<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Taka Gazete - Trabzon Haber - Karadeniz Haber</title>
    <link>https://www.takagazete.com.tr</link>
    <description>Taka Gazete, Trabzon ve Karadeniz'den güncel haberleri sunar. Trabzonspor transferleri, maç sonuçları ve Karadeniz bölgesiyle ilgili olayları buradan takip edebilirsiniz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 09:18:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Yaylalara Çıktı: Kurtdere ve Camiboğazı’nda Temizlik Seferberliği]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/trabzon-buyuksehir-yaylalara-cikti-kurtdere-ve-camibogazinda-temizlik-seferberligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/trabzon-buyuksehir-yaylalara-cikti-kurtdere-ve-camibogazinda-temizlik-seferberligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Gümüşhane sınırlarında bulunan ancak Trabzon ve Gümüşhane vatandaşlarının ortak kullandığı Kurtdere ve Camiboğazı yaylalarında kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img height="339" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-28-at-140137-2.jpeg" width="450" /></p>

<p><strong>Trabzon’dan Yaylalara Temizlik Seferberliği: Başkan Genç Uyardı</strong></p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri, Gümüşhane sınırlarında yer alan Kurtdere ve Camiboğazı yaylalarında temizlik çalışması yaparak yaylalarda vatandaşların gelişigüzel bıraktığı çöpleri topladı.</p>

<p><img height="339" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-28-at-140137-1.jpeg" width="450" /></p>

<p><strong>Kurtdere Ve Camiboğazı Yaylalarında Ekipler Harekete Geçti</strong></p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, yaylalardaki doğal güzelliklerin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, “Trabzon’umuzun en büyük zenginliklerinden biri eşsiz doğal güzelliklerimiz ve yaylalarımızdır. Komşu ilimiz Gümüşhane sınırlarında bulunan ancak iki şehrin insanlarının ortak kullandığı Kurtdere ve Camiboğazı yaylalarımızda oluşan yoğun çöp atıklarının temizlenmesi için ekiplerimizi bölgeye yönlendirdik.</p>

<p><img height="339" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-28-at-140137-1.jpeg" width="450" /></p>

<p>Özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan yaylalarımızda zaman zaman bu tür çalışmalar yapıyoruz ancak temiz bir çevreyi yalnızca belediyelerin çalışmalarıyla sağlamak mümkün değil. Yaylalarımız hepimizin ortak emaneti. Vatandaşlarımızdan ve bölgemizi ziyaret eden misafirlerimizden doğaya karşı daha duyarlı olmalarını, çöplerini çevreye bırakmamalarını ve temizliğin korunmasına katkı sunmalarını rica ediyorum” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="339" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-28-at-140137-3.jpeg" width="450" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/trabzon-buyuksehir-yaylalara-cikti-kurtdere-ve-camibogazinda-temizlik-seferberligi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/fb9e7cb7-636d-4260-8950-3bde941a1fd0.jpg" type="image/jpeg" length="86178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psk. Yılmaz: 'Duygusal açlığın altında yoğun duygular olabilir']]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/psk-yilmaz-duygusal-acligin-altinda-yogun-duygular-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/psk-yilmaz-duygusal-acligin-altinda-yogun-duygular-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Duygusal açlığın fiziksel açlıktan farklı olduğuna dikkat çeken Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, 'Yoğun yeme isteği ortaya çıktığında yalnızca 'Ne yemek istiyorum' sorusunu değil, 'Şu anda ne hissediyorum' sorusunu da sormak önemlidir. Yoğun yeme isteği geldiğinde kendinize 15 dakika vermek, yiyeceklerin bulunduğu ortamdan uzaklaşmak, dişleri fırçalamak veya dikkati farklı bir aktiviteye yöneltmek isteğin şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Ordu Hastanesi'nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, yeme bozukluklarının yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını, kişinin duygusal dünyası ve psikolojik durumu ile yakından ilişkili olabileceğini belirterek, duygusal açlık ile fiziksel açlık arasındaki farklara ve yoğun yeme isteğiyle baş etme yöntemlerine ilişkin önemli bilgiler verdi.</p>

<p>'Yeme bozuklukları her yaşta görülebiliyor'</p>

<p>Yeme davranışının kişinin yaşamını ve sağlığını olumsuz yönde etkileyecek düzeyde bozulmasının, yeme bozukluğu olarak değerlendirildiğini söyleyen Psk. Yılmaz, 'Pika, geri çıkarma (geviş getirme) bozukluğu, kaçıngan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu, anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkanırcasına yeme bozukluğu başlıca yeme bozuklukları arasında yer alıyor. Yeme bozuklukları kadınlarda daha sık görülmekle birlikte kadın ve erkeklerde farklı yaş dönemlerinde ortaya çıkabiliyor' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Yeme davranışında duyguların rolü büyük'</p>

<p>Yeme isteğinin yalnızca fiziksel açlıkla ortaya çıkmayabileceğine değinen Psk. Yılmaz şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Stres, gerginlik, korku, üzüntü, depresif duygular, yorgunluk, yalnızlık, güvensizlik, öfke ve utanç gibi birçok duygu yeme davranışını etkileyebilir. Duygusal açlığın altında çoğu zaman kişinin yaşadığı yoğun duygular bulunabilir. Korku, öfke, gerginlik ve utanç gibi duygular, kişinin kendisini rahatlatmak amacıyla yeme davranışına yönelmesine neden olabilir. Bu nedenle aşırı yeme isteği ortaya çıktığında yalnızca 'Ne yemek istiyorum' sorusunu değil, 'Şu anda ne hissediyorum' sorusunu da sormak önemlidir.'</p>

<p>'Duygusal açlık ve fiziksel açlık ayrılmalı'</p>

<p>Psk. Yılmaz, 'Fiziksel açlık genellikle yavaş yavaş ortaya çıkar ve kişi farklı yiyecekler arasında bilinçli seçim yapabilir. Yemek yendiğinde ve doyma hissi oluştuğunda durmak mümkündür. Duygusal açlık ise çoğu zaman aniden ortaya çıkar, belirli yiyeceklere yönelik yoğun bir istek oluşturabilir ve kişi tok olsa dahi yemeye devam edebilir. Sonrasında suçluluk veya pişmanlık duyguları yaşanabilir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Yoğun yeme isteği geldiğinde dişlerinizi fırçalayın'</p>

<p>Yoğun yeme isteği geldiğinde insanların yiyeceklerin bulunduğu ortamdan uzaklaşarak dişlerini fırçalamaları gerektiğine değinen Pak. Yılmaz, 'Aynı zamanda kısa bir yürüyüş yapmak veya dikkati farklı bir aktiviteye yöneltmek isteğin şiddetinin azalmasına yardımcı olabilir. Bu süreçte kendinize 'Gerçekten aç mıyım, yoksa şu anda bir duyguyla mı baş etmeye çalışıyorum' sorusunu yöneltebilirsiniz' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>'Aşırı yeme isteği bir uyarı olabilir'</p>

<p>Kimi zaman insan bedeninin ve ruhsal dünyanın insanlara bir şeylerin yolunda gitmediğini farklı yollarla anlattığını kaydeden Psk. Yılmaz, 'Aşırı yeme isteği de bu işaretlerden biri olabilir. Kişinin kendisine 'Beni şu anda rahatsız eden ne var' diye sorması, duygularını fark etmesi ve ihtiyaç duyduğunda destek alması önemlidir' diye konuştu.</p>

<p>'Yeme bozuklukları tedavi edilebilir'</p>

<p>Yeme bozukluklarının tedavi edilebilir rahatsızlıklar olduğunu dile getiren Psk. Yılmaz, 'Kişinin yaşadığı sorunları tek başına çözmeye çalışmak yerine gerektiğinde psikolog ve psikiyatri başta olmak üzere ilgili sağlık profesyonellerinden destek alması, tedavi sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesine yardımcı olur. Yeme davranışındaki belirgin değişikliklerin uzun sürmesi, kontrol edilemeyen yeme ataklarının yaşanması, yoğun yiyecek kısıtlamalarının uygulanması veya yemek sonrasında telafi davranışlarının görülmesi halinde profesyonel destek alınması önemlidir' ifadelerini kullandı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/psk-yilmaz-duygusal-acligin-altinda-yogun-duygular-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/psk-yilmaz-duygusal-acligin-altinda-yogun-duygular-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="24741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beşikdüzü’nde Denize Giriş Yasağı Tartışması: Avukat Karagöz’den Dikkat Çeken Çıkış]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/besikduzunde-denize-giris-yasagi-tartismasi-avukat-karagozden-dikkat-ceken-cikis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/besikduzunde-denize-giris-yasagi-tartismasi-avukat-karagozden-dikkat-ceken-cikis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşikdüzü’nde denize giriş yasağı ve olası cezalar gündeme geldi. Avukat Ozan Karagöz ise yasak yerine güvenli yüzme alanları oluşturulmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sahilin gündemi yasaklar</strong><br />
Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde denize giriş yasağı tartışma yarattı. Avukat Ozan Karagöz, güvenli yüzme alanları oluşturulması yerine vatandaşların denize girmesinin yasaklanmasına tepki göstererek, ilçenin deniziyle, kültürüyle ve sosyal yaşamıyla yeniden buluşması gerektiğini söyledi. Beşikdüzü’nde denize giriş konusunda getirilen yasak ve yasağa uymayan vatandaşlara uygulanabilecek yaptırımlar gündeme geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ozan Karagöz, sahil ilçesinde vatandaşların denizden yararlanabilmesi için yasak yerine güvenli yüzme alanlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Karagöz, mevcut uygulama kapsamında yasağa uymayan vatandaşlara Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasının gündeme gelebileceğini ifade etti. Söz konusu cezanın 3 bin 705 TL olduğu belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ADLİ SORUŞTURMA DA GÜNDEME GELEBİLİR”</strong></p>

