‘İNANANLARA CEHENNEMİ YAŞATTILAR’

28 Şubat sürecinin üzerinden 24 yıl geçti ama halen açtığı yaralar kapanmadı. O süreçte hem Refah Partisi Trabzon Milletvekili olan hem de Erbakan hocanın ve parti’nin avukatlığını yapan Şeref Malkoç Ahaber’in canlı yayın konuğu oldu ve yaşananları anlattı. Malkoç o dönem mütedeyin müslüman muhafazakar insanlara cehennemin yaşatıldığını ve bunda sadece askerin yapmadığını ve işbirlikçiler olduğunu söyledi.

Siz o dönemde milletvekiliydiniz o süreçte yaşananları çok yakından bilen bir isimsiniz. Bugünde bir 28 Şubat parantezi açmak istedik. Neler yaşandı o süreçte? Hangi noktalara dikkat çekmek istersiniz?

REFAH PARTİSİ YÜKSELİŞE GEÇİNDE

ŞEREF MALKOÇ: Çok haklısınız kısaca şöyle bir hatırlama yapalım aradan 24 yıl geçti. O dönem 10 yaşında olanlar 35’ine yaklaşıyorlar. Kısa bir tekrarlama yapayım: Şimdi 1990’dan sonra Türk Siyaseti’nde başında rahmetli Erbakan’ın bulunduğu Refah Partisi yükselişe geçti. 1994 seçimlerinde başa İstanbul, Ankara, Trabzon, Kayseri, Konya gibi büyükşehirler olmak üzere birçok büyükşehirde belediye başkanlığını kazandı. Yine hatırlanacağı üzere bu seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanımız o dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçildi. Arkasından geçen 1995 seçimlerinde Refah Partisi birinci parti çıktı ve 1996 yılında da Doğru Yol Partisi’yle hükümet kurdu. Şimdi Doğru Yol Partisinin Genel Başkanı Sayın Tansu Çiller, Refah Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Necmettin Erbakan hükümete hedef koydular. Ekonomi düzeltilecek, denk bütçe kurulacak, kaynak paketleri oluşturulacak, vergi zam yapmadan ekonomi düzeltilecek. İkinci hedef de, biliyorsunuz o yıllarda Sovyetler Birliği çökmüş Türkiye ve Amerika arasında sıkışmıştı.

DS AÇILIMI DIŞ POLİTİKADA YENİ DENGE OLDU

DS zirveleri de 28 şubatı tetikledi mi?

ŞEREF MALKOÇ: Erbakan Hoca Türkiye’ye yeni bir açılım getirdi dış politikada; D8 projesi. Bu hem Amerika’da hem Avrupa’da hem de Türkiye’de onlarla irtibatta olanlar arasında çok büyük sıkıntılar oluşturdu ve Türk Silahlı Kuvvetler içerisinde illegal yapılanmalar başladı. Batı çalışma grubu oluştu, Çevik-1 ve Çetesi örgütlendiler yasa dışı örgütlenme başladı. Bunların hedefi silah zoruyla hükümeti düşürmekti. Hükümeti çalışılmaz hale getirdiler, hükümeti yok saydılar ve kendileri kurdukları çete vasıtasıyla cunta vasıtasıyla Türkiye’yi idare etmeye kalktılar.

HAKARETE BAŞLADILAR

Başbakan Erbakan hep hukukun içinde kaldı dediniz, bunu neden söylediniz?

ŞEREF MALKOÇ: Rahmetli Erbakan’a Başbakan’a küfrettiler. Bununla da yetinmediler hükümeti devirmek için tankları yürüttüler gerekirse 1 milyon kişiyi öldüreceğiz dediler. Bu dönemde 28 Şubat bildirisi denilen bildiri yayınlandı. Erbakan Hoca 28 Şubat bildirisine şöyle diyordu, bunu o dönemin Milli Güvenlik Sekreteri olan İlhan Kılıç Paşa’ya söyledi: “İlhan Paşa burada yazdığınız 18 maddeyi hiçbir Müslüman evladı Türk evladı yazmış olamaz!” dedi. Ne vardı onda.. 12 yaşından çocukların Kuran okumasını yasaklıyor. Evde bile Kuran okumalarını yasaklıyor. Cami yapımını engelliyor, İmam Hatipleri kapatıyor. Namaz kılanları devlet memurluğundan atıyor. Başörtüsü takanları cezalandırıyor okullara almıyor, devlet memuruysa memurluktan atıyor.

