Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Koronavirüs salgını önlemleri kapsamında basın mensuplarının davet edilmediği etkinlik, canlı yayınla kamuoyuna ulaştırıldı. Tüm dünyanın daha önce görülmemiş bir süreçten geçtiğini vurgulayan İmamoğlu, yaşanan durumu, “Kader birliği” sözleriyle özetledi. Dünyanın farklı yerlerinde ve birçok kentinde sokağa çıkma yasağı uygulandığını hatırlatan İmamoğlu, “Bu sorunu, bizden daha önce yaşamaya başlayan ülkelerin tecrübeleri bize bunu gösteriyor. O nedenle bu günler, hiç birimizin asla hafife alamayacağı kadar ciddi. Zorlu ve hepimizin yakın geleceğini derinden etkileyecek günleri hep birlikte yaşamaktayız. Her geçen gün virüsün yayılacağı, vaka sayılarının ve kayıplarımızın artacağı; toplumsal psikolojinin derinden etkileneceği günler. Bu günler, aynı zamanda kamu adına karar verenler için daha sorumlu kararlar almak ve daha sorumlu davranmak zorunda olduğu günler. Çok ama çok düşünüp, doğru kararları hızlı bir şekilde uygulamak zorundayız” dedi.
 
Her türlü anlayış farklılıklarını, her türlü siyasi kutuplaşma ve hesapları geride bırakma günlerini geride bırakmamız gerektiğine dikkat çeken İmamoğlu, “Üzülerek söylemek isterim ki, henüz daha zor günlerin başındayız. O nedenle bu günler, toplumsal dayanışmayı maksimum ölçüde geliştireceğimiz günlerdir” diye konuştu. Devlet ve hükümetin ilgili birimlerinin, bu günlerde her bir vatandaşımızın hayatını korumak, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ortaya çıkacak bütün problemleri aşmakla görevli en yetkili otorite olduğunu ifade eden İmamoğlu, şunları söyledi:
 

>
> “Ama bu mücadele, tek başına hükümetin ilgili birimlerinin altından kalkabileceği bir mücadele değildir. Her kamu otoritesi, her bakanlık, valilik, belediye başkanlıkları, özel kuruluşlar, hatta STK’lara kadar herkes bu ortak mücadelenin bir parçası. Parçası olmak zorunda. Tek tek her birimiz, bu mücadelenin bir parçası olmak zorundayız. İstanbul’un, sadece Türkiye’nin değil, tüm Avrupa’nın en büyük şehri olduğunu herkese hatırlatmak isterim. İstanbul’un ‘salgın sürecinin’ nasıl yönetileceği, sadece İstanbul ve Türkiye açısından değil, tüm yakın coğrafya açısından da önemlidir, değerlidir. Yaratacağı motivasyon, yaratacağı öncü tavır ve davranışlar, çok ama çok etkin, pozitif sonuçlar verme sorumluluğuna sahiptir. Biz, bu mücadelede başta tüm kamu kurumları olmak üzere, herkesle iş birliğini en üst seviyede tutmak ve bu mücadeleyi dayanışmayla sürdürmek için ısrarcı olduk. Olmaya da devam ediyoruz. Bu maksatla 39 ilçe belediyemizle de sıkı bir işbirliği içindeyiz. Herkesin ne yaptığını takip ediyoruz. Ortaklaşmaya ve onlarla sürekli koordinasyon toplantılarına davet edip işbirliği yapmayı, en üst seviyede tutuyoruz.”
İBB olarak, bu süreçte halk sağlığından, dezavantajlı gruplar için ekonomik yardımları artırmaya kadar, onlarca yeni uygulamayı hayata geçirdiklerini belirten İmamoğlu, yaptıkları çalışmalarla ilgili detaylı bilgiler verdi. “İBB olarak bizim en birincil ve temel önceliğimiz sorumlu olduğumuz kamu hizmetlerinin kesintisiz biçimde sürmesini sağlamaktır” diyen İmamoğlu, süreçle ilgili bundan sonra atacakları atacakları adımları da şöyle sıraladı:
 
“TEMEL GIDA SORUNU OLMAYACAK”
 
İstanbul’da faaliyet gösteren gıda ve perakende zincir yöneticileri ile acilen toplantılar yaptık. Sürece, vatandaşa hizmet noktasını en önde tutarak bakan firma yöneticilerine teşekkür ediyorum İstanbul halkı adına. Bu toplantılar neticesinde çok önemli bir noktaya geldik. Bu şehirde yaşayan herkes emin olsun ki, salgın sona erene kadar, inşallah 16 milyonun temel gıda ve hijyen malzemesi ihtiyaçlarının temin edilmesinde hiçbir sıkıntı olmayacak. Bunu İBB olarak, garanti ediyoruz. Ama lütfen her birimiz sorumlu davranalım ve ihtiyaç fazlası gıda ve hijyen malzemesi asla stoklamayalım. Bizler, semt pazarlarıyla ilgili de öncü kararlar aldık. Tam bir hafta önce bu sürecin uygulamasına geçtik. O süreçten bugüne, vatandaşlarımızı en derin hijyen kurallarıyla gıda erişimine ulaşmasını sağladık.
 
