SU PERİSİ SÜMEYYE ALTIN PEŞİNDE

Olimpiyat Kampı’nda Doğum Günü Kutlaması için Ziyaret Ettiğimiz Sümeyye Boyacı ile Çok Özel Söyleşi

BALIKLAR İLHAM OLDU

Beş yaşında gittiği bir akvaryumda gördüğü balıkların kolları olmadan yüzebilmesinden etkilenerek 2008 yılında yüzmeye başladı. 2013’te antrenör Mehmet Bayrak ile çalışmaya başladı. Haziran 2016’da Berlin’de düzenlenen ve kariyerinin ilk uluslararası yarışı olan 30. Uluslararası Alman Şampiyonası’nda mücadele etti. Kendinden büyük rakipleri ile yarıştı.

Dünya ikinciliği kazandığı yarışma sıradan bir yarışma değildi onun için. Yarışma boyunca büyük bir mücadele vermesine rağmen rakibi koluyla uzanıp parmak ucuyla Sümeyye’yi 00.03 salise ile geçti. Rakibi 46 yaşında kendisi bu yarışmada 16 yaşında idi. Sümeyye ile Olimpiyat Kampı’nda doğum günü kutlaması için ziyaret ettiğimizde bu söyleşi gerçekleştirdik:

SÜMEYYE BOYACI KİMDİR?

TAKA: Önce sizi anıyalım?

SÜMEYYE BOYACI: 5 Şubat 2003 yılında Semra ve İsmail Boyacı’nın ilk çocuğu olarak Eskişehir’de doğdum. Yarışmalarda serbest sırtüstü kelebekleme dallarında yüzüyorum. Dünya Paralimpik yüzme Şampiyonası’nda gümüş, Avrupa Paralimpink YüzmeŞampiyonası’nda altın, Avrupa Paralimpik Gençlik Oyunları’nda bronz madalya kazandım. Dört yaşında ayaklarını kullanarak resim yapmaya başladım, beş yaşında 12 saatte yüzmeyi öğrendim, 2009 yılında Rus Halk Masalları kitabının kapak resmini çizdim, altı yaşında 23 Nisan etkinlikleri kapsamında Moskova’da bir kişisel resim sergimi açarak Rusya’da sergi açan ilk Türk çocuk unvanını aldım, yedi yaşında ebru sanatına başladım, çok sayıda sosyal sorumluk projesinde aktif rol aldım, 11 yaşında ilk kişisel ebru sergisini Eskişehir’de açtım, 2013-2015 yılları arasında katıldığım tüm Türkiye Şampiyonaları’nda birinci oldum ve 2016 yılında Milli Sporcu unvanını aldım.

Sonrasında Berlin, Portekiz, İtalya, Meksika, Danimarka, Birezilyalı, Abédi, Singapur gibi birçok ülkede katıldığım tüm yüzme yarışlarında madalyalar aldım. 2018 yılında İrlanda’da yapılan Paralimpik Avrupa Şampiyonası’nda altın madalya alarak yüzmede Cumhuriyet tarihinin ilk kadın Avrupa Şampiyonu unvanını aldım. 2019 yılı Londra’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda yine yüzme tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Dünya İkincisi oldum.

TRABZON’DA İMKANLAR SÜPER

TAKA: Olimpiyat hazırlıkları nasıl gidiyor?

SÜMEYYE BOYACI: Olimpiyat hazırlıkları gerçekten çok yoğun geçiyor bizim için kamplarda. Bu kampımızı Trabzon’da yaptık. Trabzon’un imkanları gerçekten çok güzel. Bu anlamda hiç bir şekilde kaytarma şansımız yok. Havuz hemen 10 adım yakınımızda, odalar olsun havuzumuz olsun soyunma odaları olsun…  Burada bizim için herkes gerçekten ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar. En iyi imkanlarda en iyi koşullarda çalışmamıza destek oluyorlar. Buradan sizin vasıtanızla Trabzon Gençlik Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyorum. Günde çift idman yapıyoruz. Haftada dokuz idman olmak üzere. 9 havuz, 3 de kara idmanı yapıyoruz. Yaklaşık 2,5-3 saat sürüyor idmanlarımız. Çok yoğun antremanlar yapıyoruz. Günde çift idman yaptığımız zamanlarımız da var. Yaklaşık 8 km yüzüyoruz.

