturabileceğini ifade etti. Ağır spor, yoğun egzersiz veya kontrolsüz yaşam tarzı gibi etkenlerin de bu tabloyu tetikleyebileceği vurgulandı.</p>

<p><strong>Aşıların Kalbi Dolaylı Olarak Koruduğu Belirtildi</strong><br />
Uzman değerlendirmelerine göre Covid-19 virüsünün kalpte ve damarlarda oluşturabileceği iltihabi süreçler, bazı hastalarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Aşıların ağır hastalık tablosunu azaltması, bu nedenle kalp ve damar sistemi açısından da koruyucu bir etki ortaya çıkarabiliyor. Prof. Dr. Özkaya, virüsün kalpte oluşturduğu yoğun iltihap ve hasarı aşıların engellediğini, bu yolla kalbin dolaylı olarak korunduğunu ifade etti. Araştırma sonuçları, Covid-19 aşılarıyla ilgili tartışmalarda bilimsel verilerin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/ani-kalp-krizleri-asidan-mi-kaynaklandi-uzmanlardan-dikkat-ceken-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/6fea5631-b08e-424c-8fad-6c5e9cf6c998.jpg" type="image/jpeg" length="70174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Aort diseksiyonu'nda erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/aort-diseksiyonunda-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/aort-diseksiyonunda-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Uğursay Kızıltepe, aort damarının iç tabakasında yırtılma meydana gelmesiyle 'aort diseksiyonu'nun ortaya çıktığını, semptomlarının kalp kriziyle karışabilen, hızlı müdahale edilmediğinde ise hayati risk oluşturabilen bir damar hastalığı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Uğursay Kızıltepe, kalpten çıkan ana damar olan aortun iç tabakasında yırtılma meydana gelmesiyle aort diseksiyonu hastalığının ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p>Kızıltepe, aort diseksiyonunun, en ciddi kalp ve damar acilleri arasında yer aldığını vurgulayarak hastalığın ani başlayan göğüs, sırt ya da karın ağrısıyla kendini gösterebildiğini aktardı.</p>

<p>Aort diseksiyonunun bazı durumlarda kalp krizi, kas tutulması veya mide şikayetleriyle karıştırılabildiği için hastaların zaman kaybedebildiğini vurgulayan Kızıltepe, özellikle kontrolsüz hipertansiyonu, yakınlarında benzer aort hastalığı yada ani ölümler bulunan kişilerin bu belirtileri ciddiye alması ve vakit kaybetmeden acil servise başvurması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Kızıltepe, aort diseksiyonunun en dikkati çekici belirtisinin ani başlayan ve çok şiddetli hissedilen ağrı olduğunu anlatarak, hastaların çoğu zaman göğüste, sırtta veya iki kürek kemiği arasında aniden başlayan, yırtılır tarzda bir ağrı tarif ettiğini anlattı.</p>

<p>Bu ağrının bazen karına, boyna ya da bele doğru yayılabildiğini paylaşan Kızıltepe, 'Ağrıya nefes darlığı, soğuk terleme, bayılma hissi, tansiyon düşüklüğü ya da nörolojik bulgular eşlik edebilir. Bu nedenle şiddetli sırt ağrısı her zaman basit bir kas tutulması olarak değerlendirilmemelidir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kızıltepe, aort diseksiyonunun belirtileri nedeniyle kalp kriziyle karıştırılabileceğine dikkati çekerek, ani göğüs ağrısı, terleme, nefes darlığı ve genel durum bozukluğunun kalp krizinde de görülebildiğini anımsattı.</p>

<p>Aort diseksiyonunda ağrının çoğu zaman çok ani başladığını ve sırta doğru yayılabildiğini belirten Kızıltepe, hastanın kendi kendine tanı koymaya çalışmasının, ağrının geçmesini beklemesinin ya da evde ağrı kesiciyle zaman kaybetmesinin son derece riskli olduğunu paylaştı.</p>

<p>Kızıltepe, aort diseksiyonu açısından bazı grupların daha yüksek risk altında olduğunu belirterek, kontrolsüz hipertansiyonun, aort damar duvarı üzerinde sürekli basınç oluşturarak zamanla damarın zayıflamasına neden oalbildiğini aktardı.</p>

<p>- Aort diseksiyonunda erken tanı yaşam şansını artırıyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanında aort anevrizması, damar sertliği, sigara kullanımı, ileri yaş, ailede aort hastalığı öyküsü, bağ dokusu hastalıkları ve bazı doğumsal kalp-damar yapısal sorunların da riski artırabildiğini aktaran Kızıltepe, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bu hastalıkta erken tanı hayat kurtarıcıdır. Acil serviste yapılan değerlendirme, görüntüleme yöntemleri ve hastanın klinik durumu doğrultusunda tedavi planlanır. Diseksiyonun yerine ve hastanın genel durumuna göre cerrahi müdahale, endovasküler yöntemler ya da ilaç tedavisi gündeme gelebilir. Ancak burada en kritik nokta, hastanın sağlık kuruluşuna zamanında ulaşmasıdır.</p>

<p>Özellikle daha önce yaşanmamış, aniden başlayan, çok şiddetli ve göğüsten sırta yayılan ağrılarda zaman kaybetmeden acil yardım alınmalıdır. Aort diseksiyonu nadir görülse de sonuçları çok ağır olabilen bir hastalıktır. Erken başvuru, doğru tanı ve hızlı müdahale hastanın yaşam şansını artırır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/aort-diseksiyonunda-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/aa/aort-diseksiyonunda-erken-tani-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="51670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bin 200 yataklı Ordu Şehir Hastanesi açılış için gün sayıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/bin-200-yatakli-ordu-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/bin-200-yatakli-ordu-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ordu'ya sağlık alanında sınıf atlatacak olan ve fiziki inşaatı tamamlanan bin 200 yataklı şehir hastanesinde çalışmalar sona yaklaştı. Vatandaşlar da hastanenin açılacağı günü umutla bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapımına, 2021 yılının mart ayında başlanan şehir hastanesinde çalışmalar hızlı bir şekilde devam ediyor. Çalışmaların sürdüğü Ordu Çevre Yolu'nun yanında, üniversite yerleşkesi içerisinde yer alan hastane, ilin en temel ihtiyaçlarından birisi olan hastane sorununu çözüme kavuşturacak.</p>

<p><strong>Fiziki inşaatı tamamlandı</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın öz kaynakları ile yapılan ve 250 bin metrekare arsa üzerine inşa edilen, morfoloji binası ile birlikte 330 bin metrekare alana sahip hastanenin fiziki inşaatı tamamlandı.</p>

<p><strong>Mevcut hastanelerden yaklaşık 10 kat daha büyük</strong></p>

<p>Ordu'daki mevcut kamu hastanelerinin yaklaşık 10 katı büyüklüğünde olan şehir hastanesinde depreme karşı bin 20 adet de sismik izolatör bulunuyor. Hastanenin açıldıktan sonra Ordu'nun sağlıkla ilgili tesis ihtiyacını yaklaşık 50 yıl boyunca karşılaması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Vatandaşlar dört gözle bekliyor</strong></p>

<p>Öte yandan vatandaşlar da hastanenin temeli atıldığı günden bu yana açılacağı günü sabırla bekliyor. Vatandaşlardan Sebahat Ateş, 'Ordumuza çok güzel bir hastane yapıldı, Allah yapandan yaptırandan razı olsun. İnşallah hepimiz için hayırlı olur. Hastaneler çok küçüktü ve yetmiyordu, inşallah herkes faydalanır. Burada yeterli olmayınca farklı illere gidiyorduk, artık onlar kalkacak inşallah' dedi.</p>

<p><strong>'Çok büyük bir hastane'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahalle sakinlerinden Sevim Zengin, yapılan yatırımın çok büyük olduğunu belirtti. Farklı illere de hizmet verecek. Bizim bir hastamız olsa Samsun ve Trabzon'a gitmek zorunda kalıyorduk. İnşallah gerek kalmayacak. Çok büyük bir hastane, bir tarafından diğer tarafı görünmüyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Emeği geçenlerden Allah razı olsun'</strong></p>

<p>Ordu'ya layık olan ve hastaların farklı illere gitmesine gerek kalmadan burada tedavi olabileceklerini söyleyen Mehmet Atasever, havalimanı, hastane gibi yatırımların şehre kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Atasever, 'İnşallah insanlar artık farklı illere gitmeyecekler. Hayırlısıyla açılır, vatandaş olarak emeği geçenlerden Allah razı olsun' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Devletimiz hastaneler konusunda çok ilgili'</strong></p>

