<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Taka Gazete - Trabzon Haber - Karadeniz Haber</title>
    <link>https://www.takagazete.com.tr</link>
    <description>Taka Gazete, Trabzon ve Karadeniz'den güncel haberleri sunar. Trabzonspor transferleri, maç sonuçları ve Karadeniz bölgesiyle ilgili olayları buradan takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 09:30:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Göz Sağlığı Zirvesi! Yeni Tedavi Yöntemleri Masaya Yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-goz-sagligi-zirvesi-yeni-tedavi-yontemleri-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-goz-sagligi-zirvesi-yeni-tedavi-yontemleri-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı ile Kuzeygöz Hastalıkları Merkezi iş birliğinde düzenlenen bilimsel toplantıda göz sağlığı alanındaki son gelişmeler ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Uzman İsimler Trabzon’da Buluştu</strong></h2>

<p></p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Göz Hastalıkları Anabilim Dalı ile Kuzeygöz Hastalıkları Merkezi iş birliğinde düzenlenen bilimsel toplantıda, göz sağlığı alanındaki son teknolojik gelişmeler ve yenilikçi tedavi yöntemleri değerlendirildi. 2 Mayıs 2026 tarihinde Zorlu Grand Hotel’de gerçekleştirilen toplantıda, görme sağlığında öne çıkan Magnovision tedavisi ile kök hücre temelli rejeneratif uygulamalar ele alındı.</p>

<h2><strong>Yenilikçi Tedavi Yöntemleri Değerlendirildi</strong></h2>

<p><img height="276" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/g-o-d-i-o-d.PNG" width="550" /></p>

<p>Toplantının moderatörlüğünü Nurettin Akyol ve Hidayet Erdöl üstlenirken, sunumlar Emin Özmert ve Umut Arslan tarafından gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından söz alan Prof. Dr. Emin Özmert, rejeneratif ve trofik tedavi yaklaşımlarının bilimsel temelleri, klinik uygulamaları ve güncel hasta sonuçları hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Sunumda, yenilikçi yöntemlerin göz sağlığındaki yeri ve gelecekteki potansiyel etkileri de ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlık Alanında İş Birliği Vurgusu</strong></h2>

<p><img height="338" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/d-d-d-d-d-8.PNG" width="550" /></p>

<p>Yoğun katılımla gerçekleşen toplantı, bölgedeki hekimler ve sağlık profesyonellerinin ilgisini çekti. Program, soru-cevap bölümünün ardından düzenlenen yemek organizasyonu ile sona erdi. Etkinlik yetkilileri, bu tür bilimsel buluşmaların bölgedeki sağlık hizmetlerinin gelişimine ve hekimler arası iş birliğine katkı sağladığını belirterek katılımcılara teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>NEZİHA ÇAKIROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-goz-sagligi-zirvesi-yeni-tedavi-yontemleri-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/d-d-d-d-d-8.PNG" type="image/jpeg" length="53473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Of’ta Ari İşletmelere Sıkı Denetim: Hayvancılıkta Kalite Artıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/ofta-ari-isletmelere-siki-denetim-hayvancilikta-kalite-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/ofta-ari-isletmelere-siki-denetim-hayvancilikta-kalite-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Of İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, ari işletmelerde sağlık taramaları gerçekleştirdi. Yapılan kontrollerle sağlıklı üretim hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Hayvancılıkta Kalite İçin Of’ta Sıkı Kontrol</strong></h2>

<p>Trabzon’un Of ilçesinde hayvancılık alanında yürütülen denetim çalışmaları aralıksız sürüyor. Of İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, ilçede faaliyet gösteren ari işletmelerde kapsamlı sağlık taramaları gerçekleştirerek hem hayvan sağlığını hem de üretim kalitesini kontrol altına alıyor. Veteriner hekimler tarafından yürütülen çalışmalarda hayvanlardan kan örnekleri alınırken, tüberküloz testleri de detaylı şekilde uygulandı. Yapılan kontrollerle bulaşıcı hastalıkların önüne geçilmesi ve işletmelerin ari statüsünün korunması hedefleniyor. Üreticiler ise düzenli denetimlerin sektöre güven verdiğini ifade ediyor.</p>

<h2><strong>Of’ta Ari İşletmelerde Sağlık Taramaları Yapıldı</strong></h2>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 10.02.45" class="detail-photo img-fluid" height="711" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-100245.jpeg" width="400" /></p>

<p>Of İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ilçedeki ari işletmeler tek tek denetlendi. Veteriner hekimlerin sahada gerçekleştirdiği incelemelerde hayvanların genel sağlık durumları kontrol edildi.</p>

<p>Ekipler tarafından alınan kan örnekleri laboratuvar analizine gönderilirken, bulaşıcı hastalık riskine karşı tüberküloz testleri de uygulandı. Yetkililer, özellikle hayvancılık faaliyetlerinde erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, düzenli kontroller sayesinde olası hastalıkların yayılmasının önüne geçildiğini belirtti.</p>

<p>Yapılan uygulamaların yalnızca işletmelerin mevcut durumunu değerlendirmekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda bölgedeki hayvancılık faaliyetlerinin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından da kritik rol oynadığı ifade edildi.</p>

<h2><strong>Tüberküloz Testleriyle Hastalık Riski Yakından İzleniyor</strong></h2>

<p>Hayvan sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarla mücadelede tüberküloz testlerinin önemli bir yere sahip olduğu vurgulandı. Veteriner hekimler tarafından gerçekleştirilen testlerle, hastalık belirtileri erken dönemde tespit edilerek gerekli önlemler alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, ari işletme statüsünün korunmasının hem üretici hem de tüketici açısından güvenli üretim anlamına geldiğini belirtti. Sağlıklı hayvan varlığının artırılmasıyla birlikte süt ve et üretiminde kalite standardının da yükseldiği ifade edildi.</p>

<p>Özellikle son yıllarda hayvancılık sektöründe biyogüvenlik uygulamalarının önem kazandığına dikkat çeken uzmanlar, düzenli kontrol ve analizlerin üretim süreçlerinin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 10.03.03" class="detail-photo img-fluid" height="375" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-100303.jpeg" width="500" /></p>

<h2><strong>Üreticiler Yapılan Denetimlerden Memnun</strong></h2>

<p>Of ilçesindeki üreticiler, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen sağlık kontrollerinden memnun olduklarını dile getirdi. Düzenli denetimlerin işletmelere güven kazandırdığını belirten üreticiler, veteriner hekimlerin sahadaki çalışmalarının üretim kalitesine olumlu katkı sağladığını ifade etti.</p>

<p>Ari işletmelerin bölge hayvancılığı açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan yetkililer ise, denetimlerin belirli periyotlarla devam edeceğini açıkladı. Sağlıklı üretim hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p>Of İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yürüttüğü uygulamalar, bölgede hayvancılıkta kalite standartlarının yükseltilmesi açısından örnek çalışmalar arasında gösteriliyor.</p>

<h2><strong>Yapılan Çalışmalar Kapsamında Uygulanan İşlemler</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p>Hayvanlardan kan örnekleri alınması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tüberküloz testlerinin uygulanması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Genel sağlık kontrollerinin yapılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ari işletme statüsünün denetlenmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulaşıcı hastalıklara karşı tarama çalışmaları</p>
 </li>
</ul>

<p>Hayvancılık sektöründe sürdürülen bu çalışmaların, hem üreticilerin güvenini artırması hem de sağlıklı üretim altyapısını güçlendirmesi hedefleniyor. Siz de bölgedeki hayvancılık çalışmalarıyla ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞE SANCAK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/ofta-ari-isletmelere-siki-denetim-hayvancilikta-kalite-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/ecef564b-b884-461d-a13f-83d09d65ba02.png" type="image/jpeg" length="88303"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Opr. Dr. Zaim: 'Bahar aylarında göz şikayetleri artabilir']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/opr-dr-zaim-bahar-aylarinda-goz-sikayetleri-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/opr-dr-zaim-bahar-aylarinda-goz-sikayetleri-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında göz sağlığının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, 'Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla polen miktarında ciddi artış olur. Ağaç, çimen ve çiçek polenleri rüzgârla kolayca yayılır ve gözle temas eder. Özellikle açık havada uzun süre vakit geçiren kişilerde şikâyetler daha sık görülür' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Ordu Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, bahar aylarında artış gösteren göz alerjileri hakkında detaylı açıklamalarda bulundu. Göz alerjisinin, bağışıklık sistemimizin aslında zararsız olan polen, ev tozu, hayvan tüyü gibi maddeleri tehdit olarak algılaması sonucu gelişen bir reaksiyon olduğunu söyleyen Opr. Dr. Zaim, 'Bu maddeler göz yüzeyiyle temas ettiğinde histamin gibi kimyasallar salınır ve gözde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler ortaya çıkar. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde bu reaksiyon daha hızlı ve şiddetli gelişebilir' ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>'Açık havada uzun süre vakit geçirenler risk altında'</strong></p>

