İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi gündemindeki sıcak başlıkları değerlendirirken milyonlarca çalışanın göz kulağının çevrildiği "asgari ücrete ara zam" sorusuna net bir yanıt verdi. Bölgesel savaşların gölgesinde şekillenen yeni ekonomik atmosferde, iş dünyasının beklentilerini ve mevcut programın gidişatını analiz eden Avdagiç, Türkiye'nin döviz rezervlerinden ihracat hedeflerine kadar geniş bir perspektif sundu. Ekonomik programın başarısı için iş dünyasının ciddi bir bedel ödediğini vurgulayan Başkan, sürdürülebilirlik için bazı noktalarda "ince ayar" yapılması gerektiğinin altını çizdi.
Asgari Ücrette Ara Zam Beklentilerine Soğuk Duş
Milyonların merakla beklediği ara zam tartışmalarıyla ilgili İTO Başkanı Şekib Avdagiç, mevcut işleyişin korunması gerektiği mesajını verdi. Gazetecilerin konuya ilişkin sorusunu yanıtlayan Avdagiç, "Asgari ücret yılda bir defa düzenleniyor. Şu anda mevcut sürecin muhafaza edilmesi makul olur" diyerek iş dünyasının bu konudaki duruşunu özetledi. Enflasyonla mücadelenin öncelik olduğunu hatırlatan Avdagiç, ekonomik dengelerin hassasiyetine dikkat çekerek, mevcut takvimin dışına çıkılmasının programın genel hedefleri açısından riskli olabileceği imasında bulundu.
"Döviz Kuru ve Enflasyon Korelasyonuna Dikkat Edilmeli"
Ekonomi yönetiminin rezerv yönetimindeki başarısını takdir eden Avdagiç, buna karşın kur politikasında güncelleme ihtiyacı doğduğunu belirtti. Özellikle döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın açılmasına dikkat çeken İTO Başkanı, çarpıcı veriler paylaştı: "Sadece yılın ilk çeyreğinde döviz kurunda yaklaşık yüzde 3'lük artışa karşılık enflasyonda kümülatif yüzde 10'luk artış yaşandı." Bu durumun ihracatçının rekabet gücünü zorladığını ifade eden Avdagiç, 410 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefine ulaşmak için kur politikası, ihracat ve ithalat rejiminin bütüncül bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
KOBİ’ler İçin "OBİ" Düzenlemesi Önerisi
Sanayide dönüşümün uzun soluklu bir süreç olduğunu hatırlatan Şekib Avdagiç, devlet teşviklerinin tabana yayılması konusunda hükümete önemli bir öneride bulundu. HIT-30 ve YTAK gibi paketlerin genellikle "en üst ölçekli" firmalara odaklandığını belirten Avdagiç, orta ölçekli işletmelerin (OBİ) unutulmaması gerektiğini söyledi. Avdagiç, "Bu gelir paketinin yüzde 30'unu OBİ'lere vererek orta ölçekteki firmalara yönelmek yararlı olur. Sadece en büyükler üzerine kurgulanmış bir yapıyla bu konuda netice almak çok uzun zaman alacaktır" diyerek, ekonomik büyümenin ancak tabanın genişletilmesiyle sürdürülebilir olacağını vurguladı.
Enerjide Yerli Hamle ve Savunma Sanayisi Vurgusu
Küresel çapta yaşanan enerji krizlerinin Türkiye'de bir "felaket senaryosuna" dönüşmemesini yerli üretim hamlelerine bağlayan Avdagiç, özellikle yenilenebilir enerjideki başarının altını çizdi. Bazı günlerde yenilenebilir enerjinin toplam üretimde yüzde 50'yi geçtiğini belirten Başkan, savunma sanayisindeki yatırımların da bölgesel savaş döneminde Türkiye için hayati bir kalkan oluşturduğunu ifade etti. Gümrük Birliği güncellemesinin vize serbestisinden bile daha kritik olduğunu söyleyen Avdagiç, Türkiye'nin ticaret sahasında AB ile eşit şartlarda yarışması gerektiğini dile getirdi.
İş dünyası, ekonomik programın meyvelerini toplamak için 2026'nın ikinci yarısını işaret ederken, enflasyonla mücadele ve ihracat odaklı büyüme arasındaki ince dengenin nasıl korunacağı merak konusu olmaya devam ediyor.