<p>Katip Karahasan isimli vatandaş da hastanenin açılmasını heyecanla beklediklerini kaydetti. Karahasan, 'Devletimizden Allah razı olsun, Çok büyük bir yatırım, bizleri çok memnun etti. Önceden il dışına gidiyorduk, inşallah artık ona kalmaz' ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/bin-200-yatakli-ordu-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/bin-200-yatakli-ordu-sehir-hastanesi-acilis-icin-gun-sayiyor.jpg" type="image/jpeg" length="29531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kavun Alırken Bu Hataları Yapmayın! Tatlı ve Sulu Kavunu Seçmenin 8 Püf Noktası]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/kavun-alirken-bu-hatalari-yapmayin-tatli-ve-sulu-kavunu-secmenin-8-puf-noktasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/kavun-alirken-bu-hatalari-yapmayin-tatli-ve-sulu-kavunu-secmenin-8-puf-noktasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tatlı, sulu ve olgun kavun nasıl seçilir? Kavunun kokusundan ağırlığına, sapından kabuk desenlerine kadar dikkat edilmesi gereken 8 önemli detay.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Pazarda Kavun Seçmenin Sırrı Ortaya Çıktı! İşte 8 Altın Kural</strong><br />
Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan kavun, doğru seçildiğinde eşsiz bir lezzet sunuyor. Ancak markette veya pazarda kavun seçerken sadece dış görünüşüne bakmak çoğu zaman yanıltıcı olabiliyor. Tatlı, sulu ve olgun bir kavunu anlamanın bazı önemli ipuçları bulunuyor. Kokusu, ağırlığı, sap kısmı ve kabuğundaki desenler kavunun kalitesi hakkında önemli bilgiler veriyor.</p>

<p><strong>1- Boyutuna Göre Ağır Olanı Seçin</strong><br />
İyi bir kavun, boyutuna göre beklenenden daha ağır hissedilir. Bu durum meyvenin yüksek su oranına sahip olduğunu gösterir. Aynı büyüklükte iki kavun arasında kaldığınızda daha ağır olanı tercih etmek genellikle daha doğru sonuç verir.</p>

<p><strong>2- Tatlı Kokusu Varsa Doğru Yoldasınız</strong><br />
Kavunun sap kısmını kokladığınızda belirgin ve hoş bir aroma hissediyorsanız, bu meyvenin olgunlaştığını gösterir. Hiç koku vermeyen kavunlar ise genellikle erken hasat edilmiş olabilir ve beklenen lezzeti sunmayabilir.</p>

<p><strong>3- Çiçek Ucu Hafifçe Esnemeli</strong><br />
Sapın karşı tarafında bulunan çiçek ucuna hafifçe bastırın. Eğer hafif bir esneme hissediyorsanız kavun tüketim için ideal olgunluğa ulaşmış demektir. Çok sert olanlar ham, aşırı yumuşak olanlar ise geçmiş olabilir.</p>

<p><strong>4- Sap Kısmını Mutlaka İnceleyin</strong><br />
Sap bölgesi kavunun olgunluğu hakkında önemli ipuçları verir. Hafif kuru ve içeri doğru çökmüş görünüm olumlu bir işarettir. Ancak küf, çatlak veya aşırı yumuşama varsa o kavundan uzak durmak gerekir.</p>

<p><strong>5- Kabuktaki Desenlere Dikkat Edin</strong><br />
Özellikle Kırkağaç tipi kavunlarda kabuk üzerindeki ağ desenleri kalite göstergesi olarak kabul edilir. Belirgin ve düzenli desenler, meyvenin sağlıklı geliştiğini gösterebilir.</p>

<p><strong>6- Aşırı Parlak Kavunlara Temkinli Yaklaşın</strong><br />
Olgun kavunların kabukları genellikle hafif mat görünür. Çok parlak yüzeyler bazı durumlarda kavunun henüz tam olgunlaşmadığını gösterebilir.</p>

<p><strong>7- Ezik ve Çatlak Olanları Tercih Etmeyin</strong><br />
Küçük bir ezik bile meyvenin kısa sürede bozulmasına yol açabilir. Özellikle sap çevresindeki çatlaklar, çürümeye başlamış bölgelerin habercisi olabilir.</p>

<p><strong>8- Tok Ses Veren Kavun Daha İyidir</strong><br />
Kavuna hafifçe vurduğunuzda tok ve dolgun bir ses çıkarması gerekir. Çok boğuk ya da aşırı metalik sesler ideal olgunluk seviyesinde olmadığını gösterebilir.</p>

<p><strong>Tatlı Kavun Nasıl Anlaşılır?</strong><br />
Tatlı bir kavunda genellikle şu özellikler bir arada bulunur:</p>

<p>Hoş ve belirgin bir aroma</p>

<p>Boyutuna göre yüksek ağırlık</p>

<p>Kuru ve sağlıklı sap bölgesi</p>

<p>Hafif yumuşak çiçek ucu</p>

<p>Belirgin kabuk desenleri</p>

<p>Bu işaretler, kavunun şeker oranının yüksek olabileceğini gösterir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kavun Nasıl Saklanmalı?</strong><br />
Kesilmemiş kavunlar serin ve güneş görmeyen bir ortamda birkaç gün muhafaza edilebilir. Kesildikten sonra ise streç film veya kapaklı bir kap içerisinde buzdolabında saklanmalı ve 2-3 gün içinde tüketilmelidir.</p>

<p><strong>Uzmanlardan Önemli Uyarı</strong><br />
Kavun seçerken yalnızca tek bir özelliğe bakmak yanıltıcı olabilir. En iyi sonucu almak için koku, ağırlık, sap durumu ve kabuk yapısını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Böylece hem daha tatlı hem de daha sulu bir kavun seçme şansınız artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/kavun-alirken-bu-hatalari-yapmayin-tatli-ve-sulu-kavunu-secmenin-8-puf-noktasi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/93aaf454-2aa6-4d1d-8d88-43f8aef40b2b.jpg" type="image/jpeg" length="86427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Açıkladı! Gece Yenebilecek En Sağlıklı Meyve Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzman-acikladi-gece-yenebilecek-en-saglikli-meyve-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzman-acikladi-gece-yenebilecek-en-saglikli-meyve-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Hakan Akelma, doğal melatonin içeriğiyle öne çıkan kirazın gece tatlı ihtiyacını karşılamak için sağlıklı bir seçenek olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prof. Dr. Hakan Akelma Açıkladı: Gece Yenebilecek En Mantıklı Meyve Kiraz</strong><br />
Yaz mevsiminin sevilen meyvelerinden kiraz, bu kez uyku üzerindeki olası etkileriyle gündeme geldi. Mardin Artuklu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Akelma, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda özellikle ekşi kirazın doğal melatonin içeriğine dikkat çekti. Akelma, kirazın bir ilaç olmadığını vurgularken, gece geç saatlerde tatlı ihtiyacını karşılamak isteyenler için işlenmiş gıdalara göre daha sağlıklı bir alternatif olabileceğini ifade etti. Uzmanlara göre kiraz, içerdiği doğal bileşenler sayesinde uyku kalitesine destek sağlayabilecek meyveler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Kirazın İçeriğinde Doğal Melatonin Bulunuyor</strong><br />
Prof. Dr. Hakan Akelma, özellikle ekşi kirazın doğal melatonin içeren meyvelerden biri olduğunu belirtti. Melatonin, insan vücudunda uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen önemli hormonlardan biri olarak biliniyor. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, kiraz ve kiraz suyu tüketiminin melatonin seviyelerini artırabileceğini ve uykuya geçiş sürecini destekleyebileceğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Uzmanlar, doğal melatonin içeriğinin yanı sıra kirazın sağlıklı bir atıştırmalık olması nedeniyle de dikkat çektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>Uyku Kalitesine Katkı Sağlayabilir</strong><br />
Kirazın uyku üzerindeki etkisinin yalnızca melatoninle sınırlı olmadığı belirtiliyor. Prof. Dr. Akelma’ya göre kirazın içerisinde bulunan polifenoller ve antosiyaninler, inflamasyonun azalmasına ve oksidatif stresin hafiflemesine yardımcı olabilir. Bu durum da dolaylı olarak daha kaliteli bir uyku sürecine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Bazı araştırmalarda düzenli ekşi kiraz suyu tüketen bireylerde toplam uyku süresinin arttığı, gece uyanmalarının azaldığı ve uyku verimliliğinin yükseldiği gözlemlendi.</p>

<p><strong>Kiraz Bir Uyku İlacı Değil</strong><br />
Uzmanlar, kirazın faydalarının abartılmaması gerektiği konusunda da uyarıyor. Prof. Dr. Hakan Akelma, kirazın kesinlikle bir uyku ilacı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu görüşü paylaştı:</p>

<p>Gece geç saatlerde tatlı isteği oluştuğunda, yüksek şeker ve katkı maddesi içeren işlenmiş ürünler yerine ölçülü miktarda kiraz tüketmek daha mantıklı bir tercih olabilir.</p>

<p>Bu nedenle kiraz, sağlıklı beslenmenin bir parçası olarak değerlendirilmeli ancak uyku problemlerinin tek çözümü olarak görülmemeli.</p>

<p><strong>Bilimsel Araştırmalar Ne Gösteriyor?</strong><br />
Kirazın uyku üzerindeki etkileriyle ilgili çeşitli bilimsel çalışmalar bulunuyor. 2012 yılında yayımlanan bir araştırmada ekşi kiraz suyu tüketiminin melatonin seviyelerini artırabileceği ve uyku kalitesinde iyileşme sağlayabileceği belirtildi.</p>

<p>2018 yılında gerçekleştirilen başka bir çalışmada ise özellikle yaşlı bireylerde ekşi kiraz suyunun uyku süresi ve uyku verimliliği üzerinde olumlu etkiler oluşturabileceği sonucuna ulaşıldı.</p>