<p>Karagöz ayrıca, kolluk görevlilerinin uyarısına rağmen denizden çıkmamakta ısrar edilmesi ve bu sırada cebir veya tehdit kullanılması durumunda, Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesi kapsamında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan adli işlem başlatılabileceğini ifade etti. Bu kapsamda ilgili suçun 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngördüğünü belirten Karagöz, vatandaşların karşı karşıya kalabileceği yaptırımların boyutuna dikkat çekti. Beşikdüzü’nün geçmişte kültürü, sanatı ve deniziyle öne çıkan bir ilçe olduğunu ifade eden Karagöz, sahil ilçelerinde güvenli yüzme alanlarının oluşturulmasının önemine vurgu yaptı. Karagöz, cankurtaran, güvenlik şeridi, dubalar ve gerekli altyapının bulunduğu yüzme alanlarının oluşturulmasının vatandaşların güvenli şekilde denizden yararlanabilmesi açısından daha doğru bir yaklaşım olacağını savundu. Karagöz, “Beşikdüzü halkı yasakları değil, yeniden denizle, sanatla ve kültürle buluşmayı hak ediyor” ifadelerini kullandı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>NEZİHA ÇAKIROĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/besikduzunde-denize-giris-yasagi-tartismasi-avukat-karagozden-dikkat-ceken-cikis</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/saglik-one-cikanlar-foto.jpg" type="image/jpeg" length="67387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan Karal’dan tarım politikalarına sert eleştiri: “Sorun tarlada bitmiyor”]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/hasan-karaldan-tarim-politikalarina-sert-elestiri-sorun-tarlada-bitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/hasan-karaldan-tarim-politikalarina-sert-elestiri-sorun-tarlada-bitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEVA Partili Hasan Karal, Türkiye’de tarım sorunlarının yalnızca üretim miktarıyla ölçülemeyeceğini belirterek çiftçiden tüketiciye kadar tüm zincirin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Hasan Karal’dan tarım politikalarına sert eleştiri]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye’nin güçlü tarımsal potansiyeline rağmen üreticinin geleceğe güvenle bakamadığını, tüketicinin ise sofrasına koyduğu üründen emin olamadığını belirterek, tarım politikasının sadece “ne kadar ürün üretildiği” üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 08 26 At 21.42.44" class="detail-photo img-fluid" height="286" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-26-at-214244.jpeg" width="400" /><br />
<strong>Hasan Karal: Tarımda sorun tarlada başlayıp bitmiyor</strong></p>

<p>Tarım politikalarının birbirinden kopuk uygulamalarla yürütülemeyeceğini vurgulayan Karal, üretimin ilk aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar bütün zincirin birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi. Bugün çiftçinin sorununun başka, tüketicinin sorunun başka gibi anlatıldığını, oysa hepsinin aynı zincirin halkaları olduğunu vurgulayan Karal, “Çiftçi pahalı mazotla, gübreyle, tohumla üretmeye çalışıyor. Kuraklıkla, donla, sulama sorunlarıyla mücadele ediyor. Ürünü para etmeyince bir sonraki yıl ekmek istemiyor. Üretim azalıyor, ithalat devreye giriyor. Diğer taraftan vatandaş markete gittiğinde yüksek fiyatla karşılaşıyor, aldığı ürünü evine götürdüğünde de bu kez ‘Acaba sağlıklı mı, kalıntı var mı, tağşiş yapılmış mı, tarihi geçmiş mi?’ diye düşünmek zorunda kalıyor. Tarımda sorun tarlada başlayıp orada bitmiyor. Üretimde başlayan yanlışlık, ithalata, fiyatlara, denetime ve sonunda vatandaşın sofrasına kadar ulaşıyor. Karımda komplike bir sorun var.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>“Ürettiğimiz ürünün de güvenliğinden emin olamıyorsak sorun daha vahimdir”</strong></p>

<p>Karal, tarımsal üretimin miktarı kadar sağlıklı ve güvenilir olmasının da önemli olduğunu belirterek, son yıllarda kamuoyuna yansıyan pestisit kalıntıları ile taklit ve tağşiş tartışmalarının vatandaşın gıdaya duyduğu güveni zedelediğini söyledi.<br />
“Üretmek yetmiyor, güvenli üretmek zorundayız.” diyen Karal, şu değerlendirmede bulundu:<br />
“Bir taraftan ithalata bağımlılığı konuşurken diğer taraftan kendi ürettiğimiz sebzede, meyvede zirai ilaç kalıntısını konuşuyoruz. Balda, yağda, ette, süt ürünlerinde, baharatta ve pek çok üründe taklit ve tağşiş iddialarıyla karşılaşıyoruz. Vatandaş aldığı ürünün etiketinde ne yazıyorsa içinde de onun olduğundan emin olmak istiyor. Bu en temel hakkıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/hasan-karaldan-tarim-politikalarina-sert-elestiri-sorun-tarlada-bitmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-26-at-214209.jpeg" type="image/jpeg" length="90093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arı Sokması Sonrası 10 Gün Direndi: Tuncay Ayberk Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/ari-sokmasi-sonrasi-10-gun-direndi-tuncay-ayberk-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/ari-sokmasi-sonrasi-10-gun-direndi-tuncay-ayberk-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan’da arazide arı sokması sonrası fenalaşan Tuncay Ayberk, yaklaşık 10 gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Ayberk’in ölümü yakınlarını yasa boğdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da yaşanan arı sokması vakası ölümle sonuçlandı. Arazide bulunduğu sırada arı sokması nedeniyle fenalaşan Tuncay Ayberk’in sağlık durumunun kısa sürede ağırlaştığı bildirildi. Çevresindekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan Ayberk, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yaklaşık 10 gün boyunca yaşam mücadelesi veren Ayberk’ten acı haber geldi. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Tuncay Ayberk’in vefatı ailesi, yakınları ve çevresinde büyük üzüntüye neden oldu. Ayberk’in özellikle güvercinlere olan ilgisiyle tanındığı belirtildi.</p>

<h2><strong>Arı Sokması Sonrası Sağlık Durumu Ağırlaştı</strong></h2>

<p>Edinilen bilgilere göre Tuncay Ayberk, Erzincan’da arazide bulunduğu sırada arı sokmasına maruz kaldı.</p>

<p>Arı sokmasının ardından fenalaşan Ayberk’in sağlık durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırıldığı bildirildi.</p>

<p>Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan Ayberk’in durumunun ciddiyetini koruduğu aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayın ardından yaklaşık 10 gün boyunca hastanede gözetim altında tutulan Ayberk’in yaşamını sürdürebilmesi için tedavisine devam edildi.</p>

<h2><strong>10 Günlük Yaşam Mücadelesinden Acı Haber Geldi</strong></h2>

<p>Yaklaşık 10 gün süren tedavi sürecinin ardından Tuncay Ayberk’ten acı haber geldi.</p>

<p>Hastanede tedavisi devam eden Ayberk’in yaşamını yitirdiği bildirildi.</p>

<p>Arı sokmasının ardından başlayan sağlık sorunlarının ağırlaşması sonucu hayatını kaybeden Ayberk’in vefatı ailesi ve sevenlerinde büyük üzüntü yarattı.</p>

<p>Olay, arı sokmalarının bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<h2><strong>Güvercin Sevgisiyle Tanınıyordu</strong></h2>

<p>Tuncay Ayberk’in çevresinde güvercinlere duyduğu ilgi ve sevgisiyle tanındığı belirtildi.</p>

<p>Ayberk’in ölüm haberinin ardından yakın çevresinde büyük üzüntü yaşandı. Ailesi, dostları ve sevenleri acı kayıpla sarsıldı.</p>

<p>Erzincan’da yaşanan olay, özellikle doğada ve arazide zaman geçiren kişilerin arı sokmalarına karşı dikkatli olması gerektiğini yeniden hatırlattı.</p>

<p>Ayberk’in cenazesine ve defin programına ilişkin ayrıntılar ise paylaşılan bilgilerde yer almadı.</p>

<h2><strong>Arı Sokmalarında Belirtiler Hafife Alınmamalı</strong></h2>

<p>Arı sokmaları çoğu kişide yalnızca ağrı, kızarıklık ve şişlik gibi sınırlı belirtilerle geçebilirken, bazı kişilerde daha ağır reaksiyonlara yol açabiliyor.</p>

<p>Özellikle nefes almada güçlük, yaygın şişlik, bilinç değişikliği veya ani fenalaşma gibi belirtiler görülmesi halinde hızlı şekilde sağlık hizmetine başvurulması önem taşıyor.</p>

<p>Tuncay Ayberk’in yaşadığı olayda ise paylaşılan bilgiler, arı sokmasının ardından sağlık durumunun ağırlaştığını ve yaklaşık 10 günlük tedavi sürecine rağmen kurtarılamadığını ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/ari-sokmasi-sonrasi-10-gun-direndi-tuncay-ayberk-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/56f4bbff-basit-bir-ari-sokmasi-diye-dusundu-10-gundur-direniyordu-hayatini-kaybetti-1.webp" type="image/jpeg" length="67013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim İnsanları Açıkladı: Bu Uyku Süreleri Organları Daha Hızlı Yaşlandırabilir]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-bu-uyku-sureleri-organlari-daha-hizli-yaslandirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-bu-uyku-sureleri-organlari-daha-hizli-yaslandirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre hem 6 saatten az hem de 8 saatten fazla uyku, birçok organda daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkili bulundu. En düşük yaşlanma işaretleri ise belirli bir uyku aralığında görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku süresinin yalnızca gün içindeki enerji düzeyini değil, vücudun biyolojik yaşlanma sürecini de etkileyebileceğine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya çıktı. Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının gerçekleştirdiği çalışmada, çok kısa ve çok uzun uyku sürelerinin beyin, kalp, akciğerler, bağışıklık sistemi, metabolizma ve sindirim sistemi dahil olmak üzere birçok organın daha hızlı yaşlanmasıyla ilişkili olduğu belirtildi. Araştırmada yaklaşık yarım milyon kişinin verilerinden yararlanılırken, bilim insanları farklı organ sistemlerinin biyolojik yaşını hesaplayan özel yaşlanma saatlerini kullandı. Ancak araştırmacılar, uyku süresinin tek başına hızlı yaşlanmaya neden olduğunun kanıtlanmadığının da altını çizdi.</p>

<h2><strong>6 Saatten Az Ve 8 Saatten Fazla Uyku Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, uyku süresi ile biyolojik yaşlanma arasındaki ilişki oldu.</p>

<p>Çalışmaya göre geceleri 6 saatten daha az uyuduğunu bildiren kişilerde daha hızlı biyolojik yaşlanma göstergelerine rastlandı. Benzer şekilde 8 saatten daha fazla uyuyanlarda da yaşlanma göstergelerinin yükseldiği görüldü.</p>