“SAĞLIK ÇALIŞANLARI OTELLERDE KONAKLAYACAK”
 

>
> İstanbul Turizm Platformumuz aracılığı ile şehrimizdeki 600 otel yöneticisi ile görüşmeler ve toplantılar yaptık. Sağlık çalışanlarının yoğun bir süreç içinde bizlere hizmet verdiğini biliyoruz. Buradan bütün sağlık çalışanlarına; hekimlerine, akademisyenlerine, hemşirelere, hizmetlilere, sağlık emekçilerine yürekten teşekkür ediyorum. Onlara minnet duyuyorum. Sağlık çalışanlarımızın kendi ailelerini korumak zorundayız. Bununla ilgili Sağlık Bakanlığı’mızın çalışmaları olduğunu da biliyoruz. Biz de ‘İstanbul’da neler yapabiliriz’ noktasında ilçe belediyelerimizle çalışmalar yapıyoruz. Kamuya ait bir takım alanları belirleyip, Sağlık Bakanlığı’mızla paylaşıyoruz. Sağlık çalışanlarımızın kendi evlerinin dışında ve çalıştıkları hastanelere yürüme mesafesinde otellerde konaklamalarını sağlamak üzere prensip anlaşmasına vardık. Bu kapsamda, toplam 2.000 odanın sağlık çalışanlarının kullanımına açılması için gerekli desteği sağladık. Mutabakat sağladığımız turizm sektörü temsilcilerine 16 milyon adına yürekten, içtenlikle teşekkür ediyorum. Kalan otel yöneticilerini de bu büyük seferberlikte dayanışmaya ve sağlık personelimizin yanında olmaya davet ediyorum. Elimizde olan bu imkanı da dün itibariyle Sağlık Bakanlığı’mızla paylaştığımızı ve hazır olduğumuzu kamuoyuna iletmek istiyorum.
 
“İBB VE 39 İLÇE BELEDİYEMİZ ETKİN BİR ŞEKİLDE SÜRECİN İÇİNDE”
 
Evde kalma sürecinde, yaş almış, yalnız yaşayan, 65 yaş üstü İstanbullularımız vat. Gıda ve hijyen malzemesi ulaştırabilecek online dağıtım şirketleri ile toplantılar yaptık. Aldığımız ortak dayanışma kararları nedeniyle, bu değerli şirketlerimizin yöneticilerine teşekkür etmek istiyorum. Çağrı merkezimize gelen çağrılar üzerinden, yaş almış hemşehrilerilerimize İBB olarak destek oluyoruz. Aynı zamanda valiliğin başlatmış olduğu gıda yardımı sürecine de araçlarımızla, insan kaynağımızla, tüm lojistik desteğimizi İBB olarak sağladığımızı duyurmak isterim. Aynı şekilde bu sürece, 39 ilçe belediyemizin de en etkin biçimde bu konuda sürece katıldıklarını da onların adına duyurmak istiyorum.
 
“İSTANBUL YARDIMLAŞMA VE KOORDİNASYON MERKEZİ’Nİ KURDUK”
 
İBB olarak, içinde bulunduğumuz bu olağan dışı dönemde özel olarak yardıma, desteğe ihtiyaç duyan tüm kişi ve kesimleri belirlemek; bu kişi ve kesimlere fiziki, maddi ya da psikolojik destek ve bilgi sunmak; farklı yapı ve kişiler tarafından yürütülen yardımlaşma ve destek çalışmalarını koordine etmek, ortaya çıkacak tüm çabaların nicelik ve niteliklerini artırmak amacıyla; İBB öncülüğünde, tüm sivil toplumu ve gönüllü vatandaşları bir araya getirmek üzere, İstanbul Yardımlaşma ve Koordinasyon Merkezi’ni (İYKM) oluşturduk. Şu an içinde bulunduğumuz Yenikapı Avrasya Merkezi ve etrafındaki idari binalarımızdan oluşan bu kompleksi, steril hale getirdik. Yardımlaşma ve koordinasyon merkezimiz olarak hizmete sunduk. Salgınla mücadele sona erene kadar Yenikapı, İstanbul’un yardımlaşma ve koordinasyon merkezi oldu.
İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Email
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.