<p>Ancak uzmanlar, bu çalışmaların destekleyici sonuçlar sunduğunu, kronik uykusuzluk yaşayan kişilerin mutlaka tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Kimler Dikkatli Tüketmeli?</strong><br />
Her ne kadar doğal bir meyve olsa da kirazın tüketiminde bazı grupların dikkatli olması gerekiyor. Özellikle diyabet hastaları, kan şekeri takibi yapan bireyler, özel beslenme programı uygulayanlar ve düzenli ilaç kullanan kişiler için kontrollü tüketim öneriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, yoğun kiraz suyu veya konsantre ürünlerin tüketimi öncesinde doktora danışılmasının önemli olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>karar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzman-acikladi-gece-yenebilecek-en-saglikli-meyve-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/0d34e555-9471-47fe-a0ca-d9c719548e5c.jpg" type="image/jpeg" length="69449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanseri Yendi, Umut İçin Berlin’den Tac Mahal’e Bisikletle Yola Çıktı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/kanseri-yendi-umut-icin-berlinden-tac-mahale-bisikletle-yola-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/kanseri-yendi-umut-icin-berlinden-tac-mahale-bisikletle-yola-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da doktorların “fazla yaşamaz” dediği ilik kanserini 14 seans kemoterapi ve zorlu bir tedavi sürecinin ardından yenen John Müller, şimdi umudun ve azmin sembolü oldu. 26 yaşındaki Müller, kendisi gibi kanser hastalarına ilham verebilmek için Berlin’den bisikletiyle yola çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Doktorların Umut Vermediği John Müller Şimdi Tac Mahal Yolunda</strong></h2>

<p>Almanya'da doktorların 'fazla yaşamaz' dediği ilik kanserini 14 seanslık kemoterapi ve zorlu bir tedavi sürecinin ardından yenen 26 yaşındaki John Müller, kendisi gibi kanser hastalarına ilham olabilmek için Berlin'den bisikletiyle yola çıktı. Hedefi olan Hindistan'ın gözdesi Tac Mahal'e doğru pedal çeviren Müller, Türkiye’ye ulaştı.</p>

<p><img height="267" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/s-a-v-a-s-4.jpg" width="400" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Berlin’den Hindistan’a Uzanan Azim Hikâyesi Sakarya’da Mola Verdi</strong></h2>

<p>Almanya'ya 5 sene önce atlattığı ilik kanserinin ardından, kendisi gibi kanser hastalarına ilham ve umut olabilmek adına Berlin şehrinden yola çıkan ve kıtalar arası yolculuğunda Türkiye'ye ulaşan John Müller, Sakarya'nın Akyazı ilçesinde yaşayan bir sosyal medya takipçisinin attığı mesaj üzerine rotasını Akyazı ilçesinin Erdoğdu Mahallesi'ne çevirdi. Berlin'den Türkiye'ye 2 bin kilometrelik yolculuğunun ardından burada mola vererek dinlenme kararı alan Müller, Erdoğdu Mahallesi sakinlerinden ve aynı zamanda sosyal medyadan Müller'in içeriklerini takip eden Ömer Sarıgedik tarafından karşılandı.</p>

<p><img class="" height="585" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/s-a-v-a-s-s.jpg" width="400" /></p>

<p>Önceden Almanya'da yaşamış olan mahallenin bazı yaşlı vatandaşları ile çay içip kendi dilinde konuşarak sohbet eden genç, Türk halkının misafirperverliğinden çok memnun olduğunu da belirtti. Müller, "Yolculuğum Bolu'ya başlıyor daha sonra Samsun, Giresun, Trabzon ve Gürcistan'da Türkiye yolculuğumu bitiriyorum. Almanya'dan gelirken kar vardı zorlu bir yolculuktu, başlangıç olarak zorlu bir yolculuktan geçtim. Sırbistan'da Türkiye'de olduğu gibi bol bol sokak köpekleriyle mücadele etmek zorunda kaldım. Sırbistan'da da çok iyi niyetli insanlarla karşılaştım" dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/kanseri-yendi-umut-icin-berlinden-tac-mahale-bisikletle-yola-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-17-haz-2026-14-09-32.png" type="image/jpeg" length="74482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralya’dan Trabzon’a Uzanan Yaşam Mücadelesi! Giresunlu Gurbetçi Trabzon'da Şifa Buldu]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/avustralyadan-trabzona-uzanan-yasam-mucadelesi-giresunlu-gurbetci-trabzonda-sifa-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/avustralyadan-trabzona-uzanan-yasam-mucadelesi-giresunlu-gurbetci-trabzonda-sifa-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya’da yaşayan Giresunlu Sedat Olcay, Trabzon Ahi Evren Hastanesinde geçirdiği acil by-pass ameliyatıyla sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avustralya’dan Trabzon’a Uzanan Hayat Reçetesi</strong><br />
Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşayan Giresunlu gurbetçi Sedat Olcay, memleket ziyareti için çıktığı yolculukta yaşadığı sağlık sorunu sonrası Trabzon’da hayata tutundu. Uçak yolculuğu sırasında göğsünde şiddetli ağrılar hisseden Olcay, Türkiye’ye ulaştıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Yapılan anjiyo sonucunda kalp damarlarında ciddi tıkanıklıklar tespit edilen gurbetçi vatandaş için acil by-pass ameliyatı kararı verildi. Trabzon Ahi Evren Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Kemal Uzun ve ekibi tarafından ameliyata alınan Olcay, başarılı operasyonun ardından sağlığına kavuştu.</p>

<p><strong>Memleket Yolculuğu Hastanede Sonuçlandı</strong><br />
Yıllardır Avustralya’da yaşayan Sedat Olcay, memleket hasretiyle Türkiye’ye gelmek üzere yola çıktı. Ancak uçak yolculuğu sırasında başlayan göğüs ağrıları, ciddi bir kalp rahatsızlığının habercisi oldu. Türkiye’ye varmasının ardından sağlık kuruluşuna başvuran Olcay’a yapılan anjiyo sonucunda kalp damarlarında önemli tıkanıklıklar belirlendi. Durumun aciliyeti üzerine by-pass ameliyatına karar verildi. Ailesi ve yakınları büyük endişe yaşarken, Olcay’ın tercihi Trabzon Ahi Evren Hastanesi oldu.</p>

<p><strong>Ahi Evren’de Acil By-Pass Ameliyatı</strong><br />
Trabzon Ahi Evren Hastanesinde Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Kemal Uzun ve ekibi tarafından ameliyata alınan Sedat Olcay, başarılı geçen operasyonla sağlığına kavuştu. Prof. Dr. Uzun, hastanın uçak yolculuğunda ciddi göğüs ağrısı yaşadığını ve durumun acil müdahale gerektirdiğini belirtti. Ameliyat sonrası 2 gün yoğun bakımda, 4 gün de serviste takip edilen Olcay, şifa ile taburcu edildi. Başarılı operasyon, gurbetçi ailenin büyük sevinç yaşamasına neden oldu.</p>

<p><strong>Avustralya’dan Gelen Duygu Dolu Teşekkür</strong><br />
Babalarının acil ameliyat haberini alan Olcay ailesi, Avustralya’dan Trabzon’a geldi. Başarılı operasyonun ardından aile, Prof. Dr. Kemal Uzun’a teşekkürlerini özel bir plaket ve duygu dolu bir mektupla sundu. Şairlik yönü de bulunan Sedat Olcay ise kendisini sağlığına kavuşturan doktoru için özel dizeler kaleme aldı. Hastane koridorlarında yaşanan bu teşekkür anları, hem sağlık çalışanlarını hem de aileyi duygulandırdı.</p>

<p><img height="533" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-113410.jpeg" width="400" /></p>

<p><strong>Prof. Dr. Uzun: “Hastamız Şifasına Kavuştu”</strong><br />
Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Kemal Uzun, Sedat Olcay’ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek sürecin başarıyla tamamlandığını söyledi. Hastanın ciddi göğüs ağrısı şikayetiyle geldiğini ve acil by-pass ameliyatı yapıldığını ifade eden Uzun, “Ameliyattan sonra 2 gün yoğun bakımda, 4 gün serviste kaldı ve şifayla taburcu oldu” dedi. Ailenin Avustralya’dan getirdiği plaket ve hastanın yazdığı dizelerin kendileri için anlamlı olduğunu belirten Uzun, Olcay’ın hayatına sağlıkla devam etmesini temenni etti.</p>

<p><strong>Gençlere Kalp Sağlığı Uyarısı</strong><br />
Prof. Dr. Kemal Uzun, vaka üzerinden kalp sağlığı konusunda önemli uyarılarda da bulundu. Özellikle gençlerde hareketsiz yaşam, sosyal medya bağımlılığı, spor eksikliği ve fast food ağırlıklı beslenmenin kalp sağlığını tehdit ettiğini belirtti. Beslenme düzensizliklerinin hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları tetikleyebileceğine dikkat çeken Uzun, bu hastalıkların kalp krizi riskini doğrudan artırabileceğini ifade etti. Gençlerin daha aktif bir yaşam sürmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img height="281" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-113619-1.jpeg" width="500" /></p>