<p>Yaşlanma belirtilerinin en düşük seviyede ölçüldüğü grubun ise günde yaklaşık 6,4 ile 7,8 saat arasında uyuduğunu bildiren kişiler olduğu belirtildi.</p>

<p>Bu sonuçlar, uyku süresinde hem aşırı kısalığın hem de aşırı uzunluğun sağlık açısından önemli bir gösterge olabileceğine işaret etti.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>Uyku süresi</th>
   <th>Araştırmadaki ilişki</th>
  </tr>
  <tr>
   <td>6 saatten az</td>
   <td>Daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkili</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>6,4-7,8 saat</td>
   <td>En düşük yaşlanma göstergeleri</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>8 saatten fazla</td>
   <td>Daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkili</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2><strong>Uyku Organların Yaşlanma Hızını Nasıl Etkiliyor?</strong></h2>

<p>Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Junhao Wen, hem kısa hem de uzun uyku sürelerinin neredeyse tüm organlarda daha hızlı yaşlanmayla bağlantılı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Araştırmacılar bu durumun, uykunun metabolik denge, bağışıklık sistemi ve beyin-vücut koordinasyonundaki önemli rolüyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p>Çalışmada tek bir genel biyolojik yaş ölçümü yerine farklı organların yaşlanma hızları ayrı ayrı incelendi. Böylece beynin, kalbin, akciğerlerin veya metabolik sistemlerin birbirinden farklı hızlarda yaşlanabileceği hesaba katıldı.</p>

<p>Bu yaklaşım, uykunun vücudun tamamındaki etkilerinin daha ayrıntılı biçimde incelenmesini sağladı.</p>

<h2><strong>Yaklaşık Yarım Milyon Kişinin Verileri İncelendi</strong></h2>

<p>Araştırmacılar yaşlanma saatlerini oluşturmak için İngiltere Biyobankası'nda yer alan yaklaşık yarım milyon katılımcıya ait verilerden yararlandı.</p>

<p>Makine öğrenimi yöntemleri kullanılarak farklı organlarda yaşlanmayla bağlantılı biyolojik işaretler belirlendi. Tıbbi görüntüleme sonuçları, organlarla ilişkili proteinler ve kanda tespit edilen çeşitli moleküller de analizlere dahil edildi.</p>

<p>Araştırma ekibi daha sonra katılımcıların uyku sürelerini 17 organ sistemini kapsayan 23 farklı biyolojik yaşlanma saatiyle karşılaştırdı.</p>

<p>Elde edilen sonuçlar, uyku süresinin yalnızca beyinle değil, vücudun çok sayıda sistemiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Az Uyku Kalp Ve Metabolizma Hastalıklarıyla Da İlişkilendirildi</strong></h2>

<p>Çalışmada kısa uyku süresinin yalnızca biyolojik yaşlanmayla değil, birçok sağlık sorunuyla da bağlantılı olduğu görüldü.</p>

<p>Uyku eksikliğinin depresif dönemler ve anksiyete bozukluklarıyla önemli ölçüde ilişkili olduğu belirtildi. Aynı zamanda obezite, Tip 2 diyabet, hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı ve kalp ritim bozukluklarıyla da bağlantılar tespit edildi.</p>

<p>Araştırmacılar hem kısa hem de uzun uyku sürelerinin kronik obstrüktif akciğer hastalığı ve astımla ilişkili olduğunu da bildirdi.</p>

<p>Gastrit ve reflü gibi bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarının da uyku süresiyle bağlantılı bulunduğu kaydedildi.</p>

<h2><strong>Uzun Uyku Da Her Zaman Daha Sağlıklı Anlamına Gelmiyor</strong></h2>

<p>Çalışmanın önemli sonuçlarından biri de daha uzun süre uyumanın otomatik olarak daha sağlıklı olmak anlamına gelmediğini göstermesi oldu.</p>

<p>Araştırmada 8 saatten fazla uyuduğunu bildiren kişilerde de bazı organ sistemlerinde daha hızlı biyolojik yaşlanma göstergeleri görüldü.</p>

<p>Ancak bilim insanları bu noktada önemli bir uyarı yaptı. Bulgular, uzun veya kısa uykunun doğrudan organların hızlı yaşlanmasına neden olduğunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Araştırmacılara göre aşırı kısa veya uzun uyku, mevcut sağlık sorunlarının ya da genel sağlık durumundaki bozulmanın bir işareti de olabilir.</p>

<h2><strong>Uyku Süresi Ve Depresyon Arasında Farklı Biyolojik Yollar Olabilir</strong></h2>

<p>Araştırma ekibi, organlara özgü yaşlanma saatlerini kullanarak uyku ile yaşlılık dönemi depresyonu arasındaki ilişkiyi de inceledi.</p>

<p>Sonuçlara göre kısa uyku, ileri yaş depresyonunun yüküyle daha doğrudan bağlantılı olabilir. Uzun uykunun ise beyin ve yağ dokusundaki yaşlanma süreçleri üzerinden farklı biyolojik yollarla etkili olabileceği değerlendirildi.</p>

<p>Bilim insanları, uyku süresindeki farklılıkların depresyona mı yol açtığını yoksa depresyonun uyku süresini mi değiştirdiğini kesin olarak belirleyemedi.</p>

<p>Bu nedenle aynı sağlık sonucuna ulaşan kısa ve uzun uyku sürelerinin arkasında farklı mekanizmalar bulunabileceği düşünülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Araştırma Uyku İçin Tek Bir Kesin Saat Vermiyor</strong></h2>

<p>Çalışmada en düşük yaşlanma göstergelerinin 6,4 ile 7,8 saat arasında uyuyan kişilerde görülmesi dikkat çekse de araştırmacılar bunu herkes için geçerli kesin bir reçete olarak sunmuyor.</p>

<p>Uyku ihtiyacı yaş, sağlık durumu ve bireysel özelliklere göre değişebilir. Araştırmanın temel sonucu, aşırı kısa ve aşırı uzun uyku sürelerinin vücut genelinde daha olumsuz biyolojik göstergelerle bağlantılı olabileceği yönünde.</p>

<p>Bu nedenle uyku süresinin tek başına değil, genel sağlık durumu, uyku kalitesi ve yaşam tarzıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/bilim-insanlari-acikladi-bu-uyku-sureleri-organlari-daha-hizli-yaslandirabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/305742d9-cok-ve-az-uykunun-vucuda-gizli-zararlari-uyku-bozukluklari-organ-yaslanma-hizini-etkiliyor-columbia.webp" type="image/jpeg" length="55731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık çalışanlarına 'İyi Uygulamalar Portalı' hakkında bilgilendirme yapıldı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/saglik-calisanlarina-iyi-uygulamalar-portali-hakkinda-bilgilendirme-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/saglik-calisanlarina-iyi-uygulamalar-portali-hakkinda-bilgilendirme-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından kullanıma sunulan ve sağlık alanındaki iyi uygulamaların sisteme tanımlanıp değerlendirilmesini sağlayan İyi Uygulamalar Portalı'nın kullanımına ilişkin Bayburt'ta çevrim içi toplantı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıda portalın işleyişi, iyi uygulamaların sisteme tanımlanması, değerlendirme süreçleri ve kullanıcı işlemleri hakkında bilgilendirme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zoom üzerinden gerçekleştirilen toplantıya İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim de katıldı. Toplantıda, portalın il düzeyinde etkin ve standart şekilde kullanılmasına yönelik yapılacak çalışmalar ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/saglik-calisanlarina-iyi-uygulamalar-portali-hakkinda-bilgilendirme-yapildi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/saglik-calisanlarina-iyi-uygulamalar-portali-hakkinda-bilgilendirme-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="36749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite sadece kilo değil: Uzmandan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/obezite-sadece-kilo-degil-uzmandan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/obezite-sadece-kilo-degil-uzmandan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KTÜ’lü uzman, obezitenin yalnızca tartıdaki rakamla değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Metabolizma, uyku, stres ve yaşam tarzı birlikte ele alınmalı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezite, yalnızca kilo artışıyla açıklanabilecek basit bir durum değil. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezitenin genetik, çevresel, metabolik ve yaşam tarzı faktörlerinin birlikte etkilediği kronik bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Obezite değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakama bakmanın yeterli olmadığını ifade eden Kurt, kişinin sağlık geçmişi, günlük alışkanlıkları, uyku düzeni, stres düzeyi ve vücudun genel işleyişinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Obezite-2" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/obezite-2.jpg" width="400" /></p>

<p><strong>Obezite neden sadece kilo fazlalığı olarak görülmemeli?</strong></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kaan Kurt’a göre obezite, çok sayıda biyolojik ve davranışsal sürecin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabiliyor. Enerji kullanımı, hormonların çalışma biçimi, uyku düzeni, stres yanıtı ve iştah kontrolü gibi faktörler kilo artışında etkili olabiliyor. Bu nedenle obezite yönetiminde yalnızca kilo kaybına odaklanmak, kalıcı sonuçlar açısından yeterli görülmüyor. Uzmanlar, vücudun genel dengesini etkileyen sistemlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Uyku ve stres obezite sürecini etkileyebiliyor</strong></p>

<p>Kurt, vücudun sağlıklı çalışabilmesi için enerji üretimi, kas dokusunun korunması, iştah ve tokluk mekanizmaları, bağırsak fonksiyonları, uyku düzeni ve stres yönetiminin dengeli biçimde işlemesi gerektiğini belirtti. Bu sistemlerin birbirleriyle sürekli etkileşim halinde olduğunu söyleyen Kurt, bir alandaki bozulmanın zaman içerisinde diğer süreçleri de etkileyebileceğini ifade etti. Bu nedenle obezite yönetiminde kişinin günlük yaşam düzeninin bütüncül biçimde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.</p>

<p><strong>Obezite ile mücadelede temel adımlar neler?</strong></p>

<p>Beslenme, fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketimi obezite yönetiminde temel başlıklar arasında yer alıyor. Ancak Kurt’a göre bu unsurların kişinin yaşam şartlarına uygun ve sürdürülebilir biçimde planlanması gerekiyor. Kısa süreli, katı ve herkese aynı şekilde uygulanan programlar yerine uzun vadede sürdürülebilecek kişisel yaklaşımlar önem taşıyor.</p>

