Bizim yıllık maaş bütçemiz 17 milyon euro. Şampiyonluk için yarıştığımız diğer takımlarda bu rakamın 60-65 milyon euro’ya ulaştığını görüyoruz. Trabzonspor kendi Finansal Faır Play’ini yaptı. Bütçe yüzde 10 aşılırsa bu miktarı yönetim kurulu karşılar. Kaçıran musluk contalarını değiştirdik! Koronavirüsün nasıl bir seyir izleyeceği belli değil. Böyle bir süreçte ligin geleceği konusunda senaryoları konuşmak doğru değil.

Hürriyet'ten Adil Demirçubuk'a konuşan Ahmet Ağaoğlu, futbol gündemi, Hüseyin Çimşir tercihi, transfer ve Sturridge ve Obi Mikel'in ayrılıklarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Öncelikle Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi’nin, “Koronavirüs süreci uzarsa ligler oynanmamış sayılsın” önerisini değerlendiren Ağaoğlu, “Virüsün nasıl bir seyir izleyeceği net değil. 2 hafta da sürebilir, 2 ay da. Ne zaman ve ne şekilde sonuçlanacağını bilmediğiniz bir süreçte ligin geleceği konusundaki senaryoları konuşup algı oluşturmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum” dedi. Yarış için 20 milyon Euro’luk bütçe yeter Ağaoğlu, takımının başarısından dolayı elbette çok mutlu. Ama onu asıl sevindiren olay, kulübü mali açıdan disipline etmeleri... “Kaçıran musluk contalarını değiştirdik. Artık kaçak yok” diyen Ağaoğlu, bunu nasıl başardıklarını şöyle anlattı: 

“Tüzükte değişiklik yapıp, ‘genel kurulun onayladığı bütçenin yüzde 10’u aşıldığı taktirde bu miktardan başkan ve yönetim kurulu sorumludur’ diye madde koyduk. O parayı yönetim ödeyecek. Yani, Trabzonspor kendi Finansal Fair Play’ini yaptı. Bakın TFF Lisans Talimatı, kulüplere bütçede yüzde 30-40 esneme tanıyor, biz yüzde 10 dedik. Kulüp yöneticilerinin finansal sorumluluk almadan yaptığı harcamalar vardı. Biz bunun önüne geçtik. Bakın Trabzonspor’un yıllık maaş bütçesi 17 milyon Euro. Diğer takımlarda bu rakamın 60-65 milyon Euro’ya ulaştığını görüyoruz. Esasında Türkiye’de 20-23 milyon Euro ile çok rahat şampiyonluk yarışının içerisinde olabilirsiniz.” Başkan Ahmet Ağaoğlu, diğer sorularımızı şöyle yanıtladı: O algının yanlış olduğunu kanıtladık Trabzonspor’un bu sezon elde ettiği başarıyla, ‘Trabzon yabancı futbolcuların yaşayabileceği bir şehir değil’ algısının yersiz olduğunun kanıtlandığını düşünüyorum. Katılır mısınız? Mesela Jose Sosa... Bayern Münih, Atletico Madrid ve Milan geçmişi olan bir futbolcu. Üç senedir bu takımda oynuyor, bu şehirde yaşıyor ve kulüple ilgili ileriye dönük hesaplar yapıyorsa demek ki, Trabzon’da ve Trabzonspor’da sorun yok. Sıkıntıların nedeni çok farklı. Kulübü futbolun gerçekleri doğrultusunda yönetirsek, bu söylenen şeyin gerçekleri yansıtmadığı ortaya çıkar. Ben hep şunu söylerim; bizler, bir kulüp başkanı ve yönetim kurulunun yapması gereken şeyleri yapıyoruz. Bunu yapabilecek bilgi ve tecrübeye de sahibiz. Mesela başkan yardımcımız Ertuğrul Doğan kulüp için gerçekten bir şans. Parayı çok iyi yönetiyor. Asbaşkanımız, genel sekreterimiz aynı şekilde. Yüzde 90’ı bu işe yatkın, hiçbir beklentisi olmayan arkadaşlardan kurulu bir yönetim olunca işler de yolunda gidiyor. 