<p><strong>“Gençlerde Kalp Krizi Daha Ölümcül Seyredebilir”</strong><br />
Prof. Dr. Uzun, her kalp rahatsızlığının doğrudan kalp krizi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ancak risk faktörlerinin ciddiye alınmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Kalp damarlarının tıkanmadan önce çoğu zaman belirti verdiğini ifade eden Uzun, bazı genç hastalarda ise hiçbir semptom görülmeden tehlikeli tabloların ortaya çıkabileceğini belirtti. Genç yaşta geçirilen kalp krizlerinin daha ölümcül seyredebileceğine dikkat çeken Uzun, düzenli kontrol, sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>DOĞUKAN ÖZKURT</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/avustralyadan-trabzona-uzanan-yasam-mucadelesi-giresunlu-gurbetci-trabzonda-sifa-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-17-at-115537.jpeg" type="image/jpeg" length="60678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Uyardı! Gençlerde Kalp Krizi Riski Sessizce Artıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzman-uyardi-genclerde-kalp-krizi-riski-sessizce-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzman-uyardi-genclerde-kalp-krizi-riski-sessizce-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerde kalp krizi riski yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, hareketsiz yaşam, işlenmiş gıdalar ve sigara kullanımına karşı uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uzman Uyardı: Gençlerde Kalp Krizi Riski Artıyor</strong><br />
35 yaşındaki ünlü oyuncu Ece İrtem’in ani ölümüyle ilgili ortaya atılan kalp krizi iddiası, genç yaşta görülen kalp krizlerini yeniden gündeme taşıdı. Toplumda kalp krizinin yalnızca ileri yaşlarda görüldüğüne dair yaygın bir algı bulunsa da uzmanlar bu düşüncenin doğru olmadığını belirtiyor. Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, kalp krizinin her yaşta ortaya çıkabilecek ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Özellikle hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, obezite, sigara kullanımı ve aile öyküsü gibi faktörlerin gençlerde kalp krizi riskini artırdığı ifade ediliyor.</p>

<p><strong>Kalp Krizi Artık Daha Genç Yaşlarda Görülüyor</strong><br />
Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, son yıllarda genç yaş gruplarında kalp krizi vakalarının daha sık görülmeye başladığını belirtti. Özellikle 35 yaş civarının riskin belirginleştiği dönemlerden biri olduğunu söyleyen Gönen, bunun kalp krizinin yalnızca bu yaşta görüleceği anlamına gelmediğini ifade etti. Uzmanlara göre 20’li ve 30’lu yaşlarda da kalp kriziyle karşılaşılabiliyor. Bu nedenle gençlerin de kalp sağlığını ihmal etmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Hareketsiz Yaşam Riski Artırıyor</strong><br />
Gençlerde kalp krizi riskinin artmasında modern yaşam alışkanlıklarının önemli rol oynadığı belirtiliyor. Dr. Gönen, masa başı çalışma düzeni, dijital platformlar üzerinden yapılan alışverişler ve günlük hareketliliğin azalmasının kalp-damar sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi. Fiziksel aktivitenin azalması, kilo artışı ve dolaşım sistemi üzerindeki olumsuz etkiler nedeniyle kalp hastalıklarına zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle düzenli hareket ve aktif yaşam alışkanlığı büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>İşlenmiş Gıdalar ve Sigara Kullanımı Tehlikeli</strong><br />
Kalp krizi riskini artıran faktörler arasında işlenmiş ve hazır gıdaların yaygın tüketimi de yer alıyor. Uzmanlar, ani kilo artışları, obezite, sigara ve tütün ürünlerinin kullanımının kalp-damar sağlığı üzerinde ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Elektronik sigaraların yaygınlaşmasına da dikkat çeken Dr. Gönen, bu ürünlerin uzun vadeli etkilerine ilişkin verilerin henüz sınırlı olduğunu ifade etti. Sağlıksız beslenme ve tütün ürünleri, genç yaşta kalp krizi riskini artıran önemli etkenler arasında gösteriliyor.</p>

<p><strong>Kalp Krizinin Belirtileri Neler?</strong><br />
Kalp krizi bazı durumlarda belirgin uyarı işaretleri verebiliyor. Göğüs ağrısı, nedeni açıklanamayan nefes darlığı, ağrının sol kola, sağ kola veya çeneye yayılması, efor sırasında ortaya çıkan ve dinlenmeyle geçen göğüs ağrıları ile ani gelişen nefes darlığı dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Ancak bazı vakalarda hiçbir belirti görülmeden de kalp krizi yaşanabiliyor. Uzmanlar bu durumu “sessiz iskemi” veya “sessiz kalp krizi” olarak tanımlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kimler Düzenli Kontrol Yaptırmalı?</strong><br />
Uzmanlara göre bazı grupların düzenli kardiyolojik kontrolden geçmesi gerekiyor. Özellikle 35 yaş üzeri erkekler, menopoz sonrası kadınlar, ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunanlar, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kolesterol yüksekliği bulunanlar ve sigara kullanan bireyler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilerin yılda en az bir kez kardiyoloji uzmanına başvurması öneriliyor.</p>

<p><strong>Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</strong><br />
Kalp-damar hastalıklarında erken tanı büyük önem taşıyor. Dr. Öğr. Üyesi Erhan Gönen, EKG, ekokardiyografi, efor testi ve koroner tomografi gibi yöntemlerle risklerin önceden belirlenebileceğini ifade etti. Kalp kası zarar görmeden ve kişi kalp krizi geçirmeden önce hastalığın tespit edilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu belirten Gönen, risk faktörlerine sahip kişilerin kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzman-uyardi-genclerde-kalp-krizi-riski-sessizce-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/31773ea8-930b-400e-b739-f2b1db4667bb.jpg" type="image/jpeg" length="54111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğneleri kullanmadan önce ve sonrasında radyolojik değerlendirmenin önemi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Duman, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerinin hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini belirterek, tedavi öncesinde yapılacak radyolojik değerlendirmelerin muhtemelrisklerin önceden belirlenmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Duman, özellikle safra kesesi, pankreas ve karaciğer hastalıkları bulunan bireylerde tedavi planlamasının dikkatle yapılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dr. Duman, 'Zayıflama amacıyla kullanılan ilaçlar mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında başlanmalıdır. Bazı hastalarda mevcut ancak fark edilmeyen karaciğer yağlanması, safra kesesi taşları veya pankreasla ilgili problemler bulunabiliyor. Görüntüleme yöntemleri sayesinde bu durumlar önceden tespit edilerek daha güvenli bir tedavi planı oluşturulabilir' dedi.</p>

<p><strong>Hangi radyolojik tetkikler öne çıkıyor</strong></p>

<p>Uzm. Dr. Ayhan Duman, tedavi öncesinde hastanın klinik durumuna göre çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini belirterek, 'Karaciğer yağlanması ve karaciğer yapısının değerlendirilmesinde ultrasonografi, Safra kesesi taşı veya safra yolları problemlerinin araştırılmasında ultrasonografi, Pankreasın ayrıntılı incelenmesi gereken durumlarda MR ve diğer ileri görüntüleme yöntemleri, Karın içi organların genel değerlendirilmesinde radyolojik incelemeler. Her hastaya aynı tetkikin yapılması gerekmese de özellikle risk faktörleri bulunan bireylerde görüntüleme yöntemleri önemli bilgiler sağlayabiliyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Safra kesesi ve pankreas sağlığına dikkat</strong></p>

<p>Hızlı kilo kaybının bazı kişilerde safra kesesi problemlerini artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Ayhan Duman, özellikle daha önce safra taşı öyküsü bulunan hastaların dikkatli takip edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Duman, 'Karın ağrısı, bulantı, kusma veya sindirim sistemiyle ilgili beklenmeyen şikayetler ortaya çıktığında radyolojik değerlendirme büyük önem taşıyor. Erken tanı sayesinde muhtemel komplikasyonlar daha hızlı yönetilebiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tedavide kişiye özel yaklaşım önemli</strong></p>

<p>Obezite tedavisinin yalnızca ilaç kullanımından ibaret olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Ayhan Duman, sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve uzman hekim takibinin sürecin temel unsurları olduğunu belirtti.</p>

<p>Uzm. Dr. Ayhan Duman, 'Her bireyin sağlık geçmişi farklıdır. Bu nedenle tedavi öncesinde yapılacak klinik ve radyolojik değerlendirmeler, hem tedavinin başarısını artırmak hem de muhtemel riskleri azaltmak açısından önemli bir adımdır' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/zayiflama-igneleri-kullanmadan-once-ve-sonrasinda-radyolojik-degerlendirmenin-onemi.jpg" type="image/jpeg" length="73030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayburt ADSM'de mayıs ayında 5 bin 501 hasta muayene edildi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/bayburt-adsmde-mayis-ayinda-5-bin-501-hasta-muayene-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/bayburt-adsmde-mayis-ayinda-5-bin-501-hasta-muayene-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde (ADSM), 1-31 Mayıs 2026 tarihleri arasında 5 bin 501 hasta muayene edildi. Merkezde mayıs ayı boyunca 973 dolgu, 317 kanal dolgu, bin 17 diş çekimi, 637 protez, 37 implant ve 40 gömülü diş çekimi işlemi yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Poliklinik dağılımına göre cerrahi kliniğinde 183, çocuk kliniğinde 231, periodontoloji kliniğinde 160, genel anestezi kliniğinde 4, diğer kliniklerde ise 4 bin 923 hasta muayene edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2 bin 636 hasta Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak, 2 bin 844 hasta ise MHRS dışı ayaktan başvuru kapsamında merkeze başvurdu. Nöbet kliniği başvurusu da 754 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>ADSM'de 2 ağız, diş ve çene hastalıkları cerrahisi uzmanı, 1 periodontoloji uzmanı, 1 çocuk diş hekimliği uzmanı, 1 endodonti uzmanı, 1 restoratif diş tedavisi uzmanı, 1 protetik diş tedavisi uzmanı ile 22 diş hastalıkları ve tedavisi hekimi bulunuyor.</p>