<p>Obezite yönetiminde önemli alanlar Amaç<br />
Beslenme Sürdürülebilir ve dengeli düzen<br />
Fiziksel aktivite Kas kütlesini ve enerji kullanımını desteklemek<br />
Uyku Metabolik dengeyi korumak<br />
Stres yönetimi Yeme davranışı ve hormonal dengeyi desteklemek<br />
Sıvı tüketimi Genel vücut işleyişine katkı sağlamak<br />
Vitamin-mineral değerlendirmesi Varsa eksiklikleri belirlemek<br />
Bilinçsiz takviye kullanımına dikkat</p>

<p>Kurt, gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin ögelerinin düzeylerinin değerlendirilmesinin sürecin bir parçası olabileceğini söyledi. Ancak bu yaklaşımın bilinçsiz takviye kullanımını teşvik etmediğinin altını çizdi. Amaç, yalnızca tespit edilen eksikliklerin bilimsel veriler doğrultusunda giderilmesi. Bu nedenle herhangi bir vitamin veya mineral desteğinin kişisel sağlık durumu değerlendirilmeden rastgele kullanılmaması gerektiği mesajı öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Obezite yönetiminde hedef sadece kilo vermek değil</strong></p>

<p>Kurt’a göre başarılı bir obezite yönetiminde tartıdaki rakam tek başarı ölçütü değil. Metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, günlük enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi de önemli hedefler arasında bulunuyor. Bu nedenle kilo kaybı sürecinin yalnızca kısa vadeli bir diyet dönemi olarak görülmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Kişiye özel ve uzun vadeli yaklaşım vurgusu</strong></p>

<p>Her bireyin sağlık durumu, yaşam biçimi ve ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çeken Kurt, obezite yönetiminde standart ve kısa süreli çözümler yerine bilimsel temellere dayanan kişiye özel programların benimsenmesi gerektiğini belirtti. Uzun vadeli başarı için kişinin sürdürebileceği alışkanlıkların oluşturulması ve farklı sağlık bileşenlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/obezite-sadece-kilo-degil-uzmandan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-25-at-164012.jpeg" type="image/jpeg" length="92070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'da ürolojik ameliyatlarda robotik cerrahi dönemi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'da özel bir hastanede ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi sistemi kullanılmaya başlandı. Yeni teknolojiyle prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de gerçekleştirilmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VM Medical Park Samsun Hastanesi'nde ürolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde robotik cerrahi işlemleri uygulanmaya başlandı. Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte prostat, mesane ve böbrek hastalıklarının yanı sıra çeşitli rekonstrüktif cerrahi işlemlerinin de bu teknolojiyle gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Hastanede robotik cerrahiyle ilk ameliyatlar da yapılmaya başlanırken, sistemin cerrahlara daha hassas ve kontrollü çalışma imkânı sunmasıyla hastaların ameliyat sonrası iyileşme süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p>'Günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz'</p>

<p>Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Çetinkaya, robotik cerrahi sisteminin devreye alınmasıyla birlikte ameliyatlara başladıklarını belirterek, 'Hastanemizde robotik cerrahi sisteminin kurulmasıyla birlikte robotik ameliyatlara da başlamış bulunuyoruz. Bu teknoloji sayesinde hastalarımızın ameliyatlarını daha konforlu bir şekilde gerçekleştirmeyi, ameliyat sonrası iyileşme süreçlerini hızlandırmayı ve daha kısa sürede taburcu olmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Böylece hastalarımızın günlük yaşamlarına ve iş hayatlarına daha erken dönmelerine imkân sunuyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Robotik cerrahi sisteminin kullanılmaya başlanmasıyla gerçekleştirilen ameliyatlardan birinin böbreğinde şüpheli kitle bulunan erkek hastaya uygulandığını ifade eden Doç. Dr. Çetinkaya, hastanın ameliyat sonrası birinci gününde genel durumunun iyi olduğunu ve klinik takibinin sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Teknik özellikler</p>

<p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kadir Önem ise robotik cerrahi sisteminin cerraha sağladığı teknik özelliklere dikkat çekerek, sistemin cerrahi konsol, robotik kollar ve görüntüleme sisteminden oluştuğunu anlattı. Önem, robotik kolların yüksek manevra kabiliyetinin özellikle zor ve hassas cerrahi aşamalarında cerraha daha kontrollü çalışma imkânı sunduğunu belirtti.</p>

<p>'Prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde kullanılıyor'</p>

<p>Üroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Açıkgöz de robotik cerrahinin ürolojinin birçok alanında kullanılabildiğini ifade ederek, 'Robotik cerrahiyi ürolojinin birçok alanında kullanabiliyoruz. Özellikle prostat, mesane ve böbrek kanserlerinin cerrahi tedavisinde robotik sistemden etkin şekilde yararlanıyoruz. Bunun yanı sıra bu organlara yönelik rekonstrüktif, yani yeniden yapılandırıcı cerrahilerde de robotik cerrahi uygulanabiliyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/samsunda-urolojik-ameliyatlarda-robotik-cerrahi-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="33141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım Bakanlığı Açıkladı: Petek Siyah Çay Ürününde Gıda Boyası Tespit Edildi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/tarim-bakanligi-acikladi-petek-siyah-cay-urununde-gida-boyasi-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/tarim-bakanligi-acikladi-petek-siyah-cay-urununde-gida-boyasi-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda güvenilirliğine yönelik denetimleri kapsamında yayımlanan taklit ve tağşiş listesine çay sektöründen bir ürün daha girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarım ve Orman Bakanlığı, tüketici sağlığını hiçe sayan hileli gıda üreticilerini ifşa etmeye devam ediyor. Bakanlığın 20 Ağustos tarihi itibarıyla güncellediği taklit ve tağşiş listesinde, çay sektöründen de bir firma yer aldı.<br />
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde faaliyet gösteren "El Suri Tea-Mikail Günçiçeği" firmasına ait "Petek Siyah Çay" markalı üründe gıda boyası tespit edildi. Bakanlık müfettişleri tarafından yürütülen rutin gıda denetimleri kapsamında alınan numuneler laboratuvar ortamında incelendi. Yapılan detaylı analizler sonucunda, firmanın piyasaya sürdüğü siyah çayın görünümünü, dem rengini ve albenisini artırmak amacıyla gıdalarda kullanımına kesinlikle izin verilmeyen kimyasal boya maddelerinin eklendiği belirlendi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>OLAY 53</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/tarim-bakanligi-acikladi-petek-siyah-cay-urununde-gida-boyasi-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/saglik-manset.jpg" type="image/jpeg" length="34119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon’da Yaylada Yaralanan Kadının İmdadına Helikopter Ambulans Yetişti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-yaylada-yaralanan-kadinin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-yaylada-yaralanan-kadinin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Eğrisu Yaylası’nda düşme sonucu yaralanan 78 yaşındaki kadın için sağlık ekipleri seferber oldu. Bölgenin zorlu arazi ve ulaşım şartları nedeniyle hastanın kara yoluyla tahliyesinin güç olması üzerine helikopter ambulans devreye girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğrisu Yaylası’nda Kritik Kurtarma: Helikopter Ambulans Havalandı</strong><br />
Trabzon’un Arsin ilçesine bağlı Yeşilyalı Mahallesi’nde 90 yaşındaki Abdullah Eroğlu, evinin yanında bulunduğu sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle yüksekten düştü. Eroğlu’nun düştüğünü görenlerin ihbarı üzerine bölgeye acil sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kısa sürede olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, ilk müdahalesini yaptıkları Abdullah Eroğlu’nu ambulanslarla Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Hastanede tedavi altına alınan Eroğlu, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Eroğlu’nun vefatı ailesi ve yakınları başta olmak üzere mahallede üzüntüye neden oldu. Olayın ardından güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldı. Abdullah Eroğlu’nun ölümüne neden olan düşmenin nasıl gerçekleştiğinin belirlenmesi amacıyla soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/trabzonda-yaylada-yaralanan-kadinin-imdadina-helikopter-ambulans-yetisti</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/41889c46-41ac-425c-963c-66da6d1d6ee5.jpg" type="image/jpeg" length="81244"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme Kanseriyle Mücadele Eden Birnaz Akyüz’e El Emeği Moral Oldu]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/meme-kanseriyle-mucadele-eden-birnaz-akyuze-el-emegi-moral-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/meme-kanseriyle-mucadele-eden-birnaz-akyuze-el-emegi-moral-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların üretime katılımını desteklemek ve kadın emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen Kadın Emeği Festivali, dikkat çeken bir yaşam hikâyesine de ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların üretime katılımını desteklemek ve kadın emeğini görünür kılmak amacıyla düzenlenen Kadın Emeği Festivali'nde stant açan Birnaz Akyüz, meme kanseriyle mücadelesinde el emeği ürünlerin kendisi için adeta bir terapi olduğunu söyledi.</p>

<p><img height="300" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-22-at-105105-2.jpeg" width="450" /></p>

<p>Festivalde çanta, bebek kıyafetleri ve kadın kıyafetleri sergileyen Birnaz Akyüz, özellikle çanta üretimine ağırlık verdiğini belirtti. Yaklaşık 1 yıldır kanser tedavisi gördüğünü ifade eden Akyüz, hastalığının ardından üretime daha fazla yöneldiğini anlattı.</p>

<p><img height="300" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-22-at-105105-1.jpeg" width="450" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser olmadan önce el işi ürünleri daha az yaptığını söyleyen Akyüz, "Çantalar, bebek kıyafetleri ve kadın kıyafetleri üretiyorum. Özellikle çanta üretiyorum. 1 yıldır kanser hastasıyım. Kanserden önce çok az yapıyordum ama şu an terapi olarak yapıyorum. Bana çok iyi geliyor" dedi.</p>

<p><img class="" height="300" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-22-at-105105.jpeg" width="450" /></p>