<p>Opr. Dr. Zaim, 'Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla polen miktarında ciddi artış olur. Ağaç, çimen ve çiçek polenleri rüzgârla kolayca yayılır ve gözle temas eder. Özellikle açık havada uzun süre vakit geçiren kişilerde şikâyetler daha sık görülür. Bunun yanı sıra, iklim değişiklikleri ve hava kirliliği de alerjik reaksiyonların şiddetini artırabilmektedir' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Gözlerde kaşıntı olabilir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastaların en çok gözlerde yoğun kaşıntı şikâyeti ile başvurduklarının altını çizen Opr. Dr. Zaim, 'Bununla birlikte kızarıklık, sulanma, yanma hissi ve batma da sık görülür. Bazı durumlarda ışığa karşı hassasiyet gelişebilir ve göz kapaklarında hafif şişlik oluşabilir. Özellikle sabah saatlerinde belirtiler daha belirgin olabilir ve gün içinde alerjen maruziyetine bağlı olarak artış gösterebilir' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Alerjik konjonktivit ve enfeksiyon ayrımı'</strong></p>

<p>Alerjik konjonktivit ile enfeksiyonların ayrımının oldukça önemli olduğunu kaydeden Opr. Dr. Zaim, 'Alerjik durumlarda en belirgin şikâyet kaşıntıdır ve genellikle her iki göz birlikte etkilenir. Akıntı daha çok berrak ve suludur. Enfeksiyon kaynaklı durumlarda ise sarı-yeşil renkli yoğun akıntı, çapaklanma ve bazen göz kapaklarının birbirine yapışması görülür. Ayrıca enfeksiyonlar sıklıkla tek gözde başlayıp diğer göze geçebilir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Klima kullanımı, kuru hava ve uzun süre ekran karşısında kalmak şikayetleri artırır'</strong></p>

<p>Tetikleyici unsurlara değinen Opr. Dr. Zaim, 'Polen, toz ve hava kirliliği gibi faktörler göz yüzeyinde tahrişe neden olur ve bağışıklık sistemini tetikleyerek inflamasyon oluşturur. Bunun sonucunda gözlerde kızarıklık, kaşıntı ve sulanma ortaya çıkar. Ayrıca klima kullanımı, kuru hava ve uzun süre ekran karşısında kalmak da göz yüzeyini kurutarak alerjik şikâyetleri artırabilir' dedi.</p>

<p><strong>'Çocuklar ve genç erişkinlerde yaygın görülür'</strong></p>

<p>Opr. Dr. Nükhet Zaim, alerjik bünyeye sahip kişilerde, özellikle astım, saman nezlesi ve egzama gibi hastalıkları olan bireylerde göz alerjisinin daha sık görüldüğünü belirterek, 'Bunun yanı sıra, ailede alerji öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Çocuklar ve genç erişkinlerde de alerjik konjonktivit oldukça yaygın karşımıza çıkmaktadır' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tedavide hangi yöntemler uygulanır?</strong></p>

<p>Tedavi seçeneklerinden bahseden Opr. Dr. Zaim, 'Tedavi hastanın şikâyetlerine ve alerjinin şiddetine göre planlanır. Antialerjik göz damlaları ve antihistaminik ilaçlar belirtileri kontrol altına almada etkilidir. Suni gözyaşı damlaları ise göz yüzeyini temizleyerek alerjenlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Daha ağır vakalarda kısa süreli ve mutlaka doktor kontrolünde kortizon içeren damlalar kullanılabilir' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Kontakt lens kullanımına dikkat</strong></p>

<p>Kontakt lenslerin alerjenlerin göz yüzeyinde daha uzun süre kalmasına neden olabileceğini anlatan Opr. Dr. Zaim, bu yüzden alerji dönemlerinde lens kullanımına ara verilmesini önerdi. Lens kullanımı devam edecekse hijyene çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Opr. Dr. Zaim, lenslerin düzenli değiştirilmesi gerektiğini, günlük kullan-at lenslerin bu dönemde daha güvenli bir seçenek olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>'Göz alerjisinden korunmak için alınabilecek önlemler'</strong></p>

<p>Göz alerjisinden korunmak için alınabilecek önlemlerden bahseden Opr. Dr. Zaim, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamak, dışarıda güneş gözlüğü kullanmak ve eve gelindiğinde yüz ile göz çevresini yıkamak oldukça önemlidir. Ayrıca ellerle gözleri ovuşturmaktan kaçınılmalı ve yaşam alanlarında temizlik ile havalandırmaya dikkat edilmelidir.'</p>

<p><strong>'Uzman hekime danışılabilir'</strong></p>

<p>Opr. Dr. Nükhet Zaim, 'Şikâyetlerin uzun sürmesi, görmede azalma olması, şiddetli ağrı veya yoğun kızarıklık gelişmesi durumunda vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Ayrıca kullanılan damlalara rağmen şikâyetler gerilemiyorsa mutlaka profesyonel destek alınmalıdır' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/opr-dr-zaim-bahar-aylarinda-goz-sikayetleri-artabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/opr-dr-zaim-bahar-aylarinda-goz-sikayetleri-artabilir.jpg" type="image/jpeg" length="77047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Profesör açıkladı: 'Kahve yaşlanma ve hastalıklarla savaşta güçlü bir destek']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kahvenin yalnızca enerji veren bir içecek olmadığını belirterek, hücre düzeyinde etki gösteren bileşenleri sayesinde yaşlanmayı yavaşlatabileceğini, iltihaplanmayı azaltabileceğini ve bazı hastalıklara karşı koruyucu rol oynayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahve üzerine yapılan bilimsel çalışmaları değerlendiren Prof. Dr. Özkaya, 'ABD'de gerçekleştirilen araştırmalar, kahvede bulunan bileşiklerin hücre içindeki reseptörlerle etkileşime girerek vücudu stres kaynaklı hasarlara karşı koruyabildiğini ortaya koyuyor. Özellikle NR4A1 adı verilen reseptör bu süreçte kritik bir rol üstleniyor' dedi.</p>

<p>Düzenli kahve tüketiminin sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Özkaya, 'Kahve tüketen bireylerde diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha düşük olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda genel ölüm oranlarında da azalma söz konusu. Bu da kahvenin düşündüğümüzden çok daha güçlü biyolojik etkileri olduğunu gösteriyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Hücre hasarı azalıyor ve iyileşme süreçleri destekleniyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahvede bulunan aktif bileşiklere değinen Özkaya, 'Kafeik asit, klorojenik asit, ferulik asit gibi bileşiklerin yanı sıra kahweol ve cafestrol gibi maddeler, NR4A1 reseptörüne bağlanarak hücrelerin strese verdiği yanıtı düzenliyor. Bu sayede hücre hasarı azalıyor ve iyileşme süreçleri destekleniyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>Kanser hücreleri üzerindeki etkileri de değerlendiren Özkaya, 'Laboratuvar çalışmalarında kahve bileşenlerinin kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı görülüyor. NR4A1 seviyeleri azaltıldığında bu etkinin de zayıflaması, kahvenin etkisini doğrudan bu reseptör üzerinden gösterdiğini ortaya koyuyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kafeinin rolünün sınırlı olduğuna işaret eden Özkaya, 'Toplumda kahvenin etkisi genellikle kafeinle ilişkilendiriliyor. Ancak araştırmalar, asıl faydanın polifenoller ve antioksidan bileşiklerden kaynaklandığını gösteriyor. Bu nedenle kafeinsiz kahve de benzer sağlık faydaları sağlayabiliyor' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>'Kahve sadece uyanıklık sağlayan bir içecek değil'</strong></p>

<p>Kahvenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine de değinen Özkaya şunları söyledi:</p>