<p>Merkezde ayrıca 17.00-24.00 saatleri arasında MHRS randevulu hasta kabulü yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/bayburt-adsmde-mayis-ayinda-5-bin-501-hasta-muayene-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/bayburt-adsmde-mayis-ayinda-5-bin-501-hasta-muayene-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="78048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından yaz tatili öncesi ebeveynlere uyarı: 'Çocuklar diş kontrolünü ihmal etmesin']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-yaz-tatili-oncesi-ebeveynlere-uyari-cocuklar-dis-kontrolunu-ihmal-etmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-yaz-tatili-oncesi-ebeveynlere-uyari-cocuklar-dis-kontrolunu-ihmal-etmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memorial Bodrum Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü'nden Pedodonti Uzmanı Prof. Dr. Aylin Akbay Oba, okul döneminde çocukların ders yoğunluğu ve sınav stresi nedeniyle diş kontrollerinin çoğu zaman ertelendiğini belirterek, yaz tatilinin bu konuda önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatiline hazırlanan ailelere, çocukların ağız ve diş sağlığı konusunda önemli uyarılar yapıldı. Uzmanlar, tatil öncesi gerçekleştirilecek ağız ve diş kontrollerinin, muhtemel sorunların erken teşhis edilmesi ve tedavi sürecinin daha rahat planlanması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>Süt dişleri geleceğin ağız yapısını belirliyor</strong></p>

<p>Süt dişlerinin yalnızca geçici olmadığını belirten Prof. Dr. Oba, bu dişlerin çocuğun ağız ve çene gelişiminde kritik görev üstlendiğini söyledi. Erken kaybedilen süt dişlerinin beslenme problemlerine, ilerleyen yaşlarda ise çapraşıklık, çene darlığı ve kapanış bozukluklarına neden olabileceğini aktaran Oba, ilk diş muayenesinin, ilk süt dişi çıktıktan sonra yapılmasının önemine işaret etti.</p>

<p>Prof. Dr. Oba, çocuklarda sağlıklı ağız yapısının korunması için çürük diş tedavileri, dolgu ve gerekli durumlarda kanal tedavileri, fissür örtücü ve flor uygulamaları, travmaya bağlı diş yaralanmalarının tedavisi, süt dişi çekimleri, yer tutucu uygulamaları ile erken ortodontik değerlendirmelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaz tatili tedavi süreci için avantaj sağlıyor</strong></p>

<p>Prof. Dr. Oba, yaz tatili öncesinde yapılacak kontroller sayesinde mevcut ağız ve diş sorunlarının erken dönemde tespit edilebildiğini, tedavilerin ise okul dönemine göre daha konforlu şekilde planlanabildiğini ifade ederken, özellikle şehir dışı veya yurt dışı tatillerine çıkacak ailelerin, tatil sırasında yaşanabilecek ağrı ve benzeri olumsuzlukların önüne geçmek için kontrol muayenelerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>Sağlıklı dişler sağlıklı gelişimi destekliyor</strong></p>

<p>Çocuklarda ağız ve diş sağlığının yalnızca estetik açıdan değil; büyüme, beslenme, konuşma gelişimi ve özgüven açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oba, tatil döneminde değişen beslenme alışkanlıkları nedeniyle şekerli içecek ve atıştırmalık tüketimine karşı dikkatli olunması gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Prof. Dr. Oba, koruyucu uygulamalar ve düzenli kontroller sayesinde çürük oluşumunun büyük ölçüde önlenebileceği, yaz döneminde yapılacak uygulamaların yeni eğitim-öğretim yılına daha sağlıklı başlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Yaz tatilinde sağlıklı gülüş için 5 önemli öneri</strong></p>

<p>Prof. Dr. Oba, çocukların yaz tatilini ağız ve diş sağlığı açısından verimli geçirmesi ve yeni eğitim-öğretim dönemine sağlıklı başlaması için ailelere; diş muayenesinin karne öncesinde ya da tatilin ilk günlerinde yaptırılması, günde en az iki kez düzenli diş fırçalama alışkanlığının sürdürülmesi, yaz aylarında artış gösteren şekerli içecek ve atıştırmalık tüketiminin kontrol altında tutulması, spor ve hareketli aktivitelerde oluşabilecek diş travmalarına karşı gerekli koruyucu önlemlerin alınması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi yönünde tavsiyelerde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-yaz-tatili-oncesi-ebeveynlere-uyari-cocuklar-dis-kontrolunu-ihmal-etmesin</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/uzmanindan-yaz-tatili-oncesi-ebeveynlere-uyari-cocuklar-dis-kontrolunu-ihmal-etmesin.jpg" type="image/jpeg" length="57710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Şişman diyetisyen' dediler, 36 kilo verip herkesi şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. 'Sen diyetisyen olamazsın' sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen 'Sen diyetisyen olamazsın' sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.</p>

<p><strong>'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu</strong></p>

<p>Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, 'Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime 'Seni bu dertten kurtaracağım' dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. 'Kelin ilacı olsa başına sürer', 'Sen diyetisyen olamazsın' diyenler oldu' ifadelerini kullandı.</p>

<p>97 kiloyla başlayan dönüşüm</p>

<p>Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, 'Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve 'Ama burada şişman bir diyetisyen vardı' diyorlar. Ben de 'Evet, o bendim' diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla 'Nasıl yaptınız?' diye soruyorlar' dedi.</p>

<p><strong>Salçalı makarna için ağlayarak uyudu</strong></p>

<p>Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, 'Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. 'Artık yapamıyorum' dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli' dedi.</p>

<p><strong>'Diyetisyen sadece kilo verdirmez'</strong></p>

<p>Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, 'Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak' dedi.</p>

<p><strong>'Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde kullanılmalı'</strong></p>

<p>Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, 'Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Kilo vermek değil, korumak zor'</strong></p>

<p>Bugün artık 'diyet' sürecinden çok 'koruma' döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, 'İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/sisman-diyetisyen-dediler-36-kilo-verip-herkesi-sasirtti.jpg" type="image/jpeg" length="95072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Korkutan Plastik Uyarısı: "Tehlike Sadece Pipet Değil"]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-korkutan-plastik-uyarisi-tehlike-sadece-pipet-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-korkutan-plastik-uyarisi-tehlike-sadece-pipet-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, plastik pipet tartışmalarının ötesinde tek kullanımlık plastiklerin insan sağlığı ve çevre için büyük tehdit oluşturduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Plastik Pipet Uyarısı Gündem Oldu: Asıl Tehlike Daha Büyük</strong></h2>

<p>Tek kullanımlık plastik ürünlere yönelik tartışmalar yeniden gündeme gelirken, uzmanlardan dikkat çeken bir uyarı geldi. Plastik pipet kullanımı üzerinden başlayan değerlendirmelerde, asıl sorunun yalnızca pipetlerle sınırlı olmadığı, plastik üretiminin ve tek kullanımlık plastik tüketiminin küresel bir çevre ve sağlık krizine dönüştüğü vurgulandı. Uzmanlara göre günlük yaşamda yaygın olarak kullanılan plastik ambalajlar, içecek kapları ve benzeri ürünler zamanla mikroplastik ve nanoplastik parçacıklara ayrılarak insan vücuduna kadar ulaşabiliyor. Bu durum hem çevre hem de insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıyor.</p>

<h2><strong>Plastik Kirliliği Küresel Bir Krize Dönüştü</strong></h2>

<p>Çevre ve sağlık uzmanları, plastik pipet tartışmalarının sorunun yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekiyor. Asıl tehlikenin, tek kullanımlık plastik ürünlerin yaygın kullanımı ve her geçen gün artan plastik üretimi olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Plastik, fosil yakıt endüstrisinin bir ürünü olarak günlük hayatın neredeyse her alanında kullanılıyor. Gıda ambalajlarından içecek kaplarına, poşetlerden çeşitli tüketim ürünlerine kadar birçok malzeme plastik içeriyor. Bu ürünlerin doğada parçalanmasıyla ortaya çıkan mikroplastikler, ekosistemlerde kalıcı kirliliğe yol açıyor.</p>

<h2><strong>Plastiklerde Binlerce Kimyasal Madde Bulunuyor</strong></h2>

<p>Araştırmalara göre plastik ürünlerde 16 binden fazla kimyasal madde bulunuyor. Bu maddelerin en az 4 bin 200’ünün insan sağlığı açısından risk taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlar, plastiklerin zaman içinde mikroplastik ve nanoplastik parçacıklara ayrıldığını, bu parçacıkların da solunum, yiyecek ve içecekler yoluyla insan vücuduna girebildiğini ifade ediyor.</p>