<p>Kadın Emeği Festivali'nden memnun kaldığını ifade eden Akyüz, "Kadın Emeği Festivali'ni beğendim. Dün güzel şeyler yaptım. İnşallah daha iyi olur. Hastalıktan sonra moral bozmayı bıraktım. Sadece ben olduğumu anladım. Kendimi adadım. Kimse hayata küsmesin, enerjisini kaybetmesin. Ben öyle yaptım ve daha da mutluyum" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/meme-kanseriyle-mucadele-eden-birnaz-akyuze-el-emegi-moral-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-22-at-105213.jpeg" type="image/jpeg" length="95251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon Şehir Hastanesi’nde Sona Gelindi: Raylı Sistem ve Havalimanı İçin Tarih Verildi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/trabzon-sehir-hastanesinde-sona-gelindi-rayli-sistem-ve-havalimani-icin-tarih-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/trabzon-sehir-hastanesinde-sona-gelindi-rayli-sistem-ve-havalimani-icin-tarih-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon’un son yıllardaki en büyük kamu yatırımlarından biri olan Trabzon Şehir Hastanesi’nde açılış için geri sayım başladı. TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, hastanede basın mensuplarıyla bir araya gelerek çalışmaların geldiği aşamayı anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Trabzon Şehir Hastanesi’nde Sona Gelindi: Tarihler Açıklandı</strong></p>

<p>TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, yapımı devam eden Trabzon Şehir Hastanesi'nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek projede gelinen son durum hakkında açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Trabzon Şehir Hastanesi’nde yapısal çalışmalar tamamlandı</strong></p>

<p>900 yatak kapasitesiyle hizmet vermesi planlanan Trabzon Şehir Hastanesi'nde çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Karaismailoğlu, hastanenin teknik donanım ve personel planlamasının sürdüğünü söyledi. Karaismailoğlu, hastanenin yapısal çalışmalarının tamamlandığını belirterek, “Şehrimizin en önemli yatırımında son aşamadayız. Yapısal anlamda tamamlandı. Cihazlar alınıyor. Hastanemizi açmak için yoğun gayret gösteriyoruz. Günlük 40 bin kişiye hizmet verebilecek devasa bir sağlık kompleksi. Son günlerine yaklaşmanın heyecanındayız.” dedi. Süreci ilgili bakanlıkla birlikte yakından takip ettiklerini ifade eden Karaismailoğlu, Trabzon'da sağlık yatırımlarının yanı sıra ulaşım ve altyapı projelerinin de devam ettiğini belirtti.</p>

<p><img height="333" src="https://takagazetecomtr.teimg.com/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/a-d-i-l-8.jpg" width="500" /></p>

<p><strong>Günde 40 bin kişiye hizmet verecek Dev Sağlık Kompleksi</strong></p>

<p>Trabzon'daki raylı sistem projesine de değinen Karaismailoğlu, eylül ayında projenin temelinin atılmasının planlandığını açıkladı. Çukurçayır füniküler sisteminin de yapımının sürdüğünü belirten Karaismailoğlu, Trabzon Havalimanı'na ilişkin çalışmaların da devam ettiğini ve yıl sonuna kadar temel atmayı planladıklarını söyledi.</p>

<p><strong>Trabzon raylı sisteminde eylül ayı işaret edildi</strong></p>

<p>Karaismailoğlu, Uzunkum Yaşam Alanı projesinde de hareketliliğin başladığını belirterek, projenin temelinin 11 Eylül'de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla atılacağını ifade etti. Güney Çevre Yolu'nda hummalı bir çalışma yürütüldüğünü aktaran Karaismailoğlu, Kanuni Bulvarı'nın sahil yolu bağlantısındaki çalışmaların da sürdüğünü ve bu kısmın yıl sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti. Trabzon'un son dönemde yoğun ilgi gördüğünü belirten Karaismailoğlu, turizmi çeşitlendirmeye yönelik önemli girişimlerin sürdüğünü söyledi. Karaismailoğlu, “Şehrimizde her gün bir hareketlilik var. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eser ve hizmet siyasetimiz devam ediyor. Trabzon'a yoğun ilgi var. Şehir hareketli. Turizmi çeşitlendirmek için önemli girişimler yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞE SANCAK</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/trabzon-sehir-hastanesinde-sona-gelindi-rayli-sistem-ve-havalimani-icin-tarih-verildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/whatsapp-image-2026-08-21-at-141253.jpeg" type="image/jpeg" length="78485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz tansiyonu sessiz ilerleyebilir: Uzmandan kritik kontrol uyarısı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/goz-tansiyonu-sessiz-ilerleyebilir-uzmandan-kritik-kontrol-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/goz-tansiyonu-sessiz-ilerleyebilir-uzmandan-kritik-kontrol-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, glokomun özellikle açık açılı türünde yıllarca belirti vermeden ilerleyebileceğini belirterek düzenli kontrol çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom, erken dönemde fark edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi göz hastalıkları arasında yer alıyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, glokomun türüne göre belirtilerin değişebildiğini söyledi. Özellikle açık açılı glokomun uzun süre hiçbir belirti göstermeden ilerleyebildiğini vurgulayan Karaca, ailesinde göz tansiyonu öyküsü bulunan, yüksek miyop veya hipermetrop olan ve uzun süre steroid kullanan kişilerin düzenli göz muayenesini aksatmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Açık açılı glokom yıllarca belirti vermeden ilerleyebilir</p>

<p>Opr. Dr. Candan Karaca, açık açılı glokomun en sık görülen glokom türlerinden biri olduğunu ve hastalığın uzun süre sessiz kalabildiğini ifade etti.</p>

<p>Karaca, “Halk arasında ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokom, çoğu zaman sinsi bir şekilde ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açabilen oldukça ciddi bir hastalıktır” dedi.</p>

<p>Açık açılı glokomun yıllarca hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini belirten Karaca, bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında doktora başvurmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Kapalı açılı glokom daha ani belirtilerle ortaya çıkabiliyor</p>

<p>Glokomun kapalı açılı türünde ise tablo daha farklı seyredebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaca, bu türde belirtilerin daha ani ve belirgin olabildiğini belirterek, “Şiddetli göz ve baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, gözde kızarıklık ve ışıkların etrafında haleler görme gibi belirgin şikâyetlerle seyredebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulmasının önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p>Risk grubundakiler düzenli göz muayenesini aksatmamalı</p>

<p>Glokom açısından bazı kişilerin daha yüksek risk taşıdığını söyleyen Karaca, özellikle aile öyküsüne dikkat çekti.</p>

<p>Ailesinde göz tansiyonu bulunanların yanı sıra yüksek miyop veya hipermetrop olan kişiler ile uzun süre steroid yani kortizon kullananların da risk grubunda bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Karaca, bu kişilerin herhangi bir şikâyeti olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırmasının büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Erken tanı görme kaybının önüne geçebilir</p>

<p>Glokomda en önemli noktalardan birinin erken tanı olduğunu belirten Karaca, hastalığın fark edilmeden ilerlemesinin görme üzerinde kalıcı hasara yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Karaca, “Görme yetinizi korumak ve muhtemel hasarların önüne geçebilmek adına, hiçbir şikâyetiniz olmasa dahi rutin göz kontrollerinizi aksatmamanız hayati önem taşır” dedi.</p>

<p>Uzman uyarısında, özellikle risk grubunda bulunan bireylerin göz kontrollerini düzenli aralıklarla yaptırmasının önemine vurgu yapıldı.</p>

<p>Göz tansiyonu belirtileri hastalığın türüne göre değişiyor</p>

<p>Glokomun her hastada aynı şekilde belirti vermediğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>Açık açılı glokomda kişi uzun süre herhangi bir sorun hissetmeyebilirken, kapalı açılı glokomda şiddetli ağrı, kızarıklık ve görsel şikâyetler daha erken fark edilebilir.</p>

<p>Bu nedenle glokom şüphesi yalnızca belirti varlığına göre değerlendirilmemeli.</p>

<p>Uzmanlar açısından düzenli göz muayenesi, özellikle risk grubundakiler için hastalığın erken dönemde fark edilmesinde önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/goz-tansiyonu-sessiz-ilerleyebilir-uzmandan-kritik-kontrol-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/goz-tansiyonu-1.jpg" type="image/jpeg" length="42722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Laparoskopik cerrahiler için özel işaretleme kalemi geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Mehmet Özen, laparoskopik ameliyatlarda cerrahi alanın daha hassas ve görünür şekilde işaretlenmesini sağlayacak ergonomik ve biyouyumlu işaretleme kalemi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzm. Dr. Mehmet Özen tarafından hazırlanan 'Laparoskopik Cerrahi için Ergonomik ve Biyouyumlu İşaretleme Kalemi (LAPAMARKER)' projesi, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenmeye hak kazandı. Laparoskopik ameliyatlarda cerrahi uygulanacak alanın hassas ve güvenilir şekilde işaretlenmesinin büyük önem taşıdığını</p>

<p>belirten Uzm. Dr. Mehmet Özen, cihaz hakkında bilgi vererek, 'Laparaskopik ameliyatlarda cerrahi uygulanacak alanın hassas ve güvenilir bir şekilde işaretlenmesi, cerrahi işlemin istenen sonuçlara ulaşması ve tedavi sürecinin sağlıkla tamamlanması için büyük önem arz etmektedir. Üroloji ameliyatlarında kullanılan mevcut cerrahi işaretleme araçları, açık cerrahiye yönelik tasarımları nedeniyle laparoskopik ortamın kısıtlılıklarına uyum sağlayamamaktadır. Bu kısıtlılıkları aşmak için laparoskopik cerrahiye özel olarak tasarlanmış, ergonomik, biyouyumlu, steril ve yüksek görünürlüğe sahip bir cerrahi işaretleme kalemini geliştirip, proje olarak TÜSEB yetkililerimize sunduk. Projemiz kabul edildi, çalışmalar için istediğimiz kaynak da TÜSEB tarafından karşılanacak. Umarız cihazımız üretim sürecini de tamamlar ve üroloji ameliyatlarının tüm hekimlerimiz tarafından daha nitelikli bir şekilde yapılmasının kapısını aralamış oluruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Projenin kabul süreci ve detayları hakkında bilgi vermek üzere Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras'ı ziyaret eden Uzm. Dr. Mehmet Özen, geliştirdikleri tıbbi cihaz ve çalışma süreci hakkında bilgi verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/agency/iha/laparoskopik-cerrahiler-icin-ozel-isaretleme-kalemi-gelistirildi.jpg" type="image/jpeg" length="32641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köprübaşı’ndan Cerrahpaşa’ya: Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’ye Önemli Görev]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/koprubasindan-cerrahpasaya-prof-dr-nebi-serkan-demirciye-onemli-gorev</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/koprubasindan-cerrahpasaya-prof-dr-nebi-serkan-demirciye-onemli-gorev" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanlığı için gerçekleştirilen seçim sonuçlandı. Fakültenin deneyimli akademisyenlerinden Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, yapılan oylamanın ardından Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanlığı için gerçekleştirilen seçim sonuçlandı.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni köşe yazarlarından Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, yapılan seçim sonucunda Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı seçildi.</p>

