“Bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır.”
Edip Cansever
Yıl 1974…
Uzungöl’de Dursun Ali İnan’ın düşlerinin izinden giderek attığı bir adımla turizmin temelleri atıldı. O günden bu yana Uzungöl; yerli ve yabancı sayısız misafirin uğrak noktası, büyük çoğunluğumuz için ulaşılmak istenen cennetin yeryüzündeki tasavvuru oldu. Kimisi için kalabalık yalnızlıktan kısa bir kaçış, kimisi için doğayla kurulan derin bir nefes…
Bozkırlarla çevrili Anadolu coğrafyasında mavi ile yeşilin en naif şekilde buluştuğu nadir noktalardan biri olan Uzungöl, yıllar içinde kurulan tesislerle Trabzon turizminin lokomotifi hâline geldi.
Yeni Kuşak, Yeni Hayaller, Yeni Ufuklar
Bugün Uzungöl’de turizmin gelişiminde ön safta gençler var. Ve onların hayalleri için sahne ışıkları yandı.
Uzungöl Kış Festivali Komite Başkanı Yavuz İnan’ın şu sözleri aslında sürecin özeti niteliğinde:
“Bu, 20 yıllık bir hayalin başlangıcı. Bu yıl ilk yılımız ama Allah’ın izniyle artık her yıl devam edecek.”
Dört aya sıkışan turizmi 12 aya yayma hayali…
Uzungöl’ü kışla, karla ve yeni bir vizyonla buluşturma hedefi…
Bu kez yalnızca konuşulan değil, adımı atılan bir hayalden söz ediyoruz.
Festival Trabzon’a Ne Gösterdi?
23–24–25 Ocak 2026 tarihlerinde bu yeni başlangıcın adresi Uzungöl’dü. İlki düzenlenen kış festivalinin planlaması zaman baskısı nedeniyle bazı eksikler barındırsa da, genel çerçevede son derece verimli geçti.
Yaz aylarında yaylalarda buluşup enerjisini atan, sonbahar ve kış başlangıcında kentte sosyal aktivite bulmakta zorlanan on binlerce Trabzonlu, Uzungöl’ün kış güzelliğini görmek ve eğlenmek için bölgeye akın etti.
Festival günlerinde ortaya çıkan tablo dikkat çekiciydi. Normal şartlarda kış aylarında yalnızca yüzde 20’si açık olan oteller, festival süresince yüzde 80 doluluğa ulaştı. Bu veri tek başına önemli bir gerçeği işaret ediyor: Uzungöl, kış turizmine inandı.
Eksikler Yok mu? Elbette Var
Mükemmellik Allah’a mahsustur. Eksikler olacaktır, olmalıdır da.
Biz gazetecilerin en temel görevlerinden biri de bu eksikleri dile getirerek daha iyisinin önünü açmaktır.
Trabzon’un böylesine önemli bir eşikten geçtiği bu dönemde, yaşananları sadece alkışlamak değil; doğru soruları sormak ve yol gösterici olmak sorumluluğu hepimize düşüyor.
Kimlik Arayışına Net Bir Cevap Gerek
Uzungöl, Allah vergisi doğasıyla zaten hızlı biçimde turist çekebilen nadir destinasyonlardan biri. Ancak kış turizmi hedefleniyorsa, şu sorunun net biçimde cevaplanması gerekiyor:
“Hedef turist kitlesi kim?”
Eğer amaç mevcut turizm portföyünü koruyarak kış turizmini canlandırmaksa, doğal hedef kitlenin kentli orta sınıf ve şark görevi yapan memurlar olduğu görülüyor. Çünkü bu kesim:
- Ekonomik koşullarda planlanabilir kısa tatiller yapabiliyor,
- Doğayla iç içe olmayı önceliklendiriyor,
- Kalabalıktan uzak ama hikâyesi olan deneyimleri tercih ediyor.
Bu nedenle hedef kitleyi bölgede daha uzun süre tutacak sosyal ve kültürel etkinlik planlaması büyük önem taşıyor. Çünkü her misafir, döndüğünde arkasında anlatılacak bir hikâye bırakıyor.
Trabzon’un Geleceği İçin Bütüncül Adım Şart
Uzungöl’de atılan bu adım, Trabzon adına önemli bir işaret fişeği oldu.
2025 turizm verileri de bunu destekler nitelikte.
Geçtiğimiz yıl Trabzon’u 808 bin yabancı, 639 bin yerli olmak üzere toplam 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etti. Ancak bu ziyaretçilerin önemli bir bölümü, turlar aracılığıyla kısa sürede Rize, Artvin, Giresun ve Batum hattına yöneliyor.
Bu tablo, Trabzon’da turistleri tutmaya yönelik daha güçlü ve çeşitlendirilmiş adımlara ihtiyaç olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sosyal ve kültürel aktivite alanlarının artırılması artık bir tercih değil, zorunluluk hâline geliyor.
Bu noktada şu hususu özellikle vurgulamak gerekiyor:
Uzungöl özelinde atılacak kış turizmi adımlarının, Trabzon’un çeşitli yaylaları, Zigana, Ayder gibi noktaları da içine alan bütüncül bir planlamayla ele alınması Trabzon’un dört mevsim turizm hedefini daha güçlü kılacaktır.
Bazen bir eğlence yalnızca eğlence değildir.
Bazen bir kalabalık, bir fikrin mümkün olduğunu gösterir.
Şimdi mesele; bu başlangıcı doğru okumak, doğru planlamak ve istikrarlı biçimde büyütmek.
Çünkü bazı hayaller, doğru zamanda sahiplenilirse kentin kaderini değiştirir.
Tamer CEBECİ