<p>'Kahve bileşenleri iltihaplanmayı azaltarak bağışıklık sistemini destekliyor. Bu etki de yine hücresel düzeyde gerçekleşiyor. Kahve sadece uyanıklık sağlayan bir içecek değil; hücre düzeyinde etki göstererek yaşlanmayı yavaşlatabilecek, iltihap ve kanserle mücadeleye katkı sunabilecek güçlü bir bileşikler bütünüdür. Bu yönüyle en ucuz ve en kolay ulaşılabilen gıda takviyelerinden biri olarak değerlendirilebilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/profesor-acikladi-kahve-yaslanma-ve-hastaliklarla-savasta-guclu-bir-destek.jpg" type="image/jpeg" length="67826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Kişiye Özel İmplant Üretimi Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-kisiye-ozel-implant-uretimi-basliyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-kisiye-ozel-implant-uretimi-basliyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon, sağlık teknolojileri alanında kritik bir eşiği aşmaya hazırlanıyor. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ile Karadeniz Teknik Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen “kişiye özel implant” projesinde test üretim sürecine geçiliyor. METAM bünyesinde geliştirilen altyapı sayesinde, hastaların kemik yapısına birebir uyum sağlayan implantların Trabzon’da üretimi mümkün hale gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon, yüksek teknoloji üretiminde tarihi bir eşiği daha aşıyor. TTSO ve KTÜ METAM iş birliğiyle yürütülen "Kişiye Özel İmplant" projesinde test üretimleri başlıyor. Bu teknolojiyle Türkiye, medikal alanda dışa bağımlılığa son verirken, Trabzon sağlık teknolojilerinin üssü olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="272" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/ozgur-1-1.jpeg" width="400" /></p>

<h2><strong>ÜNİVERSİTE VE SANAYİ EL ELE:</strong></h2>

<p>Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) ile Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) METAM bünyesinde hayata geçirilen “Kişiye Özel İmplant Altyapısının Geliştirilmesi ve Ticarileştirilmesi” projesi, şehre yeni bir soluk getiriyor. İleri mühendislik ve 3D yazıcı teknolojilerinin kullanılacağı projeyle, artık hastaların kemik yapısına tam uyumlu ortopedik ve kraniyofasiyal (kafatası ve yüz) implantlar Trabzon’da üretilecek. Sektör temsilcileri ve iş dünyası, projenin mutfağı olan METAM laboratuvarlarını ziyaret ederek son gelişmeleri yerinde gördü. TTSO Meclis Üyesi ve METAM Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Kolamuç, kurulumu tamamlanan yüksek teknolojili cihazlarla birlikte test üretimlerine çok kısa bir süre içinde başlanacağının müjdesini verdi. TTSO Meclis Üyesi Özgür Kolamuç, "Kişiye özel implant üretimi, yüksek teknoloji ve katma değer demektir. Bu altyapının Trabzon’da kurulması sadece şehrimiz için değil, ülkemizin stratejik bağımsızlığı adına büyük bir kazanımdır. Üniversite-sanayi iş birliğinin en somut örneğini burada sergiliyoruz” dedi.<br />
<br />
<img height="291" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/ozgur-2-1.jpeg" width="500" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞEN KARABİNA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-kisiye-ozel-implant-uretimi-basliyor-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/ozgur-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="44791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/bayburt-devlet-hastanesinde-nisan-ayinda-46-bin-420-hasta-muayene-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/bayburt-devlet-hastanesinde-nisan-ayinda-46-bin-420-hasta-muayene-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi. Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat gerçekleştirilirken, acil serviste 13 bin 614 hastaya sağlık hizmeti verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane verilerine göre, nisan ayında MHRS üzerinden randevulu 12 bin 619, MHRS dışı ayaktan 20 bin 187 hasta muayene oldu. Acil servis başvurularıyla birlikte toplam ayaktan bakılan hasta sayısı 46 bin 420'ye ulaştı.</p>

<p>1-30 Nisan tarihleri arasında polikliniklere başvurarak muayene olan hasta sayıları şu şekilde:</p>

<p>Uzman aile hekimliği: Bin 644</p>

<p>Anestezi polikliniği: 211</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Beyin cerrahisi polikliniği: Bin 471</p>

<p>Cildiye polikliniği: 652</p>

<p>Çocuk hastalıkları polikliniği: 2 bin 415</p>

<p>Çocuk ve ergen ruh sağlığı: 263</p>

<p>Enfeksiyon hastalıkları: 99</p>

<p>Fizik tedavi polikliniği: Bin 516</p>

<p>Genel cerrahi polikliniği: Bin 335</p>

<p>Göğüs cerrahisi polikliniği: 176</p>

<p>Göğüs hastalıkları polikliniği: 770</p>

<p>Göz hastalıkları polikliniği: 2 bin 323</p>

<p>İç hastalıkları polikliniği: 5 bin 535</p>

<p>Kadın hastalıkları polikliniği: 2 bin 521</p>

<p>Kalp damar cerrahisi: 431</p>

<p>Kardiyoloji polikliniği: Bin 893</p>

<p>Kulak burun boğaz polikliniği: Bin 457</p>

<p>Nöroloji polikliniği: Bin 784</p>

<p>Ortopedi polikliniği: 3 bin 321</p>

<p>Plastik cerrahi polikliniği: 212</p>

<p>Ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniği: Bin 323</p>

<p>Sigara bırakma polikliniği: 9</p>

<p>Üroloji polikliniği: Bin 445</p>

<p>Acil servis: 13 bin 614</p>

<p>Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat ve 74 lokal ameliyat gerçekleştirildi. Ayrıca 78 endoskopi, 58 kolonoskopi, 2 bronkoskopi ve 53 anjiyo işlemi yapıldı. Gebe okulundan yararlanan danışan sayısı ise 22 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/bayburt-devlet-hastanesinde-nisan-ayinda-46-bin-420-hasta-muayene-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/bayburt-devlet-hastanesinde-nisan-ayinda-46-bin-420-hasta-muayene-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="69782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Erken teşhis edilmeyen şaşılık kalıcı hasarlara yol açabilir']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmani-uyardi-erken-teshis-edilmeyen-sasilik-kalici-hasarlara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmani-uyardi-erken-teshis-edilmeyen-sasilik-kalici-hasarlara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda şaşılık teşhisinde geç kalınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, düzenli göz muayenelerinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, çocuklarda şaşılık teşhisinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak aileleri uyardı. Dr. Karaca, 'Şaşılık 3 yaşına kadar belirti vermeyebilir. Geç kalınırsa kalıcı göz tembelliği dediğimiz ambliyopi gelişebilir. Özellikle 3-7 yaş arası tedavi için altın çağdır' dedi.</p>

<p><strong>'Belirti vermeden gizli ilerleyebilir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuklarda sıkça rastlanan ancak ihmal edilebilen şaşılığın (göz kayması) yalnızca estetik bir sorun olmadığına dikkat çeken Opr. Dr. Candan Karaca, 'Tedavi edilmediği takdirde çocuğun görsel, akademik ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık 3 yaşına kadar hiçbir belirti vermeden gizlice ilerleyebilir. Tedavi edilmediğinde gözün odaklanma yeteneği zarar görür, okul çağında başarısızlıklara yol açar ve çocuklarda özgüven kaybı ile psikolojik sorunlara neden olabilir' diye konuştu.</p>

<p><strong>Okul başarısızlığı ve psikolojik etkiler</strong></p>

<p>Geç kalınan teşhis ve tedavi sürecinin çocuklardaki risklerine değinen Karaca, şunları söyledi:</p>