<p>Seçim, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Köse başkanlığında gerçekleştirildi. Fakülte, seçim sonrasında yeni dönemin Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci için hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Köprübaşı'ndan Cerrahpaşa’ya uzanan akademik yolculuk</p>

<p>1983 yılında Trabzon’un Köprübaşı ilçesi fidanlı mahallesinde doğan Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2006 yılında mezun oldu.</p>

<p>İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Demirci, 2012 yılında iç hastalıkları uzmanı oldu. Ardından kanser hastalıklarının tanı ve tedavisine yoğunlaşarak tıbbi onkoloji alanında yan dal eğitimine yöneldi.</p>

<p>Tıbbi Onkoloji yan dal uzmanlığını Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlayan Demirci, 2016 yılında tıbbi onkoloji uzmanı oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akademik kariyerini sürdüren Demirci, 2018 yılında doçentlik unvanını aldı. Meslek hayatı boyunca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tekirdağ Devlet Hastanesi ve Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi farklı sağlık kuruluşlarında görev yaptı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Bugün İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nda Prof. Dr. unvanıyla akademik ve bilimsel çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmalarıyla da öne çıkıyor</p>

<p>Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’nin akademik çalışmalarının önemli bölümünü kanser tedavileri ve klinik onkoloji oluşturuyor. Meme kanseri, akciğer kanseri, gastrointestinal sistem tümörleri ve farklı kanser türlerinde tedavi sonuçlarını ele alan çok sayıda bilimsel çalışmada araştırmacı olarak yer aldı.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Akademik Veri Yönetim Sistemi’ndeki güncel kayıtlarda Demirci’nin 90’ın üzerinde bilimsel yayını bulunuyor. Ayrıca lisansüstü akademik çalışmalar ve tez danışmanlıklarında da görev alıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Hüseyin Botanlıoğlu İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne Atandı</p>

<p>Demirci, mesleki çalışmalarının yanı sıra Türk Tıbbi Onkoloji Derneği bünyesinde de görev üstlendi. Derneğin 2022-2024 dönemi Yönetim Kurulu’nda üye olarak yer aldı ve Eğitim ve Planlama Organizasyon Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni ailesi olarak tebrik ediyoruz</p>

<p>Kanser alanındaki bilimsel birikimini akademik çalışmalarının yanı sıra toplumun anlayabileceği bir dille okuyucularımıza aktaran köşe yazarımız Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’yi yeni görevi dolayısıyla tebrik ediyoruz.</p>

<p>Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanlığı için gerçekleştirilen seçim sonuçlandı.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni köşe yazarlarından Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, yapılan seçim sonucunda Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı seçildi.</p>

<p>Seçim, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emin Köse başkanlığında gerçekleştirildi. Fakülte, seçim sonrasında yeni dönemin Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci için hayırlı olması temennisinde bulundu.</p>

<p>Köprübaşı'ndan Cerrahpaşa’ya uzanan akademik yolculuk</p>

<p>1983 yılında Trabzon’un Köprübaşı ilçesi fidanlı mahallesinde doğan Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2006 yılında mezun oldu.</p>

<p>İç Hastalıkları uzmanlık eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Demirci, 2012 yılında iç hastalıkları uzmanı oldu. Ardından kanser hastalıklarının tanı ve tedavisine yoğunlaşarak tıbbi onkoloji alanında yan dal eğitimine yöneldi.</p>

<p>Tıbbi Onkoloji yan dal uzmanlığını Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlayan Demirci, 2016 yılında tıbbi onkoloji uzmanı oldu.</p>

<p>Akademik kariyerini sürdüren Demirci, 2018 yılında doçentlik unvanını aldı. Meslek hayatı boyunca Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tekirdağ Devlet Hastanesi ve Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi farklı sağlık kuruluşlarında görev yaptı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Bugün İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı’nda Prof. Dr. unvanıyla akademik ve bilimsel çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bilimsel çalışmalarıyla da öne çıkıyor</p>

<p>Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’nin akademik çalışmalarının önemli bölümünü kanser tedavileri ve klinik onkoloji oluşturuyor. Meme kanseri, akciğer kanseri, gastrointestinal sistem tümörleri ve farklı kanser türlerinde tedavi sonuçlarını ele alan çok sayıda bilimsel çalışmada araştırmacı olarak yer aldı.</p>

<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Akademik Veri Yönetim Sistemi’ndeki güncel kayıtlarda Demirci’nin 90’ın üzerinde bilimsel yayını bulunuyor. Ayrıca lisansüstü akademik çalışmalar ve tez danışmanlıklarında da görev alıyor.</p>

<p></p>

<p>Prof. Dr. Hüseyin Botanlıoğlu İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne Atandı</p>

<p>Demirci, mesleki çalışmalarının yanı sıra Türk Tıbbi Onkoloji Derneği bünyesinde de görev üstlendi. Derneğin 2022-2024 dönemi Yönetim Kurulu’nda üye olarak yer aldı ve Eğitim ve Planlama Organizasyon Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü.</p>

<p>Tıbbiye Bülteni ailesi olarak tebrik ediyoruz</p>

<p>Kanser alanındaki bilimsel birikimini akademik çalışmalarının yanı sıra toplumun anlayabileceği bir dille okuyucularımıza aktaran köşe yazarımız Prof. Dr. Nebi Serkan Demirci’yi yeni görevi dolayısıyla tebrik ediyoruz.</p>

<p>Cerrahpaşa Tıp Fakültesi gibi Türk tıbbının köklü kurumlarından birinde Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevine seçilen hocamıza yeni döneminde başarılar dileriz</p>

<p>Türk tıbbının köklü kurumlarından birinde Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanlığı görevine seçilen hocamıza yeni döneminde başarılar dileriz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/koprubasindan-cerrahpasaya-prof-dr-nebi-serkan-demirciye-onemli-gorev</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/u-e-a-e-i-a-e-i-u.PNG" type="image/jpeg" length="64912"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Komşuda Batı Nil virüsü vakaları yükseldi: 6 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/komsuda-bati-nil-virusu-vakalari-yukseldi-6-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/komsuda-bati-nil-virusu-vakalari-yukseldi-6-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batı Nil virüsü Yunanistan ve ABD’de yeniden gündemde. Yunanistan’da vaka ve can kayıpları artarken, Virginia’da virüslü sivrisinekler tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü, Yunanistan ve ABD’den gelen yeni gelişmelerle yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. Yunanistan’da yılbaşından 5 Ağustos’a kadar 65 vaka tespit edilirken, 65 yaş üzerindeki 6 kişinin virüs nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. ABD’nin Virginia Beach kentinde ise son üç hafta içerisinde farklı bölgelerde yapılan kontrollerde Batı Nil virüsü taşıyan sivrisinekler belirlendi. Gelişmelerin ardından sivrisinekle mücadele çalışmaları artırılırken, “Batı Nil virüsü nedir, nasıl bulaşır ve Türkiye’de görülüyor mu?” soruları yeniden merak konusu oldu.<br />
<strong>Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakaları 65’e yükseldi</strong><br />
Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarındaki artış dikkat çekiyor.<br />
Son olarak 65 yaşın altında bir kişinin şiddetli baş ağrısı şikâyetiyle Thiva Hastanesi’ne başvurduğu, yapılan laboratuvar testlerinde Batı Nil virüsünün tespit edildiği belirtildi.<br />
Kronik rahatsızlığı bulunmadığı aktarılan hastanın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.<br />
Yeni vakanın ardından Thiva ve çevresinde sivrisineklere yönelik hedefli ilaçlama çalışmalarına başlandı. Bölgede yürütülen mücadele programının günlük olarak devam ettiği ifade edildi.<br />
<strong>Yunanistan’da 6 kişi hayatını kaybetti</strong><br />
Paylaşılan verilere göre Yunanistan’da yılbaşından 5 Ağustos’a kadar 65 Batı Nil virüsü vakası kaydedildi.<br />
Virüs nedeniyle 65 yaş üzerindeki 6 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.<br />
Dönem Vaka Can kaybı<br />
2026 – 5 Ağustos’a kadar 65 6<br />
2025 – Ağustos’a kadar 35 Belirtilmedi<br />
2025 yılı toplamı 96 10<br />
Geçen yılın aynı döneminde 35 vaka görülmesi, bu yıl açıklanan sayıların daha yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu.<br />
ABD’de virüs taşıyan sivrisinekler tespit edildi<br />
Batı Nil virüsüyle ilgili bir başka gelişme ABD’nin Virginia eyaletinden geldi.<br />
Virginia Beach Halk Sağlığı Departmanı, son üç hafta içerisinde virüs testi pozitif çıkan sivrisineklerin farklı bölgelerde tespit edildiğini açıkladı.<br />
Virüslü sivrisineklerin görüldüğü noktalar arasında Aragona, Kempsville, College Park, Brigadoon Forest, Thalia, Plaza, Pembroke, Bay Colony, Green Run ve Wesleyan Pines bulunuyor.<br />
Gelişmenin ardından sivrisinek popülasyonuna yönelik takip ve mücadele çalışmalarının önem kazandığı belirtildi.<br />
<strong>Batı Nil virüsü nedir ve nasıl bulaşır?</strong><br />
Batı Nil virüsü, çoğunlukla enfekte sivrisineklerin insanları ısırmasıyla bulaşan viral bir enfeksiyon olarak biliniyor.<br />
Virüsün doğal döngüsünde yabani kuşlar önemli rol oynarken, sivrisinekler virüsü kuşlardan aldıktan sonra insanlara taşıyabiliyor.<br />
Verilen bilgilere göre virüs genel olarak kişiden kişiye doğrudan temasla bulaşmıyor.<br />
Enfekte olan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti görülmeyebiliyor. Belirti gelişen kişilerde ise hastalığın şiddeti kişiden kişiye değişebiliyor.<br />
<strong>Batı Nil virüsünün belirtileri neler?</strong><br />
Virüse yakalanan kişilerin önemli bölümünde belirti ortaya çıkmayabilir.<br />
Belirti görülen vakalarda ise şu şikâyetler öne çıkabiliyor:<br />
• Ateş<br />
• Baş ağrısı<br />
• Grip benzeri belirtiler<br />
• Lenf bezlerinde şişme<br />
• Ciltte döküntü<br />
Nadir durumlarda Batı Nil virüsünün ciddi nörolojik tablolara yol açabileceği belirtiliyor.<br />
Özellikle ileri yaştaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar ve bağışıklık sistemi zayıflamış bireyler açısından enfeksiyonun daha ağır seyretme riski bulunabiliyor.<br />
Kimler Batı Nil virüsünde daha fazla risk taşıyor?<br />
Batı Nil virüsü herkeste aynı şekilde seyretmiyor.<br />
Verilen bilgilere göre özellikle 50 yaş üzerindeki kişiler, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde ağır hastalık gelişme riski daha yüksek değerlendiriliyor.<br />
Bu nedenle sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde kişisel korunma önlemleri önem kazanıyor.<br />
Ateş, şiddetli baş ağrısı veya alışılmadık nörolojik belirtilerin görülmesi halinde sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Belirtilerin tek başına Batı Nil virüsü anlamına gelmediği de unutulmamalı.<br />
<strong>Batı Nil virüsü Türkiye’de var mı?</strong><br />
Batı Nil virüsü Afrika, Orta Doğu, Batı Asya, Kuzey Amerika ve Güney Avrupa’da görülebilen bir enfeksiyon.<br />
Türkiye’de de 2010 yılından bu yana dönemsel olarak vakalar görülebildiği belirtiliyor.<br />
Ancak verilen bilgilerde Türkiye’de 20 Ağustos 2026 itibarıyla yeni bir vaka sayısı veya güncel salgın tablosu yer almıyor.<br />
Bu nedenle Yunanistan’daki artışın doğrudan Türkiye’de de aynı düzeyde bir artış yaşandığı anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor.<br />
<strong>Sivrisineklere karşı önlem önem taşıyor</strong><br />
Batı Nil virüsüne karşı en önemli korunma yöntemlerinden biri sivrisinek ısırıklarını azaltmak.<br />
Özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu alanlarda açıkta kalan cilt bölgelerinin korunması, uygun kovucu ürünlerin kullanılması ve yaşam alanlarında sivrisinek girişini azaltacak önlemler alınması önem taşıyor.<br />
Durgun su birikintilerinin sivrisineklerin çoğalmasına elverişli ortam oluşturabilmesi nedeniyle çevresel mücadele de virüsün yayılımını azaltmada önemli başlıklardan biri olarak gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/komsuda-bati-nil-virusu-vakalari-yukseldi-6-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/w-a-resim-1787219768779.jpg" type="image/jpeg" length="37140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuvalette Bunu Yapıyorsanız Dikkat: Hemoroit Riskini Artırabilir]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/tuvalette-bunu-yapiyorsaniz-dikkat-hemoroit-riskini-artirabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/tuvalette-bunu-yapiyorsaniz-dikkat-hemoroit-riskini-artirabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klozet kullanımı ve uzun süre ıkınma hemoroit tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Uzman isim, doğru dışkılama pozisyonuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroit, toplumda sık görülen ve günlük yaşam kalitesini ciddi biçimde etkileyebilen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle kronik kabızlık, uzun süre ıkınma ve tuvalette gereğinden fazla zaman geçirme gibi alışkanlıkların hemoroidal şikâyetlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük ise tuvalet tipinin de dışkılama sırasında önemli olabileceğini belirterek alaturka ve alafranga tuvaletler arasındaki anatomik farklara işaret etti. Bük, klozet kullanımının dışkılamayı zorlaştırabileceğini ve hemoroidal hastalıkları artırabileceğini düşündüğünü söyledi.</p>