Son 15 yılda 10 başkanın 8’i teneke ile gönderildi! 

“Bir kulüp başkanı iseniz, sizden sürekli başarı isteniyor. Bu sene şampiyon yaptınız diyelim, seneye ikinci olursanız yerden yere vurulursunuz. Türkiye’de alkışlarla gelip teneke ile uğurlanan başkanların sayısı az değil.” Trabzonspor’a başkan olma düşünceniz sonrası ailenizden nasıl bir reaksiyon aldınız? Ailem ilk başta hoş karşılamadı. Çok yorulacağımı, çok zamanımı alacağını söylediler. Bir de şöyle bir gerçek var; sizden sürekli başarı isteniyor. Bu sene şampiyon yaptınız diyelim, seneye ikinci olursanız sizi yerden yere vuruyorlar. Şu anda bile bize bunu yapıyorlar. Ki, ben göreve gelirken, ‘Sürdürülebilir sportif başarı ve ekonomik yapı için 3-4 seneye ihtiyacımız var’ diye genel kurulda açık net olarak söylememe rağmen. Ne kadar başarılı olursanız olun, o başarıyı sürekli olarak üst noktaya taşımadığınız sürece her zaman eleştirilirsiniz. Türkiye’de alkışlarla gelip teneke ile uğurlanan başkanların hiçte sayısı az değil. Türk futbolunun son 10-15 yılındaki 10 başkanın 8’i bu şekilde gitti. Bazen de sürdürebildiğiniz yerde dahi insanlar sizin yüzünü görmekten ve isminizi duymaktan da bıkıyorlar. Bir kulüpte 1020 sene başkanlık yapmak kolay değil. • Sanıyorum rahmetli Süleyman Seba ve Aziz Yıldırım’ın yaşadıklarını kast ediyorsunuz? Seba’nın gidiş şeklini gördüğünüz bir yerde, bizim fazla bir beklenti içinde olmamız doğru bir bakış açısı olmaz. Seba’nın sonundan farklı olmayız. Ama bunu bile bile işin doğrusunu yapmaktan imtina etmememiz lazım. Asıl önemli olan bu. Başkanlığa seçildikten sonra başımıza gelmeyen kalmadı “Ekonomik ve idari disiplini kaybolmuş, ligde 5’incilikten yukarı çıkamayan bir Trabzonspor devraldık. 2018’de finansal piyasalarda yaşanan türbülans, depremler ve İdlib derken bir de bu virüs çıktı.”‘ İş adamı kimliğinizin yanı sıra 2001’den bu yana Golf Federasyonu Başkanlığı ve Trabzonspor Başkanlığı görevlerini yürütüyorsunuz; bunca yükün altından nasıl kalkıyorsunuz? Ben hep sporla iç içe yaşamış bir insanım. Sporu çok seviyorum ve sürekli olarak yapıyorum. Trabzonspor’u da çok seviyorum. Sporda yöneticilik yaptığım zaman gerçekten inanılmaz ölçüde keyif alıyorum. Evet, zaman geliyor haftalarca günde 2-3 saat uykuyla idare ettiğimiz dönemler oluyor ama benim çok çalışmakla ilgili şikayetim yok.

 ‘Dokuz ayın çarşambası bir araya geldi!’ 