<p>'Uyum kayıpları (akodomasyon): Gözün odaklanma yeteneği bozulur. Akademik başarısızlık: Okuma ve odaklanma güçlüğü nedeniyle derslerde ciddi düşüşler yaşanır. Psikolojik sorunlar: Gözdeki kayma çocuğun özgüvenini zedeleyerek topluma uyumunu zorlaştırır. Rutin taramalar hayati önem taşıyor. Ailelere çocuklarında hiçbir şikayet olmasa dahi rutin göz muayenelerini ihmal etmemelidir. Erken teşhis sayesinde şaşılık ve beraberinde getirdiği göz tembelliği, kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmani-uyardi-erken-teshis-edilmeyen-sasilik-kalici-hasarlara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/uzmani-uyardi-erken-teshis-edilmeyen-sasilik-kalici-hasarlara-yol-acabilir.jpg" type="image/jpeg" length="61004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KBB uzmanından burun estetiğinde kişiye özel tasarım vurgusu]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/kbb-uzmanindan-burun-estetiginde-kisiye-ozel-tasarim-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/kbb-uzmanindan-burun-estetiginde-kisiye-ozel-tasarim-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Erdoğan Maral, burun estetiğinde (rinoplasti) sıkça gündeme gelen 'herkese aynı burun yapılır mı?' sorusuna net bir yanıt verdi. Modern estetik anlayışında artık standart kalıpların değil, kişiye özel tasarımın esas olduğunu vurgulayan Dr. Maral, rinoplastinin bir cerrahiden öte, yüz estetiğinin bütüncül bir sanatı olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda sosyal medya etkisiyle benzer burun taleplerinin arttığını belirten Kocaeli Darıca Büyük Anadolu Hastanesi'nde görevli Opr. Dr. Erdoğan Maral, bu yaklaşımın doğru sonuçlar vermediğine dikkat çekti. Her yüzün kemik yapısı, cilt kalitesi ve mimik dengesi farklı olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Erdoğan Maral, 'Bu nedenle başka bir yüz için tasarlanmış bir burnu kopyalamak, çoğu zaman doğallıktan uzak ve yapay sonuçlara neden olur. Bizim yaklaşımımızda hedef, bir modeli taklit etmek değil; o yüze ait en doğru burnu ameliyat öncesi hasta ile yapılan detaylı ön görüşme ve muayene ile tasarlamaktır' dedi.</p>

<p>Doğal görünümün üst segment rinoplastinin en önemli kriteri olduğunu belirten Dr. Maral, 'Başarılı bir rinoplasti dışarıdan bakıldığında anlaşılmaz. İnsanlar değişimi hisseder ama neyin değiştiğini tam olarak tanımlayamaz. İşte bu, estetik cerrahinin en üst seviyesidir' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fonksiyonel mükemmelliğin de vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Dr. Maral estetik ile birlikte nefes kalitesinin de optimize edilmesi gerektiğini belirtti.Maral, 'İyi bir rinoplasti yalnızca görünümü değil, yaşam kalitesini de iyileştirir. Nefes alma problemlerinin aynı operasyon içinde çözülmesi, modern cerrahinin standartlarından biridir.. Her hastaya aynı teknikle yaklaşmak mümkün değildir. Detaylı yüz analizi, ileri cerrahi teknikler ve tecrübenin birleşimiyle hem estetik hem fonksiyonel açıdan üst düzey sonuçlar elde edilir. Önemli olan, hastaya en çok yakışan ve yıllar içinde doğallığını koruyacak burunu tasarlamaktır' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/kbb-uzmanindan-burun-estetiginde-kisiye-ozel-tasarim-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/20260504-a-w697249-01.png" type="image/jpeg" length="26341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: 'Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-uyari-duzenli-kontrollerle-yumurtalik-kanserini-erken-teshis-etmek-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-uyari-duzenli-kontrollerle-yumurtalik-kanserini-erken-teshis-etmek-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, 'Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Yumurtalık kanserinin ne olduğundan bahseden Dr. Aydemir, 'Over kanseri, halk arasında yumurtalık kanseri olarak bilinen ve kadın üreme sisteminde yer alan rahmin her iki yanında bulunan, yumurta üretimi ile östrojen ve progesteron hormonlarının salgılanmasından sorumlu yumurtalıklar ya da fallop tüplerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu kanser, söz konusu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasıyla gelişir' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Jinekolojik kanserlerde en fazla ölüme yol açan kanser türü'</strong></p>

<p>Over kanserinin kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. Aydemir, 'Türkiye'de yumurtalık kanseri, kadınlarda rahim kanserinden sonra en fazla görülen ikinci jinekolojik kanserdir ve endometrium (rahim) kanserinin ardından gelir. Jinekolojik kanserler arasında ise en fazla ölüme yol açan kanser türüdür' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Sık idrara çıkma görülebilir'</strong></p>

<p>Yumurtalık kanserinin belirtilerinin genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis koymayı zorlaştırabileceğine değinen Dr. Aydemir, 'Karın ağrısı, karında şişkinlik, sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve önemli bir kilo kaybı, bu hastalığın yaygın belirtilerindendir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Hastaların yaklaşık yüzde 20'si erken evrede teşhis edilebiliyor'</strong></p>

<p>Yumurtalık kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 20'sinin erken evrede teşhis edilebildiğini söyleyen Dr. Aydemir, 'Çoğu hasta hastalığının ileri aşamasında tanı aldığı için tedavi süreci daha güçlü ve karmaşık hale gelmektedir. Ayrıca, günümüzde bu kanseri erken evrede tespit etmeye yönelik kesin ve güvenilir bir tarama yöntemi henüz mevcut değildir. Bu yüzden kadınların, herhangi bir belirti olmasa bile belirtilere karşı duyarlı olması ve yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçmesi büyük önem taşır. Özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin daha sık ve yakından izlenmesi gerekmektedir. Bu risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunması, ailede kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmamış olmak ve menopozun erken yaşta başlaması gibi durumlar risk faktörleri arasında yer alır' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>'Teşhis süreci'</strong></p>

<p>Tanı konma sürecinden bahseden Aydemir şunları söyledi: 'Jinekolojik muayeneler sırasında yumurtalıklarda kitle olup olmadığı değerlendirilirken sıklıkla kistler tespit edilebilir. Ancak her yumurtalık kisti kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin büyük çoğunluğu basit ve zararsızdır, zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir. Tespit edilen bir kistin kötü huylu olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesi, özellikle ultrasonografi ile kistin boyutu, şekli ve karın içinde sıvı (asit) varlığı değerlendirilir. Ayrıca bazı kan testleri de tanıya yardımcı olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulanarak ayrıntılı analiz yapılabilir. Kistin izlenip izlenmeyeceği, cerrahi ile çıkarılıp çıkarılmayacağı ise uzman hekimin değerlendirmesiyle belirlenir. Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-uyari-duzenli-kontrollerle-yumurtalik-kanserini-erken-teshis-etmek-mumkun</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/uzmanindan-uyari-duzenli-kontrollerle-yumurtalik-kanserini-erken-teshis-etmek-mumkun.jpg" type="image/jpeg" length="27749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tekerlekli sandalyeyle girdi, yürüyerek çıktı! Maçka’da hayata yürüdü]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/tekerlekli-sandalyeyle-girdi-yuruyerek-cikti-mackada-hayata-yurudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/tekerlekli-sandalyeyle-girdi-yuruyerek-cikti-mackada-hayata-yurudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’daki Maçka Ömer Burhanoğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi, felç sonrası tedavide gösterdiği başarıyla dikkat çekiyor. Hasta yakını Ali Seyfi Diken, yaşadıkları süreci anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>UMUDUN ADRESİ OLDU</strong></h2>

<p>Ankara’nın doğusundaki en büyük fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi Maçka Ömer Burhanoğlu’ndan övgüyle söz edilmeye devam ediyor.</p>

<p>Uzun yıllar Trabzon’da Vergi Denetmenliği yapan Ali Seyfi Diken 45 gün süreyle eşiyle kaldığı hastaneye yönelik duygularını ve gözlemlerini TAKA Gazetesi ile paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“ÇOK BÜYÜK BİR HİZMET VERİLİYOR”</strong></h2>

<p>İşte o sözler: ‘Eşimin beynine pıhtı atmasının ardından hastanelerde tedavi ettirmeye çalışmaktaydık. Yatırdık da. Ancak bir ilerleme sağlanamadı. Maçka Ömer Burhanoğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesini önerdiler. Belli bir süre sonra burada yataklı tedavimiz başladı.</p>

<h2><strong>45 GÜNDE BÜYÜK DEĞİŞİM</strong></h2>

<p>Hastanenin işleyişi, hastalara bakışı fevkalade güzel. Doktorlar ve görevliler hem rehabilitasyon yapıyor hem de hasta ve hasta yakınları ile çok güzel diyaloglar kuruyorlar. Bizim doktorumuz Giresunlu hemşerimiz Dr. Erdem Özkaya, kendisi dört dörtlük bir arkadaş, Hastanede tedavi yapıldı ve hastamız ayağa kalktı, kendi ihtiyaçlarını görebiliyor. Çok şükür.</p>