<h2><strong>Klozet ve hemoroit arasında nasıl bir ilişki olabilir?</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Ömer Faruk Bük'e göre dışkılama sırasında vücudun aldığı pozisyon önemli. Uzman isim, alaturka tuvaletlerde makatın üzerindeki anatomik açılanmanın daha uygun hale geldiğini ve bunun dışkılamayı kolaylaştırabildiğini ifade etti. Alafranga yani klozet tipi tuvaletlerde ise bu açının daha az düzeldiğini belirten Bük, dışkılamanın nispeten daha zor olabileceğini söyledi. Bük, bu nedenle alafranga tuvaletlerin hemoroidal hastalıkları artırabileceğini düşündüğünü dile getirdi. Bu değerlendirme, özellikle uzun süre ıkınan ve kabızlık problemi yaşayan kişiler açısından dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Tuvalette uzun süre ıkınmak hemoroit riskini artırabilir</strong></h2>

<p>Hemoroit açısından yalnızca kullanılan tuvaletin tipi değil, tuvalette geçirilen sürenin nasıl değerlendirildiği de önem taşıyor. Bük, kişinin tuvalette oturmasından çok dışkılamak amacıyla uzun süre beklemesi ve sürekli ıkınmasının sorun oluşturabileceğini belirtti. Özellikle kabızlık çözülmeden dakikalarca dışkılamaya çalışılması hemoroit gelişme ihtimalini yükseltebiliyor. Uzmanın açıklamasına göre tekrarlayan ıkınma, makat bölgesindeki bağ dokularının gevşemesine ve hemoroidlerin aşağı doğru sarkmasına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<h2><strong>Hemoroidin en önemli nedenlerinden biri kronik kabızlık</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Bük, hemoroit oluşumunda öne çıkan etkenlerden birinin kronik kabızlık olduğunu belirtti. Kabızlık yaşayan kişilerin dışkılama sırasında daha fazla ıkınması, zaman içinde bölgedeki bağ dokularını etkileyebiliyor. Bunun yanı sıra uzun süren ishalin de hemoroide zemin hazırlayabileceğini ifade eden Bük, aile geçmişinin de dikkate alınması gereken faktörlerden biri olduğunu söyledi. Uzun süre oturmak, ağır kaldırmak ve sürekli ıkınmak da uzman tarafından hemoroit oluşumu ve tedavi sonrasında hastalığın tekrarlaması açısından sıralanan riskler arasında yer aldı.</p>

<h2><strong>Acılı ve baharatlı yiyecekler doğrudan hemoroit yapıyor mu?</strong></h2>

<p>Hemoroit konusunda en fazla merak edilen noktalardan biri de acılı ve baharatlı yiyeceklerin etkisi. Bük'ün açıklamasına göre bu tür yiyecekler doğrudan hemoroide neden olmuyor. Ancak mukozayı tahriş ederek bölgede ağrıya yol açabiliyor. Ağrı nedeniyle yeterli gevşemenin gerçekleşmemesi ise kişinin daha fazla ıkınmasına neden olabiliyor. Bu durum dolaylı şekilde hemoroidal şikâyetlerin artmasına zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle özellikle mevcut şikâyeti bulunan kişilerin dışkılama düzenini etkileyen faktörlere dikkat etmesi önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hemoroit tedavisi herkeste aynı şekilde uygulanmıyor</strong></h2>

<p>Hemoroitler iç ve dış hemoroit olarak iki ana grupta değerlendiriliyor. Bük, dış hemoroidin iç hemoroide kıyasla daha ağrılı olabileceğini, tedavi yönteminin ise hastalığın türüne ve evresine göre değiştiğini belirtti. İç hemoroitlerde önce ilaç tedavisi uygulanabileceğini, alınan yanıta göre cerrahi veya lazer gibi yöntemlerin gündeme gelebileceğini söyledi. Dış hemoroit çok büyük veya enfekte olduğunda ise cerrahi müdahale gerekebiliyor. Hastanın sağlık durumu, kanama ve ağrı yoğunluğu ile kitlenin büyüklüğü tedavi seçiminde etkili oluyor.</p>

<h2><strong>Hemoroitte amaç estetik değil ağrısız dışkılama</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Bük, hemoroit tedavisinde yalnızca bölgenin görünümüne odaklanmanın doğru olmadığını vurguladı. Tedavide temel hedefin kişinin ağrısız ve kanamasız şekilde dışkılayabilmesini sağlamak olduğunu ifade eden uzman, makat çevresindeki cildin korunmasının önemine dikkat çekti. Gereksiz cilt kaybının bölgede darlık ve skar dokusu oluşumuna yol açabileceğini belirten Bük, güncel yaklaşımda mümkün olduğunca dokuyu korumaya çalıştıklarını aktardı.</p>

<h2><strong>Hemoroitten korunmak için hangi alışkanlıklara dikkat edilmeli?</strong></h2>

<p>Uzmanın açıklamalarına göre hemoroit riskini azaltmak için öncelikle kronik kabızlık ve uzun süreli ishal gibi dışkılama problemlerinin kontrol altına alınması önem taşıyor. Tuvalette uzun süre ıkınmamak, gereksiz yere uzun süre oturmamak ve ciddi ağırlık kaldırmaktan kaçınmak da öneriler arasında bulunuyor. Bük ayrıca hemoroidin bulaşıcı bir hastalık olmadığının altını çiziyor. Şikâyetlerin tekrarlaması veya kanama ve ağrı gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda ise kişiye özel değerlendirme yapılması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mynet</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/tuvalette-bunu-yapiyorsaniz-dikkat-hemoroit-riskini-artirabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/25906919-860x480.webp" type="image/jpeg" length="45338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klozet Hemoroidi Tetikliyor Mu? Uzmandan Dikkat Çeken Uyarı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/klozet-hemoroidi-tetikliyor-mu-uzmandan-dikkat-ceken-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/klozet-hemoroidi-tetikliyor-mu-uzmandan-dikkat-ceken-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klozet kullanımı hemoroit riskini artırıyor mu? Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, tuvalet alışkanlıkları ve dışkılama pozisyonuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroit, toplumda sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alırken tuvalet alışkanlıklarının hastalığın gelişimindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, özellikle kronik kabızlık, uzun süre ıkınma, ishal, uzun süre oturma ve ağır kaldırmanın hemoroit oluşumunda etkili olabileceğini söyledi. Alaturka ve alafranga tuvaletleri de karşılaştıran Bük, anatomik açıdan alaturka tuvalette dışkılamanın daha kolay gerçekleştiğini belirterek, alafranga tuvaletlerin hemoroidal hastalıkları artırabileceği görüşünü paylaştı.</p>