<p>Günlük yaşamda sıkça temas edilen plastik ürünler, bu nedenle yalnızca çevre sorunu olarak değil, aynı zamanda halk sağlığı meselesi olarak da değerlendiriliyor. Uzmanlara göre plastik kullanımının kontrolsüz şekilde artması, uzun vadede daha büyük sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir.</p>

<h2><strong>Mikroplastikler Sağlığı Tehdit Ediyor</strong></h2>

<p>Bilim insanları, mikroplastiklerin insan vücudunda birikmesinin çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor. Kalp-damar hastalıkları, bazı kanser türleri, nörolojik rahatsızlıklar ve üreme sağlığı problemleri, uzmanların üzerinde durduğu risk başlıkları arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda yapılan çalışmalar, insan beynindeki plastik miktarının arttığını ortaya koyarken, plasenta ve anne sütünde de mikroplastiklere rastlandığı belirtiliyor. Bu bulgular, plastik kirliliğinin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin sağlığı açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor.</p>

<h2><strong>Doğal Yaşam Alanları Da Risk Altında</strong></h2>

<p>Plastik kirliliğinin etkileri yalnızca insan sağlığıyla sınırlı kalmıyor. Okyanuslar, nehirler, ormanlar ve doğal yaşam alanları da plastik atıklardan ciddi şekilde etkileniyor.</p>

<p>Plastik parçacıkları, su kaynaklarında ve toprakta kalıcı kirliliğe neden olurken birçok canlı türünün yaşamını da tehdit ediyor. Deniz canlılarının plastik atıkları besin zannetmesi, kuşların ve kara hayvanlarının plastik parçacıklara maruz kalması ekosistem dengesi açısından büyük risk oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Çözüm Yeniden Kullanılabilir Sistemlerde</strong></h2>

<p>Çevre kuruluşları ve uzmanlar, plastik krizinin çözümü için tek kullanımlık ürünlerin azaltılması gerektiğini savunuyor. Plastik pipet yerine farklı alternatifler kullanmak önemli bir adım olsa da sorunun çözümü için daha geniş kapsamlı politikalar gerekiyor.</p>

<p>Yeniden kullanılabilir ve doldurulabilir sistemlerin yaygınlaştırılması, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli faydalar sağlayabilir. Uzmanlar, hükümetlerin plastik üretimini azaltmaya yönelik daha güçlü ve bağlayıcı adımlar atması gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Plastik pipet kullanmayın çağrısı, plastik kirliliği gerçeğini yeniden gündeme taşıdı. Ancak uzmanlara göre asıl mesele, yalnızca pipetleri değil, tek kullanımlık plastik kültürünü azaltmak ve insan sağlığı ile çevreyi koruyacak kalıcı çözümler üretmek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-korkutan-plastik-uyarisi-tehlike-sadece-pipet-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/e7814e57-c8ee-4aa0-b22c-c63cea757ed9.png" type="image/jpeg" length="94721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene Isırığını Fark Etmeyebilirsiniz: Uzmandan Hayati KKKA Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/kene-isirigini-fark-etmeyebilirsiniz-uzmandan-hayati-kkka-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/kene-isirigini-fark-etmeyebilirsiniz-uzmandan-hayati-kkka-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, yaz aylarında artan kene vakalarına karşı vatandaşları uyardı. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte kene vakaları yeniden gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Uzmandan Korkutan Kene Uyarısı: Aşısı Da İlacı Da Yok</strong></h2>

<p>Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. KKKA’nın kene yoluyla bulaşan ciddi bir viral enfeksiyon olduğunu belirten Korkmaz, hastalığa karşı koruyucu bir aşı ya da özel bir tedavi bulunmadığını söyledi. Bu nedenle korunmanın en etkili yöntem olduğunu vurgulayan uzman isim, kırsal alanlara gidenlerin dönüşte mutlaka vücut kontrolü yapması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kene Isırığı Fark Edilmeyebilir</strong></h2>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, kenelerin salgıladığı bazı maddeler nedeniyle kişinin ısırıldığını fark etmeyebileceğini belirtti. Bu durumun hastalık riskini artırdığını söyleyen Korkmaz, özellikle açık alanlarda vakit geçiren vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kırsal bölgeler, bağ, bahçe, tarla ve piknik alanları kene teması açısından riskli bölgeler arasında yer alıyor. Bu alanlardan dönüşte saçlı deri, koltuk altı, kulak arkası, diz arkası ve kasık bölgesi gibi noktaların dikkatle kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<h2><strong>KKKA’da Aşı Ve Özel Tedavi Bulunmuyor</strong></h2>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin ciddi sonuçlar doğurabilen viral bir enfeksiyon olduğunu belirten Korkmaz, hastalığa karşı şu anda koruyucu bir aşının bulunmadığını söyledi. Ayrıca KKKA için doğrudan etkili özel bir tedavi olmadığını, sürecin destekleyici tedavilerle yürütüldüğünü ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle hastalığa yakalanmadan önce önlem almak büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre açık renkli ve uzun kollu kıyafetler giymek, pantolon paçalarını çorap içine almak ve kırsal alandan dönüşte vücut kontrolü yapmak kene riskini azaltan temel adımlar arasında bulunuyor.</p>

<h2><strong>Yanlış Müdahale Bulaş Riskini Artırabilir</strong></h2>

<p>Kene vücutta fark edildiğinde paniğe kapılmadan doğru şekilde müdahale edilmesi gerekiyor. Dr. Korkmaz, kenenin çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini belirterek eldiven, poşet ya da temiz bir bez yardımıyla deriye en yakın noktadan dikkatlice çıkarılması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kenenin üzerine kolonya, alkol, sigara veya benzeri maddeler dökülmemesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, bu tür yanlış uygulamaların kenenin kasılmasına neden olabileceğini ve virüs bulaşma riskini artırabileceğini ifade etti. Vatandaşların keneyi çıkaramaması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.</p>

<p><img alt="7718Df61 Isirildiginizi Ruhunuz Bile Duymaz Uzman Isimden Korkutan Kene Uyarisi Asisi Da Yok Ilaci Da Tek Care Bir Mudahalede" class="detail-photo img-fluid" height="281" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/7718df61-isirildiginizi-ruhunuz-bile-duymaz-uzman-isimden-korkutan-kene-uyarisi-asisi-da-yok-ilaci-da-tek-care-bir-mudahalede.webp" width="500" /></p>

<h2><strong>Belirtiler Ortaya Çıkarsa Vakit Kaybedilmemeli</strong></h2>

<p>KKKA hastalığında belirtiler genellikle kene temasından sonra 1 ila 3 gün içinde ortaya çıkabiliyor. Ancak bazı durumlarda bu sürenin 9 güne kadar uzayabileceği belirtiliyor. Hastalık ilk aşamada ateş, halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetlerle kendini gösterebiliyor.</p>

<p>İlerleyen vakalarda ise kanamalar ve hayati risk oluşturabilecek ağır tablolar gelişebiliyor. Dr. Korkmaz, kene teması sonrası ateş, halsizlik, bulantı, kusma ya da kanama gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Riskli Bölgelerde Dikkatli Olunmalı</strong></h2>

<p>Türkiye’de KKKA vakalarının daha çok İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzey kesimlerinde görüldüğünü hatırlatan Korkmaz, Malatya’da da zaman zaman vakalarla karşılaşıldığını belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre kene kaynaklı hastalıklardan korunmanın en etkili yolu, bireysel tedbirleri ihmal etmemek. Yaz aylarında doğada vakit geçiren vatandaşların kıyafet seçimi, vücut kontrolü ve doğru müdahale konusunda bilinçli hareket etmesi hayati önem taşıyor.</p>

<p>Kene ısırığı çoğu zaman fark edilmese de sonuçları ağır olabiliyor. Bu nedenle açık alanlardan dönüşte yapılacak basit bir vücut kontrolü, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi riskine karşı en etkili önlemlerden biri olarak öne çıkıyor. Siz de bu uyarıları yakınlarınızla paylaşarak farkındalığın artmasına katkı sağlayabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/kene-isirigini-fark-etmeyebilirsiniz-uzmandan-hayati-kkka-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/basliksiz-7-164.jpg" type="image/jpeg" length="48402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gürcistan'da inşaattan düşerek komaya girdi, Samsun'da yeniden ayağa kalktı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/gurcistanda-insaattan-duserek-komaya-girdi-samsunda-yeniden-ayaga-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/gurcistanda-insaattan-duserek-komaya-girdi-samsunda-yeniden-ayaga-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gürcistan'da inşaattan 7 metre yükseklikten düşerek ağır yaralanan ve komaya giren 56 yaşındaki Malkhaz Turmanidze, tedavi için getirildiği Samsun'da yeniden hayata tutundu. Kafa tabanında çok sayıda kırık ve beyin hasarı bulunan hasta, aylar süren tedavinin ardından hastaneden yürüyerek çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksekten düşme sonucu ağır kafa travması geçiren Turmanidze, ilk olarak Gürcistan'da yoğun bakımda tedavi altına alındı. Genel durumu kritik olan ve komaya giren hastayı yakınları daha sonra ileri tedavi için Medicana International Samsun Hastanesi'ne getirdi. Burada Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Kuruoğlu ve ekibi tarafından tedavi edilen Turmanidze, aylar süren zorlu sürecin ardından sağlığına kavuşarak yürümeye başladı.</p>