<h2><strong>YÖNETİME TEŞEKKÜR</strong></h2>

<p>Bu hastanemize gözümüz gibi bakmalıyız. Hastane Başhekimi Uzman Dr. Erhan Özdemir ve Hastane Müdürü Bahattin Çavdar beye ve ekiplerine yürekten teşekkür ediyoruz. İyi ki böyle bir hastanemiz var. Gözümüz gibi bakmalıyız” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="400" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/file-1-1.JPG" width="400" /> </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>DOĞUKAN ÖZKURT</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/tekerlekli-sandalyeyle-girdi-yuruyerek-cikti-mackada-hayata-yurudu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/yeni-25.png" type="image/jpeg" length="48171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[24 Haftalık Doğum İzni Başvuruları Başladı! Şartlar Neler?]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/24-haftalik-dogum-izni-basvurulari-basladi-sartlar-neler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/24-haftalik-dogum-izni-basvurulari-basladi-sartlar-neler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[24 haftalık doğum izni başvuruları bugün başladı! 168 günlük ödeme süreci, 186 bin TL'ye varan destek ve başvuru şartlarına dair tüm detaylar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışan annelerin iş ve aile hayatı arasındaki dengeyi kurabilmesi adına atılan en büyük adımlardan biri olan "24 Haftalık Doğum İzni" düzenlemesinde süreç resmen başladı. Bugün itibarıyla kurumlarına başvuran anneler, mevcut 16 haftalık izinlerini 24 haftaya çıkarma fırsatına sahip olacak. Toplamda yaklaşık 20 bin kadını doğrudan ilgilendiren bu kritik süreç, 15 Mayıs tarihine kadar devam edecek. Sadece izin süresinin uzamasıyla kalmayan düzenleme, aynı zamanda SGK üzerinden yapılacak ödemelerde de ciddi bir artışın kapısını aralıyor. İşte başvuru takvimi ve merak edilen tüm teknik detaylar.</p>

<h2><strong>16 Ekim 2025 Sonrası Doğum Yapanlar Dikkat!</strong></h2>

<p>Yeni düzenlemeden yararlanabilmek için belirlenen temel şart, doğumun <strong>16 Ekim 2025</strong> tarihinden sonra gerçekleşmiş olmasıdır. Bu tarihten önce doğum yapan anneler ne yazık ki mevcut düzenlemenin kapsamı dışında kalıyor. Ancak, analık izni süresi dolmuş olsa dahi, doğum tarihinden itibaren hesaplanan 24 haftalık süreyi <strong>1 Nisan 2026</strong> itibarıyla henüz tamamlamamış olan anneler için bir açık kapı bırakıldı. Bu durumdaki anneler, bağlı bulundukları kurumlara dilekçe vererek ek 8 haftalık izin haklarını talep edebilecekler. Uzmanlar, başvuru sürecinin çok kısa tutulduğunu hatırlatarak annelerin ellerini çabuk tutmaları gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2><strong>186 Bin TL'ye Varan Ödeme Desteği Geliyor</strong></h2>

<p>Düzenlemenin en çok konuşulan maddelerinden biri de annelere yapılacak maddi destekler oldu. Daha önce 120 gün üzerinden hesaplanan SGK ödemeleri, artık <strong>168 gün</strong> üzerinden hesaplanacak. Bu da asgari ücretli bir anne için en az <strong>123 bin 312 TL</strong> tutarında bir ödeme anlamına geliyor. Maaş skalasına göre bu rakamın <strong>130 bin TL ile 186 bin TL</strong> aralığına kadar çıkması bekleniyor. Devlet memuru statüsündeki anneler ise bu süreçte herhangi bir maaş kesintisi yaşamadan, tam ücretlerini almaya devam edecekler. Ayrıca 2025 yılı destek paketi kapsamında; ilk çocuk için 5 bin TL, ikinci çocuk için aylık 1.500 TL ve üçüncü çocuk için aylık 5 bin TL ödeme çocuk 5 yaşına gelene dek sürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Başvuru Süreci ve SGK Rapor Güncellemeleri</strong></h2>

<p>Başvuru ekranları <strong>4 Mayıs</strong> sabahı itibarıyla açıldı ve mesai bitimi olan <strong>15 Mayıs Cuma</strong> gününe kadar açık kalacak. Halihazırda doğum izninde olan ve raporu devam eden annelerin durumu ise dijital sistemler üzerinden yönetilecek. SGK, halihazırda izinde olan çalışanların rapor sürelerini otomatik olarak güncelleyecek. Çalışanlar, e-Devlet veya SGK şahıs ödemeleri sistemleri üzerinden izin sürelerinin ne kadar uzatıldığını ve yansıyacak tutarları anlık olarak takip edebilecekler. İşverenlerin ise bu süreçte personellerinin başvuru taleplerini hızlıca onaylaması ve yasal süreci işletmesi gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>gzt</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/24-haftalik-dogum-izni-basvurulari-basladi-sartlar-neler</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/dogum-izni-4.jpg" type="image/jpeg" length="52371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mesane kanserine robotik çözüm: 'Kalp gibi mesane' ile yeniden hayata başladı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde uzman ekip tarafından mesane kanseri olan bir hastaya, 'robotik cerrahi' ile bağırsaktan 'kalp şeklinde yapay mesane' oluşturuldu ve hasta yeniden doğal hayata kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'da mesane kanseri nedeniyle mesanesi alınan bir hastaya, 'robotik cerrahi' yöntemiyle bağırsaktan 'kalp şeklinde yapay mesane' yapıldı. Bilkent Şehir Hastanesi'nde uzman ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonla hasta, idrarını doğal yollarla yapabilme kabiliyetine yeniden kavuşurken, uygulanan ileri cerrahi teknik hem hayat kalitesini artırdı hem de dikkat çeken bir başarı örneği gerçekleştirildi.</p>

<p>'Robotik cerrahinin avantajları var'</p>

<p>Mesanesi alınan hastaların iki seçeneği olduğunu söyleyen Üroloji Kliniği Yönetim Görevlisi Prof. Dr. Cüneyt Özden, 'Ya bağırsaktan bir kanal yapıp, onu karın duvarına dışarıya bir idrar torbasına vermeniz ve hastanın idrarı o torbada birikmesi gerekiyor ya da hastanın bağırsaktan bir yapay mesane yapıp, idrarı doğal yoldan atmasını sağlamanız gerekiyor. Birincisi fizyolojik değil, ikincisi daha fizyolojik. Yaşam kalitesini artıran bir faktör. Bunu da ya açık yapabiliriz ya da robotik yapabiliriz. Belirleyen kriterler, hastanın genç olması, tümör özellikleri. En önemlisi de tabii hastanenin ve ekibin cerrahi deneyimi ve tecrübesi. Robotik cerrahinin avantajları var. Daha hassas bir cerrahi yapabiliyoruz. Bu hassasiyet ameliyat sırasında kanamayı azaltmakta. Daha küçük kesik, hastanın ameliyat sonrası daha az ağrı hissetmesi, daha hızlı iyileşmeye neden olmakta' dedi.</p>

<p>'Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol'</p>

<p>Ekip işi olmadan işlemin zor olduğunu vurgulayan Özden, 'Hasta hemen buna uyum sağlayamıyor. Birkaç ay bunun uyum sürecini yaşıyor ama sonunda bizler gibi normal bir şekilde idrar kanalından idrarını yapabiliyor. Diğer seçenek hastanın karnında bir torbaya idrar toplanması. Bu doğal bir yol değil. Hastada bir takım sorunlar oluşturabilmekte. Fizyolojik olmadığı için hastada psikolojik ve kozmetik sorunlar yapabiliyor. Bakım gerektiriyor. Bazen hasta tek başına onu bakımını yapamıyor. Bakım iyi yapılmadığı zaman ciltte dermatolojik problemlere yol açıyor. Hastanın sosyal yaşantısı etkileniyor. Günlük aktiviteleri kısıtlanıyor. Yapay mesane yapmak en mantıklı olan yol. O da seçilmiş hastalara yapılan bir yöntem' diye konuştu.</p>