OLİMPİYAT HAYALİ

TAKA: Yüzme sporuna çok küçük yaşlarda başladın (5) hiç düşündün mü ilerde bu kadar büyük başarılara imza atacağını. Olimpiyatlara katılma hayali kuruyormuydun?

SÜMEYYE BOYACI: İlk başladığım yıllarda böyle bir düşüncem böyle bir hayalim henüz yoktu. Yarışmalara katıldıkça kamplara katıldıkça, yarışlar gördükçe Türkiye Şampiyonası gördükçe, dünya serileri gördükçe dünya şampiyonaları. Dünya şampiyonalarından sonra Avrupa şampiyonaları onun sonrasında olimpiyatlar. Fikirler daha çok gördükçe kafamda şekillenmeye başladı.

AİLEM HEP YANINMA

TAKA: Bu süreçte ailenin sana desteği nasıldı?

SÜMEYYE BOYACI:  Elllerinden gelen her türlü desteği sağlıyorlar. Maddi manevi zaten onlar sayesinde bugünlere geldim. Onlar desteklemeseydi bugünlere gelemezdim. Onları çok seviyorum.

TAKA: Barbie firması senin yüzünü kullanarak çocuklara rol model olsun diye seni seçtiler. Bu nasıl duygu?

SÜMEYYE BOYACI: Hayal dahi edemeyeceğim kadar büyük, bir o kadar da anlamlı bu projenin içerisinde yer almak beni öyle mutlu ediyor ki. 2020 senesi Barbie tarafından Türkiye’den yılın ilham veren kadını olarak seçildiğimi ve Barbie bebeğimi yapacaklarını söylediklerinde mutluluktan çığlık atmak, oradan oraya koşup zıplamak istedim. Çünkü 1959 yılından beri kız çocuklarına ilham veren Barbie’nin Dünya’da sadece sınırlı sayıda ürettiği rol bebeklerinden biri olma şansını yakalamıştım. Üstelik kolları olmasa da kanatları olan dünya üzerinde bana benzeyen ilk ve tek Barbie bebek. Beni daha çok mutlu eden Barbie’nin ön yargılar nedeniyle kendi potansiyelinin farkında olmayan kız çocuklarının hayali duvarlarını ortadan kaldırmak için çeşitli alanlarında önemli başarılara imza atarak sınırlarını aşan kadınların gelecek nesillere de ilham vermesi ve kız çocuklarının hayallerini ulaşması amacıyla hazırlanan bu anlamlı projede yer almaktı.

MOSKOVA’DA EBRU SERGİSİ

TAKA: Sanata karşı da özel bir ilgim var kişisel olarak resim sergilerine katıldın biraz da bu özelliğini anlatır mısın?

SÜMEYYE BOYACI: Bu spordan önce geliyor 3,5-4 yaşlarında evde kimse yokken gül resmi çizmiştim. Annem de o resmi görünce yeteneğimi keşfediyor. Onlar yeteneğimi fark ettikten sonra ailem de bu yeteneğimi geliştirmem için elinden geleni yaptı. Beş yaşındayken Aleksandr Puşkin’in Rus Halk Masalları kitabının kapak resmini çizdim. 6 yaşındayken Moskova’da kişisel resim sergisi açtım. 16 yaşında Moskova’da ebru sergisi açtım, sekiz yaşından beri de ebru yapıyorum.

VAZGEÇMEMEK

TAKA: Son olarak neler eklemek istersin?

SÜMEYYE BOYACI: Tavsiye edilecek şeyler aslında klişe her zaman hocalarını dinlesinler. Vazgeçmemek, inanmak, psikolojik dayanıklılığını yüksek tutmak ve sabır çok önemli.

TAKA: Bu güzel söyleşi için teşekkürler Su Perisi Sümeyye. Başarıların daim olsun.

SÜMEYYE BOYACI: Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.