MACRON’UN YAPMAK İSTEDİKLERİNİ GÖRDÜK

ŞEREF MALKOÇ: Bugün Fransa’da Macron’un Müslümanlara yapmak istediği şeyi 28 Şubat Cuntasında Çevik-1 Çetin Doğan yapmak istedi. Çok gariptir şehidin annesi cenaze törenine alınmıyor, babası alınmıyor. Sebep? Annesinin başörtüsü var babasının sakalı var. Böyle bir ülkede yaşandı.

Şuna da vurgu yapmak lazım sadece askere mal etmemek gerekiyor bazı şeyleri. Bizim ülkemizde maalesef postal ya da tank alkışlamaya çok özür dileyerek kullanacağım bu ifadeyi “teşne” bir grup da var. Onlarla ilgili hangi vurguyu yaparsınız?

ŞEREF MALKOÇ: Çok haklısınız. Şimdi bakın Çevik Bir ve arkadaşları Türkiye’de oluşan tek çete değildi. 28 Şubat çetesi. Bunun elbette sivilde uzantıları da vardı. Kimdi bunlar? O dönem DİSK’in, Türk İş’in, TİSK’in, TESK’in Genel Başkanları. Beşli çete diyorlardı onlara. Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Cunta kurup çete kuranlar yargılandı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi bunları yargıladı mahkûm etti.

SON KARAR YARGITAY’DA

28 Şubat’ın seceresini çıkardınız, çok önemli notlarınız var, davaya müdahilsiniz?

ŞEREF MAKOÇ: Dosyaları şimdi Yargıtay’da. Onu takip ediyoruz ama 28 Şubat’la ilgili üzüldüğüm şeylerin başında şu gelir: TSK içerisindeki bu asalak grubun eşkıya grubunun çetenin cuntanın dışında siyaset ayağı veyahut sendika ayağı diğer medya ayağı bundan milyarlarca dolar elde edenler yargılanmadı. 28 Şubat yargılamalarıyla ilgili tek üzüntüm o. Şimdi bugün yargı bağımsızlığından bahsediliyor o dönemde Anayasa Mahkeme’sinin üyeleri Danıştay’ın Yargıtay’ın üyeleri Ankara Adliyesi’nin üyeleri askeri araçlara bindirildi kışlalara getirildi ve onlara yanaşık düzende brifing verildi. Neler yaşadı Türkiye? Türkiye’yi mahvettiler.

HOCAMIN VATAN VE MEMLEKET SEVGİSİ

ŞEREF MALKOÇ: Çok şükür ki milletimiz basiret sahibidir dirayet sahibidir feraset sahibidir. Önüne imkân gelince önünde sandık kurulunca bunun hesabını sordu ve Sayın Cumhurbaşkanımızı o dönem Başbakan yaptı. Burada tabi rahmetle Erbakan Hoca’yı anmak istiyorum. Çevik-1 ve çetesi bu eşkıya grubu gerekirse silah kullanacağız milyonları öldüreceğiz derken Erbakan Hoca kesinlikle tahriklere kapılmadı ve bağırıp çağıran kendini tutamayan arkadaşlara dedi ki: “Bağırıp çağırmayın.” Hocam haksızlık karşısında duramıyoruz diyene dedi ki: “Gidin ormanlara ağaca ve yapraklara nutuk çekin.” dedi. Bu vatan sevgisidir bu memleket sevgisidir. Bu devlet adamlığıdır. Refah Partisi’nin kapatıldığı gün Erbakan Hocaya yasak geldiği gün basın toplantısı yapıyor diyor ki: “Bu kapatma kararı bu mahkeme kararı hukuka aykırıdır. Ancak memleketin her zamankinden daha çok bugün huzura ihtiyacı vardır. Herkes sakin olsun. Bu kapatma kararının tarihin akışı içerisinde zerre kadar önemi yoktur. Bu kapatma kararı bizim düşüncemizde olanları tek başına iktidar yapacaktır.” dedi. Feraset sahibiydi. Bugün şunu görüyoruz 28 Şubat’ın o anlı şanlı çetecileri paşaları veyahut rant yiyicilerin hiçbirinin esamesi okunmuyor.