<p>Cüneyt Özden, robotik cerrahiyle gerçekleştirilen ameliyatın 3 kişilik bir ekip tarafından aşamalı olarak yapıldığını, önce mesanenin alındığını, ardından lenf bezlerinin temizlendiğini ve bağırsaktan yapay mesane oluşturulduğunu belirtti. Operasyonun ortalama 5-6 saat sürdüğünü ifade eden Özden, hastaların ameliyat sonrası ilk dönemde idrar kontrolünde zorluk yaşayabildiğini, bu sürecin genellikle 3-6 ay içinde düzeldiğini, gece kaçırmalarının ise daha uzun sürebildiğini aktardı.</p>

<p>Türkiye'de nadir bir işlem</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özden, robotik cerrahinin Türkiye'de sınırlı sayıda merkezde uygulandığını, üniversite ve devlet hastaneleri arasında bu yöntemi kullanan tek merkez olduklarını dile getirerek, Avrupa'da da yalnızca birkaç merkezde gerçekleştirilebildiğini söyledi.</p>

<p>'Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz'</p>

<p>Mesane çıkarıldıktan sonra hastanın kendi bağırsağından uygun bir şekilde mesane yaptıklarını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Kızılkan, 'Mesaneyi hastanın doğal idrar kanalına bağlıyoruz ve böbreklerden gelen idrar kanallarında yeni yaptığımız mesaneyi ağızlaştırarak hasta, böbrekten çıkan idrarını normal yollarla vücut dışına atıyor. Bu süreçte de robotik cerrahi kullandığımızda milimetrik deliklerden girerek, el titremesi engellenerek, istediğimiz yere ulaşabilerek, ekranın büyüklüğünü ayarlayarak ameliyat çok kolay hale geliyor. Bu kesinin çok küçük olması da hastanın çok hızlı toparlanmasına, ameliyat sonrası normal yaşama dönmesinde avantaj sağlıyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>'İlk semptomları bizim için değerli'</p>

<p>İlk aşamalarda erken teşhisin öneminde vurgu yapan Uzman Hekim Dr. Fırat Çağlar Budak, 'İlk semptomları bizim için değerli. Özellikle idrarda kan görme bu hastanın teşhisine önem arz ediyor. Hastalar bunu fark ettiklerinde zaman kaybetmeden bir üroloji hekimine, hastanemize başvurabilirler. Çünkü erken aşamada tanı koyduğumuzda hastaların cerrahisinde de fark oluşturmakta. Türkiye toplumunda sigara içme alışkanlığı da çok fazla. Sigara da bu hastalığın sebepleri arasında en sık gelenlerden biri. Ailesel etkenler, genetik faktörler bunlar da önemli. Çevresel etkenler bunların da payı var. Genellikle genç hastalarda çok fazla görmedik ama son zamanlarda artan çevresel etkenler, sigara kullanımı ve genetik faktörler nedeniyle erken yaşta da görmekteyiz. Bizim 30-40 yaşlarında da ameliyat ettiğimiz hastalarımız var. O yüzden genç hastalarda görünmez gibi bir şey söyleyemiyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Doktorum 'sana kalp şeklinde mesane yaparım' dedi'</p>

<p>Bir sabah idrarından kan gelmesiyle uyandığını ve hastaneye başvurduğunu söyleyen Tosun, 'Diğer hastaları genellikle böbrekten dışarı bir şekilde torbayla yaşarken gördüm. Ben de bu şekilde olacağım diye çok korktum. Sağ olsun Cüneyt hocam, 'yaşımın genç olduğunu' ve 'ben seni ameliyat ederim, sana böbrekten dışarı değil de yapay mesane yaparım, hem de kalp şeklinde' dedi. Bunu duyunca çok sevindim. Korkularım biraz azaldı. Diğer hocalarımla birlikte Cüneyt hocama çok güvendim' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>'Hastalığı dahi unutuyorum bazen'</p>

<p>Yapay mesanenin yapılmasının üstünden 9 ay geçtiğini söyleyen Tosun, 'Ben yaşamayı seven bir insanım. Bu hastalığı hiçbir zaman kabullenmedim. Benim bakmakla yükümlü olduğum 2 tane küçük kızım vardı. Onların da desteğiyle ben bu süreci çabuk atlattım. 15 gün falan bir hastanede kalma sürem oldu. Kalktıktan sonra bir daha yatak yüzü görmedim. Gezmeme, çalışmama normal hayatıma devam ettim. Bu hastalığı yaşamadan önceki durumum nasılsa şu anda aynı durumdayım. Hiçbir engel olacak durumum yok. Ağrılarım, sancım, sıkıntılarımın hiçbiri kalmadı. Hastalığı dahi unutuyorum bazen' dedi.</p>

<p>Osman Tosun, hastalığını hiçbir zaman gizlemediğini ve çevresinden torba ile yaşamak zorunda kalabileceğine dair yorumlar duyduğunu belirterek bu süreçte endişe yaşadığını ifade etti.</p>

<p>'Bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım'</p>

<p>Sigara içilmemesi gerektiğini vurgulayan Tosun, 'Kötü bir alışkanlık. Ben 15 yıldır kullanıcıydım. Ameliyatın ilk gününden sonra bir daha hiçbir şekilde ağzıma sigara vurmadım. Bırakması zor ama hastalığımı bilmeyen arkadaşlarım bana diyor ki nasıl bıraktın? Ben de diyorum ki korkudan bıraktım' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/mesane-kanserine-robotik-cozum-kalp-gibi-mesane-ile-yeniden-hayata-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="85860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından tuzla ilgili önemli uyarı: Her tuz tüketilmemeli]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-tuzla-ilgili-onemli-uyari-her-tuz-tuketilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-tuzla-ilgili-onemli-uyari-her-tuz-tuketilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin önemli tuz üretim merkezlerinden olan Çankırı'da uzun yıllar tuzculuk yapan İlyas Ak, tüketicilerin tuz alırken ağır metal barındırmayan tuzları tercih etmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin en önemli tuz üretim merkezlerinden olan Çankırı'da binlerce yıl önce oluşan madenlerden çıkartılan tuzlar, saflığıyla Türkiye'deki en kaliteli tuzları arasında gösteriliyor. Farklı şehirlerde Çankırı tuzu altında ucuz fiyata satılan tuzlarla ilgili uzmanları vatandaşları uyarıyor. Çankırı'da uzun yıllardır tuzculuk yapan ve tuz üzerine araştırmalar yapan İlyas Ak, ağır metal içeren ya da İran'dan gelen tuzların sahtecilik yapılarak güvenilir olmayan satıcılar tarafından Çankırı tuzu olarak satılabildiğini söyledi. Saf tuzun renginin beyaz renkte olduğunu belirten Ak, tuz alırken rengine dikkat edilmesi gerektiğini ve güvenli satıcıların tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>'Tuzun doğal rengi beyazdır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de satılan tuzların özellikleriyle ilgili bilgiler veren Ak, 'Günümüzde 'Çankırı tuzu' adı altında İran tuzunun satıldığına rastlanabiliyor. Bu tuzun içerisinde kükürt bulunur ve kolay şekil aldığı için üzerine resim ya da yazı baskıları yapılarak satışa sunulur. Ancak sağlık açısından uygun değildir. Kırşehir tuzu ise kısmen faydalı olmakla birlikte kireç oranı biraz yüksektir. Himalaya tuzu pembe renktedir. Tuzun doğal rengi beyazdır, içerisine karışan yabancı maddeler renk değişimine neden olur. Nevşehir tuzunda da yabancı madde oranı yüksektir. Bu nedenle en kullanışlı ve en sağlıklı tuzu Çankırı tuzu olduğu ifade edilmektedir. Çankırı tuzunun içeriğinde sadece doğal kil bulunur, ağır metal içermez. Sağlık açısından güvenle kullanılabilir' dedi.</p>

