Türkiye

17 Ağustos’un izleri hâlâ su altında: 27 yıl sonra dikkat çeken dalış

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin izleri Gölcük’te hâlâ görülüyor. Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki su altındaki kalıntıları yerinde inceledi.

Abone Ol

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen felaketin bıraktığı izler Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde hâlâ varlığını sürdürüyor. Deprem sırasında Değirmendere sahilinde denize çöken yapıların bulunduğu bölgeye dalış yapan Japon yüksek mimar ve inşaat yüksek mühendisi Yoshinori Moriwaki, 15 ila 30 metre derinlikteki kalıntıları yerinde inceledi. Su altında kalan yapıları gören Moriwaki, Türkiye’de deprem hazırlığı konusunda alınması gereken önlemlere dikkat çekti. Bina yaşı, zemin güvenliği, ruhsat ve iskân durumu başta olmak üzere vatandaşların yaşadıkları yapıları yakından değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

17 Ağustos depreminin izleri 27 yıldır Değirmendere’de duruyor

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Kocaeli ve çevresinde büyük yıkıma neden olurken Gölcük’ün Değirmendere sahilinde de dikkat çekici bir değişime yol açtı.

Deprem sırasında sahil kesimindeki bazı yapılar denize çökerken, aradan geçen 27 yıla rağmen bu yapıların kalıntıları su altında görülebiliyor.

Depremin yıl dönümünde Değirmendere Sualtı Topluluğu ekipleriyle bölgeye dalan Yoshinori Moriwaki, yaklaşık 15 ila 30 metre derinlikteki yapı kalıntılarını inceleyerek bölgenin mevcut durumunu değerlendirdi.

Değirmendere’deki alan neden denize çöktü?

Moriwaki’nin verdiği bilgilere göre deprem sırasında denize çöken bölüm geçmişte yaklaşık 2 kilometrelik bir dolgu alanıydı.

Bölgede 36 dükkân ile bir lunapark bulunduğunu belirten Moriwaki, çökmenin zemin koşulları ve yapı tekniğiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Moriwaki, zemin iyileştirmesi ve kazık sisteminin yeterli şekilde uygulanmaması nedeniyle alanın deprem sırasında kayarak denize çöktüğünü söyledi.

Bugün söz konusu alanın 15 ila 30 metre derinlikte bulunduğunu belirten Moriwaki, su altında yapıların bazı bölümlerinin hâlâ görülebildiğini anlattı.

Su altında kalan binaların bölümleri hâlâ görülebiliyor

Dalış sırasında karşılaştığı manzarayı anlatan Moriwaki, deprem sırasında çöken yapılardan bazılarının kalıntılarının hâlâ belirgin olduğunu söyledi.

Üç katlı olup iki katı çöken ve yalnızca bir katı kalan yapıların su altında görülebildiğini ifade eden Moriwaki, 27 yıl sonra karşılaştığı görüntülerin kendisini üzdüğünü dile getirdi.

Türkiye ile Japonya’nın deprem gerçeğini paylaşan iki ülke olduğuna dikkat çeken Moriwaki, geçmişte yaşanan felaketlerden ders çıkarılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.

“Aynı hataları yapmamak için ders çıkarmamız gerekiyor”

Moriwaki, deprem konusunda asıl önemli noktanın depremin ne zaman meydana geleceğini tahmin etmekten çok hazırlıklı olmak olduğunu söyledi.

“Aynı hataları yapmamak için ders çıkarmamız ve çalışmamız gerekiyor” diyen Moriwaki, vatandaşların ve kurumların deprem gerçekleşmeden önce önlem alması gerektiğine işaret etti.

Depremin ne zaman ve hangi büyüklükte olacağını beklemek yerine her an gerçekleşebilecekmiş gibi hazırlık yapılması gerektiğini belirten Moriwaki, yapı güvenliğinin ve kişisel hazırlığın birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Moriwaki’den Türkiye’deki yapılar için kentsel dönüşüm mesajı

Türkiye’de deprem ve yapı güvenliği konusunda 1999’dan 2023’e kadar istenilen noktaya ulaşılamadığını belirten Moriwaki, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşımda önemli bir değişim başladığını söyledi.

2023 depremlerinden sonra toplumda ve kurumlarda daha güçlü bir farkındalık oluştuğunu ifade eden Moriwaki, çalışmaların geçmişe göre daha iyi ilerlediğini ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi.

Moriwaki’ye göre özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerekiyor.

Deprem riski bulunan bölgelerde yapı stokunun gözden geçirilmesi, güçlendirme ve dönüşüm çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Depreme dayanıklı bina için üç kritik noktaya dikkat

Yoshinori Moriwaki, vatandaşların yaşadıkları binanın deprem güvenliği konusunda değerlendirme yaparken üç temel başlığa dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Kontrol edilmesi gereken Neden önemli?
Zemin durumu Yapının temel sistemi ve deprem davranışı açısından önem taşıyor
Ruhsat ve iskân Binanın resmi süreçleri ve yapı standartları hakkında bilgi sağlıyor
Binanın yaşı Yapının hangi dönem ve standartlara göre inşa edildiğini gösteriyor

Moriwaki, özellikle yumuşak zeminlerde uygun temel ve kazık sistemlerinin bulunmasının önemine dikkat çekti.

2000 sonrası binalar için dikkat çeken değerlendirme

Moriwaki, yapıların inşa edildiği dönemin de deprem güvenliği değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

Yeni deprem yönetmelikleriyle birlikte zemin etütlerinin ve yapı kontrollerinin güçlendirildiğine dikkat çeken Moriwaki, 2000 yılından sonra inşa edilen yapıların genel olarak daha güvenli olduğunu ifade etti.

Ancak yalnızca bina yaşına bakılarak kesin bir güvenlik değerlendirmesi yapılmaması gerektiği de bu noktada önem taşıyor. Zemin, yapının mevcut durumu ve kullanılan inşaat sistemi birlikte değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor.

Deprem çantasını hazırlamak yetmiyor: Konumu da önemli

Moriwaki’nin dikkat çektiği bir diğer konu ise deprem çantasının nerede tutulduğu oldu.

Deprem çantası hazırlamanın önemli olduğunu ancak çantanın erişilmesi güç bir noktaya bırakılması halinde acil durumda kullanılamayabileceğini belirten Moriwaki, su, düdük ve enerji verecek küçük gıdaların kolay ulaşılabilir bir yerde tutulmasını önerdi.

Japonya’daki uygulamaları örnek gösteren Moriwaki, deprem çantasının evin çıkış kapısının hemen yanında tutulabileceğini söyledi.

Ayrıca ev içerisinde devrilme riski bulunan eşyaların duvara sabitlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

27 yıl sonra su altından gelen mesaj: Depremi beklemeyin

Değirmendere’de 27 yıl önce denize çöken yapıların bugün hâlâ su altında görülebilmesi, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin kalıcı izlerini gözler önüne seriyor.

Yoshinori Moriwaki’nin dalış sonrasında verdiği mesaj ise deprem hazırlığının ertelenmemesi yönünde oldu.

Zemin güvenliğinden bina durumuna, kentsel dönüşümden deprem çantasına kadar birçok başlıkta önlem alınması gerektiğini vurgulayan Moriwaki, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılmasının önemine dikkat çekti.