<p>Yaşadıklarını anlatan Malkhaz Turmanidze, 'Nasıl buralara geldim, şoktayım. Hiç beklemediğim anda iyileştim. Oradan buraya geldim, hâlâ şoktayım. Herkesten çok memnunum' dedi.</p>

<p><strong>'Bize ulaştığında durumu çok ağırdı'</strong></p>

<p>Hastanın tedavi süreci hakkında bilgi veren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Kuruoğlu, Turmanidze'nin kendilerine ulaştığında hayati tehlikesinin bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Kuruoğlu, 'Gürcistan'da yüksekten düşme nedeniyle yoğun bakıma kaldırılmış. Genel durumu çok kötüydü. Entübe edilmişti ve kendi solunumu yoktu. Çok sıkıntılı bir pozisyonda bize ulaştılar. Biz de burada yoğun bakıma aldık. Uzun süre entübe kaldı. Bilinci kapalıydı. Genel durumu kötüydü. Kafa tabanında birçok kırığı vardı. Burnundan ve ağzından sürekli beyin omurilik sıvısı geliyordu. Yüzünde ve çenesinde birçok kırık bulunuyordu. Beyninde birçok noktada zedelenmiş dokular vardı' diye konuştu.</p>

<p><strong>Uygulanan tedavi</strong></p>

<p>Uygulanan tedavilerle hastanın durumunun kademeli olarak düzeldiğini belirten Kuruoğlu, 'Ödemi azalttık, nöbet geçirmesini önledik. Solunumu rahatladı ve kendi kendine nefes almaya başladı. Belinden yaptığımız bir işlemle omurilik sıvısını boşalttık. Şu anda iyi bir pozisyona geldi. Yürümeye başladı. Biz de mutlu olduk, kendisi de mutlu oldu' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gürcistan'da komada yaşam mücadelesi veren Malkhaz Turmanidze'nin, Samsun'daki tedavisinin ardından yürüyerek hastaneden ayrılması hem ailesine hem de sağlık ekibine büyük mutluluk yaşattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/gurcistanda-insaattan-duserek-komaya-girdi-samsunda-yeniden-ayaga-kalkti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://iha.hayathaber.com/iha/20260613AW724730_01.jpg" type="image/jpeg" length="43879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Genç’ten Kanser Tedavisi Gören Çocuklara Moral: Ailelerle Anlamlı Buluşma]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/baskan-gencten-kanser-tedavisi-goren-cocuklara-moral-ailelerle-anlamli-bulusma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/baskan-gencten-kanser-tedavisi-goren-cocuklara-moral-ailelerle-anlamli-bulusma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Sağlıklı Çocuklar Mutlu Aileler projesi kapsamında çocuklar ve aileleriyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Başkan Genç Kanser Tedavisi Gören Çocuklarla Buluştu</strong></h2>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, kanser tedavisi gören çocuklar ve ailelerine yönelik düzenlenen anlamlı çalıştayda ailelerle bir araya geldi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle, Umut ve Yaşam Derneği Trabzon Şubesi tarafından yürütülen “Sağlıklı Çocuklar Mutlu Aileler” projesi kapsamında gerçekleştirilen programda, tedavi sürecindeki çocukların sağlık, beslenme, psikolojik destek ve sosyal yaşam ihtiyaçları ele alındı. Alanında uzman isimlerin katıldığı çalıştayda, aile desteğinin önemi ve toplumda farkındalık oluşturmanın gerekliliği vurgulandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.03.14 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-140314-1.jpeg" width="500" /></p>

<h2><strong>Sağlıklı Çocuklar Mutlu Aileler Projesi İçin Çalıştay</strong></h2>

<p>“Sağlıklı Çocuklar Mutlu Aileler” projesi kapsamında düzenlenen çalıştay, kanser tedavisi gören çocuklar ve ailelerine destek olmak amacıyla gerçekleştirildi. Program, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in katılımıyla yapıldı.</p>

<p>Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki’nin moderatörlüğünü üstlendiği çalıştayda, çocukların tedavi süreçlerinde karşılaşılan sorunlar ve ailelerin ihtiyaç duyduğu destekler konuşuldu. Katılımcılar, hastalık sürecinde doğru bilgilendirme ve sosyal desteğin önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.03.14" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-140314.jpeg" width="500" /></p>

<h2><strong>Uzman İsimler Ailelerle Bilgi Paylaştı</strong></h2>

<p>Çalıştayda Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Barış Malbora, Kök Hücre Birim Yöneticisi Adem Budayoğlu, Uzman Diyetisyen Ezgi Makuloğlu Demir ve Aile Danışmanı Emine Bulut konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>Uzmanlar, kanser tedavisi gören çocukların tedavi süreçlerinde dikkat edilmesi gereken sağlık başlıklarını, beslenme düzenini, kök hücre naklinin önemini ve aile içi psikolojik destek yöntemlerini anlattı. Ailelerin yaşadığı zorluklara yönelik çözüm önerileri de çalıştayda değerlendirildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.03.13 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-140313-1.jpeg" width="500" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başkan Genç: Ailenin Gücü Çocukların Sağlığıyla Başlar</strong></h2>

<p>Programda konuşan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, projenin son derece anlamlı olduğunu belirtti. Milletin temelini ailelerin oluşturduğunu ifade eden Genç, ailenin güçlü ve sağlam yapıda olmasının çocukların sağlıklı yetişmesiyle başladığını söyledi.</p>

<p>Başkan Genç, anne ve babaların çocuklarının önce sağlıklı, ardından mutlu bireyler olması için büyük gayret gösterdiğini belirtti. Tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte, küçük yaşlarda ciddi hastalıklarla mücadele eden çocukların sağlığına kavuşmasında kök hücre naklinin önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.03.12" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-140312.jpeg" width="500" /></p>

<h2><strong>Kök Hücre Ve Farkındalık Vurgusu</strong></h2>

<p>Başkan Ahmet Metin Genç, Türkiye’nin ileri tıbbi uygulamalarda önemli mesafeler kat ettiğini belirterek, bir dönem yalnızca Batı ülkelerinde takip edilen birçok uygulamanın artık Türkiye’de de başarıyla yapıldığını söyledi.</p>

<p>Bu alandaki çalışmaların Trabzon’da daha da yaygınlaşmasını temenni eden Genç, hastalıkların teşhis ve tedavisinin yanında toplumda farkındalık oluşturmanın da büyük önem taşıdığını dile getirdi. Umut ve Yaşam Derneği ile daha önce de birçok projede iş birliği yaptıklarını ifade eden Genç, bu ortaklıklardan memnuniyet duyduklarını belirtti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 13 At 14.03.13" class="detail-photo img-fluid" height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-140313.jpeg" width="500" /></p>

<h2><strong>Ailelere Destek Mesajı Verildi</strong></h2>

<p>Çalıştayda, kanser tedavisi gören çocukların ailelerinin yaşadığı süreçler de ele alındı. Tedavi sürecinde yalnızca tıbbi desteğin değil, psikolojik ve sosyal desteğin de çocuklar ve aileleri için büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Başkan Genç, şifa bekleyen tüm çocuklara ve hastalara acil şifa dileklerini iletti. Program, kanser tedavisi gören çocuklar ve aileleri için moral, dayanışma ve farkındalık mesajı verilen önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/baskan-gencten-kanser-tedavisi-goren-cocuklara-moral-ailelerle-anlamli-bulusma</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/a7b244f4-5b97-4032-b3a8-1edd54e5284d.png" type="image/jpeg" length="39684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kritik Uyarılar; Gerçek Bal Nasıl Anlaşılır?]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyarilar-gercek-bal-nasil-anlasilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyarilar-gercek-bal-nasil-anlasilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerçek bal nasıl anlaşılır? Hakiki balın özellikleri, şekerlenme durumu, saklama koşulları ve evde uygulanabilecek testler hakkında merak edilenler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hakiki Balın Özellikleri ve Evde Test Yöntemleri</strong><br />
Bal, sofraların vazgeçilmez doğal ürünlerinden biri olsa da piyasada bulunan ürünlerin çeşitliliği tüketicilerin aklında soru işaretleri oluşturabiliyor. Özellikle “Gerçek bal nasıl anlaşılır?”, “Şekerlenen bal bozulmuş mudur?” ve “Evde bal testi yapılabilir mi?” gibi sorular sıkça araştırılıyor. Uzmanlar, balın gerçekliğini kesin olarak belirlemenin tek yolunun laboratuvar analizleri olduğunu belirtirken, tüketicilerin doğal bal hakkında fikir sahibi olmasını sağlayabilecek bazı gözlem yöntemleri bulunduğunu ifade ediyor. İşte hakiki balın özellikleri ve bal alırken dikkat edilmesi gerekenler.</p>

<p><strong>Gerçek Balın En Belirgin Özellikleri Nelerdir?</strong><br />
Uzmanlara göre hakiki balın bazı karakteristik özellikleri bulunuyor. Ancak bu özelliklerin tek başına kesin sonuç vermediği unutulmamalı. Doğal bal genellikle kendine özgü çiçek veya bitki aromasına sahip olur. Yoğun kıvamlı yapısıyla dikkat çeken bal, zamanla kristalleşme gösterebilir ve ağızda yalnızca şeker tadı bırakmaz.</p>