<p>'Çankırı tuzu diye farklı tuz alımlarına dikkat edilmesi gerekir'</p>

<p>Vatandaşların Çankırı tuzunu bilimsel olarak kanıtlanan faydalarından dolayı tercih ettiğini belirten Ak, 'Çankırı tuzu diye farklı tuz alımlarına dikkat edilmesi gerekir. Özellikle Çankırı tuzu astım, nefes darlığı ve KOAH gibi rahatsızlıkları olan kişiler tarafından tercih edilebilir. Yemeklik tuzlarımız ise tansiyon hastaları, ödem sorunu yaşayanlar ve vücut dengesi hassas olan bireyler için destekleyici olabilir. İçeriğinde bulunan zengin mineral yapısı vücudun dengesini korumaya yardımcı olur ve hücre yenilenmesini destekler. Her tuzun kullanım amacı farklıdır, en sağlıklısı Çankırı tuzudur' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/uzmanindan-tuzla-ilgili-onemli-uyari-her-tuz-tuketilmemeli</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/uzmanindan-tuzla-ilgili-onemli-uyari-her-tuz-tuketilmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="99019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü Markada Asbest Alarmı: Aileler Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/unlu-markada-asbest-alarmi-aileler-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/unlu-markada-asbest-alarmi-aileler-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü kırtasiye devi Crayola'nın iki popüler hobi setinde asbest tespit edildi. Uzmanlar Türkiye'deki ebeveynleri "Derhal imha edin" diyerek uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en köklü çocuk hobi ve kırtasiye markalarından biri olan ABD merkezli Crayola, milyonlarca aileyi tedirgin eden dev bir geri çağırma operasyonu başlattı. Özellikle çocukların dokunsal becerilerini geliştirmek için tasarlanan iki özel hobi setinde, solunum yoluyla vücuda girdiğinde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakan <strong>asbest liflerine</strong> rastlandığı açıklandı. ABD ve İngiltere tüketici güvenliği otoritelerinin ardından Türkiye’deki uzmanlar da alarm verdi. E-ticaret siteleri aracılığıyla Türkiye'deki çocukların odalarına kadar giren bu zehirli oyuncaklar hakkında yapılan "kullanımı durdurun" çağrısı, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.</p>

<h2><strong>Zehir Saçan O Setler: Touchy Feely ve Discovery Craft Box</strong></h2>

<p>Geri çağırma kararının odağında, markanın "Crayola Touchy Feely Craft Box" ve "Crayola Discovery Craft Box" isimli çoklu materyal içeren hobi setleri yer alıyor. Dünya gazetesinin derlediği verilere göre, bu setlerin içerisinde yer alan kum ve toz bazlı materyallerde üretim aşamasında asbest kontaminasyonu (bulaşması) gerçekleştiği saptandı. Çocukların elleriyle şekil verdiği, oyun sırasında tozu soluduğu bu materyallerin, doğrudan kanserojen madde içermesi panik yarattı. Özellikle dokunsal aktiviteler için tasarlanan bu setler, küçük yaştaki kullanıcıların doğrudan temas etmesi nedeniyle en yüksek risk grubunda değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Uzmanlar Uyarıyor: Maske ve Eldiven Olmadan Dokunmayın!</strong></h2>

<p>Asbest mineralinin şakası olmadığını belirten sağlık uzmanları, ailelerin bu ürünleri çöpe atarken bile profesyonel önlemler alması gerektiğini savunuyor. Asbestin akciğer zarında birikerek <strong>mezotelyoma</strong> gibi ölümcül kanser türlerine yol açtığını hatırlatan otoriteler şu talimatı veriyor:</p>

<blockquote>
<p>"Ürünleri fark ettiğiniz an çocukların erişemeyeceği bir noktaya kaldırın. Paketleme sırasında tozun havaya karışmasını önlemek için mutlaka maske ve eldiven kullanın. Ürünü hava sızdırmayacak şekilde çift kat poşetleyerek mühürleyin."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Sadece ürünü oynamayı bırakmanın yeterli olmadığı, ortamda kalan tozların da ıslak bir bezle (maske takarak) temizlenmesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2><strong>Türkiye'deki E-Ticaret Kullanıcıları Büyük Risk Altında</strong></h2>

<p>Crayola'nın bu iki ürünü Türkiye pazarına resmi distribütörler aracılığıyla sınırlı sayıda girmiş olsa da, asıl tehlike sınır ötesi alışverişte yatıyor. Amazon, eBay ve benzeri küresel pazar yerleri üzerinden binlerce Türk ailenin bu setleri tedarik ettiği tahmin ediliyor. Tüketici dernekleri, internet üzerinden bu hobi setlerini satın almış olanların vakit kaybetmeden satıcı firmalarla iletişime geçmesini öneriyor. "Ucuz hobi seti" veya "eğitici paket" adı altında alınan bu ürünlerin iade süreçlerinin başlatılması, çocukların sağlığını korumak adına kritik önem taşıyor. Otoriteler, denetimsiz ithal oyuncaklar konusunda aileleri daha seçici olmaya davet ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/unlu-markada-asbest-alarmi-aileler-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/asbest.jpg" type="image/jpeg" length="31846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserini artıran faktörlere dikkat]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/kolon-kanserini-artiran-faktorlere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/kolon-kanserini-artiran-faktorlere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşam boyu kolon kanseri gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu belirten Genel Cerrahi ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal (kolon) kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi),]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullananlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" dedi.</p>

<h2><strong>SİGARA KULLANANLAR RİSK ALTINDA</strong></h2>

<p>Yaşam boyu kolorektal (kolon) kanser gelişme ihtimalinin erkeklerde yüzde 4.5, kadınlarda ise yüzde 3.2 olduğunu dile getiren Prof. Dr. Serdar Yol, "Ailesinde kolorektal kanser öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crolin hastalığı gibi), kalıtsal genetik bozukluğu olanlar (ailesel polipozis sendromu varlığı gibi), işlenmiş ve hayvansal gıdaları aşırı tüketenler, meyve ve sebzeleri az tüketenler, sigara kullanımı olanlar, ailesinde meme yumurtalık ve rahim ağzı kanseri olan kişiler kolon kanseri açısından risk grubundadır" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ÖZEL TEDAVİ UYGULANIYOR</strong></h2>

<p>Kolon kanserinde en önemli tanı aracının kolonoskopi olduğunu anlatan Prof. Dr. Yol, ayrıca dışkıda gizli kan bakılması ile de tanı konabileceğini ifade etti. Tomografi ve dışkıda genetik testlerin de kullanılabileceğini aktaran Prof. Dr. Yol, "Makattan kanaması olan her hastaya, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olmayanlarda 50 yaşından itibaren, birinci derece akrabasında kolorektal kanser öyküsü olanlarda ise akrabasında hastalığın ortaya çıktığı yaşın 10 sene öncesinden itibaren (genellikle 40 yaştan itibaren) kolonoskopi yapılmalıdır. " şeklinde konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/kolon-kanserini-artiran-faktorlere-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/kolon.jpg" type="image/jpeg" length="56942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PCOS’a karşı uzmanlardan erken tanı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/pcosa-karsi-uzmanlardan-erken-tani-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/pcosa-karsi-uzmanlardan-erken-tani-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, üreme çağındaki kadınlarda sık görülen Polikistik Over Sendromu (PCOS) hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, hormonal dengesizlik sonucu ortaya çıkan bu sendromun, yalnızca üreme sağlığını değil, genel sağlık durumunu da etkilediğine dikkat çekti. Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, PCOS’un en yaygın belirtilerini anlatarak, "Polikistik Over Sendromu; yumurtalıklarda çok sayıda küçük kistin oluşması, androjen hormonlarının artışı ve yumurtlama düzensizlikleri ile karakterize edilen yaygın bir endokrin bozukluk olarak tanımlanıyor. Kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkileyen bu hastalık, erken tanı konulmadığında uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Adet düzensizlikleri veya adet görememe, yüz ve vücutta artan tüylenme, akne ve cilt problemleri, kilo artışı ve kilo vermede güçlük" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>RİSKLERE DİKKAT</strong></h2>

<p><br />
PCOS’un yalnızca jinekolojik bir rahatsızlık olmadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çağdaş Demiroğlu, "Bu sendrom insülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle hastaların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/pcosa-karsi-uzmanlardan-erken-tani-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/kadin-13.jpg" type="image/jpeg" length="90922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Keneler erken uyandı, tehlike kapıda]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/keneler-erken-uyandi-tehlike-kapida</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/keneler-erken-uyandi-tehlike-kapida" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, doğadaki kene popülasyonunun beklenenden erken hareketlenmesine neden oldu. Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, özellikle piknik alanları, tarım arazileri ve hayvancılık bölgelerinde artan riske karşı vatandaşları uyararak; kene tehlikesine karşı alınması gereken önlemleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>TÜRKİYE’DE EN TEHLİKELİ TÜR HYALOMMA</strong></h2>