Trabzonspor Başkanlığı’na geldikten sonra bayağı sıkıntılarla uğraştık. Ekonomik ve idari disiplini kaybolmuş bir kulüp devraldık. Gelir-gider dengesi gözetilmeden yapılan transferler nedeniyle oluşan borçlar, transfer yasağı, FIFA’daki dosyalar, icra davaları, Avrupa kupalarına katılamama tehlikesi, takım içinde uyumsuzluk ve bunların yanında ligde beşincilikten yukarı çıkamamış bir Trabzonspor vardı. Ardından ülkenin yaşadığı bir takım sıkıntılar oldu. 2018 Ağustos’unda finansal piyasalarda yaşanan türbülans kulübün ekonomisini olumsuz etkiledi. Sonrasında depremler ve İdlib’de süren savaş derken, bir de bu virüs çıktı. Eskilerin ‘dokuz ayın çarşambası bir araya geldi’ diye bir sözü vardır. Gerçekten de öyle oldu. İdari anlamda başımıza gelmeyen kalmadı.

SAĞLAM BiR YAPI KURDUK

Ünal Karaman’ın ayrılmasından sonra Hüseyin Çimşir’i getirdiniz. Çimşir dışında B planınız var mıydı? Ünal hoca o kadar ani ayrıldı ki, plan olması mümkün değildi. Kritik bir süreçti, o sırada bir arayışın içine giremezdik. Hüseyin Çimşir’i seçerken şuna dikkat ettik; kurduğumuz yapının sağlam olması gerekiyordu. Baklanın birisi koptuğu zaman dişlinin dönmeye devam etmesi lazım. Şu an Trabzon’un sportif tarafına baktığınız zaman kişiye bağımlılıktan uzak bir yapıya sahip olduğunu görürsünüz. 

Nwakaeme’yi 6 Milyon Euro’ya Satmadık 

Nwakaeme’ye sezon başında Çin’den ciddi bir teklif geldiğini biliyoruz. Buna rağmen oyuncuyu takımda nasıl tuttunuz? Menajerlerinin onu Çin’e gönderme düşüncesi vardı. Ciddi bir bonservis parası karşılığında gönderebilirdik de ama bunu yapmadık. • Teklif ne kadardı? Bonservis için 6 milyon Euro teklif ettiler, kabul etmedik. Oyuncunun maaşında kulübün imkanları doğrultusunda iyileştirme yaptık ve kalmasını sağladık.


>
>  
Sturrıdge’in Daha İyi Oynamasını Beklerdim 

Sturridge mi yoksa Obi Mikel’in mi ayrılmaları sizi daha çok üzdü? Trabzonspor’da her oyuncunun ayrılışı beni üzer. Ben Obi Mikel’in devam etmesini isterdim, Sturridge’den de farklı bir performans beklerdim. Sturridge’in ayrılmasından ziyade beklediğimiz performansı ortaya koyamaması beni üzdü. Ortama da pek ayak uyduramadı.

YÜZ SENEDE BiR OLURDU O DA BiZi BULDU


>>
Mikel'in gitmesine anlam veremeyenler var... Koronavirüs konusunda hiçbirimiz tecrübe sahibi değiliz. İnsanların ne şekilde reaksiyon göstereceğini bilemiyorsunuz. Zaten tarihe baktığınız zaman bu tür vakaların 100 yılda bir yaşandığını görürsünüz. O da geldi bizi buldu! Obi’nin gitmek istemesindeki en önemli faktörlerden biri, ailesinin Londra’da yaşaması. 

Transferde İngiltere’yi Takip Ediyoruz 

Transferdeki başarınızın sırrı nedir? Trabzon’da transfer bütün birimlerin ortak çalışması ile yürüyor. Biz transferde İngiltere’yi takip ediyoruz. Premier Lig’den düşen takımlar çok ciddi gelir kaybına uğradıkları için, yüksek para ödedikleri oyuncuları kiralayıp maaşlarından kurtulmak istiyorlar. Bu da bizim gibi kulüpler için avantaj. Ücretin bir bölümünü onlar karşılıyor. Ekuban’da böyle oldu. İlk kiraladığımızda 700 bin Euro’nun yarısını Leeds United verdi.

 

İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler:
TrabzonsporAhmet Ağaoğlu
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.