<p>Hakiki balın aroması, üretildiği bölgedeki bitki örtüsüne göre değişiklik gösterebilir. Çiçeksi, bitkisel veya meyvemsi notalar taşıyabilen doğal balın etiket bilgilerinde üretim yeri ve menşe bilgilerinin açık şekilde yer alması da önemli kriterler arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Şekerlenen Bal Bozulmuş Anlamına Gelir mi?</strong><br />
Toplumda yaygın olarak bilinenin aksine balın şekerlenmesi çoğu zaman doğal bir süreç olarak kabul ediliyor. Balın içeriğinde bulunan glikoz zamanla kristalleşerek balın görünümünde değişiklik oluşturabiliyor.</p>

<p>Özellikle çiçek balı, ayçiçeği balı, pamuk balı ve bazı yayla ballarında kristalleşme daha sık görülebiliyor. Uzmanlar, uygun koşullarda saklanan balın şekerlenmesinin bozulduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Bu nedenle kristalleşmiş bal güvenle tüketilebiliyor.</p>

<p><strong>Hakiki Bal Donar mı ve Rengi Nasıl Olur?</strong><br />
Balın büyük bölümü doğal şekerlerden oluştuğu için ev tipi dondurucularda tamamen donması kolay değil. Ancak düşük sıcaklıklarda sertleşme, akışkanlığın azalması ve kristalleşmenin hızlanması görülebiliyor. Bu nedenle “donan bal gerçektir” veya “donmayan bal sahtedir” şeklindeki değerlendirmeler bilimsel olarak doğru kabul edilmiyor.</p>

<p>Balın rengi de kalite göstergesi değil. Arının topladığı nektara, bölgeye, mevsime ve bitki çeşitliliğine göre balın rengi değişebiliyor. Doğal ballar açık sarıdan koyu kahverengiye kadar farklı tonlarda olabiliyor. Koyu renkli balın daha kaliteli olduğu yönündeki görüşler ise uzmanlar tarafından desteklenmiyor.</p>

<p><strong>Evde Bal Testleri Ne Kadar Güvenilir?</strong><br />
Tüketiciler arasında yaygın olarak kullanılan kaşık testi, koku testi ve su testi gibi yöntemler bulunuyor. Ancak uzmanlar, bu testlerin kesin sonuç vermediğini belirtiyor.</p>

<p>Kaşık testinde doğal balın daha yoğun ve kesintisiz akış gösterdiği gözlemlenebiliyor. Koku testinde ise balın üretildiği bitkiye özgü aromalar hissedilebiliyor. Tat testinde doğal bal yalnızca şekerli değil, aynı zamanda çiçeksi ve bitkisel aromalar da bırakabiliyor.</p>

<p>Su testi ise en çok kullanılan yöntemlerden biri olmasına rağmen bilimsel açıdan güvenilir kabul edilmiyor. Balın yoğunluğu, sıcaklığı ve nem oranı test sonucunu etkileyebildiği için tek başına gerçeklik göstergesi olarak değerlendirilmiyor.</p>

<p><strong>Bal Nasıl Saklanmalı ve Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong><br />
Bal, düşük nem oranı sayesinde uzun süre dayanabilen doğal ürünlerden biri olarak biliniyor. Ancak nemli ortamlar, açık kaplarda muhafaza edilmesi ve yanlış depolama koşulları balın kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar balın buzdolabında saklanmasını önermiyor. Çünkü düşük sıcaklıklar kristalleşmeyi hızlandırabiliyor. Bal için ideal saklama koşulları; oda sıcaklığında, kuru ve doğrudan güneş ışığından uzak ortamlarda muhafaza edilmesi olarak belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bal satın alırken güvenilir üreticilerin tercih edilmesi, etiket bilgilerinin incelenmesi, üretim yeri ve menşe bilgilerinin kontrol edilmesi önem taşıyor. Ayrıca analiz raporu sunan markaların tercih edilmesi ve piyasa ortalamasının çok altında fiyatla satılan ürünlere karşı dikkatli olunması tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmanlardan-kritik-uyarilar-gercek-bal-nasil-anlasilir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/9c91ee28-4ce0-415c-ab86-7975d8a61413.jpg" type="image/jpeg" length="91708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Giresun, Gümüşhane, Rize Ve Trabzon Sağlık Yöneticileri REDES İçin Buluştu]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/giresun-gumushane-rize-ve-trabzon-saglik-yoneticileri-redes-icin-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/giresun-gumushane-rize-ve-trabzon-saglik-yoneticileri-redes-icin-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmayı hedefleyen REDES 2026 toplantısına ev sahipliği yaptı. Bölge illerinden sağlık yöneticileri risk esaslı denetim sistemi için bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artıracak ve veriye dayalı yönetim anlayışını güçlendirecek dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal’ın himayelerinde gerçekleştirilen "REDES 2026 Yılı Saha Çalışmaları Tanıtım ve Değerlendirme Toplantısı", bölgedeki sağlık yöneticilerini Trabzon’da bir araya getirdi.</p>

<p><img height="263" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/a-u-t-k-m-k.PNG" width="550" /></p>

<p>Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü Kampüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen tarihi zirveye; Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Başmüfettiş Mesut ÜK, Teftiş Kurulu Başkanlığı temsilcileri, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon İl Sağlık Müdürleri ile çok sayıda kurumsal yönetici ve sağlık çalışanı katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Trabzon Sağlık Müdür Vekili ve REDES İl Temsilcisi Uzm. Dr. Kemal Süleyman, Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) uygulamalarının sahadaki yansımalarını değerlendirmeyi ve sağlık hizmetlerini çok daha etkin, verimli ve güvenilir bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti. Açılışın ardından kürsüye çıkan Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Başmüfettiş Mesut Ük, denetim süreçlerinde risk odaklı yaklaşımın geliştirilmesi ve sistemin genel yapısı hakkında katılımcılara detaylı bir sunum gerçekleştirdi.</p>

<p><img height="264" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/r-d-i-o-r-d-d.PNG" width="550" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında bakanlık müfettişleri ve sağlık uzmanları tarafından; istihbarat, analiz, risk alanları ve raporlama süreçlerine yönelik kapsamlı teknik sunumlar yapıldı. Kurumsal verilerin doğru anlamlandırılması sayesinde risklerin henüz ortaya çıkmadan tespit edilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Teorik bilgilerin sahada nasıl hayat bulduğu ise yaşanmış örnek vakalar üzerinden interaktif bir şekilde aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/giresun-gumushane-rize-ve-trabzon-saglik-yoneticileri-redes-icin-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/a-u-t-k-m-k.PNG" type="image/jpeg" length="19099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LGS Sınavı'na girecek öğrencilere uzmanlardan uyarılar]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/lgs-sinavina-girecek-ogrencilere-uzmanlardan-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/lgs-sinavina-girecek-ogrencilere-uzmanlardan-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yarın gerçekleştirilecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesi öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, sınav dönemlerinin öğrenciler için sadece akademik süreç değil; aynı zamanda yoğun duyguların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ekici 'Bu süreçte en sık karşılaştığımız durumlardan biri sınav kaygısıdır. Kaygı çoğu zaman olumsuz bir durum gibi görülse de aslında belirli düzeyde hissedilen kaygı, kişiyi motive eden doğal bir duygudur. Sorun, kaygının öğrencinin günlük yaşamını ve performansını olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı, odaklanmada güçlüğü, unutkanlık ,uyku problemleri ,mide bulantısı çarpıntı ve başarısızlık korkusu sıkça görülebilir. Özelikle 'Ya yapamazsam ? ', 'Herkes bende yüksek başarı bekliyor' gibi düşünceler öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşır. Çocukların yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi , kıyaslanması yada başarı baskısı altında tutulması kaygıyı artırabilmektedir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, desteklenmek ve koşulsuz kabul görmektir. Ailelerin 'Elinden geleni yapman yeterli' mesajını verebilmesi öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Sınavın başarıyı tam anlamıyla ölçmediğini unutmamalıdırlar' diyen Seden Ekici 'Aynı zamanda nefes egzersizleri ,gevşeme çalışmaları olumlu iç konuşmalar kaygının yönetilmesine yardımcı olur. Öğrencilerin hazırlık süreçlerinde kendi rutinlerinden sapmaması büyük önem taşır. Alıştıkları çalışma saatlerini, dinlenme düzenlerini ve günlük aktivitelerini korumak, zihinsel dengeyi sürdürebilmeleri açısından kritik rol oynar. Bu rutinlerden ödün vermek, kaygıyı artırıp motivasyonu düşürebilir. Sınav kaygısı öğrencinin, günlük yaşamını, ders başarısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeye ulaşıyorsa bir uzmandan psikolojik destek alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayatın yalnızca bir parçasıdır. Çocukların ruh sağlığını koruyarak ilerlemesi, en az akademik başarı kadar önemlidir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/lgs-sinavina-girecek-ogrencilere-uzmanlardan-uyarilar</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/lgs-sinavina-girecek-ogrencilere-uzmanlardan-uyarilar.jpg" type="image/jpeg" length="90081"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