<p><br />
Türkiye genelinde kene kaynaklı hastalıkların ana taşıyıcısının Hyalomma cinsi keneler olduğunu anlatan Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, "Özellikle Hyalomma marginatum, ülkemizde ölümcül seyredebilen KKKA virüsünün en yaygın ve etkili vektörü olarak bilinmektedir. Bunun yanı sıra Dermacentor ve Rhipicephalus gibi türler de bölgesel olarak farklı patojenleri taşıma riski barındırmaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>30 İLİ KAPSAYAN COĞRAFİ ALANDIR</strong></h2>

<h2><br />
Aylin Güzel Dağ, "Ülkemizde ilk kez 2002 yılında Tokat, Sivas ve Çorum çevresinde dikkat çeken KKKA, günümüzde İç Anadolu ve Karadeniz'in kesiştiği yaklaşık 30 ili kapsayan coğrafi alanda yoğun olarak görülmektedir. Hastalık, virüsü taşıyan kenelerin yaşam alanlarıyla doğrudan bağlantılıdır." dedi.<br />
<br />
<strong>KULUÇKA DÖNEMİ 13 GÜNÜ BULABİLİR</strong></h2>

<p><br />
Kene tutunmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1 ile 3 gün arasındadır; ancak bu süre 9 güne kadar uzayabilir. Eğer virüs enfekte kan veya doku temasıyla bulaşmışsa, kuluçka süresi 13 günü bulabilmektedir. Dağ, ani başlayan yüksek ateş (38 derece), şiddetli baş ağrısı ve halsizlik, yaygın vücut, eklem ve kas ağrıları, bulantı ve kusma, ciltte görülen kırmızı döküntüler (peteşi) görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/keneler-erken-uyandi-tehlike-kapida</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/kene-5.jpg" type="image/jpeg" length="19903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 Hafta Ek İzin Kimleri Kapsıyor? Doğum İzni Belli Oldu...]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/8-hafta-ek-izin-kimleri-kapsiyor-dogum-izni-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/8-hafta-ek-izin-kimleri-kapsiyor-dogum-izni-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, annelere 8 haftalık ek doğum izni müjdesini verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, çalışan annelerin yüzünü güldürecek tarihi bir karara imza attı. Aile kurumunu güçlendirmek ve iş-aile yaşamı arasındaki dengeyi daha sağlıklı bir zemine oturtmak amacıyla hayata geçirilen yeni düzenleme, mevcut doğum izinlerine tam <strong>8 hafta (56 gün)</strong> ilave süre ekliyor. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş tarafından duyurulan bu gelişme, özellikle pandemi sonrası değişen çalışma dinamikleri ve nüfus politikaları çerçevesinde büyük önem taşıyor. Binlerce anneyi yakından ilgilendiren bu "ek süre" hakkı, sadece yeni doğum yapacakları değil, belirli bir tarihten sonra doğum yapmış olanları da kapsayacak şekilde genişletildi. İşte milyonların merak ettiği o detaylar ve başvuru rehberi...</p>

<h3><strong>8 Haftalık İlave Doğum İzninden Kimler Yararlanabilecek?</strong></h3>

<p>Yeni düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarih olan <strong>1 Nisan 2026</strong>, bu hak için milat kabul ediliyor. Bakan Göktaş, kapsamın sınırlarını çizerken şu ifadeleri kullandı: <em>"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor."</em></p>

<p>Bu açıklama, yasanın geriye dönük bir koruma kalkanı sunduğunu da kanıtlıyor. Eğer 1 Nisan 2026 tarihinde yasal doğum izninizi bitirmiş olsanız bile, bebeğinizin doğumundan bu yana henüz 24 hafta (168 gün) geçmemişse, bu haktan faydalanmanız mümkün olacak. Bakanlık, "Aile ve Nüfus On Yılı" vizyonuyla annelerin her koşulda desteklenmeye devam edileceğinin altını çiziyor.</p>

<h3><strong>Kritik Tarih 16 Ekim 2025: Hesabınızı Doğru Yapın!</strong></h3>

<p>Annelerin en çok merak ettiği konu ise bu 24 haftalık sürenin takvimde nereye tekabül ettiği oldu. Bakanlığın paylaştığı hesaplama rehberine göre, yasanın esas aldığı 1 Nisan 2026 tarihinden geriye doğru tam 168 gün sayılıyor. Bu matematiksel hesaplama sonucunda, <strong>16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapmış olan anneler</strong>, ilave izin hakkı kapsamına giriyor.</p>

<p>Yasal şartlar gereği, 1 Nisan tarihinde 24 haftalık sınırın içinde kalan her anne, mevcut haklarına ek olarak 56 gün daha bebeğiyle vakit geçirebilecek. Bakan Göktaş bu süreci şu sözlerle özetledi: <em>"Hedef tarih 1 Nisan 2026. Bu tarihte 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan annelerimiz, iş ve aile dengesini kurabilmeleri adına bu kritik desteği alacaklar."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>10 İş Günü İçinde Başvuru Şart: Süreci Kaçırmayın!</strong></h3>

<p>Hakkın tanınmış olması, iznin otomatik olarak tanımlanacağı anlamına gelmiyor. Hak sahibi annelerin, yasanın yürürlüğe girdiği 1 Nisan 2026 tarihinden itibaren hızla aksiyon alması gerekiyor. Düzenlemeye göre, şartları taşıyan annelerin <strong>10 iş günü içerisinde</strong> çalıştıkları kuruma yazılı başvuruda bulunmaları zorunlu.</p>

<p>Başvuru süreciyle ilgili hatırlatmada bulunan Bakan Göktaş, <em>"İş-aile yaşam dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz"</em> diyerek bürokratik sürecin anneleri yormadan işletileceğinin sinyallerini verdi. Kamu ve özel sektör ayırmaksızın, belirlenen kriterlere uyan tüm çalışan anneler bu ilave süreyi kullanarak bebeklerinin gelişim sürecinde yanlarında olabilecekler.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Dünya</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/8-hafta-ek-izin-kimleri-kapsiyor-dogum-izni-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/dogum-izni-3.jpg" type="image/jpeg" length="19027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayburt'ta hasta yakınlarına aşı bilgilendirmesi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/bayburtta-hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/bayburtta-hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Aşı Haftası kapsamında Bayburt Devlet Hastanesi çocuk polikliniğinde stant açılarak, hasta yakınlarına aşılar hakkında bilgilendirme yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Poliklinikte tedavi gören çocukların yakınlarına yapılan bilgilendirme faaliyetinde, aşıların çocuk sağlığındaki önemi, bulaşıcı hastalıklardan korunmadaki rolü ve düzenli aşı takibinin gerekliliği anlatıldı. Sağlık personelleri, hasta yakınlarının merak ettiği soruları yanıtlayarak, aşı konusunda farkındalık oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlikte, özellikle çocukluk çağı aşılarının zamanında yaptırılmasının hastalıklara karşı koruyucu etkisine dikkat çekildi. Toplumda aşı bilincinin artırılmasının hedeflendiği bilgilendirmede, vatandaşlara broşürler dağıtıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/bayburtta-hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/bayburtta-hasta-yakinlarina-asi-bilgilendirmesi-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="49998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarlada bacağı kırılan kadın, ambulans helikopterle hastaneye ulaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/tarlada-bacagi-kirilan-kadin-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/tarlada-bacagi-kirilan-kadin-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Salıpazarı ilçesinde tarlada düşerek bacağı kırılan kadın, ambulans helikopterle Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, Salıpazarı ilçesi Konakören Mahallesi'nde tarlada çalıştığı sırada düşen 53 yaşındaki Fatma Çakıcı'nın bacağı kırıldı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen kara ambulansı ekipleri, zorlu arazi şartlarına rağmen hastaya ulaştı. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan hastanın sağ bacağındaki kırığa şişme atel uygulanarak durumu stabilize edildi. Arazi şartlarının ulaşımı zorlaştırması üzerine bölgeye ambulans helikopter yönlendirildi. Ambulans helikopter okul bahçesine zorlu bir iniş yaptı. Kara ambulansı ekibinden teslim alınan yaralı kadın, ambulans helikopterle Samsun Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zorlu şartlarda hastaya ulaşarak ilk müdahaleyi gerçekleştiren kara ambulansı ekiplerinin başarılı çalışması dikkat çekerken, hastanın tedavisinin hastanede sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/tarlada-bacagi-kirilan-kadin-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/05/agency/iha/tarlada-bacagi-kirilan-kadin-ambulans-helikopterle-hastaneye-ulastirildi.jpg" type="image/jpeg" length="43326"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