<h2><strong>Klozet kullanımı hemoroit riskini artırıyor mu?</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Ömer Faruk Bük’e göre dışkılama sırasında vücudun aldığı pozisyon önemli rol oynuyor. Alaturka tuvalet kullanımında makat bölgesindeki anatomik açılanmanın dışkılamayı kolaylaştıracak şekilde düzeldiğini belirten Bük, alafranga tuvalette ise bu açının daha az değiştiğini söyledi. Bu nedenle dışkılamanın klozette bir miktar daha zor olabileceğini ifade eden uzman, kendi değerlendirmesine göre alafranga tuvalet kullanımının hemoroidal hastalıkların artmasına katkıda bulunabileceğini dile getirdi. Bük’ün açıklamasında özellikle uzun süre ıkınmanın ve kabızlık sorununun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Uzun süre tuvalette kalmak neden önemli?</strong></h2>

<p>Hemoroit açısından yalnızca tuvalette geçirilen sürenin değil, bu süre boyunca ne yapıldığının önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Bük, dışkılamak için uzun süre beklemenin ve sürekli ıkınmanın risk oluşturabileceğini söyledi. Kabızlık çözülmeden dakikalarca hatta daha uzun süre dışkılamaya çalışmanın hemoroit ihtimalini yükseltebileceğini belirten Bük, makat çatlağının da kabızlık ve ishalle ilişkili olabileceğini ifade etti. Uzman, dışkılama sırasında gereksiz zorlamadan kaçınılması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>Hemoroidin en önemli nedenlerinden biri kronik kabızlık</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, hemoroit oluşumunda en önemli etkenlerden birinin kronik kabızlık olduğunu söyledi. Kabızlık yaşayan kişilerin dışkılama sırasında sürekli ıkınmasının bağ dokusunda gevşemeye yol açabildiğini belirten Bük, bunun sonucunda hemoroidal yapıların aşağı doğru sarkabileceğini ifade etti. Uzun süreli ishalin de hemoroit oluşumuna katkı sağlayabileceğini söyleyen uzman, hastalığın bulaşıcı olmadığını da özellikle vurguladı. Aile geçmişinin de bazı hastalarda etkili olabileceğini belirten Bük, yaşam alışkanlıklarının hastalığın ortaya çıkmasında önemli olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>Uzman hemoroit riskini artıran etkenleri sıraladı</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Bük’ün açıklamasına göre hemoroit oluşumunda tek bir neden bulunmuyor. Birden fazla alışkanlık ve sağlık problemi riski artırabiliyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Risk faktörü</th>
   <th>Uzmanın değerlendirmesi</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Kronik kabızlık</td>
   <td>Sürekli ıkınmaya yol açabiliyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Uzun süreli ishal</td>
   <td>Hemoroit gelişimine katkı sağlayabiliyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ikınma</td>
   <td>Bağ dokusunda gevşemeye neden olabiliyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Uzun süre oturma</td>
   <td>Önerilmeyen alışkanlıklar arasında</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ağır kaldırma</td>
   <td>Hemoroit riskini artırabiliyor</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Aile geçmişi</td>
   <td>Yatkınlıkta etkili olabiliyor</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2><strong>Acı ve baharat hemoroit yapıyor mu?</strong></h2>

<p>Toplumda yaygın olarak düşünülenin aksine Doç. Dr. Bük, acılı ve baharatlı yiyeceklerin doğrudan hemoroit nedeni olmadığını söyledi. Ancak bu tür yiyeceklerin mukozayı tahriş ederek bölgede ağrıya yol açabileceğini ifade eden Bük, ağrı nedeniyle yeterli gevşemenin gerçekleşmemesinin ıkınmayı artırabileceğini belirtti. Bu durumun dolaylı olarak hemoroit riskini yükseltebileceğini anlatan uzman, özellikle kabızlık ve dışkılama alışkanlıklarının daha belirleyici olduğuna işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hemoroit tedavisi herkeste aynı şekilde uygulanmıyor</strong></h2>

<p>Hemoroidin iç ve dış olmak üzere farklı türlere ayrıldığını belirten Doç. Dr. Bük, tedavinin hastalığın türü ve evresine göre değiştiğini söyledi. Dış hemoroidin bazı durumlarda daha ağrılı olabildiğini, büyük veya enfekte vakalarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini ifade etti. İç hemoroitte ise önce ilaç tedavisinin değerlendirilebildiğini belirten Bük, hastanın verdiği cevaba göre lazer ya da klasik cerrahi yöntemlerin gündeme gelebileceğini aktardı. Her hastaya aynı yöntemin uygulanmadığını vurgulayan uzman, bazı hastalarda birden fazla tedavi seçeneğinin birlikte kullanılabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Önemli olan ağrısız ve kanamasız dışkılama”</strong></h2>

<p>Hemoroit hastalarının zaman zaman bölgenin görünümüne odaklanabildiğini belirten Doç. Dr. Ömer Faruk Bük, tedavide asıl hedefin estetik olmadığını söyledi. Makat çevresindeki cildin işlev açısından büyük önem taşıdığını belirten Bük, gereksiz doku kaybının darlık ve yara dokusu oluşumu gibi sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Bu nedenle günümüzde tedavilerde mümkün olduğunca cildi koruyan yöntemlerin tercih edildiğini anlatan uzman, temel amacın kişinin ağrısız ve kanamasız şekilde dışkılayabilmesini sağlamak olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/klozet-hemoroidi-tetikliyor-mu-uzmandan-dikkat-ceken-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/image-537.png" type="image/jpeg" length="11481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KTÜ Farabi Hastanesi’nde Tarihi İlk: Da Vinci Robotuyla Ameliyat Yapıldı]]></title>
      <link>https://www.takagazete.com.tr/ktu-farabi-hastanesinde-tarihi-ilk-da-vinci-robotuyla-ameliyat-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.takagazete.com.tr/ktu-farabi-hastanesinde-tarihi-ilk-da-vinci-robotuyla-ameliyat-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi, sağlık teknolojilerinde önemli bir adım attı. Hastaneye kazandırılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi, ilk kez bir ameliyatta kullanıldı. Prof. Dr. Ali Güner ve Genel Cerrahi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonun başarıyla tamamlandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sağlıkta çağ atlandı</strong><br />
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi’nde Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi ile ilk ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ali Güner ve Genel Cerrahi ekibinin gerçekleştirdiği operasyon, Trabzon ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde robotik cerrahi sisteminin kullanıldığı ilk ameliyat oldu. KTÜ Farabi Hastanesi, ileri teknolojiyle donatılan sağlık hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Hastanenin talebi üzerine KTÜ Rektörlüğü tarafından temin edilerek hastaneye kazandırılan Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi, ilk kez bir ameliyatta kullanıldı. İlk operasyon, Prof. Dr. Ali Güner ve Genel Cerrahi ekibi tarafından gerçekleştirildi. Daha önce farklı cerrahi girişimler geçirmiş, riskli ve hassas anatomiye sahip bir hastaya uygulanan operasyonun başarıyla tamamlandığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DOĞU KARADENİZ’DE BİR İLK</strong></p>

<p>Gerçekleştirilen operasyon, robotik cerrahi sisteminin KTÜ Farabi Hastanesi’ndeki ilk klinik uygulaması olmasının yanı sıra Trabzon ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde gerçekleştirilen ilk robotik cerrahi ameliyatı olma özelliğini taşıyor. Yeni teknolojiyle birlikte bölgede ileri düzey cerrahi uygulamaların daha etkin şekilde gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>CERRAHA YÜKSEK HASSASİYET SAĞLIYOR</strong></p>

<p>Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi, cerrahın kontrolünde üç boyutlu ve yüksek çözünürlüklü görüntüleme imkânı sunuyor. Bu sayede ameliyat sahasının daha ayrıntılı ve derinlikli değerlendirilmesine olanak sağlanıyor. Robotik kollar, cerrahın el hareketlerini hassas biçimde aktarırken, dar alanlarda hassas dikiş ve müdahalelerin yapılmasına imkân tanıyor. Sistemin el titremelerini dengeleyen yapısının da cerrahi uygulamalarda hassasiyeti desteklediği belirtiliyor. Uygun hastalarda daha küçük kesilerle müdahale edilmesine olanak sağlayan robotik cerrahinin, doku travmasının azaltılmasına ve buna bağlı olarak ağrı ile iyileşme sürecinin kısalmasına katkı sunabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>“UZUN YILLARDIR İSTEDİĞİMİZ BİR PROJEYDİ”</strong></p>

<p>İlk robotik cerrahi operasyonunu gerçekleştiren Prof. Dr. Ali Güner, teknolojinin özellikle hassas ve ileri düzey cerrahi girişimlerde önemli avantajlar sunduğunu belirtti. Güner, “Robotik cerrahi teknolojisi, cerraha sağladığı yüksek görüş kalitesi ve milimetrik el hassasiyeti sayesinde zorluk derecesi yüksek ameliyatların güvenilirliğini artırmayı ve hasta konforunu en üst düzeye taşımayı hedefliyor. Robotik cerrahiyi bölgeye kazandırmak çok uzun yıllardır istediğimiz kurumsal bir projeydi. Kurum yetkililerine çok teşekkür ediyoruz. Bu imkâna kavuştuğumuz için insanımız adına mutlu ve heyecanlıyız.” dedi.</p>

<p><strong>İLK ETAPTA GENEL CERRAHİ VE ÜROLOJİ’DE KULLANILACAK</strong></p>

<p>KTÜ Farabi Hastanesi’nde Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi’nin ilk etapta Genel Cerrahi ve Üroloji branşlarında uygun vakalarda kullanılması planlanıyor. Sistemin ilerleyen dönemde uygun görülen diğer cerrahi alanlarda da kullanıma sunulması hedefleniyor. KTÜ Farabi Hastanesi’nin bu yatırımla birlikte Trabzon ve Doğu Karadeniz’de ileri teknoloji destekli sağlık hizmetlerinde önemli bir merkez olması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KTÜ BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.takagazete.com.tr/ktu-farabi-hastanesinde-tarihi-ilk-da-vinci-robotuyla-ameliyat-yapildi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://takagazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/takagazete-com-tr/uploads/2026/08/d1de321c-20d3-44cd-ad2d-faad33f6030b.jpg" type="image/jpeg" length="35444"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
