Trabzonlu oyuncu sayısının giderek azalmaya başladığı dönemlerde ben şahsen Trabzonspor sahaya çıktığında Trabzonluları sayar, eğer 4-5 den az ise ‘Bu ne biçim Trabzonspor’ diye geçirirdim içimden.
Tabi ilerleyen dönemlerde bıraktık Trabzonluyu, Türk oyuncular da bir bir azalmaya başladı diğer takımlarda olduğu gibi Trabzonspor’da ..
Sonunda bu iş öyle hale geldi ki; Süper Lig takımları aralarında tek tük, Türk futbolcunun da forma giydiği yabancılar karması haline geldi.
Ve sonuçta Trabzonspor gibi bir takım bile Kasımpaşa karşısına Mustafa Eskihellaç’ın da cezası nedeniyle 11 yabancı oyuncu ile çıkmak zorunda kaldı.
Tek bir oyuncusunun bile istiklal marşı söyleyemediği,
Bıraktık söylemeyi, marşın ne dediğini anlayan tek bir oyuncusu bile olmayan böyle Trabzonspor’da, bir ilk olarak kayıtlara geçti.
***
Tabi konunun herkese göre değişen buraya sığmayacak kadar çok ve çeşitli nedenleri var da, bence en başta geleni, bu işi yönetenlerin futboldan gelmemeleri..
Basketboldan gelenlerin yönettiği basketbol ile voleyboldan gelenlerin yönettiği voleybolumuzun vardığı nokta ve uluslararası arenalardaki başarıları ortadayken,
Kendi branşlarında çok başarılı olsalar da yıllardır futboldan bi haber işadamı etiketli kişilerin yönettiği,
yapılan onca yatırıma ve harcanan inanılmaz paralara rağmen varılan nokta ve borç batağındaki kulüplerimizin durumu da meydandadır.
Ve ortada kesinlikle açıklanmamış bir iflas hali vardır,
Ve öyle benziyor ki bu vaziyette bundan kurtuluş da yoktur.
Şimdi diğerlerini bırakıp bir yana ,Trabzonspor açısından bakarsak bence durum şudur;
Bu kadar imkanı yokken dahi Türk futboluna yıldızlar kazandırıp, bu oyuncularla kupaları müzesine taşıyan Trabzonspor, gelinen noktada 15-20 dakika bile formasını giyecek bir genç niye çıkaramıyor?
Gençler mi bu kadar yeteneksiz, yoksa sorumlular mı yetersiz, beceriksiz!
Ayrıca hani hocaları eleştiriyoruz ya; Şunu niye oynatmadı, buna niye şans vermedi ?‘ diye.
Ve bu gençlerden çoğu ayrılıp bir yerlere gidiyorlar ya..
Yahu biri de sivrilse de ‘Madem öyle işte böyle’ dese..
Millete de ‘Bunu nasıl bıraktık ya ‘dedirtse..
İnanın ilaçlık yok..
2. hatta 3. lig takımlarında bile kaybolup gidiyorlar..
Ne yapsak acaba ?
Geçen sezon bütün bunları dile getirip, parmak bastığı için kötü kişi olup ayrılmak zorunda kalan eski Altyapı Sorumlusu Güngör Şahinkaya’ya mı,
Yoksa senede toplam 10 gün civarında gelip 400 bin Euro alan Double Pass’a mı sorsak?
Ayın golüne ambargo!
Trabzonspor, Süper Lig’de bu sezon uygulanmaya başlayan Ayın Golü’ ödülüne ambargo koymaya devam ediyor
Ağustos • Paul Onuachu
Eylül • Paul Onuachu
Ekim • Christ Oulai
Kasım • Ernest Muci
Aralık • Ernest Muci
Ocak • Oleksandr Zubkov
Sen nereye bakıyordun Aydınus?
3.Lig 3.Grubun yenilgisiz açık ara lideri Sebat Gençlik, Fatsa Belediyespor maçının 84.dakikasında 2-0 öndeyken Fatsa’nın kazandığı frikiki kullanan oyuncusu çok güzel bir gol atar.
Lakin top yan fileye vurup kale çizgisinin saha tarafına düşünce Sebatlı oyuncu da topu uzaklaştırır.
Fatsalılar haklı olarak gol diye sevinir, orta hakem yan hakeme bakar, belli ki yan hakem de pozisyonu görememiştir ve gol işareti vermez, orta hakem de buna uyar.
Burada Sebat Başkanı Sayın Atalay Armutçu’nun dediği gibi tam anlamıyla bir hakem talihsizliği vardır. Başka da bir şey yoktur.
Kaldı ki gol de olsa maç 2-1’e gelecekti.
Bu durumda rakip takım yetkilileri ve taraftarları bir şeyler diyebilir de , TV ‘de yorum yapan eski hakemlerden Fırat Aydunus’ta girdi bu topa ve dedi ki; Bu pozisyonda hakem nedeye bakıyordu?
Şimdi biz de soralım Aydınus’a..
2019-20 sezonunda Süper Lig'in 26. haftasında Papara Park’ta oynanan ve 1-1 sona eren Trabzonspor’u şampiyonluktan eden Başakşehir maçında Skrtel'in ceza alanı içinde Nwakaeme'yi çok bariz bir şekilde formasından çekerek düşürdüğü pozisyonu 'Es' geçerek net penaltıyı vermediğinde hadi seni uyarmayan VAR hakemi Mete Kalkavan’ı vazgeçtik de,
Sen nereye bakıyordun sayın Aydınus?
Kaptan bolluğu !
Sezona takım kaptan olarak Uğurcan Çakır’la başlayan Trabzonspor’da Uğurcan’ın ayrılmasının ardından Saviç, Okay. Ozan, Mustafa, Nwakaeme ve son olarak da Kasımpaşa maçında Zubkov çıktı sahaya takım kaptanı olarak.
Ve Zubkov’da sanki bunu bekliyormuş gibi, olağanüstü vuruşla çok zor ve bir o kadar da güzel bir golle galibiyeti getirerek karşılık verdi bu jeste.
Emekliye yine ‘Ofsayt’!.
İktidarın etkili ve de yetkili bir mensubu dedi ki: Evet biliyoruz emekliye 20 bin lira yeterli değil ama Türkiye'nin şartları müsait olduğunda bu ücretler tekrar gözden geçirilecektir'
Tabi vatandaş durur mu, sosyal medyada hemen geçti taarruza..
Dediler ki;
Şartlar; 273 bin TL vekil maaşı vermeye müsait!
Şartlar; Hem milletvekili hem de emekli olan 499 kişiye 450 bin lira aylık vermeye müsait..
Şartlar; 3-4 yerden maaş vermeye müsait...
Şartlar; Milyonlarca lira huzur hakkı vermeye müsait!
Lakin sıra emekliye 10 kuruş vermeye gelince, kaldır bayrağı..
Niye?
Ofsayt...
Zaten bu emekli az da olsa bir tek seçim yaklaşınca kurtuluyor bu ofsayttan !
Mecburen 2027’nin sonunu bekleyecek.
Kim öle, kim kala...