ERBAKAN HOCA YAŞATILIYOR

Erbakan hocanın öğrencileri yıllardır Türkiyeyi yönetiyor, ne söyleyeceksiniz?

ŞEREF MALKOÇ: Çok şükür Erbakan Hoca’nın rahle-i tedrisatından geçen bugün üniversitelerde hoca, rektör, belediye başkanı, ihracatçı, sanayici, milletvekili, bakan hatta cumhurbaşkanı. Bu bizim memnuniyetimiz. Şunu söyleyeceğim bu konuda. Hiç kimse milletle ve milletin hak ve hürriyetiyle uğraşmamalı. Hiç kimse milletin diniyle imanıyla uğraşmamalı çünkü dinde yok edilemez millet de yok edilemez hak ve özgürlükler de yok edilemez. Şundan ayrı bir memnuniyet duyuyorum. 28 Şubat döneminde şiir okuduğu için hapse konulan ve muhtar bile olamaz siyasi hayatı bitti denen insan şimdi Cumhurbaşkanı. Cumhurbaşkanı’mız 28 Şubat tecrübesiyle 15 Temmuz’u yaşadı. Milletimizin kahramanlığıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize öncülük yapmasıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti, feraseti, basireti ve yüreğindeki o inançtan gelen haykırışla millete demokrasiye sahip çıkın dedi. Hukuka sahip çıkın dedi.

MİLLETİMİZ 15 TEMMUZ DESTANINI YAZDI

15 Temmuz, 28 Şubat’ın devamı mı?

ŞEREF MALKOÇ: Şanlı bir direniş göstererek hak ve özgürlüklere sahip çıktı. Demokrasiye sahip çıktı. Yüreğimiz o kadar yanmış ki bugün zannediyoruz ki 28 Şubat düşüncesinde olanlar millet düşmanı olanlar demokrasi düşmanı olanlar başörtüsü düşmanı olanlar hak ve özgürlük düşmanı olanlar yok oldu zannediyoruz. Bu bizi yanıltmasın. Bakın gazete köşelerine, bakın sivil toplum örgütlerinin açıklamalarına bakın bazı siyasi partilerin sözcülerine 28 Şubat’ta ki o inançsızlık, o hainlik, o demokrasi düşmanlığı, insan hakları düşmanlığı hala onlarda var ve diri. O açıdan hukuka inananların demokrasiye inananların hak ve özgürlüklere inananların duyarlı olması gerekir, cesur olması gerekir. Hak ve özgürlükleri daha güçlü savunması gerekir. Demokrasiye daha çok sahip çıkması gerekir. TSK içerisinde çeteler temizlendi darbeciler temizlendi.

FETÖ İLE PKK İLE MÜCADELE EDİLİYOR

AVUKAT ŞEREF MALKOÇ: Vesayet önemli ölçüde geriletildi. Devletle millet barıştı devletle din buluştu. Devlette tarih kültür buluştu. Türkiye kendini yeniliyor ve emin adımlarla ilerliyor. TSK cuntalardan kurtulunca ne oldu biliyor musunuz? Irak’ta, Libya’da, Doğu Akdeniz’de, Azerbaycan’da destan yazmaya başladı. TSK cuntacılardan kurtulunca İsrail’den heron almayı bıraktı. Bu ülke kendi İHA’sını ve SİHA’sını üretti. Önümüzde Cumhuriyetimizin 100. Kuruluş yıldönümü olan 2023 var. 2023’te Türkiye terör örgütleriyle mücadelede çok büyük mesafe alacak. Hak ve özgürlüklerde demokrasi de insan haklarında çok daha güçlü mesafe alacağız. İnşallah 2023’ün Türkiye’si insan hakları üzerine demokrasi üzerine hakkaniyet ve hukuk üzerine yükselecek o açıdan sayın Cumhurbaşkanımızın reform açıklamalarını yeni anayasa açıklamalarını insan hakları eylem planını destekliyoruz. Toplumun bu anlamda bu tür reformlara ihtiyacı olduğunu ifade etmek istiyorum.

İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Trabzonlu Hayati dayı 2 ay önce

Tamamda bey efendi Başbakanlık konutunda yobaz cemaat liderlerini ağırlayan Erbakanın hiçmi sucu yok,geçin bu işleri,sonrasında Fetö ne işler açtı başımıza malum